İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin, bir sigorta şirketinin kepçe çarpması sonucu meydana gelen klima hasarı nedeniyle açtığı rücuen alacak ve itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin yetersiz delil değerlendirmesiyle davanın reddine karar vermesi üzerine yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf kararı, bir sigorta şirketinin, sigortalısına ait klimanın hafriyat çalışması sırasında bir kepçe tarafından hasar görmesi üzerine yaptığı ödemeyi rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davayla ilgilidir; ilk derece mahkemesi, davacı şirketin davalının kusurunu kesin olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, ancak istinaf incelemesinde, uzman raporunda hasarın hafriyat kepçesi çarpması sonucu gerçekleşmesinin muhtemel olduğu belirtilmesine ve davalı vekilinin olay yerinde başka makinelerin de çalıştığı yönündeki savunmasına rağmen, ispat yükünün ve kusurun belirlenmesi hususunda eksik inceleme yapıldığı ihtimali değerlendirilmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2022/319 KARAR NO: 2026/653T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 22/11/2021NUMARASI: 2021/160 Esas - 2021/889 KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 06/05/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 10.09.2017 tarihinde dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin ...Mah. ... Cad. No : ...İSTANBUL adresindeki işyerinde 10.09.2017 kazı çalışmaları yapıldığı sırada kepçenin klima dış ünitesine çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, söz konusu kepçenin davalı şirkete ait olduğunu, hasarın meydana gelmesinde davalı şirkete ait araç asli ve tam kusurlu olduğunu, binanın dış cephesinde bulunan klimaya çarparak klimayı kullanılamaz hale getirdiğini, bu sebeple .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve usule aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesini, % 20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı şirket makine operatörleri ile yapılan görüşmede, davacının zararın meydana geldiği yerde iddia olunan zararın kendilerince verilmediğini beyan ettiklerini, bahsi geçen inşaat alanının otel inşaatı olduğunu, aynı adreste müvekkili şirketin makinesinden başka, mobil vinç, kiralık ekskavatörler ve iş makinelerinin de çalıştığını, iddia olunan hasarı hangi şirkete ait makinenin verdiği tespit edilmeden davalı şirketin sorumlu tutulmasının haksız olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; kusur iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmektedir.Tarafların kusur durumuna yönelik olarak yapılan değerlendirmede; davacı sigorta şirketi sigortalısına ait klimada meydana gelen hasarın davalı tarafça meydana getirildiğini açıkça ortaya koyamadığı, kural olarak bir iddiada bulunan kimsenin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı, bu durumda davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Somut olayda davalının kusurlu davranışı sebebiyle meydana gelen zararın tespiti ekspertiz raporu ile kesinlik kazandığını, bilirkişi raporu alınmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, üçüncü kişinin zararından da ( somut olayda kepçeyi kullanan kişi ) işleten sıfatı ile davalının sorumlu olunduğunu, halefiyet esası gereği ve KTK ve TBK hükümleri beraber değerlendirildiğinde, davalı tarafın mevcut olan sorumluluğunun da göz ardı edilemeyeceği ni belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEHMK'nun 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, TTK 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına makina kırılması sonucu ödediği tazminatın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişki olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemidir..... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, dava dışı sigortalıya yaptığı hasar ödemesi nedeniyle 7.390,02 TL asıl alacak ve 858,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.248,27 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 03/10/2017 tarihli ekspertiz raporunda, kendilerine iletilen hasar fotoğraflarında dış ünite platformunun kırıldığı ve hasar konusu ünitenin montaj olduğu kısımdan koparak aşağıya doğru sarktığı, platformunun bulunduğu otelin bahçe duvarı ile yan bina arasında boşluk bulunduğu, sigortalının yan tarafta boşluğu da içeren kısımda inşaat hafriyat çalışması yapılmakta olduğu, platforma hafriyat kepçesi vurması sonucu hasarın gerçekleşmesinin muhtemel olduğu belirtilmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan 11.03.2021 tarihli delil listesinde tanık listesi sunulmuş ve hafriyat işi yapılan şirket (.......A.Ş.) belirtilmiştir. Mahkeme tarafından dava dışı...... A.Ş. ye müzekkere yazılarak 10/09/2017 tarihinde inşaatta hafriyatta çalışan makina sahiplerinin araştırılarak isimlerinin bildirilmesi ve haksız fiil tarihinde klimanın hasar görmesi sonucu tutanak olup olmadığı hususlarında bilgi verilmesi istenilmiştir...... A.Ş. tarafından mahkemeye gönderilen cevabi yazıda, davalının 2017 yılında dava dışı şirkete ait ...Binasının hafriyatını yaptığı, şirket kayıtlarında meydana gelen klima hasarı ile ilgili olarak sonradan alınan duyum dışında kendilerine intikal eden bir husus olmadığı, inşaatta çalışan makinaların hafriyat işlerini yana Kacırlar şirketinin mülkiyetinde veya kiraladığı araçlar olmasının mümkün olduğu, ancak bu konuda kayıtlarda o gün çalışan operatörün kim olduğu konusunda yazılı bir belge/bilginin bulunmadığı, şirkete intikal eden kaza tutanağı bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı tanıkları ... ve ... duruşmada dinlenilmiş olup, beyanlarında kendilerinin hasar verme olayı ile ilgisinin bulunmadığı, sahada başka firma araçlarının da bulunduğu belirtilmiştir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır.6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Somut davada, ... sayılı poliçe, ile sigortalı bulunan dava dışı ...... A.Ş. nin makina kırılması teminatı ile 10.09.2017 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Dinlenen tanık beyanları, dava dışı sigortalı ...... A.Ş.'nin cevabi yazısı, ekspertiz raporu birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığa konu hasar ile ilgili olarak davalının her hangi bir kusurunun tespit edilmemiş ve delillendirilmemiş olduğu, bu nedenle davalıya sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşılmakla; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur.HMK'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/05/2026