Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin, trafik kazasında yaralanan yolcunun sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talepli davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir otobüs kazasında yolcu olarak yaralanan davacının, zorunlu mali sorumluluk, koltuk ferdi kaza ve kasko sigortaları kapsamında davalı sigorta şirketinden sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderleri için talep ettiği tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini detaylandırmaktadır. İlk derece mahkemesi, davacının kusursuz, otobüs işleteni ve şoförünün kusurlu olduğunu tespit ederek, bilirkişi raporları doğrultusunda davacının maluliyeti ve bakıcı ihtiyacı için önemli miktarda tazminat hesaplamış, ancak hükmün tam içeriği metinde yer almamıştır. Hem davacı hem de davalı vekilleri bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/45 - 2026/1056
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/45
KARAR NO : 2026/1056
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12.11.2024
NUMARASI : 2023/225 Esas 2024/775 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 12.06.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 12.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.09.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi, kasko sigorta poliçesi ve karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ile sigortalı ... plakalı otobüsün karışmış olduğu kaza sonucu otobüste yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralanan davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığı ve bakım ihtiyacı doğduğunu, maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı ...'ye başvuruda bulunulduğu ancak ödeme yapılmadığını belirtilerek, belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik zorunlu mali sorumluluk sigortası yönünden, 20.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 20.200,00-TL, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yönünden 20.000,00-TL maddi tazminat ve kasko sigortası yönünden 50.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 24.04.2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik zararı talebini 720.000,00-TL, geçici bakıcı gideri zararı talebini 2.029,5-TL, geçici işgöremezlik zararı talebini 8.763,82-TL olmak üzere zorunlu mali trafik sigortası kapsamında toplam 730.793,32-TL olacak şekilde artırmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı otobüsün davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, davalı şirkete başvuru aşamasında sunulması gereken evrakların sunulmadığını, davalı şirketin kaza tarihi itibariyle tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinden, bakıcı gideri tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesini, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu İlgili 3. İhtisas Dairesine sevkini zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası genel şartları ve mevzuatına uygun rapor düzenlenmesini ve davacının bizzat muayene edilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının müterafik kusur hususunun da araştırılarak tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 02.09.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı şehirler arası taşıma yapan otobüsün tek taraflı yoldan çıkma ve devrilmesi şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, dosya kapsamında alınan maluliyet raporuna göre davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre trafik kazası nedeni ile % 12 sürekli maluliyet, 6 ay geçici iş göremezlik, 1 ay bakıcı ihtiyacı oluşacak biçimde yaralandığının tespit edildiği, yine davacının Kara yolu Yolcu taşımacılığı Zorunlu Koltuk ferdi kaza sigortası poliçesi genel şartları kapsamında % 10 oranda sürekli maluliyetinin oluştuğunun tespit edildiği, dosya kapsamında kusur bilirkişinden alınan raporda kazanın tek taraflı aracın yoldan çıkması ve devrilmesi şeklinde gerçekleştiği, kazanın meydana gelmesinde aracın işleteni olan ... firmasının şehirler arası ulaşım hizmeti veren araç şoförünü günlük çalışma saatleri üzerinde çalıştırmasından dolayı % 45 oranında kusurlu olduğu, araç sürücüsü ...'in ise % 55 oranında kusurlu olduğu, davacının ise yolcu konumunda olmakla kusursuz bulunduğu, tazminat hesabı için 05.04.2023 tarihli ve itirazları karşılar 27.10.