İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ticari Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin Erken Feshi ve Cezai Şarttan Kaynaklanan İcra Takibine İtirazın İptali Davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalı şirket ile arasındaki elektrik enerjisi satış sözleşmesini erken fesheden davalı şirketin ve ticari kefili olan davalı şahsın, sözleşmeden doğan cezai şart bedeli ve alacaklar için başlatılan icra takibine yaptıkları haksız itirazın iptalini talep ettiği bir itirazın iptali davasını özetlemektedir; davacı, sözleşmenin erken feshiyle cezai şartın oluştuğunu ve takibin devam etmesi gerektiğini savunurken, davalılar ise takibe dayanak gösterilen cezai şart ve faturaların tek taraflı, fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, bu faturalara ilişkin yargılamaların devam ettiğini ve herhangi bir borçları olmadığını ileri sürmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/704
KARAR NO : 2026/536
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2023
KARAR TARİHİ : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi ---- sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatılmış olup, Borçlu şirket ve şahısın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak İşbu icra dosyasına itiraz etmiş, İtirazdan sonra zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmış ancak karşı taraf anlaşmaya yanaşmamış olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullanmış, Davalı/borçlu şahıs ise, Davalı/borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi olup, davalı/borçlu şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, ayrıca, müvekkili şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaleti bulunmakta olup, ancak ticari kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olduğunu, davalı şirket ile imzalanan Sözleşme'nin 9.1) maddesi;"İş bu sözleşme, 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 36 (otuzaltı) ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar sözleşmenin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece, işbu sözleşme aynı şartlarla ilk cümlede yazılı olan sözleşme süresi kadar kendiliğinden uzatılmış olur..." hükmünü havidir. Davalıya elektrik satışı 01/08/2022 tarihi itibari ile başlamış olup, işbu sözleşmenin de hitam tarihi 01/08/2025 tarihidir.” şeklinde olup, Ancak davalının, 01/04/2023 tarihinde sözleşmenin hitam tarihinden önce tedarikçi değişikliği yapmak suretiyle sözleşmeyi süresinden önce feshetmiş olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan Sözleşme'nin 9.3. Md. sinin; "Şayet, işbu Sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu Sözleşme'de belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse, alıcı tarafından tedarikçi değişikliği yapılır ise veya alıcı tarafından elektriğin kullanıldığı işletme bildirimsiz ve/veya tahliye tarihinden en geç 5 (beş) takvim günü öncesinden Satıcı'ya bildirilmeden tahliye edilirse, alıcı satıcıya her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart bedeli olarak nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder... " hükmüne havi olduğunu, davalının sözleşmenin hitam tarihinden önce tedarikçi değişikliği yapmak suretiyle sözleşmeyi sona erdirmesi nedeniyle sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca davalıya cezai şart faturası tanzim edip gönderilmiş olduğunu, taraflar tacir olup, müvekkili şirketin mevzuat ve sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkı bulunduğunu beyan ederek davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların, %20'den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, müvekkilleri aleyhine --- takip sistemi üzerinden icra takibi başlatmış olsa da, davacı şirketin haksız icra takibinin dayanağı tek yanlı düzenlediği fatura olup davacının tek yanlı düzenlediği işbu faturanın da gerçeğe ve hukuka aykırı ve Müvekkillerin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta, Davacı şirketin icra takibine dayanak olarak sunduğu fatura bedeli fahiş miktarda olduğunu, huzurdaki davaya dayanak gösterilen cezai şart bedeli faturası, hukuken ihtilaflı 02/02/2023 ve 02/03/2023 tarihli faturalara dayanmakta olup, dayanak faturalar hakkında devam eden yargılamaların bekletici mesele yapılması gerekmekte olduğunu, davacı tarafından sözleşmeye dayalı olarak müvekkili şirket aleyhine 02/02/2023 ve 02/03/2023 tarihinde fahiş miktarda, gerçeğe ve hukuka aykırı elektrik tüketim faturaları tanzim edilmiş, davacı; cezai şart bedeli olarak da söz konusu iki fatura bedelinin toplamı kadar cezai şart bedeli faturası düzenlemiş, böylece fahiş miktardaki fatura bedellerini tekerrüren Müvekkillerinden tahsil etme iradesini açıkça ortaya koymuş olduğunu, davacının, müvekkili şirket aleyhine tek yanlı olarak tanzim ettiği 02/02/2023 tarihli elektrik tüketim fatura bedeli 1.344.622,43-TL olup, İşbu faturanın haksız, fahiş, hukuka ve gerçeğe aykırı olması nedeniyle taraflarınca itiraz edilmiş, söz konusu faturaya ilişkin yargılama --- Asliye Ticaret Mahkemesi ---- sayılı dosyasında devam etmekte olduğunu, davacının müvekkili şirket aleyhine tek yanlı olarak tanzim ettiği 02/03/2023 tarihli elektrik tüketim fatura bedeli ise 1.215.624,79-TL olup, bu fatura bedelinin de haksız ve fahiş olduğunun ortada olduğunu, 02/03/2023 tarihli faturaya da taraflarınca yapılan itirazlar doğrultusunda yargılama---Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Sayılı dosyasında devam etmekte olduğunu, davacının sunduğu hizmetle bağdaştırılması mümkün olmayacak miktarda, fahiş ve hayatın olağan akışına aykırı düşecek şekilde tek yanlı olarak düzenlediği faturalar haksız ve hukuka aykırı olup, Müvekkili Şirketin sözleşmesindeki şartlar da haksız şart niteliğinde olduğunu, davacı ile elektrik sözleşmesi imzalamak zorunda kalan müvekkili bakımından aleyhine hükümler mevcut olup, Müvekkili Şirket her ne kadar tacir olsa da müzakere kabiliyeti bulunmadığından, haksız şartlara dayanılarak müvekkiline fahiş ceza bedeli yansıtılmasının hukuka aykırı olduğunu, cezai şart faturası asıl alacağa bağlı olup henüz asıl alacağın varlığının ispatlanamamış olduğundan, öncelikle öncelikle---. ATM.-----. sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılması gerekmekte olduğunu, davacı tarafından Müvekkili şirket aleyhine ardı ardına fahiş miktarda, haksız, gerçeğe ve hukuka aykırı faturalar tanzim edilmesi ve işbu faturaların MTS icra takibi yoluyla müvekkillerinden kötü niyetli olarak cebren tahsile zorlanması karşısında davacı ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin devamının müvekkili şirket bakımından çekilmez hale gelmiş olduğunu, müvekkil şirketin, ticari faaliyetlerinde meydana gelebilecek aksamayı dahi göze alarak bu duruma derhal son vermek ve elektrik tedarik şirketini değiştirmek zorunda bırakılmış, çünkü aksi durumda, müvekkili şirket aleyhine günümüze ve hatta sözleşme süresinin sona ereceği 05/07/2023 tarihine kadar çok daha fazla sayıda gerçeğe aykırı ve fahiş faturalar tanzim edilerek müvekkili şirketin uğradığı haksızlığın boyutu her geçen gün artacak, süreç çok daha çetrefilli ve ihtilaflı bir hal alacağını, davacının süreklilik arz eden haksız, kanuna ve sözleşmeye aykırı elektrik tüketim bedeli yansıtması nedeniyle müvekkili, ticari faaliyetlerinin aksamasını da göze alarak haklı nedenle sözleşmeyi feshetmek ve elektrik tedarik şirketini değiştirmek zorunda kalmış, dolayısıyla davacının müvekkili şirket'in sözleşmeyi süresinden önce feshettiğinden bahisle cezai şart bedeli talep etmesi mümkün olmayıp, üstelik davacının talep ettiği cezai şart bedeli tutarının daha önce tek yanlı tanzim ettiği fahiş miktardaki faturalar toplamı kadar olmasının da davacının kötü niyetini göstermekte olduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshetmek zorunda kalmasından doğan menfi ve müspet zararına ilişkin tüm hak ve taleplerimizi saklı tuttuklarını, Davacının Dayanak Sözleşmesindeki Cezai Şarta İlişkin Hükümlerin, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu m.20/4 Gereği Geçersiz olduğunu, davacının dayanak sözleşmedeki cezai şarta ilişkin hükümler genel işlem şartı niteliğinde olduğundan, Bu sebeple hukuki niteliği "yazılmamış sayılma" olacağını, Davacının işbu genel işlem şartı niteliğini haiz cezai şart hükümlerine dayandığı huzurdaki davanın da haksız ve kötü niyetli olduğunu, Türk Borçlar Kanunu m.20/4 emredici nitelikte olup, Elektrik, su, doğalgaz gibi tekel niteliğindeki kamu hizmetlerini sunan kişi ve kurumlar tarafından önceden tek taraflı hazırlanan standart (tip) sözleşmelerdeki genel işlem koşulları da mutlak olarak yasal düzenleme kapsamında olup ve genel işlem koşullarına dair emredici hükümler kapsamına alınmış olduğundan, davacının dayanak hükümleri hukuken yazılmamış sayılmakta olduğundan huzurdaki davanın reddinin gerekmekte olduğunu, aynı yönde olmakla beraber doktrinde bir görüş ise TBK m.20-25'in uygulanabilmesini özellikle tüketici işlemleri dışındaki ticari olsun olmasın her türlü sözleşmede düzenleyen karşısında yer alan tarafın talep etmesi şartına bağlamakta olduğunu, Dayanak Faturaları Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla, Davacının Dayanak Sözleşmesinde Yer Alan Cezai Şart Hükmü Tacirin Ticari Mahvına Sebep Olacak Nitelikte olup, davacı tarafından talep edilen elektrik faturası cezai şart bedeli 2.560.000,00 TL olup müvekkili şirketin ticari mahvına sebep olabilecek miktarda olduğunu, ayrıca davacının cezai şart faturası ile cezai şart talebine dayanak gösterdiği faturalar incelediğinde Müvekkili Şirket'in 2023 yılının yalnızca ilk 3 ayında elektrik kullanımı nedeniyle davacıya ödemesi gerektiği iddia edilen toplam tutar 5.120.247,22-TL olup söz konusu miktarın müvekkilinin ticari mahvına sebep olacağı ortada olup, Kaldı ki, böyle bir elektrik tüketiminin hayatın olağan akışına da son derece aykırı ve fahiş miktarda olduğu konusunda şüphe bulunmamakta olduğunu, dolayısıyla cezai şartın şartlarının oluşmadığına ilişkin itirazları baki kalmak suretiyle, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirketin ticari mahvına sebep olacak mahiyetteki cezai şartın tamamen kaldırılması, mümkün olmaması halinde kısmen kaldırılması gerekmekte olduğunu, ayrıca takibe işletilen faiz de hukuka aykırıdır ve fahiş oranda olup, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yıllık %60 faiz kabul edilemez mahiyette ve tacirin mahvına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının alacağına yasal faiz işletmesi gerekmekte, Sözleşme yapma gücünü elinde bulunduran davacı fahiş oranda fatura bedelleri ile yine fahiş ve haksız cezai şart faturası düzenlemiş; işbu faturalara da fahiş oranda faiz işletmiş ve faizin başlangıç tarihi de takip talebinden anlaşılamamakta olduğunu, davacının haksız iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, somut olayda likit alacağın varlığından söz etmek mümkün olmayıp, davacının icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin de reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkili ---tarafından verilen kefalet geçerli olmadığını, --- 05/07/2022 tarihined evli olup, eşinin 05/07/2022 tarihinden önce vermiş olduğu kefalete ilişkin herhangi bir izin bulunmamakta olduğundan, TBK m. 584 gereği eşin rızası bulunmadığından kefalet geçersiz ve --- sorumluluğu söz konusu olmayıp, ---- bakımından da davanın reddinin gerekmekte olduğunu, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için gerekli yasal koşullar oluştuğunu beyan ederek davacı şirketin itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin REDDİNE, Davacı aleyhine icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise --- Asliye Ticaret Mahkemesi ----. ve ----Asliye Ticaret Mahkemesi ----. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, cezai şart bedelinin iptaline, mümkün olmaması halinde indirilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık; Taraflar arasında kurulan elektrik enerjisi satışına ilişkin yazılı sözleşme kapsamında davacı tarafından düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulu alacağının oluşup oluşmadığı, davacı tarafından tüketime ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin sözleşmeye uygun düzenlenip düzenlenmediği, davacının ceza koşulu alacağını davalıdan talep edip edemeyeceği, ceza koşulu talep şartlarının oluşup oluşmadığı, daval şirketin mafhına sebebiyet verip vermeyeceği, bu kapsamda TBK m.182/2, TTK m.22 hükmü kapsamında indirim koşullarının bulunup bulunmadığı, davalı gerçek kişi ----- kefalet yönünden yapmış olduğu savunma kapsamında kefaletin TBK 583.maddesine uygun olarak kurulup kurulmadığı, anılan davalının bu itirazının çelişkili davranış yasağına aykırı olup olmadığı, sözleşme içeriğindeki hususların tarafların hükmi şahıs olması kapsamında GİŞ şartlarına aykırılık iddiasının dinlenip dinlenmeyeceği, davacı tarafından başlatılan takibe itirazın iptali şartlarının bulunup bulunmadığı, davacının davalılardan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı ile bu kapsamda itirazın iptali ve tazminat hüküm koşulları kapsamında hususlarına ilişkindir.
İcra dosyası, vergi kayıtları, Ticaret Sicil kayıtları, ---- Esas sayılı dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.
Celp edilen Merkezi Takip Sistemi ---- sayılı dosya incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine fatura alacağından kaynaklanan 2.560.000,00 TL ----- nolu elektrik fatura alacağı (İstenen:%5 Aylık Diğer), 12.624,66 TL ---- nolu elektrik faturasının takip öncesi işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 2.572.624,66 TL alacağın tahsili için 05/05/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce bekletici mesele yapılan ---Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --- Esas----- Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, ''...Somut olayda; bilirkişi raporu, ---- gelen cevap yazısı ve bilirkişi ek raporu göz önünde bulundurulduğunda dava konusu faturanın konusunu oluşturan toplam tüketimin (Normal Tüketim: 205701,20 kWh + Ek Tüketim: 18610,39 kWh = 224311,59 kWh) 224311,60 kWh olduğu, toplam tüketim bedelinin 1.122.497,01 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça 1.215.624,79 TL talep edildiği, mahkememizin taleple bağlı olduğu, yine takip öncesi işleyen sözleşmeye göre yıllık %60 faiz oranı üzerinden 22 günlük faiz tutarının (mahkememizce 1.215.624,79 TL ana para, yıllık %60 faiz oranı ve 22 günlük faiz olarak ---- internet adresinden yaptırılan faiz hesaplaması sonucu işlemiş faizin 44.572,91 TL olarak bulunduğu) 44.572,91 TL bulunduğu, davacı tarafça 43.962,32 TL işlemiş faiz talep edildiği, mahkememizin taleple bağlı olduğu, davalı ----- 05.07.2022 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'ne kefil olduğu sırada evli olduğu, diğer davalı ---- Şirketi'nin ortak veya yöneticisi olmadığı, eşinin sözleşmeye yazılı rızasının bulunmadığı, bu sebeple davalı ----- yönünden kefalet geçerli olmadığından davanın reddine, davalı ------ Şirketi'nin dava konusu faturada yer alan elektrik tüketimini yaptığı halde bedelini ödemediğinden icra takibine yaptığı itirazın reddine, davalı ---- Şirketi'nin likit ve bilinebilir borca ödeme yapmadığı halde haksız olarak itiraz ettiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine'' karar verilmiştir.Bilirkişi tarafından sunulan 19/05/2026 tarihli raporda; "Yapılan değerlendirme ile dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, Davalı Şirketin Vergi Dairesinden dosyaya celp edilen Kurumlar Vergisi Beyannameleri üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde, yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, 6100 sayılı HMK” nın 266/c. 2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir, tavsif, icra tazminatı talepleri ve taleple bağlılığın takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin 2.560.000.- TL cezai şart ve 12.624,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.572.624,66 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak, Davalılar aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali Davasında; Davacı Şirketin, Davalı Şirketten, taraflar arasında akdedilen Sözleşmeye dayalı olarak davanın dayandığı takipte ve huzurdaki davada talep ettiği 2.560.000.