İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin, yemek hizmetleri ve mutfak ekipmanı yatırımından kaynaklanan birleşen itirazın iptali davalarına dair istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki belge, yemek hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacakları ve sözleşmenin feshi sonrası mutfak ekipman yatırımı bedellerine ilişkin ödenmeyen faturalar nedeniyle başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali davalarına dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesidir; mahkeme asıl davayı kabul ederken birleşen davaları kısmen kabul ve kısmen reddetmiş olup, birleşen davacı vekili tarafından haksız itiraz edildiği iddia edilen bu alacaklara ilişkin karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/50
KARAR NO : 2026/907
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2022
NUMARASI : 2019/205 Esas 2022/758 Karar
ASIL DOSYA
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2020/83 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2020/88 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ : 09/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/205 Esas ve 2022/758 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden davanın kabulüne, birleşen davalar yönünden davaların kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı birleşen dosyalar yönünden birleşen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Asıl dosya davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu şirket aleyhine İzmir 9. İcra dairesi 2019/11256 E sayılı dosyası ile 29.07.2019 tarihi itibari ile 157.330,90.-TL'lik cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine borçlu şirket tarafından 05.08.2019 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek icra takibinin durdurduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu .... A.Ş. firmasına 09.04.2018 tarihli yemek hizmetleri sözleşmesine istinaden yemek hizmeti verildiğini, davalı/borçlu şirket tarafından verilmiş olan hizmete istianeden cari hesaptan kaynaklanan alacağın ödenmediğini, icra takibine haksız olarak itiraz edildiği için işbu itirazın iptali davasını açma zaruretinin hasıl olduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı/borçlunun, İzmir 9.İcra Müdürlüğü 2019/11256 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, davalı/borçlu şirket aleyhine haksız itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş,
Birleşen 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/83 Esas sayılı dosya davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu şirket aleyhine İzmir 9.İcra dairesi 2019/11935 E. sayılı dasyası ile 29.08.2019 tarihi itibari ile 123.642,00-TL'lik cari alacağı için başlatılan icra takibine, borçlu şirket tarafından 19.09.2019 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek icra takibini durdurulduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu .... A.Ş. firmasına 09.04.2018 tarihli yemek hizmetleri sözleşmesine istinaden yemek hizmeti verildiğini, davalı/borçlu şirket tarafından 14.06.2019 tarihli 7.246,80.-TL'lik müvekkili şirket tarafından verilen hizmete istianeden düzenlenen fatura ve yine taraflar arasındaki Sözleşmenin 1. Maddesinin i numaralı bendinde; "... ayrıca Alıcı'nın mutfağında kullanılmak üzere mutfak ekipman yatırımı yapacaktır. Yatırım için 5 yıllık kistelyevm süresi geçerlidir. Beş yıl içinde sözleşme herhangi bir sebeple taraflardan biri tarafından sona erdirilirse kalan yatırım tutarı Kistelyevm hesabı yapılarak fatura edilerek ödemelerin ALICI tarafından fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yatırımlar ALICI nezdinde bırakılacaktır.” hükmü uyarınca mutfak ekipman yatırımlarına ilişkin düzenlenen 26.07.2019 tarihli 116.395,20-TL'lik faturaların bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkil şirketin, sözleşme uyarınca düzenlenen fatura bedellerinin davalı borçlu şirket tarafından vadesinde ödenmemesi nedeniyle Sözleşmenin 7.maddesi b-i hükmüne istinaden taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi 23.07.2019 tarihli Mesai bitimi itibariyle feshettiğini Kadıköy 29.Noterliği 19.07.2019 tarih 16488 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı yana bildirdiğini, taraflar arasındaki sözleşme müvekkili şirket tarafından feshedilmek suretiyle sona erdirildiğinden, müvekkil şirket tarafından davalı borçlu şirkete, sözleşmenin 1.maddesinin i bendinin ikinci paragrafı uyarınca kistelyevm hesabı yapılarak mutfak ekipman yatırımına dair fatura kesildiğini ve söz konusu mutfak ekipman yatırımlarının davalı borçlu uhdesinde bırakıldığını, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığı, davalı/borçlu şirketin 05.08.2019 tarihli itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itirazının haksız olduğunu, tarafların tacir olduğunu ve davaya konu alacağın tacirler arası sözleşmeden kaynaklandığının Yargıtay içtihatları ve 3095 sayılı Kanun'un 2.maddesinin 2.fıkrası ile de sabit olduğu üzere, avans faizi talep hakları olduğunu, davalı/borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiği için aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin hak ve haklarının saklı kalması kaydı ile davalı/borçlunun, İzmir 9.İcra Müdürlüğü 2019/11256 E.sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, davalı/borçlu şirket aleyhine haksız itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Birleşen 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/88 Esas sayılı dosya davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu şirket aleyhine İzmir 9.İcra Müdürlüğü 2019/12908 Esas sayılı dosyası ile 30.09.2019 tarihi itibari ile 54.333,60-TL'lik cari hesaptan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine borçlu şirket tarafından 09.10.2019 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek icra takibini durdurulduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu ... A.Ş. firmasına 09.04.2018 tarihli yemek hizmetleri sözleşmesinin 1. Maddesinin i numaralı bendinde; "... ayrıca Alıcı'nın mutfağında kullanılmak üzere mutfak ekipman yatırımı yapacaktır. Yatırım için 5 yıllık kistelyevm süresi geçerlidir. Beş yıl içinde sözleşme herhangi bir sebeple taraflardan biri tarafından sona erdirilirse kalan yatırım tutarı Kistelyevm hesabı yapılarak fatura edilerek ödemelerin ALICI tarafından fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yatırımlar ALICI nezdinde birakılacaktır.” hükmü uyarınca mutfak ekipman yatırımlarına ilişkin düzenlenen 02.08.2019 tarihli 54.333,60-TL'lik faturanın bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirketin, sözleşme uyarınca düzenlenen Fatura bedellerinin davalı borçlu şirket tarafından vadesinde ödenmemesi nedeniyle Sözleşmenin 7.maddesi b-i hükmüne istinaden taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi 23.07.2019 tarihli Mesai bitimi itibariyle feshettiğini Kadıköy 29.Noterliği 19.07.2019 tarih 16488 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkil şirket tarafından feshedilmek suretiyle sona erdirildiğinden, müvekkil şirket tarafından davalı borçlu şirkete, yukarıda yer verilen Sözleşmenin 1.maddesinin i bendinin ikinci paragrafı uyarınca kistelyevm hesabi yapılarak Mmutfak ekipman yatırımına dair fatura kesildiğini ve söz konusu mutfak ekipman yatırımlarının davalı borçlu uhdesinde bırakıldığını, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığı, davalı/borçlunun, müvekkil şirket tarafından sözleşme uyarınca düzenlenen faturaya itiraz etmediğini, faturaya süresinde itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul eden davalı/borçlu şirketin takibe itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı/borçlu şirketin borca ve ferilerine itirazının haksız olduğunun somut olayda müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile bu hususun ortaya çıkacağını, somut olayda tarafların tacir olduğunu ve davaya konu alacağın tacirler arası sözleşmeden kaynaklandığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile davalı/borçlunun, İzmir 9.