İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, işçi-işveren ilişkisi veya ortaklık ihtilafı çerçevesinde mağaza sorumlusunun kıdem, ücret, fazla mesai ve UBGT alacakları davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesine dair gerekçeli karar özeti.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacının 2018-2020 yılları arasında mağaza sorumlusu olarak çalıştığını iddia ederek, kayıt dışı çalışma, eksik ödenen ücretler ve kullanılmayan izinler nedeniyle kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ve UBGT alacakları talep etmesine karşılık, davalının ise aralarında işçi-işveren ilişkisi değil, davacı ve eşinin asıl işletmeci olduğu bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davacının yüklü miktarda borçları olduğunu, mağaza tadilatı, tedarikçi borçları ve senet ödemeleri gibi birçok maddi yükümlülüğü kendisinin karşıladığını ve mağazanın yönetiminin davacılar tarafından yürütüldüğünü savunarak, davanın reddini talep etmesi üzerine ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesiyle ortaya çıkmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/764
KARAR NO : 2026/1988
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/05/2025
NUMARASI : 2024/408 E - 2025/236 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait kadın giyim ürünleri satışı yapan mağazasında, davalının yönetimi altında mağaza sorumlusu olarak çalıştığını,müvekkilinin işverenlikteki çalışmalarının, hak ve alacaklarının ... kayıtlarına yansımadığını gördüğünü, davalıya ait Cemaliye Mah. ... Sok. No: ... Çorlu/Tekirdağ mevkindeki ... kadın tesettür giyim mağazasında 24/04/2018 tarihinden 31/12/2020 fesih tarihine kadar çalışmış olduğunu, davacının en son ücreti 5.500,00 TL ... HARİÇ net ücret olduğunu, ücretlerin eksik olarak elden ödendiğini, davalıya ait işverenlikte haftanın 6 günü 09:00-21:00 arası 12 saate varan çalışma yaptığını, sık sık mesailere kalmak zorunda bırakıldığını, işverenliğin bu denli yoğun çalışmasının sebebinin ise hizmet sektöründe faaliyet göstermesi olduğu, davacıya çalışma süresince 1 öğün yemek verilmiş olduğunu, mesainin aşırı süren saatlerde ise ek olarak yemek verildiğini, işyerinde kıdem tazminatı hesaplamasına esas olacak düzenli ayni ve nakdi yardımlarda bulunulduğunu, Kurban ve Ramazan bayramlarında kıyafet desteği verildiğini, ayrıca tanık anlatımlarıyla da ortaya çıkabilecek birçok ayni nakdi yardım yapıldığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, ücretlerin eksik ödendiğini, davacının ısrarlı tüm taleplerine rağmen doğmuş olan ve dava konusu edilen hak ve alacaklarını ödememiş ve ödemekten kaçınmış olduğunu. bu nedenlerle de iş bu davanın açılmasının zaruri olduğunu belirterek şimdilik 10,00 TL Kıdem Tazminatı alacağının bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine, şimdilik 3.470,00 TL Ücret alacağının bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine, HMK 107. madde gereğince açılan belirsiz alacak ve tespit davası kapsamında -HMK 107 gereği alacaklarını artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla; asgari 10,00 TL Fazla Mesai ücreti alacağının bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine, asgari 10,00 TL UBGT alacağının, bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davalı ile arasında işçi işveren ilişkisi değil ... ilişkisi mevcut olduğunu, İşyerinin sahibinin davacı ve eşi ... olduğunu, davacının eşi öğretmen olduğu için işyeri açma ruhsatının davacı üzerinde olduğunu, dilekçesi ekinde sunulduğunu, davacının 2016 yılında müvekkilinden mağazaya ürün almak için 15.000 TL nakit borç aldığını, bu parayı ödediğini fakat borç almaya devam ettiğini, 2017 yılında davalıdan iki adet hatır çeki alarak davalıya 79.000 TL borçlandığını, evini satacağını ve borçlarını ödeyeceğini bildirdiğini ama ödeyemediğini, 2018 yılında evi satamadığını, dükkanı 70-80 bin TL karşılında devredeceğini söylediğini, oysa ki evi satıp ... isimli firma ile anlaştığını komşu mağaza sahiplerinden davalının öğrendiğini, ertesi gün davacının öğretmen olan eşinin davalıya dükkanı sana devredeyim diyerek teklifte bulunduğunu fakat içinde elle tutulur ürün kalmamış ve tadilat gerektiren mağazayı davalının devralmak istemediğini, davacı ve davacının eşinin davalıyı ikna ettiğini , ... ilişkisinin başlamış olduğunu 2018 yılı Mart Nisan aylarında 120.000 TL tutarında tadilat masrafının davalı tarafından