Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminatı talebiyle ilgili ilk derece mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunu değerlendiriyor.
Özet: Davacı, çok taraflı bir trafik kazasında aracının elektrik direği devrilmesi sonucu hasarlanması ve değer kaybetmesi nedeniyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesince belirlenen ve kapsamlı onarımlara rağmen piyasa değerindeki düşüşü yeterince karşılamadığını düşündüğü değer kaybı tazminatının artırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuş olup, istinaf mahkemesi, davalının gerçek zararı giderme yükümlülüğü çerçevesinde, zararın aracın yaşı, hasarlı parçaların bedeli, işçilik ve KDV gibi unsurları içeren uzman bilirkişi raporuyla titizlikle belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/196 - 2026/1065
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/196
KARAR NO : 2026/1065
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21.10.2021
NUMARASI : 2020/2 Esas 2021/634 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
: 2-
: 3-
VEKİLİ :
: 4-
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 12.06.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 19.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.09.2019 günü, davalı ... AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenmiş olan davalı ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile davalı ...AŞ tarafından ZMSS poliçesi düzenlenmiş olan davalı... idaresindeki ...plakalı otomobilin çarpışması sonucu çok taraflı kaza sonucunda davalı... idaresindeki aracın kontrolden çıkarak elektrik direğine çarptığını, elektrik direğinin davacının aracının üzerine devrilmesi sonucu davacının aracının hasarlandığını, aracın onarıldığını ancak değer kaybettiğini, davalı ...AŞ tarafından 01.11.2019 tarihinde 1.126,62 TL, davalı ...AŞ tarafından 06.11.2019 tarihinde 2.957,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ancak ödemenin yetersiz olduğunu belirterek şimdilik 100.00 TL değer kaybı bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile, talebini 10.478,04 TL 'ye yükseltmiştir.
Davalı ...AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa 01.11.2019 tarihinde 1.126,62 TL değer kaybı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, sigorta şirketinin başkaca bir borcu kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce 06.11.2019 tarihinde davacı tarafa değer kaybı ödemesi yapıldığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili, istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kazanın oluşumunda davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’nın %75 oranında, davalı...’ın %25 oranında kusurlu olduğunun, davacının kusursuz olduğunun anlaşıldığı, davacının aracında meydana gelen değer kaybının belirlenmesi yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacıya yapılan ödemelerin tenzil edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 6.394,42 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kaza neticesinde davacıya ait aracın bir kısım parçalarının yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçalarının ise tamir görerek onarıldığını, aracın gördüğü bu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve TRAMER kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağının kaçınılmaz olduğunu, belirlenen değer kaybının düşük olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Bu kapsamda, konusunda uzman bilirkişi tarafından, davacının aracında meydana gelen onarım bedelinin, araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda, amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerleri gösterilerek hesaplanması, daha sonra aracın markası, modeli, özellikleri gözetilerek kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa rayiç değerinin belirlenmesi, buna göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespit edilmesi; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespiti ile bu durumda araçta değer kaybı olmayacağı; aracın tamirinin ekonomik olması durumunda ise, araçta oluşan değer kaybı bedelinin, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınarak aracın kaza tarihindeki kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı şekilde nispi metot yöntemi kullanıldığı belirtilerek aracın ayıpsız değeri ile ayıplı değerinin satış değerine oranlanması suretiyle çıkacak bedelin, indirimli bedel olarak alındığı, aracın ilk satış bedelinin hesaplamada kullanıldığı ve bir oranlama yapılarak sonuca ulaşıldığı görülmüş olup rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, davacının aracında meydana gelen değer kaybının, yukarıda açıklanan ilkelere uygun şekilde hesaplanması yönünden konusunda uzman başka bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olmayan, hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.