İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, havalandırma sistemi arızasından kaynaklanan mağaza ürün zararı ve haksız fiil tazminatı talepli davanın istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacı, komşu işletmenin havalandırma sistemindeki arıza sonucu mağazasına duman, kurum ve yağ maddesi bulaşarak ürünlerinin satılamaz hale geldiğini ve bu zararın giderilmesi için her iki davalıdan tazminat talep ederken, davalı ise yeni kurulan sisteminde böyle bir arızanın olmadığını, olayın yaşandığı anda yapılan tespitlerde ürün zararının belirtilmediğini, duman ve kokunun komşu mağazalar arasındaki tavan boşluklarından veya çarşı içindeki yoğun hava akımından kaynaklandığını ileri sürerek sorumluluğu reddetmiş ve davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1196
KARAR NO : 2026/3383
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/12/2025
NUMARASI : 2025/692 Esas - 2025/1033 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.01.2018 tarihinde ... ....’ın işletmeciliğini üstlendiği firmanın havalandırma sisteminin arızalandığı ve bu arızalanma neticesinde şahsına ait ... isimli mağazasının içerisine kurum ve yağ maddelerinin duman yolu ile sebep olduğu zarar meydana geldiğini, ... ürünleri ve oyuncakların üzerine yapışkan yağ ve is kurum bulaştığını ve ... ürünlerinin satılamaz hale geldiğini, ...İşletmesi havalandırma sisteminin ... çalışanı sorumlu şefi ...’dan alınan bilgiler dahilinde havalandırma sisteminin arızalandığı ve yine aynı katta ve yan tarafta bulunan ... ... adı altında faaliyet gösteren esnafın dükkanının içine kokunun ve dumanın yoğun sızdığı ve durumdan restoran müdürü ...’a bilgi verildiği ve tespitin yerinde yapılarak müşahit şahıslarca imza ile tutanak altına alındığını;, mevcut zarar ve ziyandan her iki davalının da haberdar olup, türlü uyarılara rağmen zararının giderilmemiş olup, ... ... İşletmelerinin bakım ve gözetim yükümlülüğünün bulunması ve diğer davalı ... ... İşletmesinin de kusur sorumluluğunun bulunması sebebi ile zararının her iki davalıdan fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi zararlarının müştereken ve müteselsilen karşılanması
na karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'nın vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin ilk defa bu ...'nin zemin katında ...mağazasını, franchise sözleşmesi şartları çerçevesinde ve franchise veren ile hem ... yönetimi hem de ...'nin malikleri denetiminde bir tadilat süreci sonucunda faaliyete
geçirdiğini;, mağazanın tüm dekorasyonu, tesisatı vb teknik alt yapısının sıfırdan yapılmış olup var olan bir ...mağazasının
dönüştürülmesinin söz konusu olmadığını (gerek mutfak gerekse baca tesisatının sıfırdan yapıldığı yeni bir mağaza olduğunu), davacının ... güvenlik personeline tutturduğu tutanağın tarihinin 20.01.2018 olduğunu, müvekkilinin ... içindeki mağaza için Ticaret Sicil mükellefiyet kaydının tescil edildiği tarihin 03.11.2017 olduğunu; 2,5 aydan az bir süre zarfı içerisinde faaliyette bulunan bir ...mağazasının mutfak bacasında ne kadar kurum birikebileceğini, yağın birikmesi durumunun ise mümkün olmadığını, davacının kurum ve yağ sebebi ile zarara uğradığının iddiasının kendisinin hayatın mutad akışına da aykırı olduğunu, davacının tutturduğu tutanakta, kurum, yağ vb sebeple herhangi bir zarar -ziyandan bahsedilmediğini, salt bir kokudan ve birazda dumandan bahsedildiğini, davacının davasına delil olarak dayandığı tutanağı tanzim eden aynı personel tarafından yine aynı gün, 20.01.2018 tarihinde tanzim edilmiş ve davacının işyerinde yapılan tespit üzerine tutulmuş tutanakta mevcut olduğunu, söz konusu tutanakta davacının işyerinde sadece duma görüldüğünü, herhangi bir ürün zararı tespit edilmediğini, mağaza içinde zarar gören ürün ya da malzeme görülmediğini belirttiğini, dolayısı ile davacının iddiasında ki kurum ve yağ sebebi ile ya da başka bir sebeple 20.01.2018 tarihinde dükkanına koku ve yağ gelmesinden dolayı herhangi bir ürün zararına uğramadığının ispatlandığını, müvekkiline ait ...mağazasının havalandırma sistemleri proje ve imalat işlemlerini yapan mühendislik firmasının mahallinde keşif ve tespitler neticesinde tutmuş olduğu tutanak olduğunu, bu tutanaktaki tespitlere göre müvekkiline ait mağazanın havalandırma sisteminde arızanın zaten hiç olmadığını, davacının dükkanına giden dumanın
