Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde incelenen, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davası: araç motorunda müşterinin yalnızca kaynak işlemi talebi sonrası oluşan arıza ve haksız icra takibi iddiası.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacı oto tamir şirketi, davalının arızalı motoruna yalnızca talep ettiği sınırlı kaynak ve taşlama işlemini yaptığını ve komple motor yenileme teklifine rağmen davalının geçici çözümü tercih etmesi nedeniyle aracın sonradan arızalanmasından sorumlu olmadığını iddia ederken; davalı, davacı şirketin krank milinde uygun olmayan kaynak işlemi yaparak motora zarar verdiğini ve aracın arızalanmasına neden olduğunu ileri sürmektedir. Davacı bu uyuşmazlıkta, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/232 - Karar No:2026/669 T.C. ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/232 KARAR NO : 2026/669T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN : ÜYE :ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 28/11/2023NUMARASI : 2022/1118 E-2023/1246 KDAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 15/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 15/06/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketin araç motor bakım ve onarım işi yaptığını, davalı tarafın "..." plakalı aracını müvekkilinin dükkanına getirdiğini, Müvekkili şirketçe yapılan incelemede aracın motorunun arızalı olduğu, motorun tamamının tamir edilmesi gerektiğinin davalı tarafa bildirildiğini ancak davalı tarafın müvekkilinden yalnızca kaynak işlemi yapılmasını talep ettiğini ve yalnızca kaynak yapılması için gerekli parçaları müvekkiline teslim ettiğini, müvekkili şirketin, motorun yenilenmesi yönünde teklifte bulunmuş ise de davalı tarafın şimdilik yalnızca kaynak yapılması talebinde bulunduğunu, müşterinin bu talebi üzerine müvekkili şirketin de yalnızca kaynaklama ve taşlama işlemi yaptığını ve yaptığı işlemi faturalandırdığını, davalı şirketin, aracının motorunun arızalı olduğunu bilmesine rağmen geçici bir çözüm olarak kaynak işlemi yaptırdığını ve aracını sefere çıkarttığını, aracın seferde bozulması üzerine davalı tarafın kötü niyetli olarak bu arızanın müvekkili şirketin kusurlu hizmetinden dolayı oluştuğunu iddia ettiğini, müvekkili tarafından işlemin 19/10/2021 tarihinde yapıldığını, bunun üzerine davalı tarafın aracı 1 yıl kadar kullandığını, müvekkili tarafından bir parça değişimi blok değişimi motorun komple yenilenmesi gibi bir işlem yapılmadığını, müvekkili tarafından yapılan bu işlem karşılığında davalı tarafça müvekkili şirkete yalnızca 1.600,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından aynı dönemde motorun komple yenilenmesi işlemine karşılık almış olduğu ödemeleri gösterir başka faturalar incelendiğinde 25.000,00 TL-30.000,00 TL bandında ödemelerin yapıldığı ve motorun komple yenilenmesi işleminin karşılığı olarak bu bedellerin verilmesi gerektiği hususunun açıkça görüleceğini, davalı tarafça müvekkilinin yokluğunda Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/124 D.İş. Sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını ancak bu dosyada alınan bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, davalı tarafın motorun komple değişmesini veya yenilenmesini istemediğini, sadece ilgili parçanın kaynak yapılarak kullanıma uygun hale getirilmesini istediğini, müvekkilinin de müşterinin bu talebine uygun olarak istenilen işlemi yaptığını, faturasını kestiğini ve ödemesini de bu işleme ilişkin olarak aldığını, davalının, müvekkilinin yokluğunda yaptırılan bu tespitte belirtilen tutara ilişkin olarak Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2022/49430 Esas Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kötü niyetli olarak ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin adresini biliyor olmasına rağmen müvekkili şirketçe kullanılmayan e-tebligat adreslerine ödeme emrinin tebliğ edilmesini sağlayarak, icra takibini bu şekilde kesinleştirdiğini, müvekkili şirketin ise bu takipten şirketin menkul ve gayrimenkul mallarının haczedilmesi üzerine haberdar olduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2022/49430 Esas Sayılı dosyasına konu takipten dolayı