Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinden haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminatı talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Park halindeki aracına çarpan tam kusurlu diğer aracın sigorta şirketi aleyhine, daha önce ödenen bedelin zararı karşılamadığı gerekçesiyle bakiye değer kaybı tazminatı talep eden davacının açtığı haksız fiil davasında; davalı taraf zamanaşımı, davanın türü ve ödemenin yeterliliği gibi savunmalar ileri sürmüş olup, ilk derece mahkemesi kaza tespiti, kusur durumu ve sigortacının değer kaybından hukuki sorumluluğunu belirlemiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:09/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:08/09/2023
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
GEREKÇE TARİHİ:09/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 21.09.2022 tarihinde Denizli İli ... İlçesi ... Mahallesinde işyerinin önünde park halindeyken, sürücüsü ..., maliki ... olan ... plakalı aracın kontrolsüz şekilde geri geriye giderken müvekkilinin aracına çarptığını ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, oluşan bu kaza sonucunda taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğunu, kaza sonrası Tramer Komisyonunun oy birliğiyle karşı yana ait aracın tam kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğu sonucuna varıldığını, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, davalı sigorta şirketine değer kaybı talebi için başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketince 19.10.2022 tarihinde 3.839,00 TL'lik ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, davadan önce yasa gereği taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL bakiye değer kaybının davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle reddini, davanın belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından davanın esasına girmeden usulden reddini talep ettiklerini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limitinin ise kaza tarihi itibariyle araç başına 100.000,00 TL olduğunu, uyuşmazlık kapsamında davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle 16/09/2022 tarihinde ...'a 6.200,17 TL, 10/10/2022 tarihinde 2.830,99 TL araç hasarı ödemesinin yapıldığını, uyuşmazlığa konu talep için bu davadan önce davacı yana 19/10/2022 tarihinde 3.839,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, hesaplamanın tamamen doğru verilere göre yapıldığını ve müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunun yerine getirdiğini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın avans faiz talebine itiraz ettiklerini, bu nedenlerle zamanaşımına uğramış davanın reddini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... kaza tarihi olan 21.09.2022 tarihinde davacının maliki olduğu ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile, dava dışı ...'ın maliki olduğu, ...'ın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK'nun 84/L maddesi gereğince asli (tam) kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin dava dışı ...'ın kullandığı ... plakalı aracı ZMMS poliçesi ile 15.06.2022-15.06.2023 dönemini kapsar şekilde sigortaladığı ve teminat limitinin kaza tarihinde 100.000,00 TL olduğu görülmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarının “Sigortanın Kapsamı” başlığını taşıyan A.1. maddesi uyarınca Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. O halde, davalı sigorta şirketinin değer kaybından sorumluluğuna hükmetmek gerekmiştir. Bu nedenlerle bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacıya ait araçta dava konusu kaza nedeniyle 22.000,00 TL değer kaybı zararı oluştuğu, davalı sigorta şirketince ödenen bedelin tenzili ile bakiye 18.161,00 TL bakiye değer kaybı zararı kaldığı" gerekçesi ile "davanın kabulü ile, 18.161,00 TL'nin 07/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait 301.953 kilometredeki ... model "..." marka araç için fahiş ve olağan dışı bir değer kaybı tespit edildiğini, 22 yaşındaki araçta 9.031,16 TL hasar meydana geldiğini, eski ve çok kilometre yapmış bu araç için toplam "22.000,00 TL" değer kaybı tespit edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadan ve ek rapor aldırılmadan hatalı ve hukuka aykırı rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, dosyada tespit edilen tazminatın tümüne, tazminatı etkileyen kusur durumu ve sair tüm hususlara itiraz ettiklerini, bu sebeple, kararı kül halinde istinaf ettiklerini, zarar gören araçtaki somut maddi faturalı hasar 9.031,16 TL iken fahiş, temelsiz ve denetlenebilirlik kriterinden uzak bir rapor ile "22.000,00 TL" değer kaybı tespiti ile "18.161,00 TL" üzerinden hakkaniyetsiz bir tespit yapılmasının haksız, temelsiz ve hayatın olağan akışına külliyen aykırı olduğunu, bu raporun hükme esas alınmasının kabul edilemez olduğunu, kusur konusunda kanun koyucunun iradesinin raporların Adli Tıp Kurumu nezdinde tanzim ettirilmesi yönünde olduğunu, buna karşın, istinafa konu karara esas raporun tek uzman inisiyatifine bırakıldığını beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bedeli tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosya içerisinde yer alan kusura yönelik bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı, hasar dosyası kapsamında bulunan kusura yönelik mutabakatname gözetildiğinde mahkemece davalı şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu kabul edilmesinin yerinde olmasına, sigorta eksperi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda yapılan değerlendirmelerin davacının aracında meydana gelen hasar ile uyumlu bulunmasına, bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamanın uygulanması gereken yasal mevzuat hükümlerine uygun olmasına, raporun hükme esas almaya ve denetime elverişli bulunmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.240,58 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 310,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 930,43 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 09/06/2026
...