Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, kaskolu traktörün yetkisiz çekilmesiyle oluşan hasarın sigorta poliçesi kapsamında olduğuna dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini değerlendiriyor.
Özet: Davacıya ait kaskolu traktörün çamurdan kurtarılmaya çalışılırken hasar görmesi üzerine sigorta şirketine karşı açılan tazminat davasında, davalı sigorta şirketinin hasarın kasko kapsamında olmadığı savunmasına rağmen, ilk derece mahkemesi, poliçedeki ek teminat şartının yetkisiz çekme durumlarını da kapsadığını, bu nedenle meydana gelen hasarın kasko poliçesi kapsamında olduğunu ve sigorta şirketinin davacının tamir giderlerini ticari faiziyle birlikte ödemekle yükümlü olduğunu tespit ederek davayı kabul etmiş, davalı vekili bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
DİYARBAKIRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO :2023/1755 KARAR NO :2026/870T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVANIN KONUSU :TazminatBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİKARAR TARİHİ :11/06/2026Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili; müvekkiline ait ... plakalı traktörün ... tarihinde yaşanan olay nedeniyle hasara uğradığını, hasara ilişkin ... İlçe Jandarma Komutanlığınca aynı tarihte olay yeri görgü ve tespit tutanağı düzenlendiğini, hasarın ... Otomotiv tarafından davalı sigorta şirketine ihbarı üzerine eksper atandığını ancak kaskolu araçta meydana gelen hasarın davalı tarafından karşılanmadığını, hasarın bedelinin karşılanması için ... tarihinde davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını, bunun üzerine kaskolu traktörün tamiratının müvekkili tarafından yaptırıldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından ... Otomotiv'e ... tarihli fatura karşılığı ... TL, ... isimli firmaya ... tarihli fatura ile ... TL ve ... adlı firmaya ... TL olmak üzere toplamda ... TL ödeme yapıldığını, meydana gelen hasarın kasko poliçesi kapsamında olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi düzenlenen ve poliçenin geçerlilik süresi içerisinde kaskolu traktörde meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının hasar bedelini talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketi imzalanan kasko sigorta sözleşmesi ile kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarı poliçede belirtilen şartlarla karşılamakla yükümlü olduğu, her ne kadar davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamış ise de, yargılama aşamasında kaskolu araçta meydana gelen hasarın kaskolu aracın yetkisiz bir araçla çekilmesinden kaynaklı oluştuğunun ileri sürüldüğü, Kara taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.4. maddesinde ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilecek zararların tek tek sayıldığı, Kasko Genel Şartlarının 4.7. maddesinde yetkili olmayan kişilerce araca gelecek zararlar ile kurallara uygun olmadan çekilen ve çektirilen araçlarda meydana gelen zararların da ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebileceğinin düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan kasko sigorta poliçesinin ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilen teminatlar başlıklı 4.7. maddesinde de, yetkili olmayan kişilerce araca gelecek zararlar ile kurallara uygun olmadan çekilen ve çektirilen araçlarda meydana gelen zararlar kasko teminatına dahil edildiği, davacıya ait kaskolu traktörün çamura batması sonucu başka bir traktör tarafından çekilmeye çalışılırken davaya konu hasar meydana geldiğine ve rizikonun bu gerçekleşme şeklinin de ek sözleşme ile teminat altına alındığına göre davalı sigorta şirketi kasko sigorta poliçesi kapsamında kaskolu araçta meydana gelen hasarı karşılamakla yükümlü olduğu, dosya kapsamında alınan ve denetime elverişli kabul edilen ek bilirkişi raporunda davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarı tespit edilldiği, her ne kadar davalı vekili tarafından bilirkişi raporunda belirlenen hasar miktarına da itiraz edilmiş ise de, hesaplamanın davacı tarafından onarıma ilişkin dosyaya sunulan faturalara göre yapılmış olmasına, tespit edilen miktarın kaza sonrası düzenlenen kasko kesin ekspertiz raporunda belirtilen miktardan daha düşük olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazın yerinde görülmediği, sonuç olarak, kaskolu araçta meydana gelen hasarın kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiği ve dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile ... TL'nın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı dosya içinde birbiri ile çelişen 2 rapora istinaden karar vermesinin eksik inceleme ve araştırma sonucu olduğunun açık olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin dava konusu hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı ve hasarın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı hususlarını da araştırması gerektiğini, yandan çamura saplanan aracın bulunduğu şartlar itibari ile teknik açıdan kendisini kurtarabilecek bir özelliğe sahip çekicinin çağrılıp çekme işlemi yapması gerekirken, bu şartlara haiz olmayan dava konusu traktör tarafından çekilmeye çalışılmasının zararın oluşmasına davetiye çıkardığını, sigortalının bu durumu düşünerek ve gerekli tedbirleri almak zorunda olduğu sigorta poliçesinin kendisine yüklediği bir sorumluluk olduğunu, aracın yetkili olmayan kişilere çektirilen bir araç olduğunu ve akabinde zararın oluştuğunu, sigortalının rizikonun ortaya çıkması veya azaltılması konusunda gerekli özeni göstermediğini, ayrıca kazanın kasko sigortası kapsamında kaldığı konusunda yeterli ve teknik bir açıklama yapılamadığını, aracın onarım faturalarında belirtilen parça türleri ve ederleri konusunda da bilirkişi heyetinin hiç bir araştırma ve inceleme yapmadan doğrudan bunları baz almasını kabul etmediklerini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.Uyuşmazlık, davacının