ve kokunun sebebinin, ... çarşısı içinde bulunan kapının, mal sevkiyatı sebebi ile fazlaca açılıp kapanmasından oluşan fazla hava akımı olduğunun belirtildiğini, ayrıca tutanakta, duman ve kokunun, davacıya ait işyerine tavan arasında bulunan boşluklardan girdiğini, bu boşlukların, ... yönetiminin dükkanları ayıran duvarları zeminden üst kat tablasına kadar tamamen bölmeyip ve izole etmemiş olmasından meydana geldiğini, bu sebeple hem müvekkilinin hem de davacıya ait iş yerinin tavan aralarının açık bırakılmasından dolayı davacının iş yerine koku ve duman girdiğini, söz konusu duman ve koku şikayetinin 1 kez yaşandığını onun da müvekkiline ait herhangi bir teknik arızası ya da havalandırma sistemi arızası ile ilgisi olmadığını, davacıya ait iş yerine gidenin, fazla hava akımı sebebi ile koku ve biraz da duman olduğunu, davacının olaydan 4 ay sonra sunmuş olduğu USB belleğindeki delile itiraz ettiklerini, davacının 10.000 adet üründe hasar ve ziyan iddiasına rağmen olay günü 20.01.2018 den beri tespit yaptırmadığını, geçen 4 ay boyunca da tespit yaptırmaya, bir şekilde ihtarname keşide etmeye, yazılı bildirimde bulunmaya lüzum görmediğini, davacının dava dilekçesinde zikretmediği, bahsini geçirmediği, aıf yapmadığıı böyle bir delili, sayın mahkmenin tensiben kararı ile sorması üzerine sunmuş olmasının bunun sonradan hazırlandığını gösterdiğini, davacının mağazasında sunduğu her parça ürünün bir alış faturası, envantere kayıt bedeli ve doğal olarak bir de satış bedelinin olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, davacının iş yerindeki işin niteliği gereği iddia edilen ve dava konusu edilen gerekçeyle oluşacak zararını belirlemesinin imkansız ya da güç olmayıp bizzat davacının kendisinin belirleyebileceğini, eğer davacının ürünlerinde zarar oluştuğunu iddia ediyor ise Ürün adedi x Adet satış bedeli = Zarar hesabı ile tespit edebileceği dava değerini, belirsiz alacak davası açarak bilirkişi incelemesi neticesine göre belirleyemeyeceğini beyan etmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekilinin cevap dilekçelerinde özetle;
Müvekkilinin ne davacı ile ne de diğer davalı ile hiçbir hukuki ilişkisi bulunmadığını, bu kimselerin ne mal sahibi ne de kiraya vereni olduğunu, müvekkilinin binanın yanlızca bir bölümünde davacı gibi kiracı olup bu bölümleri de alt kiracılara kiralamış durumda olduğunu, ayrıca binanın en büyük kiracısı ve isim hakkı sahibi olduğundan ... ile ilgili giderleri kendisinin karşıladığını, diğer kiracılardan aidatları topladığını ve reklamlar yaptığını, kiraya veren ya da kiracıyla arasındaki hiçbir sözleşmede zarar tazmini giderme gibi bir yükümlülüğü olmadığı gibi kanundan doğan bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, malik adına temsil yetkisinin müvekkil şirkette olmadığını ve kamu
hukukundan doğan temsil yetkisinin de mevcut olmadığını, müvekkilinin meydana gelen olayda kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluk hükümlerine de tabi olmadığının sabit olduğunu, davacının davasına delil olarak sunduğu tutanakta sadece koku ve dumandan bahsedildiğini, bunların da ... ürünlerine zarar vermeyeceğinin aşikar olduğunu, davacının davasını ispat edecek hiçbir vasıtayı öne sürmediğini, bundan sonra sunulacak herhangi bir delile de muvaffakıyetlerinin olmadığını, davacının müvekkili şirkete hiç aidat ödemediğini ve binadaki tüm hizmetlerden ödeme yapmadan haksız olarak faydalandığını, bu alacağa ilişkin müvekkil şirketin icra takipleri ikame ettiğini ve itirazlarına ilişkin yargılamanın devam ettiğini, taraflarla şirketleri arasında sözleşmesel bir bağ bulunmadığını, şirketlerine aidat ödediklerini, ...'ın şirketlerine 119.129,00TL borcu bulunduğunu beyan etmiş, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında dinlenen davacı tanığı ... ... (... güvenlik müdürü), davalı tanıkları ... beyanı ve celp edilen kayıtlar, alınan kök ve ek bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde dava konusu ...'de davalı ...-...'a ait işletmede havalandırma arızası sonucunda işletmedeki dumanın ...'ye ve davacıya ait ... isimli mağazaya yayıldığı, alınan raporlar gereğince davacının mağazasında yer alan ürünlerin zarar gördüğü, davacının mağazasında zarar gören ürünlerin bilirkişi ...tarafından alınan bilirkişi raporu ve yerinde yapılan tespitler (bilirkişi tarafından isabetli olarak ambalajsız ürünler zarar hesabına dahil edilmiş ve gerekli karşılaştırılmaların yapıldığı görülmüştür.) nazara alındığında davacı 69.485,17-TL olduğu, bilirkişi heyetinde yer alan kimya ve ... mühendisi bilirkişinin isabetli olarak belirttiği üzere dava konusu olan ve bilirkişi ...tarafından tespit edilen ürünlere duman ve koku sirayet etmesinin ürünleri kullanılamaz hale getirdiği, davacının bu ürünlere yönelik zararın tazmini yönünde talepte bulunabileceği, davalılardan ...