müvekkilinin, davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine takip dosyasının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın, motor bakım ve tamiratının yapılması amacıyla davacı ... firmasına teslim edildiğini, davacının motorun incelenmesi sonucu değişimi gereken parçaların listesini müvekkili şirkete ilettiğini ve temin edilen parçaların davacıya teslim edildiğini, malzeme alımından sonra motorun gerekli bakım ve onarımının gerçekleştiğinden bahisle motorun müvekkili şirket tarafından 25.10.2021 tarihinde alındığını ve fatura bedelinin ödendiğini, motorun yanı sıra müvekkili nezdindeki şirkette aracın diğer tüm bakımları da gerçekleştirilerek aracın sevkiyata hazır hale getirildiğini, sonrasında aracın yapmış olduğu seferde arızalanarak yolda kaldığını ve servise getirildiğini, serviste yapılan incelemede, motorun krank mili uygun olmayan bir yöntemle kaynak edilmek suretiyle onarıldığının ve diğer aksama zarar verdiğinin görüldüğünü, Sulh Hukuk Mahkemesince yaptırılan tespit sonrası sunulan bilirkişi raporuyla da motordaki hasara krank milinde yapılan kaynak işleminin sebep olduğunun ve 145.790,00TL+ KDV'ye ihtiyaç duyulduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın krank milinin değişmesi gerektiğine dair bir bildiriminin bulunmadığını, müvekkili şirketin de kaynak yapılması yönünde bir talebi olmadığını, iş emrinde tespit yapılan parçaların müvekkili şirketten talep edildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklı ayıplı ifa iddiasıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/49430 esas sayılı ile başlatılan icra takibinden dolayı karşı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2022/49430 Esas sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 13/09/2022 tarihli ödeme emri ile 172.032,00TL yedek parça ve işçilik bedeli, 6.608,00TL araç mahrumiyet bedeli, 1.410,43TL ve 30,96TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 180.081,39TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 18/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, toplanan deliller, kayıt ve belgeler, tanık anlatımları, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; davacı tarafından yapılan işlemin, kusurlu bir hizmet olduğu kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere krank milinin zarar görmesinin, motorun hurdaya çıkmasına bile sebep olabileceği, çünkü motordaki değerli ve önemli kısmın, krank mili olduğu, tamir edilirken yapılacak en ufak bir hatanın, geri dönüşü pek de mümkün olmayan hasarlara yol açabileceği, krank milinin çalışabilmesindeki en büyük gereksinimlerden birinin de dengelenme özelliği olduğu, krank milinin dengelenmesindeki en büyük payın, karşı ağırlıkların kullanılması olduğu, bu karşı ağırlıkların, atalet kuvveti ve merkezkaç kuvveti olmak üzere 2 tane olduğu, atalet kuvveti'ne, eylemsizlik kuvveti de denildiği, krank milinin mukavemetinin çok yüksek olması gerektiği, aynı zamanda esnek olmasının da elzem öneme sahip olduğu, birbirine zıt gibi görünen bu iki kavramın krank bulunması gereken en önemli özelliklerden olduğu, bu özelliğin hareketi sırasında çatlamamasını ve kırılmamasını sağladığı, bu şekilde bilirkişi tarafından izah edildiği gibi, malzemesi, imalatı, dengelenmesi son derece yüksek teknoloji gerektiren motorun en önemli parçası olan krank milinin, bırakınız kaynak edilmesini, belli bir ömür neticesinde muylularda oluşabilecek yiv, aşıntı ve derin çiziklerle birlikte, yanlış onarım sonucu oluşabilecek deformasyonların krank milinde çatlamalara ve kesmeye neden olabileceği, davacı tarafından krank miline yapılan kaynak işleminin, son derece yanlış ve hatalı bir işlem olduğu, davalı tarafın talimatıyla ya da talimat dışı böyle bir işlemin yapılmamasının, belli bir eğitim alan (mektepli) kişilerin haricinde, piyasada alaylı olarak bilinen pratikten yetişme meslek erbabının da çok iyi bileceğinin bilirkişi tarafından belirtildiği, yapılan her tamir işleminde mutlaka parça değişimi yapılma gerekliliğinin bulunmamakta olup sadece onarım ve servis işlemiyle birçok motor probleminin çözülebileceği, ancak somut olayda kaynakla tamirin mümkün olmadığı, malzeme evsafını bozduğu gibi, krank milindeki statik ve dinamik balansı da bozacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, davacı tarafın tacir ve otomotiv bakım onarım konusunda unvanının bulunması da gözetilerek ilgili parçanın kaynak yapılması sonucu tamir işlemine fayda sağlamayacağının bilinmesi basiretli bir tacirden beklenen bir durum olduğu, davacı tarafın talimatla bu işlemi yaptığını beyan etmişse de açıklandığı şekilde bu hususun bir öneminin bulunmadığı, davacının kusurlu hizmeti sonucu oluşan zararı davalının cebri icrayla talep etmede haklı olduğu, dava konusu faturanın piyasa rayiçlerine uygun olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği de gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemece verilen 28/10/2022 tarihli icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir kararının uygulandığının icra müdürlüğünden gelen 20/10/2023 tarihli yazı cevabından anlaşılması karşısında İİK 72/4 md gereğince takiple kesinleşen miktar olan 180.081,39 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine ve İİK 72/4 md gereğince takiple kesinleşen miktar olan 180.081,39 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında tazminatın davacıdan alınarak, davalıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkilden yalnızca kaynak yapılması işleminin yapılmasını talep ettiği, sadece kaynak parçalarının teslim edildiği, motorun yenilenmesi konusunda teklifte bulunduklarını, davalının yapılması gereken ödemeyi yüksek bularak yalnızca kaynak yapılması talebinde bulunduğu, müşterinin bu talebi üzerine müvekkil, yalnızca kaynaklama ve taşlama işlemi yapıldığı, davalı şirketin aracında 19/10/2021 tarihinde talep üzerine yalnızca tamirat yapıldığı, bu işleme yönelik müvekkilce tahsil edilen tutarın yalnızca 1.600,00 TL olduğu, davalının, aracının motorunun arızalı olduğunu bilmesine rağmen geçici bir çözüm olarak kaynak işlemi yaptırdığı ve aracını sefere çıkarttığı, müvekkilin yapmış olduğu işlem akabinde davalının petrol taşıma işinde kullanılan aracı 11 ay boyunca yoğun bir şekilde kullandığı, her kaynak yapılan parçanın elbet bir gün yeniden aynı yerden kırılacağı malum olduğu üzere 11 ay sonra aynı yerden aynı parçanın kırıldığı, davalının motor müvekkile ilk getirildiği anda yüksek bedel ödemekten kaçındığı için yalnızca kaynaklama işlemi yaptırdığı, akabinde de sanki araçta daha önce hiçbir hasar yokken rektefiye işlemine muhtaç hale gelmişçesine daha sonra yaptırdığı rektefiye işleminin bedelini müvekkilden tahsil etmeye çalıştığı, müvekkil davalı tarafın motorunu komple değiştirilmediği, yalnızca müvekkile belirtilen parçanın onarımının yaptırıldığı, delil tespitine ilişkin raporun da kabulünün mümkün olmadığı, raporda belirtilen hususlar "sanki müvekkil motoru tamamen yenilemiş olduğunu söyleyerek motoru teslim etmiş ancak hakikatte sadece parçayı dahi değiştirmeyerek bu hususu gizleyip parçaya kaynak yaparak teslim etmişçesine" hazırlandığı, kaynak işleminin bir garantisinin olmadığı, müvekkilinin parça değişimi ya da motorun komple yenilenmesini yapmadığı, bu eylemde müvekkilin kusurunun bulunmadığı, araçta arıza meydana gelmiş olmasının müvekkil şirketin vermiş olduğu kusurlu hizmet kaynaklı olmadığı, davalının müvekkil şirketin uyarılarına rağmen aracın motorunu tamamen tamir ettirmediği, tanık anlatımlarından da anlaşıldığı üzere müvekkil şirkete yaptırılan işin kaynak yapılması işi olduğu, müvekkilinin motor yenilemesi yapılması gerektiğini söylese de davalı şirketin gerek ekonomik sebeplerle yenileme işleminin pahalı olması, gerekse de başkaca sebeplerle motor yenilemesi ve parça değişimi değil kaynak yapılması talimatı verdiği, müvekkilin işçiliğinden kaynaklanan da bir hata bulunmadığı, kaynak yapılması işinin zaten garantisi bulunmadığı, parça değişimi yerine kaynak yapılmasının tercih edilmesinin geçici bir çözümün gerektiği durumda yapılmakta olup tüm herkesçe bu durumun bilindiği, dolayısı ile kaynak yapılması işleminde, çıkma parça kullanılması durumunda bir garantinin olmadığı, diğer bir taraftan müvekkilinin yapmış olduğu bu kaynak işini çok sağlam olduğu, bir petrol şirketinin yoğun olarak kullanmakta olduğu motorda 11 boyunca dayandığı, davalının rektefiyeye muhtaç motora kaynak yaptırıp daha sonra rektefiye bedelini tahsil etmek istemek istemesinin