Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, Sigorta Şirketinin Yol Bakım Eksikliğinden Doğan Kazada Ödediği Hasarın Rücuen Tahsiline İlişkin Gerekçeli Kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, kasko poliçesi kapsamında ödediği 1.205.000 TLlik araç hasar bedelinin bir kısmı olan 602.500 TLnin, yoldaki yağ nedeniyle meydana gelen kazada yolun bakım ve onarımından sorumlu olduğunu iddia ettiği davalı otoyol işletmesinden rücuen tahsilini talep etmektedir; davalı ise kusuru olmadığını ve kaza ile sorumluluğu arasında illiyet bağı bulunmadığını savunurken, bilirkişi raporu araçta oluşan hasarın ve sigorta ödemesinin makul olduğunu, ancak kaza oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusur oranını "9425" olarak tespit ettiğini belirtmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : .
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 01/11/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davaya konu ve müvekkil sigorta şirketine ... numaralı ve 31/05/2022-31/05/2023 vadeli Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi ile sigortalı ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı çekici ve buna bağlı ... römork ile ... Mahallesi sınırları içerisinde ... istikametinden seyir halinde iken yola dökülmüş olan yağ nedeniyle tır kayınca direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve sigortalı araç hasara uğradığını, ... plakalı araç sahibi; aracında oluşan zararın giderilmesi için müvekkil şirkete başvuruda bulunduğunu, ... numaralı hasar dosyası açılmış, Sigortacılık Kanunu Madde ... göre delil niteliğinde olan eksper raporu düzenlenmiş ve araçta meydana gelen hasar miktarının aracın rayiç değerine yakın olması sebebiyle araçta ... işlemi uygulandığı, aracın rayiç değeri 2.275.000,00.-TL tespit edildiği, tespit edilen iş bu tutara istinaden 1.070,00.-TL sovtaj alıcısı, 1.205.000,00.-TL ise müvekkil şirket tarafından sigortalıya ödendiğini, kazanın oluşumunda yolun bakımından ve onarımından sorumlu kuruluşun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 13. Maddesi gereğince kusuru bulunduğu tespit edildiği, yapılan araştırma sonucu ise dava konusu kazanın meydana geldiği yolun bakım ve onarımından sorumlu kuruluşun davalı ... Yatırım ve İşletme Anonim Şirketi'nin olduğu tespit edildiği, bu bakımdan dava dışı sigortalının aracında meydana gelen hasarın asgari %50 oranında davalının sorumluluğu bulunduğu, bu tutar ise 602.500,00-TL'ye karşılık geldiği, sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeli olan 602.500,00.-TL'nin ve bu tutara ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizin rücuen tahsil edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, kendi sorumluluk alanı içerisinde olan köprü ve otoyolların tamamında, trafik güvenliğinin sağlanması için yasaların kendisine yüklediği tüm sorumluluğu eksiksiz ve tavizsiz bir biçimde yerine getirdiği, davalının işlettiği köprü ve otoyolların hiçbir bölgesinde, trafik güvenliği için gerekli, aydınlatma, uyarıcı tabela vs gibi işaretlendirme eksiği bulunmadığını, ayrıca sorumluluk bölgelerinde rutin bir şekilde devriye kontrolü yapılmakta, trafik güvenliğini tehdit eden bir unsur tespit edilmesi halinde ise derhal müdahale edildiği, davalının otoyolu kullanıma hazır halde bulundurma sorumluluğu çerçevesinde yapmış olduğu eylemler ile dava konusu oluştuğu iddia edilen zarar arasında herhangi bir illiyet bağının olmadığı, dolayısıyla davalının sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacı taraf, asıl alacağa ödeme tarihinde itibaren faiz işletilmesini talep ettiklerini, davalının herhangi bir kusuru olmaması nedeniyle davanın reddini talep etmişlerdir.