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda belirlenen tam kusur oranına göre belirlenen tazminatın hükme esas alındığı, alınan ek rapora göre davacının kaza nedeni ile 8.763,82-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.029,50-TL bakıcı gideri tazminatı, 854.007,30-TL sürekli iş göremezlik zararı bulunduğu, davalı sigorta şirketinin % 100 kusur oranı üzerinden tazminattan ZMMS poliçe limiti gereği sorumlu olduğu, kaza yapan aracın şehirler arası taşıma yapan otobüs olduğu, 4925 sayılı yasanın 28/A bendi kapsamında teminat limitinin sakatlanma ve ölüm teminatı için 720.000,00-TL, tedavi giderleri için teminat limitinin 720.000,00-TL olduğu, davacının 720.000-TL sürekli iş göremezlik tazminat talebi ile geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının ( tedavi teminat kapsamında olmakla) ZMMS poliçesi teminat limiti içinde kaldığı, davacı zorunlu koltuk ferdi kaza poliçesi kapsamında sürekli sakatlık teminatı talep ettiği, zorunlu koltuk sigortası can sigortası olup bireysel kaza sigortası olarak yolcuların veya görevlilerin yolculuk boyunca otobüs içinde veya dışında başlarına gelebilecek her türlü kazalara karşı onların canlarını güvence altına alındığı, taşımacı ve sürücü kusursuz olsa bile ödeme yapmakla yükümlü olduğu, koltuk sigortasından yapılan ödemelerin bu tazminattan mahsup edilemeyeceği, dosya kapsamında zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası genel şartları kapsamında maluliyet raporu alınmış olup, genel şartlara uygun olarak hazırlanan maluliyet oranına göre davacının %10 maluliyetinin oluştuğu tespit edildiği, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası davacının 175.000,00-TL teminat bedelinin % 10 kadar 17.5000,00-TL maluliyet tazminatına hak kazandığı, davacının kasko poliçesi kapsamında manevi tazminat talebi bulunmakta olup, dosyada bulunan genişletilmiş otobüs kasko poliçesi kapsamında manevi tazminat taleplerinin poliçede yazılı olan ihtiyari mali sorumluluk limitinin % 100 kadar teminata dahil edildiği, ihtiyarı teminat limitinin maddi ve bedeni ayrımı yapılmaksızın 1.000.000,00-TL olduğu, davacının trafik kazasında yaralanmasında ötürü % 12 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu, davacının kusurunun olmadığı, sosyal ve ekonomik durum ve dosyadaki tüm belgeler kapsamında davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, trafik kazasında yaralanmasından ötürü uğradığı manevi zarar açısından 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı Kasko sigorta poliçesi kapsamında davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektği, dava belirsiz alacak davası davalı araç ticari olduğundan dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, 720.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.763,82-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.029,50-TL bakıcı gideri tazminatı olan 730.793,32-TL tazminatın ( ZMMS poliçesi kapsamında ) dava tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, 17.500,00-TL tazminatın ( kara yolları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçesi kapsamında) dava tarihi olan 30.03.20223 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın (genişletilmiş otobüs kasko poliçesi kapsamında) dava tarihi olan 30.03.20223 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, karara karşı katılma yolu ile davacı vekili ile davalı vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığını, 02.09.2018 tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ... plaka sayılı otobüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydanda gelen kazada davacının uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı zararı ve manevi zararlarının tazminine ilişkin olarak dava açıldığını, mahkeme tarafından hükmedilen faiz başlangıç tarihinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda, faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihi olan 30.03.2023 tarihi tespit edilmiş ise de faiz başlangıç tarihi olarak kaza tarihi olan 02.09.2018 tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren temerrüte düştüğünü, hükme esas alınan kusur raporundaki % 55 oranında kusur tespitinin hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusurundan ve dava dışı işleten sigortalısının kusurundan KTK gereği müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları nedeniyle %100 oranında sorumlu olduğunu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, gelir katı alınırken AGİ hariç tutar üzerinden gelir katı alınması, AGİ indirimi yapılması ve kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, maluliyet raporunda tespit edilen oran eksik olup davacının maluliyetinin tespit edilen oranlardan daha yüksek olduğunu, yeniden yargılama yapılması halinde yeni yargılamada verilecek hüküm tarihindeki güncel verilerin dikkate alınmasını gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen kararın eksik inceleme sebebiyle hatalı olduğunu, hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesinin hazırladığı 15.01.2024 tarihli maluliyet raporu hükme elverişli olmadığını, maluliyet raporu kaza tarihine göre geçerli yönetmelik hükümlerine göre uygun şekilde düzenlenmediğini, adli tıp kurumu tarafından muayene edilmek suretiyle kaza ile illiyetli maluliyet oranını gösterir biçimde rapor alınması gerektiğini, medikal inceleme neticesinde davacının sakatlığının kaza ile illiyetli olmadığı tespit edilmiş olup tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davalı şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını, SGK tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin davalıdan talep edilemeyeceğini, davacının kaza