İcra Müdürlüğü 2019/12908 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, davalı/borçlu şirket aleyhine haksız itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Asıl dosya davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; ileri sürülen taleplerin yerinde olmadığını, taraflar arasında 09.04.2018 tarihli Yemek Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davanın mesnetsiz olduğunun ortaya çıkacağını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/83 Esas sayılı dosya davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin yerinde olmadığını, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davanın mesnetsiz olduğunun ortaya çıkacağını, arz edilen hususlar nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/88 Esas sayılı dosya davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin yerinde olmadığını, taraflar arasında 09.04.2018 tarihli Yemek Hizmet Sözleşmesi akdedildiği, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davanın mesnetsiz olduğunun ortaya çıkacağını, arz edilen hususlar nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/5258 Dosya 2019/87999 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/6606 Dosya 2019/108861 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
3-İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/7474 Dosya 2019/122454 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
4-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas 2021/550 Karar sayılı dosyası,
5-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 Esas 2021/457 Karar sayılı dosyası,
4-İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11256 Esas sayılı icra takip dosyası,
5-İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11935 Esas sayılı icra takip dosyası,
6-İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/12908 Esas sayılı icra takip dosyası,
7-Asıl ve birleşen dosyalar davacısına ait ticaret sicil kayıtları,
8-Asıl ve birleşen dosyalar davacısına ait vergi sicil kayıtları,
9-Asıl ve bileşen dosyalar davacısına ait esnaf sicil kayıtları,
10-Asıl ve birleşen dosyalar davalısına ait ticaret sicil kayıtları,
11-Asıl ve birleşen dosyalar davalısına ait vergi sicil kayıtları,
12-Asıl ve birleşen dosyalar davacısına ait ticari defter ve kayıtlar,
13-Asıl ve birleşen dosyalar davalısına ait ticari defter ve kayıtlar,
14-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ...'un tanzim etmiş olduğu 05/04/2021 tarihli bilirkişi raporu
15-Muhasebeci bilirkişi ...'ın tanzim etmiş olduğu 25/10/2021 tarihli bilirkişi raporu,
16-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ....'in birleşen 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyasında tanzim etmiş olduğu 13/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporu,
17-Muhasebe Finans Uzmanı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi ....'nin birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 esas sayılı dosyasında tanzim etmiş olduğu bilirkişi raporu,
18-Muhasebe ve Finans Müdürü Bilirkişi....'in tanzim etmiş olduğu 09/03/2022 tarihli bilirkişi raporu,
19-Muhasebe ve Finans Müdürü Bilirkişi ...'in tanzim etmiş olduğu 23/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporu,
20-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan asıl dava yönünden; taraflar arasındaki yemek hizmeti alım sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili talebine ilişkindir.
Birleşen 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/83 Esas sayılı dosyasındaki dava yönünden; davacı firmanın davalı firmaya mutfak ekipman yatırımları yaparak ve devamında yemek üretimi yaparak yemek servisi ve hizmetleri yaptığı, yapmış olduğu yatırım, yemek satışı ve hizmetler sebebiyle alacaklı olduğunu, alacaklarının tahsili için yapmış oldukları icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Birleşen 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/88 Esas sayılı dosyasındaki dava yönünden; taraflar arasındaki 09.04.2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesi'nin davacı tarafça feshedilmesi nedeniyle yine aynı sözleşmenin ilgili hükmü uyarınca mutfak ekipman yatırımlarına ilişkin olarak düzenlenen fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediği iddiasıyla tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsili taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11256 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı .... Şirketi olduğu, borçlunun davalı ... . Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin borçlu aleyhine 157,330,90-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11935 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ... Şirketi olduğu, borçlunun davalı .... Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin borçlu aleyhine 123.642,00-TL Asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/12908 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ... . . Şirketi olduğu, borçlunun davalı .... Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin borçlu aleyhine 54.333,60-TL Asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyasında; dosyanın bilirkişi ....'e tevdi ile, sözleşme kapsamı ve davalı şirket merkezinde defter ve kayıtlarını inceleyerek tarafların iddia ve savunmalarına göre davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarı, uygulanacak faizin nevi, faiz süresi ve miktarı hususunda ayrıntılı olarak düzenlenecek raporun mahkemelerine sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 13/04/2021 havale tarihli raporunda sonuç olarak; taraftar arasında 09.04.2018 tarihli 16 maddeden oluşan, Yemek Hizmetleri Sözleşmesi” akdedildiğini, sözleşmenin kapsamının alıcının adresinde bulunan okulda öğrencilere ve çalışanlara normal çalışma günlerinde öğle yemeği, sabah kahvaltısı ve ikindi öğününün hazırlanması, servis düzeni içinde dağıtımı, bulaşıkların yıkanması, yemekhane temizlik hizmetinin yapılması işlemi olduğunu, sözleşmenin sona ermesine ilişkin olarak; satıcının, alıcının mutfağında kultanılmak üzere mutfak ekipman yatırımı yapacağını, yatırım için 5 yıllık kıstelyevm süresi geçerli olduğunu, bu süre içinde taraflardan biri herhangi bir sebeple sözleşmeyi sona erdirir ise kalan yatırım tutarının kıstelyevm hesabı yapılarak faturanın alıcıya bırakılacağını, sözleşmeye istinaden, davacı tarafından davalı okula ekipman yatırımı yapıldığını ve cari hesap çalışması başladığını, davalı defter kayıtlarının incelendiğini, davalı defter kayıtlarının, tek düzen hesap planına göre VUK ve TTK hükümlerine göre sahibi lehine delil olabilecek şekilde tutulduğunu, kapanış Noter onama tastiğinin yaptırıldığının tespit edildiğini, 2018 yılı sonu itibariyle davacı kayıtlarının birbirini teyit emekte olduğunu, 2018 yılından devreden 85.588,65-TL davacı alacağının olduğu ve bu alacağın her iki tarafın kayıtlarında yer aldığını, 2019 yılına