mâliki olduğu traktörde meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı, poliçe teminatı kapsamında ise hasar miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır.Dosya kapsamının incelenmesinden; davacıya ait ... plaka sayılı traktör için ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından genişletilmiş maksimum kasko sigorta poliçesi düzenlendiği, ... plakalı zirai traktörün ... isimli şahsın sevk ve idaresindeyken ... tarihinde ekili arazi içerisinde ilaçlama yaptığı sırada çamura saplandığı, çamurdan çıkamaması üzerine bir başka traktör yardımı ile çekilerek çıkarılmaya çalışıldığı ancak yapılan çekme-kurtarma çalışmalarında traktörün ikiye bölündüğü, olay sonrası bulunduğu bölgeye bakan jandarma kolluk kuvvetleri tarafından kaza zaptı düzenlendiği ve traktör sürücüsü ile ilgili alkol ölçümü yapıldığı, alkol ölçümü sonrası traktörün onarım servisine çekildiği, hasarın davalı sigorta şirketine ihbar edildiği, hasar incelemesi yapmak için atanan ....'nde görevli eksper tarafından düzenlenen ... tarihli kasko kesin ekspertiz raporuna göre KDV dahil ... TL yedek parça ve ... TL işçilik bedeli olmak üzere toplamda ... TL hasar bedeli belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasarın Kara Araçları Kasko Sigorta Genel Şartları A.1. maddesine göre sigortanın konusu kapsamına girmediği gerkeçesiyle ödeme yapılmadığı ve hasarın teminat dışı olarak değerlendirildiği, davacı tarafından hasar onarımına ilişkin ... Otomotiv tarafından düzenlenmiş ... tarihli ve ... TL, ... tarafından düzenlenmiş ... tarihli ve ... TL bedelli ve ... tarafından düzenlenmiş ... tarihli ve ... TL bedelli olmak üzere toplamda ... TL bedelli faturaların dosyaya sunulduğu, ... tarihli bilirkişi ek heyet raporu doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilerek ... TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın davalı tarafından istinaf edildiği anlaşılmaktadır.Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri; gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacının geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.Kara taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.4. maddesinde ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilecek zararlar maddeler halinde sayılmış, Genel Şartlarının A.4.7.maddesinde yetkili olmayan kişilerce araca gelecek zararlar ile kurallara uygun olmadan çekilen ve çektirilen araçlarda meydana gelen zararlarında ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan ... numaralı kasko sigorta poliçesinin 2. Sayfasında ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilen teminatlar başlıklı 4.7. maddesinde de, yetkili olmayan kişilerce araca gelecek zararlar ile kurallara uygun olmadan çekilen ve çektirilen araçlarda meydana gelen zararlar da kasko teminatına dahil edilmiştir. Buna göre, kasko sigortalı aracın başka bir araç tarafından çekilmesi sırasında meydana gelen hasarın teminat kapsamında olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin hasarın teminat kapsamı dışında olduğu yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Öte yandan; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 2. maddesinde bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarında, karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur.Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; kasko sigortası ile sigortalı traktör tarla içerisinde ilaçlama yaparken çamura saplandığı ve çamurdan çıkamaması üzerine bir başka traktör yardımı ile çekilerek çıkarılmaya çalışıldığı sırada yapılan çekme-kurtarma çalışmalarında traktörün ikiye bölünerek hasarlandığı, olay sonrası bulunduğu bölgeye bakan jandarma kolluk kuvvetleri tarafından kaza zaptı düzenlendiği, hasarın oluş şekli itibariyle çekme-kurtarma çalışmaları sırasında hasarlanan aracın kasko teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip, karayolu ile bağlantısı olan, bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. Hasarın meydana geldiği tarla ile ilgili olarak dosyada yer alan fotoğraflar incelendiğinde tarlaya bağlanan arazi yolu olduğunun görüldüğü tespit edilmiştir. Buna göre, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin (tarlanın) karayolu ile bağlantısı bulunduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK'nun 2. maddesi gereğince karayolu bağlantısı olduğundan kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerden olup, meydana gelen zarar teminat kapsamında kabul edildiğinden davalı vekilinin kazanın meydana geldiği yerin karayolu olmadığı iddiası da yerinde görülmemiştir. Her ne kadar davalı vekilince hasarın teminat kapsamında olup olmadığı hususunda, dosyada alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu ileri sürülmüşse de, sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporun gerekçesiz olduğu ve bilirkişi tarafından hasarın neden teminat kapsamı dışında olduğu açıklanmadığından bu raporun geçerli bir rapor olmadığı, hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporunun gerek gerçek hasar tutarının tespiti gerekse teminat kapsamı yönünden yerinde olduğu değerlendirildiğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Yukarıda belirtilen sebeplerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.329,09 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 582,30 TL peşin harçtan MAHSUBUNA, bakiye 1.746,79TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,3-)İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,4-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-) Dairemiz kararının kesin olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-a ve 7550 sayılı Kanun ile değişik Ek 1. maddesinin 2. fıkrası hükümleri gereğince, dava değerinin (... TL) davanın açıldığı 2021 yılında geçerli olan temyiz kesinlik sınırının (... TL) altında olması nedeniyle miktar itibarıyla KESİN olmak üzere karar verildi.