Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve moda koleksiyonu tasarımları için serbest tasarımcıya ödenmeyen alacağın tahsili talebiyle açılan birleştirilmiş ticari dava.
Özet: Freelance moda tasarımcısı olan davacı, davalı şirketin tescilli markası için hazırladığı festival ve pantolon koleksiyonları kapsamında akdedilen eser sözleşmesinden doğan toplam 6150 Euro alacağının davalı tarafından kısmen ve gecikmeli ödenmesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur; bu dava ile, sözleşme kaynaklı ödenmeyen diğer alacakların tahsilini hedefleyen birleşen başka bir itirazın iptali davası bir araya getirilmiş olup, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, mahkemece yapılan araştırmada ise davacının tacir kaydına rastlanılmadığı tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/228 Esas
KARAR NO : 2026/502
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/03/2026
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ..... ESAS SAYILI
DOSYASI YÖNÜNDEN
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/04/2026
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili yurt içi ve yurt dışı moda tasarımları yapan serbest bir tasarımcı olduğunu, müvekkili ile davalının bilinen tescilli bir markası olan "......"yi temsilen aynı zamanda davalı .... Deri San ve Tic Tic. Ltd. Şti firmasının da yetkilisi olan ...... 'nin imzasını içeren ve konusu davalının bilinen tescilli bir markası olan "......" adına " Festival Koleksiyonu Tasarımı" ve "Pantolon Koleksiyonu Tasarımı" adı altında tasarlanacak olan koleksiyonlar bulunan bir sözleşme imzalanmış olduğunu, bu kapsamda müvekkili konsept geliştirme ücreti 500 Euro olan " Festival Koleksiyonu Tasarımı"na ait beheri 300 Euro olan 13 parça, yorumlanma ve fitting ücreti keza 500 Euro olan "Pantolon Koleksiyonu Tasarımı"na beheri 250 Euro olan 5 parça ürün, toplamda konsept geliştirme ücreti ve yorumlanma ve fitting ücreti de 6150 Euro bedelli ürünü fatura mukabili davalı tarafa teslim etmiş olduğunu, keza sözleşme içeri iş 21.07.2025 tarihinden itibaren 6-8 hafta içinde tamamlanacak olup, ücretin %75'i 30.09.2025 tarihinde, bakiye kısım ise nümune onayının ardından ödenecek, gecikme bedeli ise vade tarihini aşan her 15 gün için %5 olarak ve aynı efektif kur üzerinden hesaplanacak şekilde hükme bağlanmış ve bu son bedel tarafımızca ayrı bir takibe konu edilmiş olduğunu, davalı taraf mezkur sözleşme edimleri müvekkilce zamanında ifa ettiği halde gecikmeli olarak 2000 Euro tutarında bir ödeme yapmış, bakiye bedel ise müvekkile ödenmemiş olduğunu tüm bu nedenlerle; Tarafımızca davalıya karşı Küçükçemece İcra Dairesi ..... E sayılı dosyasına kayden ikame olunan icra takibine davalıdan sadır itirazın, gereğinde ıslah/talep artırımı ve fazlaya ilişkin her nevi hakkımız saklı kalmak kayıt ve şartı ile şimdilik 20.000 TL 'lik kısmının iptaline, davalının %20’den az olmamak kayıt ve şartı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, Muhakeme masraf ve ücreti vekaletin diğer tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Birleşen Bakırköy ..... asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas Sayılı dosyası yönünden;
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıca 21.07.2025 tarihli sözleşme gereği müvekkili ödenmeyen ürün bedellerinin tahsil talebini içeren ve tarafımızdan sadır Küçükçemece İcra Dairesi .... E sayılı dosyaya vaki itirazın, iş bu dosyanın, aynı firma aleyhine bu defa sözleşme bedelinin tahsili maksadıyla Küçükçemece İcra Dairesi ..... E sayılı dosyasına kayden ikame olunan icra takibine yine davalıdan sadır itirazın ıslah / talep artırımı hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL'lik kısmının, iptali zımında Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E sayılı dosyası ile birleştirilerek ( huzurdaki dava cezai bedele ilişkindir ) iptali ve borçlunun %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, sözleşme kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce mahkemelerinin ..... Esas sayılı dosyasının mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasına birleştirilmesine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce tensip ara kararı gereğince davacının tacir kaydının araştırılmasına karar verilmiş, İTO ve Küçükçekmece Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkerelere yanıt verilmiş, tacir kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir.
TTK'nın 3. maddesinde "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." hükmü düzenlenmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise, TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Ticari satım akdi, TTK'nın 23. maddesinde düzenlenmiştir.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi"nin ..... esas, ..... karar sayılı ilamındaki" 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar (ERİŞ Gönen, Gerekçeli- Açıklamalı- İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, 1. Baskı, Mart 2013, 1. Cilt, Sh, 323).
Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." denmektedir.
İş bu gerekçeden yola çıkılarak mevcut olayımızda mutlak ticari dava sayılan hallerin olmadığı, bir hukuki işlemin TTK kapsamında kaldığının sayılabilmesi için bu kanunda sayılan hususlar ile ticari işletmeyi ilgilendirmesi gerektiği, 6102 sayılı TTK'nın 15. maddesi uyarınca esnaf olma kriteri temel olarak ekonomik faaliyetin sermayeden fazla bedensel çalışmaya dayanması ve gelirin 11. maddede gösterilen kararnamedeki sınırı aşmaması olarak düzenlenmiştir. Bu durumda yasanın 15.maddesindeki kriter olarak geriye bedensel çalışmanın sermayenin önüne geçmesi hali önem taşımaktadır. Mevcut olayımızda gelen yazı cevaplarına göre davacının kazancının belirlenen sınırı aşmadığı bu sebeple tacir vasfında olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mevcut olayımızda mutlak ticari dava sayılan hallerin olmadığı, davacı tarafın tacir olmadığı anlaşılmakla iş bu davada HMK 2 uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu anlaşılmıştır. Bu halde uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/05/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır