Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kaza sonucu oluşan cismani zarar tazminatında maluliyet oranı, hesaplama ve faize yönelik davacı istinaf taleplerini inceleyen bir karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir trafik kazasında ağır yaralanması sonucu sigorta şirketinden talep ettiği geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, daha önce bölge adliye mahkemesince kaldırılan kararı sonrası yaptığı yargılamada, Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak davacının sürekli maluliyetinin olmadığı, ancak üç aya kadar geçici iş göremezlik yaşadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve sadece geçici iş göremezlik tazminatına hükmetmişken, davacı vekili istinaf başvurusunda, hükmedilen miktarın yetersizliğini, maluliyet oranının yanlış hesaplandığını ve kaza tarihindeki mevzuata uygun olmayan Adli Tıp raporunun eksik değerlendirildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/29 - 2026/1054
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/29
KARAR NO : 2026/1054
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25.10.2024
NUMARASI : 2023/847 Esas 2024/742 Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 12.06.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 12.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 02.07.2017 tarihinde, davacının idaresindeki motosiklet ile davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın çarpıştığını, kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda sürücü...’ın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını ve uzun süren bir tedavi süreci atlattığını, sigorta şirketine 18.09.2017 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ve davalı tarafça 28.09.2017 tarihinde eksik evrak talep edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, HMK’nın 107. Maddesi kapsamında şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı talebini 4.112,18-TL sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 41.364,17-TL olacak şekilde dava değerini artırmıştır.
Davalı sigorta şirketi, cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 26.10.2023 tarih ve 2021/854 E. 2023/747 K. sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaza tarihi olan 02.07.2017 tarihinde dava dışı...'ın sevk ve idaresinde olan ve davalı sigorta şirketince zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın akaryakıt istasyonuna sola dönüş yaptığı sırada davacı idaresindeki... plakalı araca çarpması neticesinde meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün geçiş önceliğine uymaksızın tedbirsiz ve kontrolsüz bir biçimde aracını idare ederek davacının idaresindeki araca çarpması neticesinde tam ve asli kusurlu olarak kazaya neden olduğu, davacının Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri çerçevesinde alınan raporunda maluliyetinin olmadığı geçici iş göremezlik süresinin ise 3 aya kadar uzayabileceği anlaşılmış olup, geçici iş göremezliğe ilişkin olarak 01.12.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporu ve 07.12.2020 tarihli talep arttırım dilekçesi nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile 4.212,18-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 06.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hesaplama, maluliyet oranı, faiz, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyeti kaza tarihindeki yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri gereğince düzenlenmediğini, davacının 02.07.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kaza neticesinde malul hale geldiğini, davacının meydana gelen kaza sonrası bedenen oldukça fazla arazı meydana geldiğini, uzunca süren tedavi sürecinden sonra hayatının geri kalanında tespit edilen maluliyet oranından daha fazla bir oranda malul kaldığını, adli tıp raporu kaza tarihindeki güncel yasal mevzuata uygun olarak düzenlenmediğini, davacının maluliyetinin tespiti, Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği Hükümlerine göre yapılması gerektiğini, davacıya ait Bodrum Devlet Hastanesince düzenlenen 02.07.2017 tarihli raporda kafada ve sol kaş üzerindeki kesiklerin sütüre edildiği, sağ ayak ödemli, şiş ve ağrılı olduğu, metatras kırığı olduğu tespit edildiğini, bu arazların tespitine yer verilmesine rağmen engel oranının % 0 olduğu, geçici iş göremezliğin ise 3 ay süreli olarak tespit edilmiş olmasının kabul edilebilir nitelikte olmadığını, mahkeme tarafından hükme esas alınmış olan ATK 2. İhtisas Kurulunca geçici iş göremezlik süresinin de hatalı bir şekilde tespit edildiğini, raporda herhangi bir değerlendirme yahut gerekçelendirme de yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi (ZMMS) kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulü ile geçi iş göremezlik tazminatının tahsiline, sürekli iş göremezliğe dair fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
Kaza tarihi itibariyle maluliyet tespitine ilişkin uygulanması gereken yönetmelik noktasında benzer uyuşmazlıklara ilişkin Dairemiz direnme kararları üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından aynı anda, aynı hususu düzenleyen 3 farklı Yönetmelik olduğu, hukuki güvenlik ve istikrar gereğince Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin tercih ettiği yönetmelik çerçevesinde rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini kabul ederek, haksız fiil zararlarının hesaplanmasında, 01.06.2015 tarihinden sonra meydana gelen kazalarda Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulamasından vazgeçilerek, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonrası için ise Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik) hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul etmiştir.(Yargıtay HGK 2022/655 E. 2024/133 K.) Nitekim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi "Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair" verdiği 30.05.2024 tarih, 2024/3323 E. - 2024/5474 K. sayılı içtihadı ile de kaza tarihi itibariyle uygulanacak yönetmeliğin belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle 01.06.2015 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazalarında (20.02.2019 tarihine kadar) Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini kabul ederek Bölge Adliye Mahkemeleri arasında içtihat farklılığını giderme yoluna gitmiştir.
Bu durumda, tazminat hesaplanmasında içtihat mahkemesi olan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemler çerçevesinde gerçek zararın hesaplanması gerektiğinden, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay HGK tarafından, tazminat hesaplanmasında çalışma gücü azalması ve yitirilmesinin tespitinde kaza tarihine göre dönemsel olarak 01.06.2015 tarihinden itibaren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini kabul ettiğinden, 02.07.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı eldeki davaya konu uyuşmazlık bakımından da tazminat hesabına esas olmak üzere mahkemece davacının maluliyet oranının tespiti için tüm tedavi evraklarının getirtilip gerekli muayenesi yapılmak suretiyle Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan içerisinde davacının mevcut yarlanmasına göre uzman hekim/hekimlerin de yer aldığı heyetten olay tarihinde yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun biçimde, davacının maluliyet/engellilik durumunun tespit edilmesi gerekir.
Bu kapsamda, kaldırma kararı sonrasında, mahkemece davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 21.05.2020 tarihli raporda davacının 02.07.2017 tarihli raporda tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, söz konusu raporların kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği, anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n