ölçüsüz olduğu, faturalardaki fiyatın fahiş olduğu, raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 472/3 maddesi uyarınca; yüklenici işin ehli olup bedele hak kazanabilmesi için eseri fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi zorunludur. Sözleşme ve ekleri ile proje ve teknik resimlere aykırı olarak imalât yapılmış olması halinde, imalâtın bu şekilde yapılması iş sahibi tarafından talep edilmiş olsa dahi yüklenici iş sahibine karşı genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemişse, doğacak sonuçlardan kurtulamaz. İş sahibinin talimatının yerine getirilmesi halinde eserin, fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlanamayacağının iş sahibine ihbarı anlamına gelen genel ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmesine karşılık, iş sahibinin talimatında ısrar etmesi halinde yüklenicinin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Yüklenicinin ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini her tür delil ile ispatı mümkündür (Emsal Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk D.airesi'nin 2016/5146 Esas, 2017/3843 Karar sayılı ve 07.11.2017 tarihli ilamı). Somut olay incelendiğinde, davacı savunmasında; davalıya motorun yenilenmesi gerektiğinin bildirildiği fakat davalının kaynak yaptırılmasını istediği, bunun için davalıyı uyardıklarını açıklamış, bu iddiasıyla ilgili olarak dinlenen davacı tanıkları motor blokunun değişmesi gerektiğini bildirdiklerini, davalının bu arızanın kaynak yaparak giderilebileceğini bu şekilde yapılmasını söylediğini, bu arızanın kaynakla giderilemeyeceğini, bunun geçici bir çözüm olacağını, kaynak yapılsa dahi bunun ileride tekrarlama ihtimalinin yüksek olduğunu ilettiklerini, arızanın kaynakla giderilebileceği, kaynak yapılmasını istedikleri, mesuliyeti aldıklarını bildirdiklerini beyan ederek davalı iş sahibini, işin yapımına başladıklarında uyardıklarını açıklamıştır. Bu durumda davacı yüklenicinin dosya kapsamında ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat ettiği anlaşılmakla davacı yüklenicinin sorumluluğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılarak davanın kabulüne ve davalı takip başlatmata kötü niyetli olmadığından şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. (Emsal Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 25.10.2018 tarihli, 2017/2110 Esas, 2018/4086 Karar sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1.b.2 madde gereğince kaldırılmasına , davanın kabulü ile davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/49430 sayılı icra dosyasındaki takipten dolayı davacının davalıya 172.032,00 TL yedek parça ve işçilik bedeli, 6.608,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 1.410,43 TL ve 30,96 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 180.081,39 TL borçlu olmadığının tespitine ve şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2023 tarih 2022/1118 Esas, 2023/1246 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/49430 sayılı icra dosyasındaki takipten dolayı davacının davalıya 172.032,00 TL yedek parça ve işçilik bedeli, 6.608,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 1.410,43 TL ve 30,96 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 180.081,39 TL borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine 4- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.301,35 TL karar ve ilam harcından 80,70 TL peşin harç ile 3.075,33 TL tamamlama harcı olmak üzere alınan toplam 3.156,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.145,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 3.075,33 TL tamamlama harcı ile 80,70 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafından yapılan tebligat, posta gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.819,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-HMK 333. madde gereğince taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 10-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 379,00 TL posta masrafı ve tebligat gideri, 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma başvurma harcı olmak üzere toplam 1.548,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdıre-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır