İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince, otoyolda tekerlek çıkması sonucu oluşan araç hasarına ilişkin itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Otoyolda seyir halindeyken ön tekerleği çıkan bir aracın davacıya ait araca çarpması sonucu meydana gelen hasar nedeniyle davacının 32.000 TL tamir masrafını karşılayarak başlattığı icra takibine davalıların yaptığı itirazların iptali ve inkar tazminatı talepli davada, ilk derece mahkemesi davayı kabulle asıl alacak ve %20 inkar tazminatına hükmetmiş; davalılar ise, sigorta genel şartlarının dikkate alınmaması, hasar bedelinin fahişliği, iskonto uygulanmaması, orijinal parça değerleri ve kusur oranına ilişkin itirazlar ileri sürerek kararı istinafa taşımıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO : 2023/2267 KARAR NO : 2026/1535İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 07/06/2023NUMARASI : 2022/220 Esas - 2023/502 KararDAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ:30/03/2022KARAR TARİHİ: 24/06/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın ... otoyolunda seyrederken önünde giden sürücü ... yönetimindeki ve ... A.Ş.'ye ait olup ... A.Ş.'ye ... sigortalı aracın tekerleğinin yolda yerinden çıkıp davacıya ait aracın ön motor kısmına zarar verdiğini, davacının aracında büyük hasar oluştuğunu, olayda davacının kusursuz olduğunu, ... plakalı davalılara ait aracın kusurlu olduğunu, davacının aracındaki hasarın tamiri için 32.000,00 TL'yi tamir servisi olan ... yetkili servisi ... Ltd. Şti.'ne ödediğini, davalıların aleyhine yapılan icra takiplerine itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazların iptaline, en az % 20 inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazadan kaynaklı istem bakımından ... genel şartları dikkate alınarak yargılama yapılması gerektiğini, hasar bedelinin davalı tarafından ispatlanması gerektiğini, davalının gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğunu, iskonto edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, orijinal parça değerlerinin dikkate alınmaması gerektiğini, davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının usulüne uygun arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, sunulan tutanağın tüketicinin korunması hakkındaki kanuna göre düzenlendiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, KTK uyarınca dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurulması gerektiğini, davalı şirket ile diğer davalı arasında trafik poliçesi düzenlendiğini, maddi teminat limitinin 41.000,00 TL olduğunu, davalının sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından iddia edilen hasara ilişkin bir somut belge olmadığını, kazaya ilişkin olarak düzenlenen ... faturasında belirtilen parçaların değiştirilip değiştirilmediğinin ispatlanması gerektiğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatının istenemeyeceğini, uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, aracın donanımlarının günlük olarak kontrol edildiğini, rutin bir kontrolle fark edilmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, davacının sigorta poliçesinin ve kasko poliçesinin bulunduğu şirketlere yazı yazılması gerektiğini, alacağın % 20'sinden fazla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının suç işlediğini, kötü niyetli olduğunu, mahkemeyi de suça alet ettiğini, kötü niyetli olduğunu, dolandırıcılık suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunulması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Tahsilde tekerrür olmamak üzere Davanın davalı ... A.Ş yönünden kabulü ile, davalı ... A.Ş tarafından İstanbul 12 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yöneltilen itirazın 32.000 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, 2-Tahsilde tekerrür olmamak üzere, Davanın davalı ... A.Ş ve davalı ... yönünden kabulü ile, davalılar ... A.Ş ve ... GOP 6 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yöneltilen itirazın 32.000 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, 3-Asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca mahkemece dava konusu kazadan kaynaklı istem bakımında ... Genel Şartları dikkate alınarak yargılamaya devam edilmesi ve hüküm kurulması gerekirken aksi yönde yargılama yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebinin fahiş olduğunu, somut uyuşmazlıkta iskonto edilerek hesaplama yapılması gerekmekte olduğundan orijinal parça değerlerinin alınmaması ve iskonto dahil olarak hesaplanması gerekirken aksi yönde hesaplama yapılarak karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkili-şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkili-şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bu kapsamda kusur oranının tespit edilerek yargılamaya devam edilmesini talep ettiklerini, ticari uyuşmazlıklar bakımından arabuluculuğun dava şartı olduğunu, davacının tüketici uyuşmazlıklarından kaynaklı arabuluculuk başvurusu yaptığını, dava şartının yerine getirilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Öncelikle husumet itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından zararın ispat edilemediğini, gerçek zararın bilirkişi tarafından hesap edilmesi gerektiğini, davaya konu kazada kusur tespiti yapılması gerektiğini, kusur incelemesi yapılmasının gerekmesi dahi alacağın likit olmadığının kanıtı olup icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kontrolü altındaki aracın davalılardan ... A.Ş.'nin malı olduğunu, davalılardan ... A.Ş. Tarafından kasko sigortası altında olduğunu,... A.Ş.'nin dava dışı diğer aracın hasar bedelini ödemiş ve sorumluluğunu kabul ettiğini, Zorunlu Trafik Sigortası dışında araçlara yapılan Kasko Sigortasının amacının da bu gibi durumlara karşı tedbirli davranmak olduğunu, bu sebeple benim davalı yerinde gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar kaza raporunda kendisi kusurlu olarak gösterilmişse de kaza günü kendisinin otoyola çıkıp lastik toplamasını beklemenin akla mantığa aykırı bir durum olduğunu, davalının mahkeme konusu olmasına gerek bile olmayan bir kazadan menfaat elde etme peşine düştüğünü davalının kötü niyetli olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 19/04/2021 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davacıya ait ... plakalı araç ile ... yönüne seyrederken ... üst geçidi mevkiine geldiğinde Başakşehir ilçesi Şahintepe Mahallesi ... Caddesinde seyir halinde iken davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının sol arka tekerleğinin yerinden çıkması sonucu aynı yönde sol şeritte seyreden ... plakalı aracının ön alt kısımlarıyla sol şeritte duran aynı lastiğe çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracının hasarlandığı nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 162/1.maddesine göre müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.Davalılar istinaf dilekçesinde aracın ... ve kasko poliçesi bulunduğunu, bu nedenle zararın sigorta şirketinden tazmin edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Yukarıda belirtilen KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Davalılar zarara sebebiyet veren aracın işleteni ve sürücüsü olduğuna göre aleyhlerine dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir. Davaya konu olaya ilişkin düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında; 19.04.2021 günü saat 23:40 sıralarında İstanbul ... ... otoyolunda Edirne yönünde ... mevkiinde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla ... yönüne seyrederken ... üst geçidi mevkiine geldiğinde aracının sol arka tekerleğinin yerinden çıkması sonucu aynı yönde sol şeritte seyreden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla kamyonun 50 m gerisinde sol şeritte duran tekerleğe aracının ön alt kısımlarıyla çarpıp emniyet şeridinde durmuş ve aynı şeritte arkasından gelen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracının ön alt kısımlarıyla sol şeritte duran aynı lastiğe çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın KTK 59. Madde kuralını ihlal ettiği, ... plakalı aracının alt kısımları, airback ve ön camının hasarlandığı belirtilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ... 'ın %100 kusurlu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun olmadığı belirtilmiştir.Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun davacıya ait aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak kaza ile uyumlu olup olmadığı değerlendirilerek konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hesaplamaya ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.Haksız fiil neticesinde maddi zarar meydana gelmiş ise, zarar gören haksız fiil neticesinde meydana gelen gerçek zararını talep edebilir. Oluşan hasarın onarılarak giderilmesi halinde, davacının talep edebileceği miktar, kaza tarihi itibariyle piyasa koşullarında onarım bedeli ile sınırlı olup, bu şekilde tespit edilen bedelden ayrıca iskonto uygulanamaz. Aracı hasar gören davacının zarar gören 3. Kişi olduğu, hasar onarımının orjinal parça üzerinden ve iskonto yapılmadan hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu yöne değinen davalı istinafı yerinde görülmemiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı Kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ne var ki karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası 2918 sayılı Kanun ile düzenlendiğinden karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabulucuk dava şartına tabi değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12689 E. ve 2024/4378 K. sayılı kararı) Somut olayda; davadan önce sigorta şirketine başvuru dava şartı yerine getirilmiştir. Davalı işleten ve sürücü yönünden mahkemelerde dava açılması için herhangi bir dava şartı öngörülmemiştir. Bu durumda dava, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk yoluna tabi olmadığından davalı ... A.Ş vekilinin zorunlu arabuluculuğa ilişkin istinafı yerinde görülmemiştir.Davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti için yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Ancak bu yöne ilişkin sadece davalılardan ... A.Ş. vekili istinaf talep ettiğinden davacı lehine oluşan hukuki kazanılmış haklar gözetilerek hükmün sadece bu davalı yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. Bu nedenle; davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekili vekilinin istinaf başvurularının reddine,Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Tahsilde tekerrür olmamak üzere Davanın davalı ... A.Ş yönünden kabulü ile, davalı ... A.Ş tarafından İstanbul 12 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yöneltilen itirazın 32.000 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına,2-Tahsilde tekerrür olmamak üzere, Davanın davalı ... A.Ş ve davalı ... yönünden kabulü ile, davalılar ... A.Ş ve ... GOP 6 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yöneltilen itirazın 32.000 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, 3-Asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalılar ... A.Ş. ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... A.Ş. yönünden icra inkar tazminat talebinin reddine,4-Harçlar Kanununca alınması gerekli 2.185,92 TL ilam harcından peşin yatırılan 386,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 1799,44 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 9.200,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 386,48 TL peşin harç, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 168,25 TL tebligat ve posta giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının yatıran taraflara iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.185,92 TL harçtan peşin alınan 600,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.585,92 TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, c-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.185,92 TL harçtan peşin alınan 546,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.639,44 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3- Davalı ... A.Ş. ile davalı ...'ın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/06/2026