devrettiğinin tespit edildiğini, 2019 yılına ilişkin, davacı tarafından Muhtelif tarih ve bakiyeli faturalar tanzim edildiğini, davalı tarafından kısmi ödemelerin olduğunun görüldüğünü, davacı tarafından tenzim edilen, 18.01.2019 tarihli SF32019000900004 sıra holu 17.950,68-TL bedelli davacı faturasının, davalı kayıtlarında yer almadığını, ayrıca; 01.02.2019 tarihli 73319 nolu makbuzla yapılan 442,73-TL davalı ödemesinin, davacı kayıtlarında yer almasına rağmen, davalı kayıtlarında yer almadığının tespit edildiğini, yapılan cari hesap çalışmasına göre; 21.06.2019 tarihinde; davalının, davacıya cari hesap yemek bedeli borcunun 7.246,80-TL olduğunu, bu tarihten sonra davacı tarafından davalı adına 7 adet duran varlık faturası tanzim edildiğini, 29.07.2019 tarihli SF02019000001932 sıra nolu 116.395,20-TL bedelli duran varlık satışına ilişkin E- fatura, 02.08.2019 tarihli SF32019000001301 sıra nolu 54.333,60-TL bedelli duran varlık satışına ilişkin E- fatura, tanzim edildiğini, duran varlık satışına ilişkin faturalar toplamının 170.728,80-TL olduğunu, 20.06.2019 tarihinde davacı alacağının 7.246,80-TL olduğunu, 20.05.2019 tarihinden sonra tanzim edilen davacı faturalarının 170.728,80-TL olduğunu, toplam alacağın 177.975,60-TL olduğunu, bu alacağın, İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2019/11935 Esas sayılı ve İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2019/12908 Esas sayılı dosyasına konu edildiğini, dava dosyasının İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2019/11935 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu, davacı tarafça talep edilen alacağın, 14.06.2019 tarih SF42019000900152 sıra nolu 7.246,80-TL bedelli e-Arşiv "yemek” faturası ile 26.07.2019 tarih SF02019000000932 sıra nolu 116.395,20-TL bedelli e-Arşiv “duran varlık satış" faturası olmak üzere 123.642,00-TL toplamından oluştuğunu, hukuki takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; a) Davacı tarafından sözleşmeye istinaden tanzim edilen içeriği duran varlık satışı olan faturanın kabulü halinde ( bu dosyada takibe konu edilen SF02019000000932 sıra nolu fatura) davacı alacağının toptam 123.642,00-TL olacağını, b) Davacı tarafından sözleşmeye istinaden tanzim edilen içeriği duran varlık satışı olan faturanın kabul edilmemesi halinde davacı alacağının 7.246,80-TL olacağını, davacının davaya konu ettiği faturalara ilişkin “takipte" faiz talebinin bulunmadığını, ihtarnamede faiz işletilmesine ilişkin bir talebin dillendirilmediğini, sözleşmede yer alan vade farkı maddesinin çalıştırılmadığının tespit edildiğini mütalaa ettiği görülmektedir.
Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/88 Esas sayılı dosyasında, İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle davacı şirkete ait defter ve kayıtlar bir mali müşavir bilirkişi marifeti ile incelenmek suretiyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı şirkete ait defterlere ne şekilde yansıdığı, takibe konu edilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi raporunda sonuç olarak; takdir mahkemeye ait olmak üzere, dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde, davacı şirketin 2018-2019-2020 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğunu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğunu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre davalı şirketten 335.305,50-TL alacaklı olduğunu, taraflar arasında 09.04.2018 tarihinde “Yemek Hizmetleri Sözleşmesi” akdedildiğini, davalı şirketin sözleşmede belirtilen fatura +60 gün ödeme planına uymaması nedeni ile davacı şirketin sözleşmenin 7.maddesinin b-i hükmüne istinaden taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi 23.07.2019 tarihi itibari ile feshettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 1. Maddesi i bendi gereği 5 yıllık yapılan yatırıma ait demirbaşları davalı şirket uhdesine bıraktığı ve bu demirbaşları imza karşılığı demirbaş sayım tutanağı ile mutabakat sağlandığını, demirbaş teslim tutanağındaki tutara KDV eklenerek 02.08.2019 tarih SF32019000001303 nolu fatura ile 54.333,60 TL (KDV Dahil) olarak davalı şirkete fatura edildiğini, davalı şirket yetkilisinin imzalayarak onaylamış olduğu Demirbaş Teslim tutanağının KDV Hariç 47.771,64 TL, KDV Dahil 54.333,60 TL olduğunu, sözleme gereği kıstelyevm hesaplamasına göre davacı şirketin demirbaşlara istinaden 40.340,84 TL (KDV Dahil) alacak talebinde bulunabileceği kanaatine varıldığını mütalaa ettiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
13/10/2020 tarihli duruşmanın 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, taraf vekillerine bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter kayıt ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, taraf vekilleri taraflara ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmişlerdir.
Davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyanın re'sen belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, İzmir 9. İcra Dairesi'nin 2019/11256 Esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesi, dava dilekçesine ekli cari hesap ekstresi ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında imzalanan 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesine konu ticari ilişki kapsamında düzenlenen cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi talimat mahkemesine sunmuş olduğu 05/04/2021 tarihli raporunda sonuç olarak; davacı ile davalı arasında 09.04.2018 tarihinde Yemek Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme gereği düzenlediği KDV dahil 241,900,56 TL tutarlı yemek faturalarına karşı davalının 74.050,00 TL ödeme yaptığını, faturaları vadelerinde ödemediğini, vade tarihinden itibaren 45 günlük süre içerisinde de ödemeyerek temerrüde düştüğünü, davacının sözleşmenin 7.b) i) maddesi hükmüne göre sözleşmeyi haklı nedenlerle fashetme hakkı doğduğunu, davacının düzenlediği faturaların e-arşiv faturası olduğu ve davalıya E-arşiv izni kapsamına elektronik ortamda iletildiğini (tebliğ edildiğini), dava dasyası içeriğinde mevcut delillerin incelenmesi sonucunda davalının TTK'nun 21/2. maddesinde belirtilen sekiz gün içerisinde fatura münderecatına itiraz ettiğine dair bir delilin olmadığını, dava dosyası içeriğinde mevcut delillerin incelenmesi sonucunda davalının davacı tarafından düzenlenen faturalara TTK' nun 23, Ve Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinde belirtilen şartlarda geçerli bir itiraz ve/veya bildiriminin olmadığını, davacının dava konusu emtiaları davalıya teslim ettiği ve karşılığında fatura düzenleyerek bedellerini talep etmeye hak kazandığını, davacının sözleşmenin III .1.i. maddesine göre davalıya yapmış olduğu KDV dahil 170.728,80 TL yatırımı fatura ettiğini, davacının, davalıdan 11.06.2019 tarihi itibarı ile cari hesabından dolayı 157.330,90-TL alacağı olduğunu, davalının cari hesap bakiyesinin ve fatura alacaklarını şüpheli alacaklara virman yapmasından sonra, şüpheli alacaklar hesabından dolayı 335.306,50 TL alacağı olduğunu, davacının davalı aleyhine başlattığı İzmir 9. İcra Müdürlüğü 2019/11253 E. dosyasından 11.06.2019 tarihi itibarı ile cari hesap borcu olan 187.330,90 TL tutarlık kısmını talep ettiğini ve icra takip dosyası ile uyumlu olduğunu, davacının davalı ateyhine başlattığı İzmir 9. İcra Müdürlüğü 2019/11253 E. dosyasında işlemiş faiz talep etmediğini, yıllık %19,50 avans faizini artan oranlarda işleyecek faizini talep ettiğini mütalaa etmiştir.
Davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi akabinde davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla dosyanın re'sen belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, İzmir 9. İcra Dairesi'nin 2019/11256 Esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesi, dava dilekçesine ekli cari hesap ekstresi, talimat dosyası ile içeriğinde yer alacak bilirkişi raporu ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında imzalanan 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesine konu ticari ilişki kapsamında düzenlenen cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek talimat dosyası içeriğinde yer alan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurulmak suretiyle düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 25/10/2021 tarihli raporunda, Esas Dava Bakımından; davacı ile davalı arasında 09.04.2018 tarihli Yemek Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan; davacı ve davalı yanın ticari resmi defter kayıtlarının (2018-2019 yılları) incelemesi bilirkişi raporları ile ticari bir ilişkisinin olduğunu, davacı ve davalının şirketinin, ticari defter kayıtlarını dosyaya ibraz ettiğini, davacı ve davalı taraf ticari defterlerini HMK M.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nun 64. maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre açılış kapanış beratlarının zamanında yapılmış olduğunu, sahibi lehine delil teşkil ettiğini, davacının, davalıyı 114304 nolu Alıcılar hesap kodu ile takip ettiğini, dava konusu faturanın bu cari hesaba alacak kaydı olarak işlendiğini ve davacı şirketin yasal defterlerinde kayıt altına alındığını, davalının, davacıyı 320.01.020 nolu Satıcılar hesap kodu ile takip ettiğini, dava konusu faturanın bu cari hesaba borç kaydı olarak işlendiğini ve davalı şirketin yasal defterlerinde kayıt altına alındığını, 2018 yılı sonu itibariyle davacı kayıtları ile birbirini teyit ettiğini, 2018 yılında devreden 85.588,65-TL davacı alacağı olduğunu ve bu alacağın her iki tarafın kayıtlarında yer aldığını, 2019 yılına devrettiği tespit edildiğini, (davalı resmi defter incelemesi .... bilirkişi raporunda sunulan “Değerlendirmeler başlığı altında yer alan sondan 4.satır” ), davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenmiş bulunan ve icra takibine konu cari hesap bakiyesinin oluşturan faturaların e-Fatura olduğunu, (davalıya e-arşiv izni kapsamına elektronik ortamda iletildiğini, tebliğ edildiğini), fatura muhteviyatının yemek ücreti bedeli ve sözleşmenin 1-i maddesinde yazılı olan ; sözleşmenin 5 yıldan önce sona ermesi halinde mutfak ekipmanlarının fatura edileceğini, davacının 19.07.2019 tarih 16488 yevmiye nolu Kadıköy 29.Nöterliğinden gönderdiği Fesih İhbarnamesinde; 09.04.2018 tarihli Yemek Hizmet sözleşmesinin 23.07.2019 tarihi mesai bitimi itibariyle feshedileceğini, sözleşmenin erken feshi nedeniyle yapılan yatırım bedellerinin müvekkil şirket tarafından tarafınıza sözleşme hükümleri gereği fatura edileceğini, işbu fatura bedelinin fatura tarihini, takiben 5 gün içerisinde ödenmesini, aksi halde fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla talep ve dava edileceği hususunun ihtar ve ihbar edildiğini, davacı şirketin yasal defterlerine göre, ...'in e-arşiv faturadan kaynaklı 335.305,50.-TL tutarlı alacağının bulunduğunu; (Davacı resmi defter incelemesi yapan ... bilirkişi raporunda sunulan “netice”başlığı altında yer alan sayfa 6), davacı şirketin yasal defterlerine göre, ...'in e-arşiv faturadan kaynaklı 157.330,90.-TL tutarlı alacağını 29.07.2019 tarih 12143761 nolu yevmiye kaydı ile kayıt altına aldığını, ( Davacı resmi defter incelemesi .... bilirkişi raporunda sunulan “davacı şirketin defter belgelerinin tetkiki başlığı altında yer alan sayfa 4), davacı şirketin yasal defterlerine göre, ...'in e-arşiv faturadan kaynaklı 123.640,00.-TL tutarlı alacağını 29.08.2019 tarih 13703070 nolu yevmiye kaydı ile kayıt altına aldığını, (Davacı resmi defter incelemesi yapan .... bilirkişi raporunda sunulan “davacı şirketin defter belgelerinin tetkiki başlığı altında yer alan sayfa 4), davacı şirketin yasal defterlerine göre, ...'in e-arşiv faturadan kaynaklı 54.333,60.-TL tutarlı alacağını 30.09.2019 tarih 15560176 nolu yevmiye kaydı ile kayıt altına aldığını, ( Davacı resmi defter incelemesi yapan... bilirkişi raporunda sunulan “davacı şirketin defter belgelerinin tetkiki başlığı altında yer alan sayfa 4), 2019 yılında davacı tarafın muhtelif tarih ve bakiyeli faturalar tanzim edildiğini, davalı taraftan kısmi ödemelerin olduğunu, davacı tarafından tanzim edilen 18.01.2019 tarih ve SF32019000000004 sıra numaralı 17.950,68-TL bedelli davacı faturasının, davalı kayıtlarında yer almadığını, 01.02.2019 tarihli 73319 nolu makbuzla yapılan 442,73.-TL davalı ödemesinin, davacı kayıtlarında yer almasına rağmen, davalı kayıtlarında yer almadığının tespit edildiğini (davalı resmi defter incelemesi yapan .... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu), davalının dosya kapsamında sunduğu 2019 yılı Muavin defter bilgisinde; yevmiye kayıtlarının 20.06.2019 tarih 47 nolu fiş ile 147.068,95.-TL borç bakiyesi verdiğini (davacı için alacak) 31.12.2019 yılı kapanış kaydına 123.642,00.-TL ödendiğine dair muhasebe kaydı oluşturulduğu bunun açıklamasında “C/H Mutabakatı yazdığını” kapanış kaydındaki 123.642,00-TL'nin neye istinaden yapıldığı anlaşılamadığı, buna dair dosya kapsamında evrak ve belge olmadığını, davalı muhasebe kayıt belgeleri ile ilgili .... ve okul Müdürü ... . ile yapılan görüşmelerde bu borcun (davacı için alacak) davacının kesmiş olduğu 29.07.2019 tarihli SF42019000000932 sıra nolu 116.395,20-TL bedelli e-fatura ile 02.08.2019 tarih SF32019000001303 nolu 54.333,60.-TL bedelli e-faturalar için telefonla yapılan görüşmeler ile oluşturulduğunu yazılı bir bilgi yada belge olmadığı bilgisine ulaşıdığını, davalının ve davacının sunmuş olduğu Muavin defter karşılaştırmasında 14.06.2019 tarihi itibari ile davacının 164.577,70-TL alacak bakiyesi verdiği davalının 20.06.2019 tarihi itibari ile 147.068,95.-TL olduğunu, aradaki farkın (164.577,70-TL-147.068,95-TL) 17.508,75-TL'nin “davalı resmi defterlerini inceleyen .... bilirkişi raporun da 18.01.2019 tarih SF32019000000004 sıra nolu 17.950,68-TL bedelli davacı faturasının, davalı kayıtlarında yer almadığını, 01.02.2019 tarihli 73319 nolu makbuzla yapılan 442,73-TL davalı ödemesinin, davacı kayıtlarında yer almasına rağmen, davalı kayıtlarında yer almadığının tespit edildiğini, davacının sunmuş olduğu Muavin defter bilgisinde 26.07.2019 tarihli 280.972,90-TL cari hesap alacağının 157.330,90.-TL'lik kısmı için 13.09.2019 tarihli 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/205 E. Dosyası (İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 29.07.2019 tarih 2019/11256 sayılı icra takibi) dava açtığını, (280.972,90-TL-157.330,90-TL) 123.640,00-TL kalan bakiye) 29.07.2019 tarihli C/H alacağı 123.640,00-TL için 04.02.2020 tarihinde İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 E. Sayılı dava açtığını, (İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 2019/11935 sayılı İcra takibi), davacının sunmuş olduğu Muavin defter bilgisinde 29.08.2019 tarihli 54.333,60-TL cari hesap alacağı için 06.02.2019 tarihli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/88 E. Dosyası (İzmir 9.İlcra Müdürlüğünün 30.09.2019 tarih 2019/12908 sayılı tcra takibi) dava açtığını, davacının 02.08.2019 tarih SF32019000001303 nolu 54.333,60.-TL bedelli e-faturasının davalı tarafından resmi kayıtlara alınmadığını, davalının 31.12.2019 tarihli 123.642,00.-TL kapanış kaydının İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 E. Sayılı dava (İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 2019/11935 sayılı İcra takibi) borcu olduğunu, davalının 2019 yılı kapanış kaydının 23.426,95.-TL borçlu olduğunu (davacı için alacak), (e-fatura sistemine geçilmesi ile karşımıza 2 kavram çıkar: Temel e-Fatura ve Ticari e-Fatura. Bu iki kavramın arasındaki fark; Alıcılar temel e-Faturaları reddedemez. İtirazını Noter aracılığı vs. yapmak zorunda, Ticari e-Faturada faturayı alan kişi, reddetme, kabul etme ya da iptal etme gibi seçeneklere sahip olduğu Ticari E- faturayı yollayan taraf, alıcıdan bu yönde bir cevap beklemek zorunda), davacının; davalı hakkında cari hesap alacağına ilişkin 3 (üç) ayrı İcra Takibine 3 (üç) ayrı İtirazın İptali davası açtığını, İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 2019/11256 sayılı icra takibi ve bu takibe ait İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/205 Esas sayılı davası olup bu takip 29.07.2019 tarihli 1 adet cari alacağı hesap talepli, (157.330,90.-TL), İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 2019/11935 sayılı İcra takibi bu takibe ait İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 E. Sayılı davası ile itirazın iptali davası bu takibin 29.08.2019 tarihli 1 adet cari hesap alacağı talepli olduğunu,( 123.642,00.-TL), İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 2019/12908 sayılı İcra takibi bu takibe ait İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 E. Sayılı davası ile itirazın iptali davası bu takibin 30.09.2019 tarihli 1 adet cari hesap alacağı talepli olduğunu,(54.333,60.-TL), İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 E. Sayılı dosyası 2021/550 Karar, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 E. Sayılı dosyası 2021/457 Karar ile ilk dava dosyası olan İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/205 E.Sayılı dosyası ile birleştirildiğini, davaya İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2019/11256 sayılı icra takibi dosyasına yapılan İtirazın İptali davası ile devam edildiğini, Maliye Bakanlığı kendisine tanınan bu yetki çerçevesinde e-fatura uygulamaları konusunda 397 no.lu VUK Tebliği'ni yayınlandığını, Anılan düzenlemede e-faturanın yeni bir belge olmadığı kağıt fatura ile aynı hukuki niteliklere sahip olduğu belirtilmiş, e-fatura şartlarını bir belgede toplama özelliğine sahip bir belge niteliği kazandığını, İcra takibi hesap bakiyesinin oluşturduğu beyan edilen e-arşiv Fatura alacağın tamamının ... A.Ş.'nin adına düzenlendiğini, davacı resmi defterlerinde yine aynı firma adına görüldüğünü, faturaların usulüne uygun düzenlendiğini, faturaların açık yani bedeli ödenmemiş fatura olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirket unvanına düzenlenmiş olduğunu, faturaya davalı yanın 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada mevcut belge yada bilgi olmadığını, Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nda faturanın tanımı yapılmış olup, TTK 21/2. maddesinde ise bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde , faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmüne yer verildiğini, davacı ... A.Ş.'nin İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nün 2019/11256 Esas sayılı dosyasına istinaden; 29.07.2019 icra takibi tarihi itibari ile davalı ... A.Ş.'den 157.330,90.-TL tutarında asıl alacağı olduğunu, faiz yönünden 3095 sayılı yasa uyarınca T.C.Merkaz bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı yıllık (365 gün) %19.50 Avans Faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi, icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar Kanununun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmı ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsubuyla tahsili isteminin takdirinin sayın mahkemeye ait olduğunu, birleşen davalar bakımından ise, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas 2021/550 Karar sayılı dosyası, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 Esas 2021/457 Karar sayılı dosyası ile ilk dava dosyası olan İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/205 Esas sayılı dosyasına dayanak cari hesap alacağının aynı olmadığını, davaların birleştirildiğini, davaya İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2019/11256 sayılı icra takibi devam edildiğini mütalaa etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesinin 'Tarafların Yükümlülükleri' başlıklı III. bölümünün 1. maddesinin i. fıkrasının 1. paragrafında ''İşbu sözleşmenin ifası için ... porselen, selform tepsi, çatal, kaşık, bardak, masa üstü küverler, küçük pişirme ekipmanları (tencere, küvet, kevgir, kepçe vb.), masa&sandalye ile salonda YE ÖĞREN YAŞA konsept uygulamalarını yapacaktır. Bu ekipmanların mülkiyeti her daim ...'ya aittir.'' düzenlemesi içerisinde kalıp kalmadığı, fatura içeriklerinde yer alan ekipman ve malzemelerden sözleşmenin III. bölümünün 1. maddesinin i. fıkrasının 1. paragrafında yer alan ''... ayrıca ALICI'nın mutfağında kullanılmak üzere mutfak ekipmanı yatırımı yapacaktır. Yatırım için 5 yıllık kıstelyevm süresi geçerlidir. Beş yıl içinde sözleşme herhangi bir sebeple taraflardan biri tarafından sona erdirilir ise kalan yatırım tutarı kıstelyevm hesabı yapılarak fatura edilerek ödemelerin ALICI tarafından fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yatırımlar ALICI nezdinde bırakılacaktır.'' düzenlemesi bulunmaktadır.