Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin, ticari satım kaynaklı alacak ve fatura ihtilaflı cari hesap uyuşmazlığına ilişkin istinaf kararı incelemesi.
Özet: Davacı, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden doğan cari hesap ve fatura alacağının tahsili amacıyla dava açmış, davalının kendisine borçlu olduğunu, taahhütlerini yerine getirmesine rağmen ödeme yapılmadığını, özellikle davalı tarafından tek taraflı ve anlaşmasız kesilen, fahiş bedelli olduğu iddia edilen bir faturayı iade ederek reddettiğini, bu faturanın alacak hesabında dikkate alınmaması gerektiğini ve icra takibiyle tahsil edilemeyen bakiye 306.808 TL alacağın ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınmasını talep ederken, davalı ise söz konusu faturaya ilişkin uyuşmazlığın ticari ilişkinin bir parçası olduğunu ve davacının iddialarına itiraz ettiğini belirtmiştir.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2025
NUMARASI : ... Esas... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki nedeni ile davalı şirketin, taraflar arasındaki cari hesap ve fatura alacağından kaynaklanan tarafınca hesaplanan bakiye 306.808,00 TL (işlemiş faiz hariç) borcu bulunduğunu, davacı müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, cari hesapta bulunan fatura/sözleşmeler konusu edimleri ifa ettiğini, ancak yapılan işler ve satılan mallar nedeni ile kesilen fatura bedelleri tam ve eksiksiz olarak ödenmediği için müvekkil şirketin cari hesap alacağı bulunmadığını, her ne kadar alacağı sonuçsuz bırakmak amacı ile davalı tarafından müvekkili şirkete, arada herhangi bir anlaşma veya sözleşme dahi bulunmamasına rağmen fatura kesilmiş ise de müvekkili tarafından bu faturaların iade faturası kesilmek suretiyle iade edildiğini, nitekim faturaya konu hizmetlerin yerine getirilmediği gibi fahiş fiyatlar yazılmak suretiyle fatura kesildiğini, bu yönüyle davalı ile müvekkili arasında anlaşmazlık mevcut olup karşı tarafça kesilen ve müvekkilinin kabul etmediği fatura sebebiyle cari hesaplar arasında fark oluşmakta ve bu sebeple tarafların anlaşamadıklarını, müvekkili adına alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız bir icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, borca ve ferilerine kısmi olarak itiraz etmiş, kısmi olarak itiraz edilen kısmın dışında kalan 24.000,34-TLtarafımıza ödenmiş olup kalan kısım yukarıda açıklandığı ve ekte örnekleri de sunulan fatura bedeli ve içeriği hususunda anlaşma sağlanamadığından karşı tarafça başkaca bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple de huzurdaki dava ikame edilmek zorunda kalındığını, her ne kadar davalı tarafından daha öncesinde cari hesaba işlenmesini talep ettiği bir fatura tanzim edilmiş ise de bu faturanın da taraflarınca kabul edilmediğini, nitekim fatura tarihinden hemen sonra iade faturası kesilmek suretiyle faturanın kabul edilmediği bildirildiğini, cari hesaplar arasındaki farklılığın bahsettikleri faturadan kaynaklı olduğunu, ilgili faturanın herhangi bir sözleşmeye dayanmadığını, müvekkilinin karşı taraftan ilgili faturada belirtilen işlerin yapılması yönünde talepte bulunmadığını ve fiyat konusunda da herhangi bir anlaşma olmadığının açık olduğunu, bu sebeple karşı taraf tarafından tanzim edilen ... nolu faturanın alacak hesabı yapılırken dikkate alınmaması gerektiğini, bu fatura kapsamındaki işlerin yapılmadığını, işler yapılmış dahi olsa müvekkil ile davalı herhangi bir bedel kararlaştırmamış ve işin yapılması konusunda anlaşmadıklarını, zaten yapıldığı iddia edilen işler için dahi yazılan bedellerin çok yüksek olduğunun anlaşılacağını, davalı tarafından kötü niyetli olarak borçtan kurtulmak amaçlı olarak tanzim edilen faturanın kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeplerle taraflar arasındaki cari hesapta, tek taraflı olarak tanzim edilen ve sonrasında iade faturası kesilen faturanın dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkili tarafından tanzim edilen