İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Otel Konaklama Hizmeti Faturasından Kaynaklanan Ticari Alacak İçin Başlatılan İcra Takibine Yapılan İtirazın İptali Davası Karar Özeti.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, otel işletmecisi davacı ile online rezervasyon sitesi sahibi davalı arasındaki konaklama hizmeti faturasından kaynaklanan alacak uyuşmazlığında, davalıya elektronik ortamda tebliğ edilen ve yasal süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın hizmetin verildiğini ispatladığı, ancak tarafların kayıtlarındaki farklar ve davalının takas-mahsup talepleriyle birlikte uzman bilirkişi raporunun da incelenerek alacak miktarının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/588 Esas
KARAR NO : 2026/570
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/08/2025
KARAR TARİHİ : 06/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin otel işletmecisi olup konaklama hizmeti sunduğunu, müvekkili tarafından konaklama hizmetine ilişkin davalı adına 05.04.2025 tarihli 14.025 TL fatura tanzim edildiğini, fatura bedelinin davalı tarafından müşterilerden tahsil edildiğini ve müvekkiline ödenmediğini, alacağın tahsili için ... 33 İcra Müdürlüğü'nün ..Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ve durduğunu, davalı aleyhine huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığını belirterek, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamına, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin işletmekte olduğu konaklama tesisi olan " ..." isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkil şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında, internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, faturanın tebliğ edilmiş olmasının ve itiraz edilmemiş olmasının hizmetin verilmiş olduğunu kanıtlamadığını, hizmetin verildiği hususundaki ispat yükünün davacıda olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin davacıdan komisyon ve fatura alacaklarının olduğunu, bu alacaklar yönünden takas- mahsup taleplerinin bulunduğunu belirterek davacının haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile %20' den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
....33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, e-fatura sureti, ticari defter ve belgeler, taraflar arasındaki sözleşme celp edilmiş, incelenmiştir.
SMMM Bilirkişi ... 02/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davacının kendi kayıtlarına göre 17.06.2025 icra takip tarihi itibariyle davalıdan örneği dosya kapsamında yer alan 05.04.2025 tarih, ... no lu, 14.025 TL tutarlı faturadan kaynaklı alacağının olduğu, davalının kendi kayıtlarına göre 17.06.2025 icra takip tarihi itibariyle davacı Aygül Yandı'ya 11.325 TL borçlu gözüktüğü, tarafların hesap bakiyeleri arasında 2.700 TL (14.025 TL - 11.325 TL) fark bulunduğu ve bu farkın; davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 30.04.2025 tarih ... no.lu ve 2.700 TL tutarlı faturanın(dosya kapsamında yok) davacının kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı kanaatine varılmıştır...''
Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının 14.025,00 TL (fatura) asıl alacak için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK m. 67/1 uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmış, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı noktasında çekişme bulunmamaktadır.
Davacı, otel konaklama hizmeti uyarınca davalıdan takibe dayanak fatura sebebiyle alacaklı olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı, faturalara konu hizmetin verilmediğini, hizmetin verildiğini ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu belirterek takibe konu faturalar sebebiyle borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Davacının otel konaklama hizmetine yönelik fatura düzenlendiği, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen fatura incelendiğinde faturanın "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturayı tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu faturayı davacı tarafa iade de etmediği çekişmesiz olup, davacının otel ve konaklama hizmetlerine yönelik edimini yerine getirdiği ve faturaya konu hizmetinin verildiği - edimin yerine getirildiği sabittir.
Uyuşmazlık, takibe dayanak fatura uyarınca davacının alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağın miktarı noktasında toplanmaktadır.
Her iki taraf delil olarak, ticari defter ve belgelere dayanmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m.222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4).
Mahkememizce, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali bilirkişi tarafından sunulan 02/06/2026 tarihli raporda belirtildiği üzere, hem davacının hem de davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ve davalı lehine delil olma vasfını taşıdığı, davacının kendi defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 14.025 TL alacaklı olduğu, davalının kendi defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 11.325 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defterleri arasında 14.025 TL - 11.325 TL= 2.700 TL fark bulunduğu, farkın kaynağının ise davalı tarafça davacı adına tanzim edilen 30/04/2025 tarihli 2.700 TL bedelli fatura olduğu, davalı tarafça tanzim edilen bu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, yine bu faturanın davacıya tebliğ - teslim edildiğine yönelik herhangi bir belgenin bulunmadığı, bahsi geçen faturanın dayanağının bulunmadığı, davacıya tebliğ edilmeyen - herhangi bir dayanağı bulunmayan bu faturanın davacıyı (davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir) borçlandırması ve cari hesabından düşülmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafça salt muhasebe kayıtlarında yapılan dayanaksız fatura kayıt işlemlerinin borcu azaltmaya yönelik fiktif bir işlem olduğu, bu çerçevede tarafların ticari defter ve belgeleri uyarınca davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu fatura sebebiyle 14.025 TL asıl alacağının bulunduğu sübuta ermiş / ispatlanmış, işbu alacağın davalı tarafça kısmen veya tamamen ödendiğine yönelik muhasebesel yönden davalı lehine herhangi bir kaydın bulunmadığı, hasılı davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 14.025,00 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Mali bilirkişinin 02/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Esasen, rapora karşı taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır.
Davalı vekili az yukarıda bahsedilen ve yalnızca kendi kayıtlarında yer alan dayanaksız faturanın dikkate alınmasını talep etmiş ise de, bu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, herhangi bir yasal ya da sözleşmesel kaynağının bulunmadığı, esasen davalı vekili tarafından içerikleri hakkında herhangi bir açıklama (ve ispat) dahi gerçekleştirilmediği, davalının borcu azaltmaya yönelik ve kendi defterleri üzerinde tek taraflı olarak oluşturduğu fiktif kayıtların davacıyı bağlayıcı olmadığı kabul edilmiş, davalının talebi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, davalı, takas defi ileri sürmekle birlikte, komisyon ve fatura alacakları sebebiyle davacı taraftan alacaklı olduğunu da ispatlayamamıştır.
Takibe konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması karşısında, davacı tarafça faturaya konu hizmetlerin verildiğinin kabulü de zorunludur.
Zira, basiretli hiçbir tacir almadığı bir hizmetin bedelini - karşı tarafın faturasını kendi ticari defterine borç olarak kaydetmez.
Kaldı ki, usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterler sahipleri aleyhine kesin delil teşkil ederler (HMK m.222/4).
Yapılan açıklamalar karşısında, mahkememizce hükme esas alınan 02/06/2026 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, davalının ... 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına, ayrıca alacağın faturalara dayanması, likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere) ;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının ... 33.İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen DEVAMINA
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 14.025,00 TL ) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 958,04 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 615,40 TL.nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 342,64 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 615,40 TL peşin harç, 185 TL posta ve tebligat masrafı ve 5.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.800,04 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 14.025,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK.nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya ekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/07/2026
Katip
Hakim