İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasında distribütörün dava açma yetkisi tartışması.
Özet: Bir distribütör firma, Türkiyede münhasır yetkili olarak satışını yaptığı, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü tarafından patentle korunan bir ürünün başka bir firma tarafından "..." ismiyle birebir kopyalanarak internet, eczaneler ve hastane ihaleleri aracılığıyla haksız rekabet oluşturacak şekilde satıldığını iddia ederek, delillerin karartılma ihtimaline karşı davalıya bilgi verilmeden keşif ve delil tespiti yapılmasını, ihtiyati tedbirle ürünlere ve üretim araçlarına el konulmasını, patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, tecavüzün durdurulmasını ve mahkeme kararının ilanını talep ederken; davalı firma ise, davacının distribütör sıfatıyla dava açma yetkisinin olmadığını, sunduğu yetki belgelerinin noter onayı ve apostil şerhi eksikliği nedeniyle hukuki geçerliliğinin bulunmadığını ve kendisinin yasal ruhsat ve belgelerle üretim yaptığını belirterek davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini savunmaktadır.

T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/67 EsasKARAR NO : 2024/247DAVA : Patent (Patent Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 08/05/2023KARAR TARİHİ : 05/11/2024Davacı vekili tarafından 08/05/2023 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:davacı şirket dava dilekçesinde özetle; tescilli ürünü olan ve müvekkili şirketin Türkiye'de tek yetkili olarak satışını yaptığını "..." ürünü için, "ürünü taklit eden veya yeniden üreten tarafları durdurmak için gerekli makul her türlü eylemi gerçekleştirmek için" 28.05.2019 tarihli Yetki Belgesi ile davacı müvekkili yetkilendirmiş olduğunu, Dava konusu "..." isimli ürünü ... - Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) tarafından verilmiş 28.04.2016 tarihli ...Patent Numarası ile koruma altında olduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirketin münhasır Distribütörlük ile Türkiye'de satışını yaptığı bu patentli ürünü "..." ismi ile birebir kopyalamış ve gerek İnternet ortamında uzaktan satış yöntemi ile, gerek Türkiye çapında Eczanelere doğrudan satış yöntemi ile ve gerekse çeşitli Hastanelerin ihalelerine katılmak suretiyle satışını yapmakta olduğunu, Davalı şirketin, "..." isimli ürünü mevzuata aykırı olarak ürettiğinin, Müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı Belçika menşeli "..." şirketinin tescilli (... tarafından verilmiş 28.04.2016 tarihli... Patent Numarası ile ) "..." isimli ürününün taklidi olduğunun tespiti ile; delillerin karartılması/yok edilmesi ihtimali de değerlendirilerek davalı yana bilgi verilmeden; davalının üretim yapmış olduğu ... Mah.... Sok. No:...İSTANBUL adresinde keşif ve delil tespiti yapılması, SMK. 159/a,b maddesi gereği İHTİYATİ TEDBİR kararı verilerek üretilen ürünlere, üretimde kullanılan vasıtalara, makine ve ekipmanlara el konulmasına ve saklanmasını, Davalının "..." isimli ürünü üretip satmasının müvekkil şirket aleyhine Sınai Mülkiyet Hakkına Tecavüz olduğunun tespitini, Tecavüz fiillerinin durdurulmasını, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüzü oluşturan ürünler ile bunların üretimde kullanılan cihaz, makine, araç ve gereçlere el konulmasını Masrafı davalı tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş Mahkeme İlamının Sayın Mahkemenin uygun göreceği şekilde Günlük Gazetede veya benzeri vasıtalarla ilanını ve ayrıca davalının satış yaptığı internet satış portallarına sahip şirketlere tebliğini Davalının yasal mevzuata aykırı olarak ve 3. Kişileri yanıltıcı, sağlığa aykırı, müvekkil şirketi zarara uğratan hareketlerle yaptığı üretim ve satış işlemlerinin TTK 54 vd. Maddeleri uyarınca da Haksız Rekabet oluşturduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davayı, distrübütör ünvanı ile açmış olduğunu, oysaki söz konusu davayı açması için distribütör ünvanı yeterli değildir. hak kaybını yaşayan asıl şirketin noter onaylı ve apostil şerhli onayına ilişkin herhangi bir delil olmadığı gibi dava açarken buna dair bir belge de sunulmamış olduğunu açılan davada davacının hukuki yararı bulunmamaktadır.müvekkili, eday elektronik dış ticaret sanayi limited şirketi olarak 20/01/2022 tarihinden beri Medikal Malzemelerin imalatı ve Montajları konusunda Pendik Belediyesinden alınan 39 No.'lu ruhsat belgeleri ile yasal olarak faaliyet göstermektedir. Söz konusu tarafımızca üretimi yapılan ürün Tarım ve Orman Bakanlığı iznine tabii olup bu konuda da Belge ... Numaralı 03/08/2023 tarihli Plastik esaslı madde ve malzeme üretimine ilişkin işletme kayıt belgesi mevcuttur. Müvekkil şirket tarafından üretilen ürün tüm kimyasal testlerden başarı ile geçmiş ve ardından satışa sunulmuştur. Davacı şirketin iddiasında; Belçika'da bulunan ... isimli şirketin 30.04.2018 tarihinden bu yana Türkiye bölgesindeki Münhasır Distribütörü olarak faaliyet gösterdiklerini belirtmişlerdir. distribütörlük yetki belgesine ilişkin sunulan belgenin noter onaylı ve apostil şerhli olması gerekmektedir. İşbu onaylar ülkemizde geçerlilik şartı olup, karşı tarafça sunulan belgede bu onaylar eksiktir. Bu durumun sayın mahkemeniz tarafından araştırılmasını talep ederiz. Zira davacı tarafın mahkemeye sunmuş olduğu "..." ürünü için, "ürünü taklit eden veya yeniden üreten tarafları durdurmak için gerekli makul her türlü eylemi gerçekleştirmek için" 28.05.2019 tarihli Yetki Belgesi incelendiğinde yine aynı şekilde belgenin noter onaylı ve apostil şerhli olması gerekmektedir. Bu durum göz önüne alındığında davacının dava açma yetkisi bulunmaksızın huzurdaki davayı ikame ettiği anlaşılmaktadır. Davanın usulen hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddedilmesi gerekir şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDavalının davacıya ait "..." markalı ürünün davalı tarafınca taklit edilip "..." isimli ürün ile piyasaya sürmesinin marka hakkını ihlal aynı zamanda haksız rekabet teşkil edip etmediği davacının dava açmada ehliyetinin bulunup bulunmadığı markaya tecavüzün önlenmesi ve durdurulması haklı yerinde bir talep olup olmadığına ilişkin yapılan yargılama sonucunda; SMK Madde 138 - (1) Kurumun nihai kararından sonra; a) Patent konusu, 82 nci ve 83 üncü maddelere göre patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa,... patentin hükümsüz kılınmasına ilgili mahkeme tarafından karar verilir... (4) Hükümsüzlük nedenleri patentin sadece bir bölümüne ilişkinse sadece o bölüm ile ilgili istem veya istemler iptal edilerek kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez. Kısmi hükümsüzlük sonucu iptal edilmeyen istem veya istemler, 82 nci ve 83 üncü madde hükümlerine göre patent verilebilirlik şartlarını taşıyorsa patent bu kısım için geçerli kalır. Bağımsız istemin hükümsüz kılınması hâlinde, bağımsız isteme bağımlıolan her bir bağımlı istem ayrı ayrı 82 nci ve 83 üncü madde hükümlerine göre patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa söz konusu bağımsız isteme bağımlı olan istemler de mahkeme tarafından hükümsüz kılınır. (5) Patentin hükümsüzlüğü davası, patentin koruma süresince veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde, sicile patent sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılabilir. Patent üzerinde sicilde hak sahibi görülen kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca onlara tebligat yapılır. (6) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları patentin hükümsüzlüğünü isteyebilir. Patent sahibinin 109 uncu maddeye göre patent isteme hakkına sahip olmadığı nedeniyle patentin hükümsüzlüğü, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından istenebilir. Patentlenebilirlik Şartları Patentlenebilir buluşlar ve patentlenebilirliğin istisnaları Madde 82 - (1) Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verileri Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilir olma MADDE 83 - (1) Tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluşun yeni olduğu kabul edilir. (2) Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde, yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsar. (3) Başvuru tarihinde veya bu tarihten sonra yayımlanmış olan ve başvuru tarihinden önceki tarihli ulusal patent ve faydalı model başvurularının ilk içerikleri tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınır. Bu hüküm, a) 5/1/1996 tarihli ve 96/7772 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Patent İşbirliği Antlaşması uyarınca yapılan uluslararası patent başvurularından, Patent İşbirliği Antlaşmasının 22 nci ve 39 uncu maddelerine göre yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olarak ulusal aşamaya giriş yapan patent ve faydalı model başvurularını, b) 7/6/2000 tarihli ve 2000/842 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki gereklilikleri sağlayan, uluslararası başvuruya dayanan Avrupa patent başvurularını ve Avrupa Patent Sözleşmesinin 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre Türkiye'nin belirlendiği ve ilgili belirleme ücretinin ödendiği Avrupa patent başvurularını, da kapsar. (4) Tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında, ilgili olduğu teknik alandaki uzmana göre aşikâr olmayan buluşun, buluş basamağı içerdiği kabul edilir. (5) Üçüncü fıkra uyarınca tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınan başvuruların ve belgelerin içerikleri, buluş basamağının değerlendirilmesinde dikkate alınmaz. (6) Buluş, tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikteyse, sanayiye uygulanabilir olduğu kabul edilir.Somut olayda; SMK 158. maddesinde: Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip olan kişi 3. Bir kişi tarafından sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda hak sahibinin bu kanun uyarınca açabileceği davaların kendi adına açabileceğine ilişkin yasal düzenleme kapsamında dosyada sunulan distribütörlük sözleşmesinde davacının inhisari lisans sahibi olduğu dolayısıyla dava açmada ehliyetinin bulunduğu anlaşılmış olup, davalının usulü yönündeki itirazının reddine,Davacının patentinde ana istemde yer alan özelliklerin davalının piyasa sürdüğü ürünle yapılan karşılaştırmasında10 özelliğin benzer olduğu, bağlı istemlerde ise 12 özelliğin benzer olduğu ürün başlığı ve ölçekli kabınında benzer olduğu davalının ürün numunesinin (...) ile davacının patentinde ... ait bir nolu ana istemi ihlal ettiği yine bu ürünün davalının bazı istemlerinde yer alan 2,3,4,6,7,8,9,10,11,12,14 ihlal ettiği dolayısıyla davalının davacıya ait patente ihlal ettiği dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu kapsamında davacının davasının kabulüyle davalının davacıya ait markaya ihlalinin bulunduğunun tespitine üretilen ürünlere kullanılan vasıtalara el konulmasına, ürünün fiziki ve internet ortamlarında satışının yasaklanmasına, ayrıca bu durumun TTK 54 ve devamında belirtilen haksız rekabet oluşturduğunun tespitine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davalının davacının aktif dava açma yönündeki talebinin reddine, 2-Davacının davasının kabulüyle, davalının... isimli ürünlerin davacının patentinde yer alan 2,3,4,6,7,8,9,10,11,12,14 nolu istemlerin ihlal ettiğinin tespitine, 3-Davacının ihtiyati tedbir talebinin 300.000,00 TL teminat karşılığında kabulüyle davalının (... Cup ürününün üretimde kullanılan vasıtalara, makine ve ekipmanlarına el konulmasına, bu ürünlerinin satışınında yasaklanmasına yine internet siteleri olan Hepsi burada, gitti gidiyor, trendyol, amazon sitelerinde satışının yasaklanmasına,4-Ayrıca davalının bu eylemlerinin TTK 54 ve devamında düzenlenen haksız rekabetin oluştuğunun tespitine,5-Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubuyla eksik 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 13.214 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,9-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili yanlara iadesine, 10-Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 05/11/2024Katip ...E imza Hakim ...eimza