-TL cezai şartın, davalı şirketin tespiti yapılan özsermayesi dikkate alındığında, davalı şirketin mahvına ve/veya davalı şirketin borca batıklığa düşmesine sebebiyet teşkil etmeyeceği" görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Somut dosya kapsamında taraflar arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesi düzenlendiği, yine aynı taraflar arasında mahkememizce de bekletici mesele yapılan --- ATM'nin----- sayılı dosyasında açılan aktif enerji bedeli ve dağıtım bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine yönelik davada dava konusu yapılan faturanın konusunu oluşturan toplam tüketimin 224311,60 kWh olduğu, toplam tüketim bedelinin 1.122.497,01 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça 1.215.624,79 TL talep edildiği, yine takip öncesi işleyen sözleşmeye göre yıllık %60 faiz oranı üzerinden 22 günlük faiz tutarının 44.572,91 TL bulunduğu, davacı tarafça 43.962,32 TL işlemiş faiz talep edildiği, taleple bağlılık ilkesi de gözönüne alınarak ve davalı ---- Şirketi'nin dava konusu faturada yer alan elektrik tüketimini yaptığı halde bedelini ödemediği değerlendirilerek davalı şirket yönünden açılan davanın 1.259.587,11 TL üzerinden kabulüne karar verildiği, bekletici meseleye konu edilen ----ATM dosyasında 02/03/2023 tarihli faturanın davaya konu edildiği, davacının mahkememizdeki iş bu davayı cezai şart talebine dayalı olarak ve sözleşme gereğince son bir yıl içindeki en yüksek iki fatura bedeli kadar olan alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe itiraz üzerine açtığı, cezai şart alacağına konu ettiği faturaların 02/02/2023 ve 02/03/2023 tarihli faturalar olduğu, bu faturalardan 1.122.497,01+1.010.228,88 = 2.132.725,89 TL cezai şart alacağı doğduğu, takip öncesinde temerrüt söz konusu olmadığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği kanaatiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Diğer davalı---- yönünden ise 05/07/2022 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'ne kefil olduğu sırada evli olduğu, diğer davalı ---- Şirketi'nin ortak veya yöneticisi olmadığı, eşinin sözleşmeye yazılı rızasının bulunmadığı, bu sebeple davalı ----- yönünden kefalet geçerli olmadığından davanın reddine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalı --- MTS'nin ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 2.132.725,89 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Asıl alacak miktarı olan 2.132.725,89 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 426.545,17 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davalı ----- aleyhine açılan davanın REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 145.686,51-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 43.934,00-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 101.752,51-TL harcın davalı -/--- alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 43.934,00-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 44.203,85TL harcın davalı ----- alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 459,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.459,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.671,01-TL lik kısmanın davalı ---- alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 316.582,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ---/ alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ---- kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 70.384,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davalı ----- kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 376.441,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde -/--- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.200,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 2.652,82 -TL lik kısmının Davalı ----, 547,18 TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.