Makine Mühendisi ve Trafik Bilirkişisinden rapor talebinde bulundukları, bilirkişiler raporlarında özetle; '' Dosya muhteviyatındaki belgeler ile 25.05.2023 tarihli ... dosya numaralı kasko kesin ekspertiz raporu incelendiğinde, çekicinin pert derecesinde 1.884.549,60 TL bedelinde ağır hasara uğradığı anlaşılmaktadır. Kasko ekspertiz raporunda belirtilen hasar bedeli ve hasarlı parçalar trafik kazası ile uyumludur. Hasar bedeli kaza tarihindeki piyasa koşullarında olağan ve makuldür. Kaza tarihinde kasko değeri 2.262.820 TL'dir. Aracın onarım bedeli hasarsız bedelinin neredeyse yakın olması sebebiyle onarımı ekonomik değildir ve pert olarak kabul görmesi uygundur. Aracın kaza tarihinde kaza öncesinde piyasa değeri 2.275.000 TL, hasarlı haliyle sovtaj değeri 1.070.000 TL olarak belirlenmiştir. Kaza tarihindeki kasko değeri, kaza tarihindeki kilometresi , aracın dava konusu kaza öncesinde ki mevcut durumu, geçmiş hasar kaydı, dava konusu kazada oluşan hasarlar, hasar miktarı, değişmesi gereken hasarlı parçalar, onarım işçilikleri ile hasarlı haliyle güncel piyasa değeri birlikte değerlendirildiğinde kasko ekspertiz raporunda belirlenen bedeller kaza tarihindeki piyasa koşullarında makul ve uygundur. Geniş çaplı piyasa araştırması sonucu otomobilin kaza tarihindeki piyasa değerinin kaza öncesi mevcut haliyle ortalama 2.275.000 TL olduğu tarafımca tespit edilmiştir. Sovtaj değeri düşüldüğünde davacı sigorta şirketi tarafından araç malikine 1.205.000 TL ödenmiştir. Meydana gelen trafik kazasında Davacı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan araç sürücüsünün kusur oranı 9425 olarak tespit edilmiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan araç sürü *425 kusur oranı dikkate alındığında, Davacı sigorta şirketinde oluşan zarar- (2.275.000 TL x 75) * 1.706.250 TL olarak hesaplanmıştır.'' şeklinde görüş bildirmişlerdir. ... 3.Genel İcra Müdürlüğünü 2024/... sayılı dosyasının, Karayolları Genel Müdürlüğünden , ... Genel Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dosya kapsamındaki dava ve cevap dilekçeleri, tarafların sunduğu deliller, bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının davalı şirketin işletme ve bakımından sorumlu bulunduğu otoyolda meydana geldiği, alınan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda olayın oluşumu, yolun fiziksel durumu, bakım ve işletme yükümlülükleri ile tarafların kusur durumlarının teknik ve bilimsel verilere dayalı olarak değerlendirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının sorumluluğunda bulunan otoyolun güvenli şekilde işletilmesine ilişkin bakım ve gözetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu, davacı sigortacının ise sigortalısına yaptığı ödeme ile Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu sabit olduğundan, davacının rücu talebinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.Davalı tarafça ileri sürülen zamanaşımı def'i de yerinde görülmemiştir. Dava konusu trafik kazasının 24.04.2023 tarihinde meydana geldiği, eldeki davanın ise 01.11.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, dava tarihi itibarıyla uygulanması gereken zamanaşımı süresinin dolmadığı, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.Öte yandan, dava dilekçesinde her ne kadar asıl alacak yönünden faiz talebine açıkça yer verilmemiş ise de, davacı vekilince 04.02.2026 tarihli usulüne uygun ıslah dilekçesi ile alacağın ödeme tarihi olan 26.05.2023 tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah kurumu uyarınca tarafların usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmeleri mümkün olup, ... 3. Hukuk Dairesinin 2020/ Esas, 2021/ Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere dava dilekçesinde talep edilmeyen faiz isteminin ıslah yoluyla ileri sürülmesi mümkündür. Bu nedenle davacının ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü faiz talebinin de hukuken geçerli olduğu kabul edilerek, dava konusu alacağın ödeme tarihi olan 26.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KABULÜ ile, 602.500,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 26/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 41.156,78 TL harçtan başlangıçta alınan 10.289,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 30.867,58 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 10.289,20 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 8.120,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 18.836,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 96.375,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 26/02/2026
Katip
e-imza
Hakim
e-imza