ödendiğini, ... başladıktan sonra müvekkilinin davacının İstanbul’da çalıştığı firmaların tamamına borçlu olduğunu öğrendiğini bu firmalara borçlarını kapatmış, aynı firmalardan tekrar ürün alarak mağazayı canlandırmış, ortak olduğu mağazanın ödenmemiş iki aylık kirasını da ödemiş olduğunu, müvekkilinin davacının 7500TL +7500 TL iki borç senedini ödemiş ve davacının mağazaya 300.000 TL civarında ürün almaya devam ettiğini gördüğünü, işyerinin başında davacının bulunduğunu, bilançoların eşi ... tarafından tutulmakta, personel alımını ve çalışma saatlerini davacı tarafından belirlenmekte olduğunu, kasayı davacının tuttuğunu ve çekleri müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını. hal böyle iken bile davacının müvekkilinden kendisi adına maaş talep etmekte olduğunu, müvekkilinin davacının sürekli nakit satış yaptığını, kredi kartı pek kullanmadığını fark etmiş olduğunu ve işleri de bozulunca davacının mağazaya gelmemeye başladığını, davacının eşi ...’nın müvekkiline 50.000 TL ver biz ayrılalım ortaklıktan deyince müvekkilinin istekleri üzerine borçlu olduklarını söyledikleri yeğenleri ... adına 5 adet 10 bin TL’ lik senet tanzim etmiş olduğunu ve bu senetleri de ödemediğini, davacının işbu davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğini ve ayrıca suç duyurusunda bulunulacağını, en önemli tanığın davacının eşinin Çorlu Lisesi nde halen öğretmenlik yapan ... olduğunu, müvekkilinin eşine engel olamadığını ve çevresindekilerin eşini yönlendirdiğini söylediğini, tanık listesini sunduklarında davacının yanında çalışan ve ismi ... olan bayanın da açık adres ve kimlik bilgilerini bilahare bildireceklerini, ekte sundukları davacı ile müvekkilinin ... yazışmaları, işyeri açma ruhsatı,2018 ve 2019 yılı zarar tabloları, ... isimli mağazanın çek ödeme tablosu, ... adına banka kanalıyla ödenen 5 adet 10.000 TL’lik senet dekontlarından anlaşılacağı üzere davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin ... ilşkisi olduğunu, işçi işveren ilişkisine dayalı bir çalışmanın mevcut olmadığını, müvekkiline ... kanalıyla’ dükkanı açarken yarı yarıya ortak açtık, sermayemi ver dükkan senin olsun, hiç hesap kitap görmeye gerek yok’diyen davacının işyeri ruhsatı ve elektrik aboneliği dahi üzerinde olduğu halde işbu haksız davayı açmakla kötü niyetini ortaya koyduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
İş mahkemesinde açılan davada asliye ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verildiği,bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 26.HD nin 2023/2065 E. 2023/1839 K.sayılı 24/10/2023 günlü kararı ile davacının istinaf talebinin HMK 353/1b-1.madde gereği reddine karar verildiği,daha sonra Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin yargılama sonunda mahkemece bu kez;
"Davanın reddine" karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; dosya kapsamındaki delillerin eksik değerlendirilmesi, silahların eşitliği ilkesinin ihlali ve adil yargılanma hakkının zedelenmesi nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğunu,görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu,adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini,bilirkişi raporuyla belirlenen,18.970,53 TL kıdem tazminatı alacağının fesih tarihinden işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte, davalı tarafından ödenmesine,68.036,42 TL fazla çalışma ücreti alacağının dava tarihinden işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte, davalı tarafından ödenmesine,3470,00 TL ücret alacağının dava tarihinden işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte, davalı tarafından ödenmesine,6.433,54 TL UGBT alacağının dava tarihinden işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte, davalı tarafından ödenmesine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava alacak talebine ilişkindir.
İş mahkemesinde açılan davada verilen görevsizlik kararına karşı istinaf talebinin reddine karar verildiği,görevsizlik kararının kesinleştiği görülmüştür.
İspat hususuna gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.
Kesinleşen görevsizlik kararı sonrası görevli kılınan Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davacı delillerinin değerlendirildiği ,ispat yükünün davacıda olduğu,davacının dava konusu alacağını ispatlayamadığı belirlenmiştir.
Bu doğrultuda davacı davasını ispatlayamamıştır.
Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/07/2026