-...'ın kusur sorumluluğu ilkeleri gereğince, diğer davalı ... ... .. A.Ş'nin ... işletmecisi olması sebebiyle TMK 2 maddesi gereğince sorumlu olduğu (benzer yönde bknz; Kapatılan Yargıtay 13. HD. 2008/4120 Esas 2008/9661 Karar sayılı ilamı), davalı ... ... .. A.Ş'nin gerekli tüm önlemleri aldığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği ancak bu yönde davalı ... ... .. A.Ş' tarafından sunulmuş bir delilin olmadığı nazara alındığında davalıların oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, tarafların tacir olması sebebiyle davacının avans faizi talebinde bulunabileceği ancak davacı tarafından sunulan ıslah dilekçesinde faiz cinsi beliritlmediğinden talebin yasal faize ilişkin olduğu mahkememizce değerlendirilmiş, anılan gerekçelerle davanın kabulüne, 69.485,17-TL'nin haksız fiil tarihi olan 20/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalılar, dava konusu işyerinde duman sızıntısı olmadığını, havalandırma arızasının olmadığını beyan etmekte ise de; ... güvenlik müdürü olan tanık ... ve davalı tanıkları ... beyanı nazara alındığında davalı itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiş, davalı itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davalılar tarafından davacının zarar gören ürünlerini ispat edemediği gibi ürünlerin yağ veya dumandan etkilenerek zarar gördüğünü de ispat edemediğini beyan etmektedir. Dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporunda özellikle bilirkişi ...tarafından yerinde yapılan inceleme ve karşılaştırmalar sonucunda bulunan zarar miktarının dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca kimya mühendisi ve ... uzmanı olan teknik bilirkişilerce duman sızması halinde davacıya ait ürünlerin kullanılamaz hale geleceği açıkça tespit edildiğinden davalıların aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın kabulüne; 69.485,17-TL'nin haksız fiil tarihi olan 20/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davalı ... vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, davacının davasını ispat edemediğini, davacının zarar görmüş tek bir ürünü dahi bulunmadığını, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, bilirkişilerin ürünlerin hiç birini görmediğini, Mahkemenin hem ıslaha ilişkin zamanaşımı itirazlarını nazara almadığını, hem de davanın ıslahen değeri artırılmış kısmi dava olduğunu gözden kaçırarak ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden itibaren değil olay tarihinden itibaren işleyen faize hükmettiğini, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir haksız eyleminin bulunmadığını, huzurdaki davada tazminat koşullarının oluşmadığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Davacı tarafından, davalının kusurlu eylemi sebebiyle uğradığı zararların tazmini talepli tazminat istemine ilişkindir.
TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalı tarafın kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiği,İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, uzman heyet raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplama ve kusur oranınına yönelik tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf isteminin reddi gerekir.
Dava dilekçesi içeriğinden, davanın belirsiz alacak davası olduğu, davacının alacak miktarının yargılamayı gerektirmediği, haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Taraflarca talep edilmesi halinde bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Bu duruma göre İlk Derece Mahkemesince faiz başlangıç tarihi olarak haksız fiil tarihinin esas alınması usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir (Emsal nitelikte Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/11851 Esas- 2023/13357 Karar, 2021/2332 Esas-2022/9291 Karar sayılı ilamları).
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/692 Esas 2025/1033 Karar sayılı 04/12/2025 günlü kararına yönelik davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.746,53 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.186,68 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.559,85 TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2026