Ticari satımdan kaynaklanan çalınan ve sahte ciro ile ibraz edilen çekle ilgili menfi tespit davası, arabuluculuk şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedildi.
Özet: Ticari bir ilişkiden doğan ve çalınan bir çekin sahte ciro ile ibraz edilmesi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle açılan menfi tespit davası, mahkemece, davacının dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecini tamamlamadan doğrudan dava açtığı ve menfi tespit davalarının konusunun bir miktar para ile ilgili olması nedeniyle arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle usulden reddedilmiş, ihtiyati tedbir talebi hakkında ise esas hakkında karar verilmediği için hüküm kurulmamıştır.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/181 Esas
KARAR NO : 2020/172
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2020
KARAR TARİHİ : 19/03/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Pınarbaşı Şubesi'nin ... seri no'lu 22.700-TL bedelli 29/02/2020 vade tarihli... emrine yazılı çeki ileri vade tarihli olarak keşide edilerek aralarındaki ticari ilişki nedeniyle ... ile gönderildiği, ancak firma ile yapılan görüşmeler sonucu çekin gönderildiği kargonun ulaşmadığı ve 30/08/2019 tarihinde kargo dağıtıcısının kargo dağıtmaya gittiği esnada kargo firmasının aracından çalınmış olan kargolar ile birlikte çalındığının öğrenildiği, İzmir C.Başsavcılığı'na şikayette bulunulmuşsa da çekin bir suçta kullanılmamış olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ancak söz konusu çekin çek lehtarı...a ulaşmadığı halde kimin tarafından atıldığı bilinmeyen ancak... cirosunu ihtiva eder şekilde bir çok ciro ile söz konusu çekin ibraz süresi içerisinde sahte ciro ile bankaya ibraz edildiğinin ve karşılıksız kaşesi vurdurulduğunun öğrenilmesi nedeniyle müvekkilin söz konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğu, çekin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, menfi tespit davalarının kabulü ile müvekkilin ... Pınarbaşı Şubesi'nin...seri no'lu 22.700-TL bedelli 29/02/2020 vade tarihli...emrine yazılı çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, davacı tarafın davalılara borçlu olmadığının tespiti ve menfi tespit istemine ilişkindir.
6102 s. TTK.nın 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6235 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununun üçüncü maddesinin birinci fıkrasında davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Her ne kadar menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olup olmadığı konusunda doktrin ve uygulamada farklı düşünce ve kararlar bulunsa da, davanın konusunun davacının davalı tarafa bir miktar para borcunun bulunmadığının tespitine yönelik olup, alacaklı yönünden alacaklı olduğu iddia edilen bir miktar paranın tamamı ya da bir kısmının davacıdan talep edilememesi sonucunu doğuracak nitelikte dava olması nedeniyle davanın aynı zamanda eda davasının hukuki sonuçlarını da doğuran niteliği göz önünde tutulduğunda 6325 sayılı yasa ile yasa koyucunun ticari davaların konusunun bir miktar para ile ilgili olması halinde arabuluculuğa başvuru zorunluluğu öngörmesindeki temel amacın; yargının iş yükünün azaltılması, uyuşmazlıkların usul ekonomisine uygun ve en hızlı şekilde mahkemeye taşınmadan tarafların karşılıklı rızaları ile çözümlenmesi olduğu göz önünde tutulduğunda menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, arabuluculuk kapsamı dışında kalmasını gerektirir yasal bir gerekliliğin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava, bir miktar para nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve tedbir talepli menfi tespit davası olup, yukarıda açıklanan nedenlerle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yapmadan doğrudan dava açmış olması nedeniyle TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın doğrudan reddine karar verilmiş olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebi konusunda karar vermek mümkün bulunmadığından bu istem hakkında karar oluşturulmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle , TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40-TL harcın peşin ve tedbir talebi harcı olarak yatırılan 477,26-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 422,86-TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvuru ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/03/2020
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)