İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince incelenen, kefilin 20.000 TLlik senedin 220.000 TLye tahrif edildiği iddiasıyla açtığı menfi tespit davasında ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, kefil olduğu 20.000 TL bedelli bir senedin miktar kısmına "2" rakamı eklenerek 220.000 TLye çıkarıldığını iddia ederek, bu 200.000 TLlik kısım için borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise, bilirkişi raporlarıyla senette tahrifat olmadığının belirlendiği, davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı ve tanıkla ispatın mümkün olmadığı gerekçeleriyle davayı reddederek davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmetmiş; davacı, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ve tanık dinlenmediğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/185 Esas
KARAR NO:2026/872
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/09/2024
NUMARASI:2023/338 Esas, 2024/620 Karar
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:04/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davaya konu olan 22.05.2018 tarihinde düzenlenen ve borçlusu ... olan, 20.000,00.TL tutarlı senede kefil olarak imza attığını, senedin alacaklısının davalı olduğunu, senette yazan 20.000,00 TL 'nin önüne "2" rakamı koyarak senedin miktarını 220.000,00 TL yaptığını, söz konusu senedi İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile tahsil için takip başlattığını, davacının kefil olduğu senet gerçek anlamda 20.000,00.TL kıymetinde olması nedeni ile davacı müvekkilinin ...'ın 200.000,00 TL Borcu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, alacağın %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili dilekçesinde; Davacı tarafından arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, Davacı tarafın iddiaları gerçeği yansıtmadığını, Taraflar arasındaki ticari iş ve ilişkiden kaynaklı olarak işbu senet tanzim edildiğini, davacının dava konusu senette tahrifat yapılarak savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, icra mahkemesinde takip başlatıldığını, ancak davanın red edildiğini, senette tahrifat olmadığına dair gerek kesinleşen savcılık kararı gerekse de kesinleşen İcra Hukuk Mahkemesince verilen karar olmasına rağmen davacının halen senedin tahrifata uğratıldığını iddia ederek iş bu davayı açtığını, davanın reddine, asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"..Davacının senede attığı imzayı inkar etmediği, senedin aykırı olarak doldurulduğunu davacının yazılı belge ile ispatlaması gerektiği, bu yönde dosya kapsamına delil sunulmadığı, senet metninin incelendiği ve tahrifat olmadığının mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve celp edilen İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/112 E sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olmakla her iki raporundaki tespitlerin birbirleriyle uyumlu olduğu ayrıca davanın tanıkla ispatının mümkün olmadığı gözetildiğinde davacı yanın uyuşmazlığa konu tüm iddialarının ispat edilememesi nedeniyle açılan davanın reddine karar vermesi gerekmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4. maddesinde, ''Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.'' hükmü dikkate alındığında davacı tarafın talebi uyarınca icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir kararı gözetildiğinde tazminat koşulları oluşmuştur." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;İtiraz edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, çıplak gözle senet incelendiğinde dahi senetteki rakamlarda tahrifatın olduğu ve 20.000.TL'nin 220.000TL yapıldığının görüleceğini, ATK Genel Kurulu'ndan rapor alınması talebinin reddinin yerinde olmadığını,Delillerin toplanmadığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, ses kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunu sunduklarını, incelenmediğini, tanık dinlenilmediğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Davacı, 20.000TL bedelli senedin rakam hanesine "2" rakamı eklenerek senet bedelinin "220.000TL" olarak tahrif edildiğini iddia ederek 200.000TL'lik kısım yönünden menfi tespit talebinde bulunmuştur.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemece alınan bilirkişi raporunda "2 rakamı eklenmek sureti ile tahrifat yapıldığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı" belirtilmiş, davacının şikayetçi, davalın şüpheli olarak yer aldığı İstanbul Anadolu CBS 2019/16335 soruşturma sayılı dosyasında ise; alınan bilirkişi raporuna göre senet üzerinde tahrifat yapılmadığının tespit edildiği gerekçesi ile KYOK verilmiştir.Davacının tahrifat iddiasının teknik inceleme ile ispatı gerektiği, mahkemece tanık dinlenilmemesi yahut ses kaydı çözümlenmesine ilişkin uzman raporunun hükme esas alınmamasında hukuka aykırılık olmadığı dikkate alındığında neticeten ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2026