İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, elektronik deftere geçiş sürecinde pay defterinin zayi belgesi talebinin, ilk derece mahkemesince T.T.K. 82/7deki koşullar oluşmadığı gerekçesiyle reddi üzerine davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin kararı.
Özet: Bir şirket, yeni yasal düzenlemelerle elektronik deftere geçiş sürecinde fiziki pay defterine ulaşılamaması nedeniyle zayi belgesi talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi, Türk Ticaret Kanununun 82/7. maddesindeki zayi belgesi verilme koşullarının (doğal afet, hırsızlık gibi irade dışı sebeplerle zıyaa uğrama ve tacirin basiretli davranmasına rağmen zayi olayına engel olamaması) somut olayda gerçekleşmediği, zira şirketin sadece defterin kuruluşundan bu yana "ulaşılamadığı" iddiasında bulunduğu ve gerekli özeni göstermediği gerekçesiyle talebi reddetmiş, davacı vekili ise bu red kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusu yapmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/515 KARAR NO:2026/737T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:09/02/2026NUMARASI:2026/96 esas 2026/84 kararDAVANIN KONUSU:Zayi Belgesi VerilmesiZayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında TC. Ticaret Bakanlığı Tebliği'ni 14.02.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.7.2025 tarihinde yürürlüğe girdiğini, Tebliğin 5. maddesinde kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği işlemlerinin Bakanlık iznine tabi olan şirketlerin pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterlerini elektronik ortamda tutmakla yükümlü olduklarının belirtildiğini, maddenin ikinci fıkrasında ise, söz konusu yükümlülük kapsamında yer almayan şirketlerin ihtiyari olarak bu Tebliğ kapsamındaki defterlerini elektronik ortamda tutabilecekleri, bu durumda pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulmasının zorunlu olduğunun belirtildiğini, elektronik deftere geçiş için başvuru sürecini düzenleyen 9/3. maddesinde defterlerini ihtiyari olarak elektronik ortamda tutmak isteyen şirketler in örneğe uygun düzenlenen bir kararla, kararın alındığı hesap dönemi içinde notere başvurarak fiziki defterlerin kapanış onayını yaptıracağı, kapanış onayının ilgili hesap dönemi içinde yaptırılmaması halinde, sonraki hesap dönemlerinde elektronik deftere geçiş amacıyla kapanış onayının yaptırılabilmesinin ancak aynı hesap döneminde alınacak yeni bir kararla mümkün olacağının düzenlendiğini, Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ’in 13/6. maddesinde pay defteri ve yönetim kurulu karar defterinin yenilenmesinin gerektiği durumlarda açılış onayı yapılacak yeni defterin, kullanımına son verilecek defterle veya zayi edilmişse zayi belgesi ile birlikte notere ibraz edileceği, yeni defterin açılış onayının yapıldığı sırada noterin, eski deftere veya zayi belgesine, yeni defterin açılış onayının yapıldığını tarih ve sayıyı belirterek şerh düşeceğinin hüküm altına alındığını, bu itibarla, elektronik deftere geçiş sürecinde kapanış işlemlerinin noterde yapılması gerektiğini, müvekkilinin ulaşılamayan pay defterinin yeniden ihdası bakımından belirtilen mevzuat fiziki pay defterine ulaşılamadığını, zayi belgesinin temini için mahkemeye başvurulduğunu ileri sürerek, şirkete ait pay defterinin zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir.Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektirens zayi olma durumları sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.Başka bir ifadeyle, tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.Ancak somut olayda davacının doğal afet veya hırsızlık iddiasının olmadığı, "kuruluşundan bu yana ulaşılamamaktadır" şeklinde talebinin olduğu anlaşılmış olup davacı ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özengöstermediği gibi ileri sürülen hususlar TTK 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesinin gerektirir hallerden de değildir. Buna göre talebe konu defter yönünden zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmadığından..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin bir anne ve oğlunun ortaklığından oluşan bir aile şirketi olduğunu, şirket pay defterine çalınma veya başka bir sebeple ulaşılamadığından zayi belgesi verilmesi için mahkemeye başvurulduğunu, ancak mahkemenin yasal olmayan bir gerekçe ile talebi reddettiğini, kararla müvekkilinin karşılaştığı sorunun çözümsüz bırakıldığını, dava dilekçesinde belirtildiği üzere şirketin muhasebeye ilişkin olmayan defterlerinin elektronik ortama taşınması için fiziki defterin kapanış tasdikinin noterde yapılması gerektiğini, ancak pay defterine ulaşılamadığını, bu durumda TTK'nın 82/7.maddesindeki şartlara göre zayi belgesi verilebileceğini, mahkemece bir araştırma yapmaya gerek görmeden, müvekkilinin ilave bilgilerine başvurmak için duruşma yapmadan, aksi yönde bir tespite de ulaşmadan karar verildiğini, hiç kimseyi zarara uğratma veya riske atma, ihtilaf oluşturma gibi bir durum yokken, pay defterine yazılı hisse oranları ve miktarları sicilde kayıtlı iken talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Talep, TTK'nın 82/7.maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 dün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle, benzer olaylar kastedilmiştir.Mahkemece talebin reddine karar verilmiş ise de, eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir.Şöyle ki; Öncelikle, bir tacirin ticari defterlerini korumada dikkat ve özen göstermesi gerekli olmakla birlikte, dava dilekçesinde mahkeme kabulünün aksine şirketin pay defterine kuruluşundan bu yana ulaşılamadığı yönünde bir ifade bulunmamaktadır. Dava dilekçesinin ikinci sayfasındaki anlatım, şirketin kuruluşundan bu yana fiziki pay defterinin bulunduğu, ancak bu deftere dava tarihinde ulaşılamadığına ilişkindir. Pay defteri TTK'nın 64/4.maddesine göre tutulması ve istendiğinde ibrazı zorunlu defterlerdendir. Bu defterin şirketin muhasebe işleriyle ilgisi bulunmadığı da anılan maddede kabul edilmiştir. HMK'nın 385/2 maddesi uyarınca eldeki uyuşmazlık re'sen araştırma ilkesine tabidir. Bu nedenle mahkemece duruşma açılıp, defterin mali yönü bulunan bir defter olmadığı da gözetilerek, defterin zayi oluş şekli ile ilgili açıklama ve delillerinin sorulması, yasa maddesinde zayi hallerinin sınırlı olarak sayılmadığı gözetilerek dosyaya sunulan tüm deliller değerlendirilmek ve re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda gerekli eksik belge ve deliller toplandıktan sonra, defterin tasdik bilgilerinin sorularak incelenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.04.2026KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a ve 362/1.ç maddeleri uyarınca karar kesindir.