İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kaçak elektrik faturalarına ilişkin menfi tespit ve istirdat davasının eksik harç ikmali yapılmadığı için açılmamış sayılması kararı.
Özet: Beyaz eşya alım satımı yapan davacı şirket, hakkında kaçak elektrik kullanımına dair hukuka aykırı tutanaklar düzenlendiğini ve yüksek faturalar tahakkuk ettirildiğini, ödemeyi baskı altında yaptığını iddia ederek menfi tespit ve ödenen bedelin iadesini talep etmiş; davalı kurum ise kaçak tespit ve faturalandırma işlemlerinin usul ve yasalara uygun olduğunu savunmuştur; ancak mahkeme, menfi tespit davasının kısmi olarak açılamayacağı ve belirlenen kesin süreye rağmen davacının talep ettiği tüm fatura bedeli üzerinden hesaplanan eksik harcı tamamlamaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına hükmetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/874 EsasKARAR NO : 2026/517DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 30/09/2025KARAR TARİHİ : 30/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket hakkında kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla 18.04.2025 tarihinde ---------- seri numaralı ve 13.06.2025 tarihinde -------- seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanaklarının hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, bu tutanaklara istinaden davalı kurum tarafından 136.506,17-TL ve 60.502,68-TL tutarında kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, müvekkil şirketin beyaz eşya alım satımı ile iştigal ettiğini ve kaçak elektrik tüketiminin söz konusu olmadığını, abonelik yükümlülüklerini yerine getiren müvekkil şirketin faturalarını düzenli ödediğini, düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanaklarında abone temsilcisi, muhtar veya tanık imzalarının bulunmadığını, tutanakların usulen geçersiz olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan kaçak elektrik miktar hesaplamalarının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44. maddesine aykırı olduğunu, müvekkil şirketin elektrik kesintisi baskısı altında söz konusu fatura bedellerini ödemek zorunda kaldığını, dava öncesinde arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkil şirketin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için elektrik enerjisinin kesilmemesi adına teminatsız olarak tedbir kararı verilmesi gerektiğini, -------- ve --------- numaralı faturaların iptali ile müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 109. madde kapsamında ödenen tutarlardan şimdilik 1.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen tutanaklara ve tahakkuk ettirilen fatura bedellerine karşı açtığı davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket tarafından 18.04.2025 tarihinde yapılan kontrolde davacının kayıtsız sayaçla enerji tükettiğinin tespit edilerek Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-c bendi uyarınca kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini ve enerji kesintisi yapıldığını, bu işleme dair video ve fotoğraf kayıtlarının mevcut olduğunu, davacının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, akabinde 13.06.2025 tarihinde kesilen elektriğin müvekkil şirket bilgisi dışında tekrar açıldığının belirlenmesi üzerine aynı yönetmeliğin 42/1-ç bendi uyarınca ikinci kez kaçak tutanağı düzenlendiğini, bu işlemin de mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının ödemeyi baskı altında yaptığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, elektrik kesme yetkisinin kanun ve sözleşme gereği müvekkil kuruma tanınmış bir yaptırım olduğunu, davacının kaçak kullanım yaparak kesinti tehlikesine kendisinin sebebiyet verdiğini, yapılan ödemenin herhangi bir icra baskısı olmaksızın ve ihtirazi kayıtsız gerçekleştirildiğini, bu nedenle iade talebinin hukuken mümkün olmadığını, fatura hesaplamalarının yönetmelik maddeleri uyarınca doğru yapıldığını, davaya konu fatura bedeli üzerinden eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, harç tamamlanmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.---------- yazılan müzekkereye yanıtı dosya arasına alınmıştır Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, menfi tespit ve istirdat davasıdır.Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın 17.02.2026 tarihli celsesinde "Yerleşik Yargı İçtihatları uyarınca menfi tespit davası kısmi dava olarak açılamayacağından, 197.008,85 TL fatura üzerinden hesaplanan 2.749,01 TL eksik harcı ikmal etmesi için davacı vekiline bir sonraki duruşma gününe kadar kesin süre verilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine ilişkin kesin süre sonuçlarının işbu duruşma zaptının davacı vekiline tebliği ile yapılmış sayılmasına," dair ara karar oluşturulduğu, davacı tarafça fatura bedeli üzerinden nispi harcın tamamlanması için verilen süreye rağmen eksik harcın ikmal edilmediği anlaşıldığından, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7.maddesi: "(1) Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez."Öte yandan davalı vekille temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1 maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca açılmamış sayılmasına, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/1 gereğince 500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının dosyanın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde--------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/06/2026