tarihinde geliri bulunmamakta olup afaki gelir üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, pasif dönem hesaplamasında esas alınan gelirin hatalı olduğunu, pasif dönem hesabında, ücretli bir çalışmasının olmaması nedeniyle de 2022 2023 ve 2024 yılında çalışan kişiler için geçerli olan gelir vergisi ve damga vergisi istisnası uygulanmadan net asgari ücret nazara alınması gerektiğini, genişletilmiş otobüs kasko poliçesi ihtiyari teminat limiti aşılarak hüküm kurulduğunu, poliçede görüleceği üzere İhtiyari Mali Mesuliyet klozu manevi tazminat dahil olarak 1.000.000,00-TL teminat limiti ile poliçede teminat altına alınmış olup hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle beraber gerekçeli kararda davalı şirket aleyhinde hüküm kurulurken maddi ve manevi tazminat için kaza başına toplam 1.000.000,00-TL üzerinden kazada tüm zarar görenler gözetilerek garameten hüküm kurulması gerekmekteyken davalı şirkete bakiye poliçe limiti sorulmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS), ihtiyari mali mesuliyet (İMMS) ve karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası (KYTZKFKS) poliçesi kapsamında sürekli, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının maddi tazminata davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri ile Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre poliçe kapsamında ihtiyari mali mesuliyet klozu ile teminat altına alınmış olması nedeniyle trafik kazası nedeni ile davacının oluşan manevi zararından davalı sigorta şirketi sürücünün kusuru oranında sorumludur. Bu kapsamında davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder.
Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçesi ise can sigortası türlerinden olup bir meblağ sigortası olması itibariyle de ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden bu yönlerin ispatlanması yeterli olup poliçede belirtilen miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K. )
Mahkemece davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının 02.09.2018 tarihli trafik kazasına bağlı özürlülük oranının % 12 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi Genel Şartları kapsamında sol omuz hareketinin tamamen kaybı için teminatın % 10 olduğunu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin bir ay olduğunu, tıbbi iyileşme süresinin altı aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, raporun kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum raporunun alınarak, muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği, anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 TBK'nın 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanarak tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dahilinde davalı trafik sigortacısı tedavi giderlerinden de sorumludur. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir.
Bu kapsamda dosyaya kazandırılan aktüer hesap bilirkişi raporu ile SGK kayıtları esas alınmak suretiyle davacının aynlık net gelirinin asgari ücretin 1,29 katı olduğu tespit edilmiş, bu ücret üzerinden geçici iş görmezlik süresince geçici göremezlik zararı, bürüt asgari ücret üzerinden ise geçici bakıcı süresince geçici bakıcı zararı ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak, bilinen / bilinmeyen dönem ayrımı yapılıp, bilinmeyen dönemde aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılarak, bilinen ile bilinmeyen aktif dönem sonuna kadar asgari ücretin 1.29 katı, bilinmeyen pasif dönemde ise asgari ücreti üzerinden maluliyeti oranında yapılan hesaplama doğrultusunda sürekli iş görmezlik tazminatı ve zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçe limitinin maluliyet oranı karşılığı üzerinden de bu poliçe kapsamında sakatlık tazminatına ilişkin yapılan hesaplama doğrultusunda belirlenen tazminat kalemlerinin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, trafik kazasından kaynaklı sürekli, geçici iş görmezlik zararı, ve bakıcı gideri bakımından zorunlu mali sorumluluk sigortası, manevi tazminat yönünden ihtiyari mali sorumluluk sigortası (İMMS), sakatlık tazminatı bakımından ise ferdi kaza sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketinin, sorumluluğunun söz konusu olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4. 22.05.2016 tarih ve 29719 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"e eklenen 28/A maddesi gereği "mevcut teminat limitlerinin iki katı şeklinde uygulanacağına" dair hükmü, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamındaki araçlara uygulanmak üzere getirilmiştir. Somut olayda; kazaya sebebiyet veren araç 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bir şirkete ait yolcu otobüsü olup, davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihinde geçerli olmak üzaere trafik sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçeleri teminat limitlerinin, bu yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanacaktır. (Yargıtay 4. HD'nin 12.11.2025 tarih ve 2024/8713 E. 2025/15295 K.)
Geçici iş göremezlik tazminatı, trafik kazası sebebiyle meydana gelen yaralanmalar neticesinde kişinin belirli bir süre boyunca çalışamayacak durumda olması ve günlük aktivitelerini yaparken daha fazla efor sarf etmesi halinde talep edilebilen bir tazminat türü olup ZMSS poliçesi kapsamında yapılacak ödemenin sakatlık teminatı klozundan karşılanması gerekmektedir. 4925 sayılı yasanın 28/A bendi kapsamında kaza tarihi itibariyle ZMSS sakatlık teminatı limiti kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı için 720.000,00-TL olduğu, tedavi giderleri için teminat limitinin 720.000-TL'dir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 720.000,00-TL sürekli, 8.763,82-TL geçici iş göremezlik tazminatının kabulüne olması gözetildiğinde geçici iş göremezlik tazminatı talebinin de kabul edilmesi, sakatlık teminatı yönünden poliçe limiti olan 720.000,00-TL'nin aşılması anlamına geleceğinden, mahkemece sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ( Yargıtay 4. HD'nin 25.12.2025 tarih ve 2023/13219 E. 2025/17286 K., 07.10.2025 tarih ve 2023/12431 E. 2025/13675 K.)
5. Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. ZMMS poliçesi kapsamındaki tazminat kalemleri yönünden davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K.) Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. ( Yargıaty 17. HD'ninin 04.02.2020 tarih ve 2019/4875 E. 2020/720 K.)
Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın aynı zamananda ihtiyari mali mesuliyet sigortacısıdır. İMMS'nin sorumluluğu açısından KTK'nın 100. maddesinde, KTK'nın 99. maddesine atıf yapılmadığından, İMMS Genel Şartlarında da, temerrüte ilişkin hüküm bulunmadığından, Sorumluluk Sigortalarında TTK'nın 1475.maddesi dellaletiyle, İMMS tanzim eden sigorta şirketinin temerrütü TTK'nın 1427.maddesine göre belirlenmelidir.
2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1 inci maddeleri ile Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın B.5. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda ilke olarak; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.( Yargıtay 4. HD'nin 08.07.2024 tarih ve 2023/1724 E. 2024/7067 K.)
Somut olayda, davacı tarafından davalı sigorta şirketine 29.11.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde başvuru yapılmış olup davacı tarafından dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talep edilmiş olmasına göre anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası ve zorunlu ferdi kaza koltuk sigorta poliçesi kapsamında 12.12.2022, İMMS poliçesi kapsamında ise 13.01.2023 tarihinde temerrüte düşeceği ve bu tarihten itibaren zarara neden olan aracın ticari araç olması nedeniyle tazminata talep ile bağlı şekilde avans faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
A)1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-720.000,00-TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 12.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında alınarak davacıya ödenmesine,
- 2.029,50-TL bakıcı gideri tazminatın temerrüt tarihi olan 12.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında alınarak davacıya ödenmesine,
-17.500,00-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 12.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden Karayolları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçesi kapsamında alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, maddi tazminat yönünden alınması gereken 50.517,27-TL nispi karar ve ilam harcın, peşin alınan 308,08 TL ile 2.428,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.736,08‬-TL'nin mahsubu ile noksan olan 47,781,20-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, maddi tazminat yönünden davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 116.929,43-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, maddi tazminat yönünden davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
B)- manevi tazminat talebi yönünden
1-50.000,00-TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 13.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, manevi tazminat yönünden alınması gereken 3.415,5‬0-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, manevi tazminat yönünden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00-TL giderin kabul ve red oranına göre 3.109,40-TL'sinin davalıdan, 10,6‬0-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 308,08 TL peşin harç ile 2.428,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.736,08 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 7.812,50 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti ile 2.960,00 TL ATK fatura ücreti olmak üzere toplam 10.952,4‬0-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 10.915,16 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davacı ile davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından 520,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,
4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n