Partnerlik sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin ifa edilmemesi nedeniyle açılan itirazın iptali davasında ticari nitelik, mücbir sebep ve görevli mahkeme tartışılıyor.
Özet: Bir şirket, partnerlik sözleşmesi kapsamında altı yabancı uyruklu çalışanın temini için ödeme yapmasına karşın, sadece bir çalışanın kısa süreliğine gönderilmesi ve diğerlerinin hiç gelmemesi üzerine sözleşmeyi feshederek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası açmıştır. Davacı, edimlerin eksik ifası nedeniyle ödenen bedelin iadesini ve icra inkar tazminatı talep ederken, kar amacı gütmeyen davalı dernek, sözleşmenin ticari nitelikte olmadığını ileri sürerek görevsizlik itirazında bulunmuş; Nepaldeki iç karışıklıkların mücbir sebep teşkil ettiğini, ifayı imkansız kıldığını ve kısmi ifa gerçekleştiği için tam iadenin haksız zenginleşme yaratacağını savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/239 Esas
KARAR NO : 2026/484
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2026
KARAR TARİHİ : 29/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 18/08/2025 tarihinde Partnerlik Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin 19.500-TL artı KDV ödemeyi taahhüt ettiğini, 22/08/2025 tarihinde 23.400-TL tutarındaki sözleşme bedelinin davalıya ödendiğini ve ... nolu faturanın düzenlendiğini, sözleşme gereği 6 yabancı uyruklu çalışanın 08/09/2025 tarihinde işe başlamasının kararlaştırıldığını, ancak 15/09/2025 tarihinde sadece bir kişinin gönderildiğini, diğer çalışanların 06/10/2025 tarihinde başlayacağının beyan edilmesine rağmen kimsenin gelmediğini, gelen tek kişinin de oturma izni bittiği için Kasım ayında çalışmasının son bulduğunu, davalının edimlerini yerine getirmediğini, bu durumun davalıya defalarca bildirildiğini, sonuç alınamaması üzerine ... 23. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini ve ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, ihtarın 10/11/2025 tarihinde tebliğine rağmen bedelin iade edilmediğini, ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının haksız ve mesnetsiz itiraz ettiğini, ...sayılı arabuluculuk dosyasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı yasal süresi içerisinde cevaplarını sunduklarını, müvekkil derneğin 5253 sayılı Dernekler Kanunu uyarınca kurulmuş kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olduğunu, taraflar arasındaki partnerlik sözleşmesinin ticari bir faaliyet niteliği taşımadığını, bu nedenle genel görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, ayrıca ...’nin tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyetine sahip olmadığını ve husumet itirazında bulunduklarını, 18/08/2025 tarihli sözleşme kapsamında müvekkil derneğin üzerine düşen özen borcunu ifa ettiğini, proje kapsamında bir stajyerin eşleşmesinin sağlandığını, diğer eşleşmelerin ise Nepal'de meydana gelen ve Başbakanlık sarayının yakılmasına kadar varan kitlesel protestolar ile iç kargaşa nedeniyle imkansız hale geldiğini, bu durumun mücbir sebep teşkil ettiğini, ... kamu makamlarının kapanması ve sınır kontrollerinin durması sebebiyle borcun ifasının imkansızlaştığını, müvekkil derneğin bu süreçte herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sözleşmenin 8. maddesi uyarınca gerekli bildirimlerin yapıldığını ve alternatif teklifler sunulduğunu, gönüllülerin uçak biletlerinin dahi temin edildiğini ancak müdahale edilemez bir imkansızlıkla karşılaşıldığını, davacı taraf ile her aşamada iletişim kurulduğunu, sözleşmenin 6.5. maddesinde sorumluluk sınırının belirlendiğini ve davacının tüm bedelin iadesini talep etmesinin akdi sadakat ilkesine aykırı olduğunu, kısmi ifa gerçekleştiğinden bedelin tamamının iadesinin haksız zenginleşme oluşturacağını, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve oranına itiraz ettiklerini, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olmadığını belirterek haksız davanın reddini, icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, vergi kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Dava, itirazın iptali davasıdır.
HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
6102 sayılı TTKnun 4.maddesinde hangi davaların ticari dava ve çekişmesiz yargı işleri olduğu sayılmış olup, buna göre her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTKnun da TMKnun 962 ile 969.maddelerinde; 6098 sayılı TBKnun 202-203, 444-447, 487-501, 515-519, 532-545, 547-554, 555-560, 561-580 maddeleri, Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta borsa, sergi ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve son olarak da bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava olarak sayılmıştır.
Ayrıca, Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. Nitekim, TTK’nın “Ticari iş karinesi” başlıklı 19.maddesinde “(1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.
(2)Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK 16/1 uyarınca, amacına ulaşmak için ticari işletme işleten dernekler tacir sıfatını kazanırlar. Ancak kanun koyucu, kamu yararına çalışan dernekleri bu kuralın istisnası tutmuştur. TTK 16/2:"Kazanç sağlama amacı bulunmayan ve kamuya yararlı dernekler(...) bir ticari işletmeyi ister doğrudan doğruya ister bir tüzel kişi vasıtasıyla işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar." ... (uluslararası bilinen adıyla ... Türkiye), Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına çalışan dernek statüsündedir. Bu nedenle, bir ticari işletmesi bulunsa dahi derneğin kendisi "tacir" olarak nitelendirilemez
Taraflar arasında akdedilen 18.08.2025 tarihli partnerlik sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin konusunun "... " ..." projesinde ...firması olması ve bu kapsamda tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesinden ibarettir. İş bu sözleşme kapsamında ... tarafından partnare sağlanacak hizmetler, sadece ve sadece iş bu sözleşme detayları ile açıklanmış genel ve özel şartlara tabi olacaktır." şeklinde olduğu, partnerlik bedeli ve ödeme şartlarının "Madde-3 ... Türkiye'nin, Partnerden işbu sözleşme konusu ve kapsamındaki edimlerinin tam ve eksiksiz olarak ifası karşılığında işin bedeli olarak Partner yükümlülükleri dışında maddi bir talebi olmayacaktır" şeklinde kararlaştırıldığı anlaşılmış olup, somut olayda, uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen 18.08.2025 tarihli "Partnerlik Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile hizmet sunan davalı ile davacı arasında düzenlenecek olan proje kapsamında stajyer eşleşmleri amaçlandığı, katılımcıların, yabancı gönüllülerin temin edilerek çalışacağı yerin bildirmek olduğu, davacı tarafça hizmet bedelinin ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüğün ihlal edildiği iddiası kapsamında alacağın tahsilinin talep edildiği, davacı tacir sıfatına sahip ise de davalının 5253 sayılı Dernekler Kanunu'na göre kurulmuş kar amacı gütmeyen sivil toplum kuruluşu olduğu dolayısı ile tacir sıfatına haiz olmadığı, uyuşmazlık kapsamı itibari ile mutlak ticari dava kapsamında olmadığı ayrıca yukarıda açıklandığı üzere ticari iş karinesinin uygulanmasının Mahkemenin görevine etki etmeyeceği değerlendirilmekle somut uyuşmazlıkta davaya bakmak görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmakta olup davacının davasının görev yönünden reddine, görevli mahkemelerin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. (Emsal için bkz İst BAM 18 HD ... E ... K sayılı kararı.)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE
2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖB. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına ,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 29/06/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır