İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazası sonrası sigorta ettirenin mükerrer ödediği değer kaybı ve kazanç kaybının sigortacısından tahsili talepli tazminat davası.
Özet: Davacı, bir trafik kazasında %100 kusurlu bulunarak üçüncü kişiye maddi hasar tazminatı ödemesinin ardından, kendi zorunlu mali sorumluluk sigortacısının da aynı zarara yönelik 87.000 TL tutarında bir ödeme yapmasıyla oluşan mükerrerliğin giderilmesi ve bu bedelin ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir; davalı zarar gören taraf ise, söz konusu ödemenin mükerrer olduğunun anlaşılması üzerine iade edildiğini ve bakiye poliçe teminatının davacıya ödendiğini, ayrıca araç mahrumiyet bedeli gibi bazı kalemlerin sigorta teminatı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1035 EsasKARAR NO : 2026/392DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 13/11/2025KARAR TARİHİ : 04/06/2026Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ve ---------Ş. nezdinde ---------- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan -------- plakalı aracın, 29.10.2024 tarihinde -------- ili ---------- ilçesinde park halinde bulunan, davalı ---------Ş.'ye ait --------- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, TRAMER kayıtlarına göre kazanın oluşumunda müvekkiline ait araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kazanın ardından davalı --------Ş. tarafından alınan uzman mütalaasında araçta 140.000,00 TL değer kaybı ve 14.400,00 TL kazanç kaybı hesaplandığı, bu rapora dayanılarak --------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi kapsamında toplam 187.700,00 TL'nin müvekkili tarafından ödendiği, bunun yanında aynı kazadan kaynaklanan değer kaybı ve kazanç kaybı nedeniyle müvekkilinin sigortacısı olan ----------Ş. tarafından da davalı ----------Ş.'ye 87.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu suretle aynı zarar nedeniyle mükerrer ödeme meydana geldiği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının amacının sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına almak olduğu, zarar görene tazminatı bizzat ödeyen sigorta ettirenin, poliçe limiti ve teminat kapsamı dâhilindeki tutarı kendi sigortacısından talep etme hakkının bulunduğu, bu hususun Yargıtay kararları ile de kabul edildiği, mükerrer ödemenin iadesi amacıyla --------Ş. aleyhine arabuluculuk başvurusu yapıldığı, süreç içerisinde ---------Ş.'nin de başvuruya dahil edildiği, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, bu nedenle teminat kapsamında kalan ve müvekkili tarafından ödenen 87.000,00 TL'nin, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bilirkişi incelemesi sonucunda daha yüksek bir alacağın tespit edilmesi halinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.CEVAP /TALEP:Davalı --------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın, müvekkili şirket nezdinde -------- numaralı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı bulunan --------- plakalı aracın 29.10.2024 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle ödenen bakiye değer kaybı ve kazanç kaybı bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, dava açılmadan önce müvekkili sigorta şirketine Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca usulüne uygun yazılı başvuru yapılmadığı, gerekli bilgi ve belgelerin ibraz edilmediği, bu nedenle dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle davanın usulden reddi gerektiği, davaya konu rücu talebinin müvekkili şirkete ilk kez arabuluculuk aşamasında ihbar edildiği, davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın diğer davalı ---------Ş. olduğu, bu nedenle müvekkili şirket yönünden pasif husumet bulunmadığı, davacı tarafından sunulan delil ve belgelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle bunlara karşı cevap ve itiraz haklarının saklı tutulduğu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiği, sigorta şirketinin ancak sigortalısının kusuru ve poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu tutulabileceği, dava konusu araç nedeniyle kasko sigortacısı ---------Ş.'ye 214.590,55 TL rücu ödemesi yapıldığı, diğer davalı ----------Ş.'ye yapılan 85.409,45 TL değer kaybı ödemesinin mükerrer olduğunun anlaşılması üzerine iade edildiği, daha sonra davacı tarafından yapılan rücu talebi üzerine bakiye poliçe teminat limiti dahilinde 85.409,45 TL tutarındaki ödemenin 16.12.2025 tarihinde davacı vekiline yapıldığı, bu ödeme ile poliçe teminat limitinin (İMM dahil) tamamen tükendiği ve müvekkili şirketin dava konusu zarar bakımından herhangi bir sorumluluğunun kalmadığı, gerçek zararın bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiği, araç mahrumiyet bedelinin Karayolları Trafik Kanunu ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat dışında kalan dolaylı zarar niteliğinde bulunduğu, bu talebin reddi gerektiği, müvekkili şirket yönünden temerrüt koşullarının oluşmadığı, bu nedenle faiz, vekâlet ücreti ve diğer fer'i alacaklardan sorumlu tutulamayacağı, aksi kanaate varılması halinde ise uygulanacak faizin ticari faiz değil yasal faiz olması gerektiği açıklanarak, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davalı ---------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava, yetkisiz mahkemede açılmış olup yetkiye itirazları sundukları, davalı şirketin merkezi ---------- olduğunu, dolayısıyla işbu davada yetkili mahkeme --------- Mahkemeleri olduğunu, her ne kadar davacı tarafından sunulan 02.01.2026 tarihli beyan dilekçesinde davalıların adresleri belirtilmişse de, davacının adresi bildirilmemiş olup ara karar gereği yerine getirilmediğini, davalı şirket ---------Ş. adı altında müşterilerine uzun süreli kiralama hizmeti sunduğunu, davalı şirketin kiraladığı araçlar zaman zaman kazaya karışmakta ; aracın serviste kaldığı süre boyunca sözleşme gereğince müvekkil şirket tarafından kiracıya yedek araç tahsis edildiğini, davalı şirketin filosunda aynı segmentte bir araç bulunması halinde yedek araç davalı şirketin kendi filosundan tahsis edilmekte, filoda araç bulunmaması halinde davalı şirket tarafından başka bir firmadan araç kiralanarak müşteriye tahsis edildiğini, bu durumda davalı şirket kazanç kaybına uğramakta; aynı zamanda aracın ikinci el araç piyasasında değer kaybetmesi nedeniyle araçta değer kaybı meydana geldiğini, somut olayda 29.10.2024 tarihli kaza neticesinde davalı şirket tarafından uğranılan değer kaybının tazmini istemiyle diğer davalı ----------Ş.'ne 26.03.2025 tarihinde başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi başvuruya ilişkin herhangi bir dönüş de yapılmadığını, ----------Ş. tarafından, ödeme yapıldığına ilişkin taraflara herhangi bir bildirim yapılmadığını arabuluculuk görüşmeleri sırasında fazladan ödeme yapıldığından haberdar olunmuş, ödenen bedelin iadesi için tarafımızca harici araştırmalar yapılmış, yapılan araştırmalar sonucunda sigorta şirketine ait iban bilgisine ulaşılarak ödemenin iadesi gerçekleştirildiğini, bir başka deyişle, somut olayda davalı şirketin herhangi bir kötü niyeti olmayıp aksine, fazladan gerçekleştirilen bir ödemenin olduğu anlaşıldığı anda iadenin gerçekleştirilmesi için gerekli çaba sarf edilerek dava konusu bedel iade edildiğini, somut olayda, davacı tarafından davalı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, --------- İcra Dairesi’nin ---------- E. sayılı dosyasına yapılan ödeme, davacı tarafından değil; kazaya karışan aracın sürücüsü olan dava dışı -------- tarafından gerçekleştirildiğini, bu ödemenin akabinde icra dosyası kapatıldığını, davalı şirket tarafından herhangi bir talep veya girişim bulunmaksızın, diğer davalı ---------Ş. tarafından fazladan olarak gerçekleştirilen değer kaybı ödemesi ise, arabuluculuk sürecinde fark edilir edilmez, işbu dava ikame edilmeden önce sigorta şirketine iade edildiğini, davacı tarafından davalı şirkete yapılmış bir ödeme bulunmadığı gibi, davacının malvarlığından çıkan ve davalı şirkete intikal eden herhangi bir bedel de söz konusu olduğunu, davacının davalı şirketten iadesini talep edebileceği bir tutar bulunmadığından; davacının eldeki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, icra dosyasına yapılan ödeme dava dışı -------- tarafından yapılmış, davaya konu mükerrer ödeme ise sigorta şirketi tarafından yapıldığını, bir başka deyişle, davacı tarafından davalı şirkete yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığını, davacı lehine iade yapılması, davacının malvarlığından çıkmayan bir bedelin kendisine ödenmesi sonucunu doğuracak olup bu durum davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, izah edilen ve mahkemece re'sen gerekli görülecek hususlar çerçevesinde; ara karar gereği yerine getirilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, yetkiye ilişkin itirazların kabulü ile davanın reddini, davanın aktif husumet nedeniyle reddini, dava konusu bedelin işbu davanın ikame edilmesinden önce diğer davalı sigorta şirketine iade edilmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ---------İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası, ---------- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Hasar Dosyası ve Poliçe, Ekspertiz Raporu, SBG Kayıtları, Banka Dekontları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Dava,---------İcra Dairesi ----------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan ödemenin 87.000.00 TL kısmının mükerrer ödeme nedeniyle istirdatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davad taraf teşkili ve dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi başta arabuluculuk , özel ve genel dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Davaya esas ---------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenmiş ve bir örneği çıkartılarak dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu dosyanın infaz edildiği görülmüştür. Ne var ki şekli olarak ön inceleme duruşması tamamlanmakla birlikte bu aşamadan önce davalı tarafından davaya konu bedel davacıya iade edilmiş olduğundan buna ilişkin taraf vekillerinin beyanları da gözetilerek dava konusuz kaldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre; 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli ve arabuluculuk süreci de gözetilerek olayların gerçekleşme biçimi, tarafların haksız fiil niteliğindeki trafik kazasına bağlı olarak hukuki hak ve sorumlulukları, basiretli tacir kavramı ve dürüstlük kuralı nazarında her bir tarafın yaptığı yargılama giderleri kendi üzerine terk edilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar nezdinde Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin ise yukarıdaki ilkeler nazarında tüm taraflar 1/3 oranında müşterek olarak sorumlu tutulmak suretiyle anılan oranda taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-)Taraflarca yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 1.485,75 TL harçtan mahsubuyla 753,75 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesine göre AÜT uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 1/3 oranında tüm taraflardan ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına,5-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekili ve davalı ----------- Şirketi vekilinin yüzlerine karşı, davalı ----------- Şirketi vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026