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ....'ın 25/10/2021 tarihli raporunun yetersiz ve asıl dosya ile birleşen dosyaların esasını çözmeye yeter nitelikte bulunmaması sebebiyle dosyanın mahkememizce resen belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11256 Esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesi, dava dilekçesine ekli cari hesap ekstresi, talimat dosyası ile içeriğinde yer alan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 05/04/2021 havale tarihli raporu, birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11935 Esas sayılı dosyası ve icra takibine konu 14/06/2019 tarihli SF42019000000152 numaralı 7.246,80-TL bedelli ve 26/07/2019 tarihli SF02019000000932 numaralı 116.395,00-TL bedelli faturalar, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 13/04/2021 havale tarihli raporu, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 Esas sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/12908 Esas sayılı dosyası ve icra takibine konu 02/08/2019 tarihli SF32019000001303 numaralı 54.333,60-TL bedelli fatura, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin bila tarihli raporu, ''YE ÖĞREN YAŞA'' konsept uygulamasının mahiyeti ile bahsi geçen konsept uygulaması gereğince davacı şirket tarafından temin edilecek ekipman ve malzemeleri gösterir liste, 26/07/2019 tarihli SF02019000000932 numaralı 116.395,00-TL bedelli fatura ile 02/08/2019 tarihli SF32019000001303 numaralı 54.333,60-TL bedelli faturada yer alan tüm ekipman ve malzemelerin satın alındığı yerler tarafından düzenlenen faturalar, mahkememizce asıl dosya açısından alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 25/10/2021 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda öncelikli olarak mahkememiz asıl dosyasına dayanak İzmir 9. İ 9/11256 Esas sayılı dosyası ile birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11935 Esas sayılı dosyası ve birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 Esas sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/12908 Esas sayılı dosyasına dayanak cari hesap ekstrelerinin aynı içerikleri ihtiva edip etmedikleri, cari hesap ekstrelerinin birbirinden ayrı olup olmadığı, birbirinden ayrı iseler hangi hususlar bakımından ayrı oldukları, sonrasında mahkememizin asıl dosyasına dayanak icra takibine konu cari hesap ekstresi çerçevesinde davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise hangi miktarda alacağının bulunduğu, akabinde ise taraflar arasında imzalanan 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesinin 'Tarafların Yükümlülükleri' başlıklı III. bölümünün 1. maddesinin i. fıkrasında yer alan düzenlemeler uyarınca ''YE ÖĞREN YAŞA'' konsept uygulaması gereğince davacı şirket tarafından temin edilecek ekipman ve malzemeleri içerir liste göz önünde bulundurularak birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11935 Esas sayılı dosyası ve icra takibine konu 14/06/2019 tarihli 26/07/2019 tarihli SF02019000000932 numaralı 116.395,00-TL bedelli fatura ile birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 Esas sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/12908 Esas sayılı dosyası ve icra takibine konu 02/08/2019 tarihli SF32019000001303 numaralı 54.333,60-TL bedelli fatura içeriğinde yer alan ekipman ve malzemelerin sözleşmenin III. bölümünün 1. maddesinin i. fıkrasının 1. paragrafında yer alan ''İşbu sözleşmenin ifası için ... porselen, selform tepsi, çatal, kaşık, bardak, masa üstü küverler, küçük pişirme ekipmanları (tencere, küvet, kevgir, kepçe vb.), masa&sandalye ile salonda YE ÖĞREN YAŞA konsept uygulamalarını yapacaktır. Bu ekipmanların mülkiyeti her daim ...'ya aittir.'' düzenlemesi içerisinde kalıp kalmadığı, fatura içeriklerinde yer alan ekipman ve malzemelerden sözleşmenin III. bölümünün 1. maddesinin i. fıkrasının 1. paragrafında yer alan ''... ayrıca ALICI'nın mutfağında kullanılmak üzere mutfak ekipmanı yatırımı yapacaktır. Yatırım için 5 yıllık kıstelyevm süresi geçerlidir. Beş yıl içinde sözleşme herhangi bir sebeple taraflardan biri tarafından sona erdirilir ise kalan yatırım tutarı kıstelyevm hesabı yapılarak fatura edilerek ödemelerin ALICI tarafından fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yatırımlar ALICI nezdinde bırakılacaktır.'' düzenlemesi içerisine giren ekipman ve malzemenin bulunup bulunmadığı, malzemelerden hangisinin sözleşmenin III. bölümünün 1. maddesinin i. fıkrasının 1. paragrafında yer alan düzenleme içine hangisinin III. bölümünün 1. maddesinin i. fıkrasının 2. paragrafında yer alan düzenleme içine girdiği, faturalarda yer alan ekipman ve malzemelerin tamamının veya bir kısmının sözleşmenin III. bölümünün 1. maddesinin i. fıkrasının 1. paragrafında yer alan düzenleme içine girdiğinin tespiti halinde bu paragraf kapsamında giren ekipman ve malzeme bedellerinin tamamının, ekipman ve malzemelerin tamamının veya bir kısmının sözleşmenin III. bölümünün 1. maddesinin i. fıkrasının 2. paragrafında yer alan düzenleme içine girdiğinin tespiti halinde ise bu paragraf kapsamında giren ekipman ve malzeme bedelleri kıstelyevm hesabı yapılması neticesinde bulunacak bedelin rapora esas alınarak, neticeten taraflar arasında imzalanan 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesine konu ticari ilişki kapsamında düzenlenen cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının asıl ve birleşen dosyaların her biri açısından tarafların haklılık durumları ile alacaklı ve borçlu oldukları miktarlar ile davalı tarafın icra dosyalarında yer alan ödeme emirlerine itirazlarının haklı olup olmadığının ayrı ayrı belirlenerek bilimsel, gerekçeli ve denetime elverişli bir şekilde düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, bilirkişi 09/03/2022 tarihli raporunda sonuç olarak; davacı ve davalı taraf yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK ve VUK kanunu hükümlerine göre süresi içinde yapıldığını, taraflar arasında akdedilen 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmet Sözleşmesi ile ticari ilişki kurulduğunu, davacı şirketin, okul çağındaki çocuklara ve gençlere sağlıklı bir yaşam için rehberlik etme misyonunu YE-ÖĞREN-YAŞA adlı konseptle yerine getirmeyi amaçladığını, davacı şirketin.... internet sitesinde bu felsefenin açıklandığını, Esas Dava (İzmir 7. Asliye Ticaret Mah. 2019/205 Esas) yönünden; davalı/borçlu şirket aleyhine İzmir 9. İcra dairesi 2019/11256 E sayılı dosyası ile 29.07.2019 tarihi itibari ile 157,330,90.