Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin, imalatlı satış sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat eksikliğiyle reddine yönelik istinaf incelemesi.
Özet: İmalatlı satış sözleşmesinden kaynaklanan istirdat davasında, davacı vekilinin müvekkiline teslim edilmeyen ürün sebebiyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti, yapılan ödemelerin iadesi ve bonoların iptali talepleriyle birlikte, davalı aleyhine talep ettiği ihtiyati haciz başvurusunun, ilk derece mahkemesince İcra ve İflas Kanununun 257. maddesindeki yaklaşık ispat şartlarının sağlanamadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davacı vekilinin bu ara karara yönelik istinaf başvurusu incelenmiştir.

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN ARA KARARINMAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ : 22/04/2026NUMARASI : ... EsasDAVACI : ........ VEKİLİ : Av.....DAVALI : ........ VEKİLİ : Av.....DAVANIN KONUSU : İmalatlı Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan İstirdatTALEP KONUSU : İhtiyati HacizİSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026G. KARAR YAZIM TARİHİ: 02/07/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2024 yılındaki sözleşmeye ilişkin 02/01/2025 tarihinde e-fatura düzenlendiğini ve sözleşme konusu ürünün teslimi karşılığında birtakım ödemeler yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak söz konusu dorsenin müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin bu sırada bir takım taksit ödemelerinde bulunduğu ve davalı lehine bono düzenlendiğini, davalı tarafın edimini ifa etmediği halde sanki ifa etmiş gibi müvekkiline karşı icra takibi başlattığını ve cebri icra yoluyla haksız şekilde müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını bunun akabinde Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş - ... Karar sayılı dosyası üzerinden Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yatan paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı alındığını ileri sürerek, müvekkili şirketin davalıya Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında ve takibe dayanak fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve haksız icra tehdidinin sona erdirilmesine, müvekkili tarafından davalıya sözleşme kapsamında nakden ödenen 1.820.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, irade fesadı altında imzalatılan ve bedelsiz kalan 8.000.000,00 TL bedelli 8 adet bononun iptaline, davalı tarafın haksız ve açıkça kötü niyetli takibi nedeniyle takip konusu alcağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş ve İİK 257 ve devamı maddeleri kapsamında alacak-istirdat içeren 1.820.000 TL için dosya kapsamında yaklaşık ispat yükü sağlanmış olması nedeniyle, alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla orantılık ve ölçülülük ilkesi kapsamında borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız ya da uygun görülecek teminat mukabilinde, ihtiyati haciz konulmasına ve Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş - ... K. Sayılı dosyası üzerinden alınan tedbirlerin devamına karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi 22/04/2026 tarihli ara kararında; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İhtiyati hacze ilişkin düzenlemelerin İİK'nun 257 v.d. eden maddelerinde düzenlendiği, İİK'nun 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi yönünden yapılan değerlendirmede; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öncelikle talep edilebilecek borç alacak miktarının ve sorumluluğun yaklaşık ispat seviyesinde belli olmasının gerektiği, taraflar arasında borç alacak ilişkisi ile kusur ve sorumluluk durumlarının ancak yargılamayla neticelenebileceği, alacağın varlığı konusunda İİK'nun 257.maddesi kapsamında mevcut dosya ve delil durumuna göre yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2023 tarih ve 2023/588 Esas 2023/988 Karar sayılı ilamı ile 07/12/2022 tarih ve 2022/1795 Esas 2022/1533 Karar sayılı ilamlarıda benzer doğrultudadır) anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.'nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 389/1.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde, HMK. 390. Maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde, HMK.391/1. maddesinde;" (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." şeklinde, HMK.392. maddesinde;" (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı,Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2026 tarih ... D.İş - ... Karar sayılı ilamı ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, davacı tarafça süresi içerisinde verilen ihtiyati tedbir kararı gereği teminatın depo edilerek kararın infaz edildiği, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğu, 08/04/2026 tarihli son tutanak ile arabuluculuk faaliyet sonunda tarafların anlaşmaya varamadığı ve işbu davanın Mahkememize açıldığı anlaşıldığından, 6325 sayılı yasanın 18/A-16 maddesi gereği nazara alınarak davacı tarafın ihtiyati tedbir kararının devamına talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle; Davacı vekilinin talebinin kısmen kabulü ile; davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine, davacı tarafın Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2026 tarih ... D.İş - ... Karar sayılı sayılı ihtiyati tedbir kararının devamı talebinin kabulü ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2026 tarih ... D.İş - ... Karar sayılı sayılı ihtiyati tedbir kararının aynen devamına karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin ihtiyati haciz kararının reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde ihtiyati haciz taleplerinin neden yöneltildiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklandığını ve yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmesi için gereken dekontun ve çeklerin de dosyaya kazandırıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, İİK 257 ve devamı maddeleri kapsamında alacak-istirdat içeren 1.820.000 TL için dosya kapsamında yaklaşık ispat yükü sağlanmış olması nedeniyle, alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla orantılık ve ölçülülük ilkesi kapsamında borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız yada uygun görülecek teminat mukabilinde, ihtiyati haciz konulmasını istemiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Talep, imalatlı satış sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemini ile açılan davada ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haciz 6100 sayılı HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir. Gerek birinci, gerek ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre, ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehinle temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.Somut olayda,taraflar arasında borç alacak ilişkisi, kusur ve sorumluluk durumları ile faturanın ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, malın teslim edilip edilmediği, ispatın ve kim tarafından ispat edileceği hususlarının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada ihtiyati haciz talebi yönüyle yaklaşık ispatın sağlanamadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Bu itibarla; ilk derece mahkemesi ara kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından verilen 22/04/2026 tarihli ara karar usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 1-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf karar tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 02/07/2026 .....Başkan...¸e-imzalıdır .....Üye...¸e-imzalıdır .....Üye... ¸e-imzalıdır .....Katip... ¸e-imzalıdır ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