faturaların bedellerinin ödenmediğini, karşı taraf tarafından tek taraflı olarak elektronik ortamda kesinlen ve müvekkilinin iade faturası kesmesine rağmen karşı taraf tarafından kabul edilmeyen ihtilaflı bir fatura bulunduğunu, bu faturanın arada hiçbir şekilde bir sözleşme veya anlaşma olmamasına rağmen tek taraflı olarak tanzim edilmiş olup müvekkil tarafından kabul edilmediğini, alacağın tahsiline yönelik ... Arabuluculuk No ile arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, bu nedenler ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 306.808,00 TL üzerinden açtıkları davanın kabulü ile ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, bu ticari ilişki sırasında taraflar arasında ... nolu faturaya ilişkin uyuşmazlık ortaya çıktığını ve söz konusu faturaya ilişkin uyuşmazlıktan dolayı davacı tarafça cari hesap dökümü dayanak belge yapılarak .... İcra Müdürlüğünde ... esas sayılı ilamsız takip başlatıldığını, ilgili icra dosyasında 306.808,00-TL miktara müvekkil şirket adına tarafımızca itiraz edildiğini, geriye kalan 24.000,34-TL miktarlı bakiye alacak için ise davacı tarafa ödeme yapıldığını, işbu davaya konu olan 306.808,00-TL miktarlı alacağa ilişkin ... Arabuluculuk bürosunda...dosya numaralı arabuluculuk süreci gerçekleşmiştir ve bu süreçte herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafın müvekkil tarafından kesilen hizmet faturalarının iade fatura kesmek suretiyle iade edildiği iddiasının hukuki olarak dinlenilmesi mümkün olmadığını, şöyle ki; müvekkili ile davacı yanın aralarında süregelen ticari bir ilişki olduğunu, müvekkilinin davacı yana ".... Villaları" adlı taşınmazların projelerinin yerleşim yeri planlarını, döşeme planlarını, tavan planlarını, sıhhi tesisat planlarını, kamera planlarını, aydınlatma planlarını, cephe görünüşlerini, mobilya ve duvar görünüşlerini, cephe ve peyzaj düzenlemelerinin hem teknik çizimlerini gerçekleştirmiş hem de bu çizimleri renderlamış ve binaların görselleştirilmesi konusunda 2D modelli baskılarını çıkarttığını, bahsi geçen projenin fiyatı ve proje içeriğinde nelerin yapılacağına ilişkin 07.07.2022 tarihinde müvekkil tarafından davacı yana fiyat teklifi verildiğini, söz konusu proje göz önüne alındığında müvekkil tarafından verilen hizmetin aşikar olduğunu, davacı tarafça iade edildiği iddia edilen faturanın, yukarıda izahı yapılmış olan hizmete ilişkin fatura olduğunu, müvekkilinin söz konusu projenin bedeli hususunda karşı taraftan malzeme almak suretiyle ve arta kalan bedelin nakit ödenmesi için anlaşma sağlandığını, müvekkilinin bu anlaşmanın hizmet veren tarafı olduğunu ve buna ilişkin karşı yandan çimonto/taş vb. malzemeler aldığını, her iki tarafın da bu ticari ilişki sebebiyle mallar/hizmetler için iskonto uyguladığını, taraflar arasındaki söz konusu anlaşmanın uygulamada "barter" sözleşmesi olarak adlandırılan ... sözleşmesi olduğunu, dilekçe ekinde sunmuş oldukları Whatsapp konuşmaları incelendiğinde taraflar arasındaki anlaşmanın barter sözleşmesi olduğunun davacı şirketçe açıkça kabul edildiğini, sırf bu nedenle dahi davacı şirketçe açılmış olan haksız ve hukuka aykırı olan işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkil tarafından yapılan iskonto 07.07.2022 tarihli fiyat teklifinde açıkça görüldüğünü, söz konusu projeye ilişkin fiyat teklifinde iskontolu bedel 260.000,00-TL olarak belirlendiğini ve bu fiyata KDV'nin dahil edilmediğinin yazıldığını, tutara KDV oranı dahil edildiğinde 306.800,00 TL bedele ulaşıldığının görüleceğini, müvekkiline ait cari hesap incelendiğinde davacı yandan alınan mallara ilişkin bedelin sürekli belli bir bakiye alacağı üzerinde tutulduğu ve bakiye alacağın azalması yani kalmamasına yakın müvekkil tarafından davacı şirkete ödemeler gerçekleştirildiğinin görüleceğini, diğer bir anlatımla davacı yandan alınan malların bedelleri, müvekkilin vermiş olduğu hizmetin bedeli düşüldüğünde arta kalan bakiye varsa davalı müvekkil şirket tarafından davacı yana ödendiğini, ödenen tutarların dekontlarını dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkili tarafından verilen hizmetin bedeli KDV Dahil 306.808,00-TL olarak belirlendiğini ve bu miktar üzerinden fatura kesildiğini, dosya kapsamında müvekkil tarafından verilen hizmete ilişkin belgeler incelendiğinde belirlenen tutarın makul seviyede olduğunun görüleceğini, neticeten, davacı şirket tarafından 30.07.2022 tarihinde, hizmet ifa edildikten sonra faturanın iade olamayacağını bildikleri yahut basiretli tacir olarak bilmeleri gerekirken, hukuka aykırı şekilde iade faturası düzenlendiğini, cari hesaplar arasındaki farklılık söz konusu olan faturaya ilişkin olduğunu, ilgili faturaya ilişkin hizmetlerin müvekkil tarafından karşı tarafa eksiksiz biçimde verildiğinin açık olduğunu, bu nedenle 27.07.2022 tarihli, .... nolu, 306.800,00 TL tutarlı faturanın işlenip, cari hesaba eklenilmesi gerektiğini, davacı tarafından kötüniyetli olarak açılan iş bu dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 306.808,00-TL üzerinden açılan haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerek inşaat mühendisi gerekse de mimar bilirkişi raporlarında davalı tarafından davacıya fiyat teklifi verildiği ve davalı tarafından yapılan işlerin neler olduğu hususlarının tespit edildiği, davalı tarafından tanzim edilen 27/07/2022 tarihli fatura içeriğinin, bilirkişiler tarafından davalının yerine getirdiği tespit edilen iş kalemleri ile uyumlu olduğu, her ne kadar mimar bilirkişi tarafından yapılan işin rayiç değerlere göre değerinin hesaplanamadığı belirtilmiş ise de fatura içeriği işlerin yapıldığı hususu tespit edildiğinden ve bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu işlere ilişkin meslek odalarınca belirlenen fiyat tarifesinin bulunmadığı bu nedenle taraflar arasında belirlenen fiyat tekliflerinin esas alındığının belirtildiği, davalı tarafından tanzim edilen 27/07/2022 tarihli faturanın taraflar arasındaki fiyat teklif mektubuna uygun olarak tanzim edildiği ve fatura tutarının 306.800,00-TL olduğu, dosyaya ibraz edilen mali müşavir bilirkişi raporunda davalının davacıya hizmet verdiğinin tespit edilmesi halinde davacının 24.008,34-TL alacaklı olacağının hesaplandığı, davacının dava dilekçesinde davalı aleyhine icra takibi başlatıldıktan sonra davalının 24.000,34-TL ödeme yaptığının beyan edildiği, bilirkişi tarafından hesaplanan tutardan davalı tarafından icra takibinden sonra ödenen tutar mahsup edildiğinde davacının bakiye alacağının 8,00-TL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Davacı müvekkili ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki nedeni ile davalı şirketin, taraflar arasındaki cari hesap ve fatura alacağından kaynaklanan taraflarınca hesaplanan bakiye 306.808,00 TL (işlemiş faiz hariç) borcu bulunduğunu, davacı müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, cari hesapta bulunan fatura/sözleşmeler konusu edimleri ifa ettiğini, ancak yapılan işler ve satılan mallar nedeni ile kesilen fatura bedelleri tam ve eksiksiz olarak ödenmediği için müvekkili şirketin cari hesap alacağı bulunduğunu, her ne kadar alacağı sonuçsuz bırakmak amacı ile davalı tarafından müvekkil şirkete, arada herhangi bir anlaşma veya sözleşme dahi bulunmamasına rağmen, yapmadığı işler ile ilgili fatura kesilmiş ise de müvekkili tarafından bu faturalar iade faturası kesilmek suretiyle iade edildiğini, nitekim faturaya konu hizmetler yerine getirilmediği gibi fahiş fiyatlar yazılmak suretiyle fatura kesildiğini, bu yönüyle davalı ile müvekkili arasında anlaşmazlık mevcut olup karşı tarafça kesilen ve müvekkilinin kabul etmediği fatura sebebiyle cari hesaplar arasında fark oluşmakta ve bu sebeple tarafların anlaşamadığını, müvekkili adına alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız bir icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, borca ve ferilerine kısmi olarak itiraz ettiğini, kısmi olarak itiraz edilen kısmın dışında kalan 24.000,34-TL'nin taraflarına ödendiğini, kalan kısım fatura bedeli ve içeriği hususunda anlaşma sağlanamadığından karşı tarafça başkaca bir ödeme yapılmadığını, müvekkili cevap dilekçesinin ekinde sunulan konuşmalardan da anlaşılacağı üzere fiyat teklifine karşı "ben böyle bir şey kabul edemem" demek suretiyle teklifi kabul etmediğini bildirdiğini, yine sonrasında da "sen kafana göre fatura mı kestin, kabul edilmeyecek" demek suretiyle faturayı da kabul etmediğini, dosya kapsamında 3 ayrı uzmanlık alanı olan bilirkişilerden ayrı ayrı raporlar alındığını, 20/05/2025 tarihli ek raporda; Kısmen avan (öneri) proje niteliğinde olduğu, avan projelerde olduğu gibi 1/100, 1/200 veya 1/500 ölçeğinde çizilmesi gerekirken davalı şirkete ait projelerde ölçeği 1/1 olarak belirtildiği, plan, kesit ve görünüşlere ise yer verildiği ve ayrıca iç cephe, dış cephe, peyzaj tasarımı, görseller, render görüntüleri, iç dekorasyon malzeme yerleşim ve görsellerini ihtiva eden çalışmaların davalı firma tarafından yapılmış olduğu, kaldı ki projelerin yine aynı madde hükmü gereğince Bakanlıkça kabul ve tespit edilen çizim ve tanzim standartlarına, Türk Standartları Enstitüsünce hazırlanan standartlara ve mevzuata uygun olarak hazırlanmadığı, uyulması gereken hususların tek tek yukarıda açıklandığı, öneri projede Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 57 inci maddesi gereğince yapının emsal hesabına konu alanı, yapı inşaat alanı ve toplam yapı inşaat alanının belirtilmediğini, Öneri projede kat planlarında mülga T.C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nce düzenlenmiş olan “Mimari Proje Düzenleme Esasları”nda belirtildiği üzere dış ve iç ölçüler ile ayrıca mahal net m2 lerinin yeterince verilmediğini, verilenlerin ise okunaklı olmadığını" şeklinde rapor düzenlenmek suretiyle çizildiği iddia edilen projenin zaten standartlara uygun olmadığı, eksik ve hatalı olduğunun tespit edildiğini, 28/06/2024 tarihli raporda fiyat tarifesi bulunmadığı değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki fiyat tekliflerinin geçerli olacağı şeklinde her türlü hukuki zeminden yoksun bir değerlendirme yapıldığını, mahkeme tarafından da maalesef bu değerlendirmeye uyulduğunu, raporlar ile standartlara uygun hazırlanmadığı ve uygulanmadığı tespit edilen bu projeler ile ilgili bir alacak miktarı belirlenecek dahi ise bunun bilirkişi tarafından, yapılan işin niteliklerine göre belirlenmesi ve tespit edilmesi gerektiğini, tek taraflı sunulan fiyat teklifinin geçerli kabul edilmesi hukuken mümkün olmadığını, bu sebeplerle, müvekkili hakkında verilen ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen... Esas ve ....karar sayılı kararının öncelikle ortadan kaldırılarak davanın tam kabulünü, mümkün olmadığı takdirde yeniden yargılama yapılmak üzere bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Müvekkili şirket bünyesindeki ....markası, davacı firmanın halihazırda....’da yürüttüğü mevcut proje alanında görevlendirildiğini, bu kapsamda davacı firmanın inşa ettiği villalar, müştemilat, misafir evi ve peyzaj alanlarına yönelik tasarım önerileri müvekkilince hazırlanarak sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm tasarım çalışmaları; mimari cephe tasarımları, iç mekân tasarımı, planlama ve görselleri, peyzaj ve çevre düzenlemesi önerileri, render, görünüş, kesit ve plan çizimleri şeklinde olup davalının birebir talepleri doğrultusunda ve karşılıklı revizelerle geliştirildiğini, davacı taraf, projelerin hiçbir aşamasında hizmet talep edilmediğini ileri sürmüşse de bu iddianın hem hayatın olağan akışına hem de fiili iş süreçlerine aykırı olduğunu, davacı firma, basiretli tacir sıfatıyla müvekkiline: “Hizmet bedelleri malzeme alımları üzerinden cari hesap yoluyla ödenecektir.” şeklinde beyanda bulunduğu, bu doğrultuda cari hesap açıldığı ve karşılıklı işlemler yürütüldüğünü, müvekkilinden alınan malzeme bedelleri, sunulan hizmetlerin karşılığının çok altında kalmasına rağmen, taraflar