İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 6.500 TL bedelli zayi olan senedin iptali ve ödeme yasağı talebi davasının özeti.
Özet: Bir şirket, müşterisinden devralıp kendi alacaklısına cirolayarak kargo yoluyla gönderdiği ancak teslimat sırasında zayi olduğunu iddia ettiği 6.500 TL bedelli bir senedin haksız tahsilini önlemek ve kendi ile senedin keşidecisinin ticari itibarını korumak amacıyla, Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri uyarınca ödeme yasağı getirilerek iptaline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır; davacı vekili, müvekkilinin senedin lehtarı olduğunu ve zayinin tanık beyanlarıyla ispatlanacağını belirterek, mahkemeden bu yönde bir tedbir ve iptal kararı talep etmiştir.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/342 Esas
KARAR NO : 2020/138
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 19/09/2019
KARAR TARİHİ : 04/03/2020
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dileksinde, müvekkil şirketi müşterisi...ğı 22/05/2019 düzenleme tarihli , 20.09.2019 ödeme tarihli keşidecisi... alacaklısı ...olan 6.500,00-TL bedelli senedi aldığını, müvekkili şirketin söz konusu senette lehtar haline geldiğini ve müvekkil şirketin de senedin arkasını cirolayarak kendi alacaklısına gönderilmek üzere ... firması elamanına verdiğini ancak söz konusu senedin kaybolduğunu, müvekkilinin gönderdiği yere ulaşmadığını, sürekli olarak aynı kargo ile çalışan müvekkilinin evrakların ve dükkandaki diğer kargoya verilecek malzemelerin teslim edilmesi sırasında yoğunluk dolayısıyla teslim evrağı almadığını, tanıkların dinlenildiği takdirde lehtarı müvekkili şirket olan senedin zayii olduğunun anlaşılacağı, zayi olan senedin piyasada ticari itibari yüksek olan firmalar tarafından keşide edildiğini, senedin tahsil edilmesini engellemek, müvekkili şirketin ve senedi keşide edenlerin zarar görmemesi için tedbir amaçlı olarak ödeme yasağı konulması ve senedin iptali talebine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
1-22/05/2019 tanzim, 20/09/2019 ödeme tarihli, keşidecisi ... olan, 6.500,00-TL bedelli senet fotokopisi,
2-Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi tarafından yapılan ilanların yer aldığı gazeteler,
3-Sair deliller,
DAVA KONUSU:
Açılan dava, 22/05/2019 tanzim, 20/09/2019 ödeme tarihli, keşidecisi ... olan, 6.500,00-TL bedelli senedin zayi olması nedeniyle iptali talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651. maddesi "Kıymetli evrak zayi olduğu taktirde mahkeme tarafından karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanı ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir.
Zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali, kıymetli evrakta hak ile senet arasındaki sıkı bağlılığın, senedin zayi edilmesi halinde ortaya çıkaracağı haksızlıkları önleme ihtiyacından doğmuştur, yetkili hamil veya lehtar tarafından zayi edilen senedin hak sahipliğini teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırarak ve dilekçe sahibinin söz konusu hakka sahip olduğu konusunda bir karine yaratarak bu hakkı çekişmesiz olarak talep etmesini sağlamaya yönelik nizasız kaza yani hasımsız dava konusu bir işlemdir. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilecek iptal kararı ile birlikte borçlu, bono, poliçe veya çeki ibraz edilmeden ödeme imkanına kavuşmaktadır.
Kıymetli evrak iptali veya çek iptali davalarında amaç, kıymetli evrakı ibraz mecburiyetinde olan ve çekin zilyetliğini kaybetmesi nedeniyle bu zorunluluğu yerine getiremeyen lehtar veya hamile hakkının mevcudiyetini kanıtlamak bakımından bir imkan sunmak, aynı zamanda lehtar veya hamilin çeki ibraz edememekten dolayı alacak hakkını kullanmaktan mahrum kalmasını önlemektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757. maddesinde kıymetli evrakın iptali ve önleyici önlemler konusunda düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenleme uyarınca kıymetli evrakı iradesi dışında elinden çıkan kişi muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesi amacıyla ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurabilir. Mahkeme, ödemeyi men eden kararında ayrıca muhataba vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdii etmeye izin verir ve tevdii yerini gösterir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 758. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi durumunda mahkeme dilekçe sahibine iade davası için uygun bir süre vereceği düzenlenmiş, verilen süre içinde dava açılmazsa mahkemenin muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldıracağı belirlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 759. maddesi hükmüne göre de poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmemesi halinde poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2012 tarih ve 2012/4860 Esas 2012/6267 Karar sayılı ilamı ile de kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/11-1884 Esas 2015/1059 Karar sayılı ilamında aynen; ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen "Önleyici önlemler" başlıklı 757. maddesinde;
(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir
(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." hükmü düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İade davası" başlıklı 763. maddesinde ise;
'' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İptal kararı" başlıklı 764. maddesi uyarınca;
''Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir.
Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir.''
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2 maddesi uyarınca, kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptalini karar verilmesini isteyebilir.'' denilmiştir.
Anılan maddeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca, senedin iptaline ilişkin dava açma hakkı, senedi kaybeden yetkili hamile aittir. Senedin hamili senedin iptal davasını olumlu şekilde sonuçlandırdıktan sonra senet bedelini keşidecisinden talep edebilir.
Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dava dilekçesine ekli senet sureti göz önünde bulundurulduğunda, davacı şirketin dava konusu senedi yetkili hamil sıfatıyla elinde bulundurduğu ve dava konusu senede ilişkin iptal davası açmakta hukuki yararı bulunduğu ortadadır.
Mahkememizce, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 35.maddesi gereğince Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde gerekli ilanlar yapılmış ve yine aynı kanunda belirtilen süreler içerisinde mahkememize herhangi bir başvuru yapılmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, davacı tarafın iddiaları, 22/05/2019 tanzim, 20/09/2019 ödeme tarihli, keşidecisi ... olan, 6.500,00-TL bedelli senet fotokopisi, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi tarafından yapılan ilanların yer aldığı gazeteler ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin dava konusu senedin zayi olması sebebiyle iptali talebi ile iş bu davayı ikame ettiği, davacı şirketin dava konusu senedin yetkili hamili olduğu ve iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava konusu senede ilişkin olarak usulüne uygun olarak yapılan ilanlara rağmen mahkememize herhangi bir başvuru yapılmadığı, belirtilen sebepler dahilinde dava konusu senedin zayi olduklarının kabulünün gerektiği anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-22/05/2019 tanzim, 20/09/2019 ödeme tarihli, keşidecisi... olan, 6.500,00-TL bedelli senedin zayi olması sebebiyle İPTALİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 10,00-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Mahkememizce verilen ödemeden men yasağına ilişkin tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına ve karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkmış sayılmasına, tedbir nedeniyle yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/03/2020
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır