Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satım kökenli itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı ve davalı vekilinin savunma hakkı ihlali istinaf sebeplerini değerlendiriyor.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, davacı tarafın tacir sıfatına sahip olmaması ve davanın nispi ticari dava niteliği taşımaması nedeniyle kendi görev alanına girmediğini belirterek, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir; bu karara karşı davalı vekili, dava dilekçesinin tebliğ edilmeden karar verilmesini hukuka aykırı bulduğunu ve taraflar arasında Türk Ticaret Kanununda açıkça düzenlenen cari hesap sözleşmesi bulunduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve dosyanın yeniden yargılama için iadesini talep etmiştir.

T.C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1339
KARAR NO: 2026/1498
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/03/2026
ESAS NO: 2026/223
KARAR NO: 2026/243
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/07/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:02/07/2026
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2026 tarih ve 2026/223 Esas 2026/243 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmesi nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, davacı ...'nun; ... Vergi Dairesinin 09/03/2026 tarihli yazı cevabına göre tacir olmadığı, davacının tacir olmaması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari davalardan olmadığı, TTK'nın 5. maddesindeki 3. grup davalardan birinin de söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki davanın ticari dava olmaması nedeniyle mahkememizin görevi alanına girmediği, davalının tacir değil esnaf olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, usul esastan önce gelir ilkesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle bu hususların da takdirinin görevli mahkemeye ait olacağı dikkate alındığında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına..." dair karar evrilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; ilk derece mahkemesince dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmeden görevsizlik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda da görüleceği üzere dava dilekçesinin davalı olarak taraflarına tebliğ edilmemiş olması savunma hakkının tanınmaksızın davanın usulden reddine karar verilmesini hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında davacının tacir olmaması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari davalardan olmadığı, TTK nın 5. Maddesindeki 3. Grup davalardan birinin de söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki davanın ticari dava olmaması nedeniyle mahkemenin görevi alanına girmediği, davalının tacir değil esnaf olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu şeklinde değerlendirme yapılmışsa da davacı şirketi ile müvekkili şirket arasında cari hesap sözleşmesinin mevcut olduğunun bilindiğini cari hesap sözleşmeleri TTK madde 89 vd hükümlerinde öngörülmüş olduğunu, açıkça TTK da düzenlendiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulünü, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, dosyanın yeniden karar verilmesi amacıyla mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, davalı idarece haksız yere tahsil edildiği ileri sürülen bedelin iadesi talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan delillere, davacı tarafın tacir sıfatına haiz olmamasına, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin de mutlak ticari dava kapsamında bulunmamasına, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 12/03/2026 tarih ve 2026/223E. - 2026/243K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcının davalı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-c bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 02/07/2026