arasında mutabakata varılabilmesi adına bakiye tutar için iskontolu fatura düzenleneceğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından sunulan çalışmalar mimari ruhsat projesi olmadığını, davacı tarafın gerçek talepleri doğrultusunda hazırlanmış tasarım önerisi niteliğinde olduğunu, halihazırda belediyeden onay alınmış ve farklı bir mimarın imzası bulunan projeye tekrar mimari ruhsat projesi verilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, serbest piyasa şartlarında davacı firma müvekkilinin gönderdiği teklif mektubundaki ücreti kabul ettiği, işin yapılmasını ve sonrasında işle ilgili revizeler talep ettiğini, davacı firma, işin başında kabul ettiği ücreti işin sonunda haksız yere ödemekten kaçınmaya çalıştığını, bu sebeplerle, davacı tarafın istinaf taleplerinin esastan reddini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ...E. Sayılı kararının kesin olarak onanmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Somut olayda; davacı taraf davalıya hazır beton, inşaat malzemeleri satışı yaptığını, süregelen ticari ilişki kapsamında faturalar ve cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunu, edimlerini yerine getirdiğini, davalının borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının 24.000,34 TL kısmi ödeme yaptığını ancak bakiye borcu ödemediğini, davalının kestiği iade faturasının dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürerek 306.808,00-TL alacak talebinde bulunmuş, davalı taraf ise özetle; davacı ile aralarında ticari ilişki olduğunu, .... Villaları adlı taşınmazların projelerinin yerleşim yeri planları, döşeme planları vs.. gibi hususlarda davalının davacıya fiyat teklifi verdiğini ve edimini ifa ettiğini, bu iş bedeli olarak da davacıdan malzeme aldığını ve kalan bedelin de nakit olarak ödenmesi konusunda anlaştıklarını, davacının davalı tarafından iade faturası kesildiği iddiasının doğru olmadığını söz konusu faturanın iade faturası değil yukarıda belirtilen davalının verdiği hizmetin bedelinin faturası olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafın bilgisi dahilinde davalı şirket tarafından avan proje kapsamında kat plan çizimleri ve görsellerinin hazırlandığı, yapılan işin bedelinde anlaşılamadığı kanısına varılmakla; 6098 sayılı TBK’nın 481.maddesi hükmü gereğince, iş bedelinin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince bu yönde rapor tanzimi sağlanmaya çalışılmışsa da, alınan en son 20/05/2025 tarihli mimar bilirkişi ek raporunda "... Tasarım tarafından çizilen kısmen avan(öneri) proje niteliğindeki çizimlerin, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 57. Maddesi gereğince Bakanlıkça (Bakanlık:Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nı ifade eder) kabul ve tespit edilen çizim ve tanzim standartlarına, Türk Standartları Enstitüsünce hazırlanan standartlara ve mevzuata uygun olarak hazırlanmadığı,
Öneri projede Planlı Alanlar Yönetmeliği'nin 57. Maddesi gereğince yapının emsal hesabına konu alanı, yapı inşaat alanı, ve toplam yapı inşaat alanının belirtilmediği, dış ve iç ölçüler ile ayrıca mahal net m² lerinin yeterince verilmediği, verilenlerin ise okunaklı olmadığı görüldüğünden, mimari proje bedellerine ilişkin herhangi bir hesap yapılamadığı.." yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmakla varsa davalı vekiline okunaklı, orijinal proje dosyalarını sunmak üzere süre verilmesi, sunulması halinde dosyanın başka bir bilirkişi/ bilirkişi heyetine tevdi ile işin yapıldığı yıl piyasa rayicine göre bedelinin belirlenmesi, sunulamadığı ve/veya mevcut haliyle hesaplama yapılamadığı takdirde de projenin mevcut haliyle ekonomik değerinin bulunup bulunmadığına yönelik değerlendirme yapılması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2025 tarih, ...Esas....Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.14/05/2026
....
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ....
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.