-TL'lik cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine borçlu şirket tarafından 05.08.2019 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek icra takibinin durdurduğunu, davacının davalıdan bu icra takibi dolayısıyla 157.330,90 TL alacaklı olduğunu, bu tutara takip tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğunu, Birleşen Dava (İzmir 5. Asliye Ticaret Mah. 2020/83 E, 2021/550 K.) Yönünden; Davalı/borçlu şirket aleyhine İzmir 9.İcra dairesi 2019/11935 E. sayılı dosyası ile 29.08.2019 tarihi itibari ile 123,642,00.-TL'lik cari alacağı için başlatılan icra takibine, borçlu şirket tarafından 19.09.2019 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, 123.642,00 TL icra takibinin 7.246,80 TL'lik kısmının 610 adet öğle yemeği satış faturasından; 116.395,20 TL'lik kısmının mutfak ekipmanları satışından kaynaklandığını, 116.395,20 TL'lik ekipman satış faturasının, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre kıstelyevm hesabıyla 86.452,26 TL olması gerektiğini, İzmir 9. İcra dairesi 2019/11935 E. sayılı dosyası dolayısıyla Davacının Davalıdan alacağının 93.699,06 TL olduğunu, bu tutara takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğunu, Birleşen Dava (İzmir 1. Asliye Ticaret Mah. 2020/88 E, 2021/457 K.) Yönünden; Davalı/borçlu şirket aleyhine İzmir 9.İcra Müdürlüğü 2019/12908 E. sayılı dosyası ile 30.09.2019 tarihi itibari ile 54.333,60.-TL'lik cari hesaptan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine borçlu şirket tarafından 09.10.2019 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek İcra takibinin durdurulduğunu, icra takibine konu alacağın mutfak ekipmanları satışından kaynaklandığı ve bu tutarın taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre kıstelyevm hesabıyla 40.356,16 TL olması gerektiğini, yani İzmir 9.İcra Müdürlüğü 2019/12908 E, sayıtı dosyası dolayısıyla Davacının Davalıdan alacağının 40.356,16 TL olduğunu, bu tutara takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğunu, davacı tarafından davalıya kesilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/83 E. Sayılı dosyasına dayanak İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2019/11935 E. Sayılı dosyasındaki icra takibine konu 26/07/2019 tarihli SF02019000000932 no lu 116.395,00TL bedelli fatura ile birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 E, Sayılı dosyasına dayanak İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2019/12908 E. Sayılı dosyasındaki icra takibine konu 02/08/2019 tarih SF32019000001303 no.lu 54.333,60 TL bedelli faturada yer alan ekipman ve malzemelerin satın alındığı yerler tarafından düzenlenen fatura suretlerini ibraz ettiğini, tedarikçilerden satın alınan bu malzeme ve ekipmanların bedellerinin davalı şirkete kesilen duran varlık satış faturası içeriğindeki ekipmanlar ile örtüştüğünü mütalaa etmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda dosyanın 09/03/2022 havale tarihli raporu tanzim eden Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmek ve ayrı ayrı açık bir şekilde karşılanmak suretiyle, ayrıca özellikle davacı vekili tarafından sunulan birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyasına dayanak İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11935 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine konu 26/07/2019 tarihli SF02019000000932 numaralı 116.395,00-TL bedelli fatura ile birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 Esas sayılı dosyasına dayanak İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/12908 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine konu 02/08/2019 tarihli SF32019000001303 numaralı 54.333,60-TL bedelli faturada yer alan tüm ekipman ve malzemelerin satın alındığı yerler tarafından düzenlenen faturalar dikkate alınarak, davacı şirket tarafından düzenlenen birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyasına dayanak İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11935 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine konu 26/07/2019 tarihli SF02019000000932 numaralı 116.395,00-TL bedelli fatura ile birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 Esas sayılı dosyasına dayanak İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/12908 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine konu 02/08/2019 tarihli SF32019000001303 numaralı 54.333,60-TL bedelli faturalar açısından, faturaların takibe konulmasından önce davacı şirket tarafından faturalara konu ürün bedelleri üzerinde kıstelyevm hesabı işlemi yapılıp yapılmadığı, fatura bedellerinin faturaya konu ürünlerin alındığı yerler tarafından düzenlenen faturalarda yer alan bedeller ile aynı bedeller üzerinden düzenlenip düzenlenmediği, kıstelyevm hesabı yapılmasının tekerrür teşkil edip etmediği hususlarının belirlenmesi neticesinde düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi 05/04/2021 tarihli raporunda sonuç olarak; asıl dava İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/205 Esas sayılı dosya yönünden; davalı/borçlu şirket aleyhine İzmir 9. İcra Dairesi 2019/11256 Esas sayılı dosyası ile 29/07/2019 tarihi itibari ile 157.330,90-TL'lik cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine borçlu şirket tarafından 05/08/2019 tarihili dilekçe ile itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, davacının davalıdan bu icra takibi dolayısıyla 157.330,90 TL alacaklı olduğunu, bu tutara takip tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğunu, bu hususların Kök raporda belirtilmiş olduğunu ve görüşlerinde değişikliğe neden olacak bulgulara rastlanılmadığını, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/88 E. Yönünden: Taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin "H. Tarafların Yükümlülükleri" başlığı altında yer alan 1. Maddesi i bendi hükümlerine göre Davacı tarafından Davalıya kesilen 02.08.2019 tarihli SF32019000001303 sıra nolu 54.333,60-TL tutarlı fatura içeriği incelendiğinde, sözleşme maddesinde adı geçen demirbaşların fatura edildiğini, diğer yandan 1. maddesi f. bendinin 2. paragrafında yapılacak mutfak ekipmanları yatırımında 5 yıllık kıstelyevm süresinin geçerli olduğunun kararlaştırıldığını, bu nedenle 02.08.2019 tarihli SF32019000001303 sıra nolu 54.333,60-TL tutarlı faturaya kıstelyevm uygulanmasının yerinde olduğunu, birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/83 E. Yönünden: Davacı tarafından davalıya kesilen, 26.07.2019 tarihli 116,395,20-TL tutarlı e-arşiv faturasının kıstelyevm hesabı yapılarak düzenlendiğine dair bilgi ve bulgulara rastlanılmadığını, kök raporda sözleşmenin ilgili maddesine uygun olarak kistelyevm hesabı yapıldığını, faturalarda kıstelyevm uygulanmasının mükerrerlik teşkil etmediğini, kıstelyevm hesaplamalarında aktif sözleşme süresinin hesabında, değişikliğe neden olacak herhangi bir maddi hataya rastlanılmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmede, kıstelyevm hesabıyla satışı yapılacak demirbaşların, satış bedellerinin hangi tutar üzerinden yapılacağının kararlaştırılmamış olduğunu, hesaplamalarında faturaların davacı şirket tarafından bahsi geçen demirbaş ve ekipmanların tedarik fiyatı dikkate alınarak düzenlendiği kanaatine varıldığını mütalaa etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/5258 Dosya 2019/87999 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/6606 Dosya 2019/108861 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/7474 Dosya 2019/122454 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas 2021/550 Karar sayılı dosyası, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 Esas 2021/457 Karar sayılı dosyası, İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11256 Esas sayılı icra takip dosyası, İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11935 Esas sayılı icra takip dosyası, İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/12908 Esas sayılı icra takip dosyası, asıl ve birleşen dosyalar davacısına ait ticaret sicil kayıtları, asıl ve birleşen dosyalar davacısına ait vergi sicil kayıtları, asıl ve bileşen dosyalar davacısına ait esnaf sicil kayıtları, asıl ve birleşen dosyalar davalısına ait ticaret sicil kayıtları, asıl ve birleşen dosyalar davalısına ait vergi sicil kayıtları, asıl ve birleşen dosyalar davacısına ait ticari defter ve kayıtlar, asıl ve birleşen dosyalar davalısına ait ticari defter ve kayıtlar, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ...'un tanzim etmiş olduğu 05/04/2021 tarihli bilirkişi raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ...'in birleşen 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyasında tanzim etmiş olduğu 13/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporu, Muhasebe Finans Uzmanı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi ....'nin birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/88 esas sayılı dosyasında tanzim etmiş olduğu bilirkişi raporu, Muhasebeci bilirkişi ....'ın tanzim etmiş olduğu 25/10/2021 tarihli bilirkişi raporu, Muhasebe ve Finans Müdürü Bilirkişi ...'in tanzim etmiş olduğu 09/03/2022 tarihli bilirkişi raporu, Muhasebe ve Finans Müdürü Bilirkişi ....'in tanzim etmiş olduğu 23/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyumazlığın asıl davanın yönünden taraflar arasındaki yemek hizmeti alım sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili talebine, birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyası yönünden davacı firmanın davalı firmaya mutfak ekipman yatırımları yaparak ve devamında yemek üretimi yaparak yemek servisi ve hizmetleri yaptığı, yapmış olduğu yatırım, yemek satışı ve hizmetler sebebiyle alacaklı olduğunu, alacaklarının tahsili için yapmış oldukları icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali talebine, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/88 Esas sayılı dosyası yönünden ise taraflar arasındaki 09.04.2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesinin davacı tarafça feshedilmesi nedeniyle yine aynı sözleşmenin ilgili hükmü uyarınca mutfak ekipman yatırımlarına ilişkin olarak düzenlenen fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediği iddiasıyla tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesinin tanzim olunduğu ve imza altına alındığı, sözleşmenin varlığının her iki tarafın da kabulünde olduğu, sözleşme gereğince davacı şirketin davalı şirkete ait işletmede mutfak ekipmanları yatırımı yaptığı ve sözleşmenin devamı sırasında işletmede yemek servisi ve hizmeti verdiği, asıl dosyadaki davanın sözleşme gereğince verilen yemek hizmeti çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili, birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyasındaki davanın mutfak ekipmanı yatırımı çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/88 Esas sayılı dosyasındaki davanın mutfak ekipmanı yatırımı çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebine dayandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tanzim tarihinin 09/04/2018, fesih tarihinin ise 23/07/2019 olduğu, taraflara ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde sözleşme gereğince verilen yemek hizmeti çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/12/2018 tarihli ve ...080 numaralı 28.927,80-TL bedelli, 18/01/2019 tarihli ve ....604 numaralı 17.950,68-TL bedelli, 28/02/2019 tarihli ve ....699 numaralı 26.765,64-TL bedelli, 31/03/2019 tarihli ve ....190 numaralı 30.769,20-TL bedelli, 30/04/2019 tarihli ve ...778 numaralı 29.331,72-TL bedelli ve 31/05/2019 tarihli ve ...363 numaralı 31.992,84-TL bedelli faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 157.330,90-TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı şirket ile davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin emek hizmeti çerçevesinde düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacak açısından farklılık gösterdiği görülmekte ise de, bu durumun önceki ve sonraki faturalar işlenmesine rağmen davacı şirket tarafından düzenlenen 18/01/2019 tarihli ve SF32019000000004 sıra numaralı 17.950,68-TL bedelli faturanın davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerine işlenmemesinden kaynaklandığı, birleşen dosyaların ise sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete ait işletme açısından yapılan mutfak ekipmanı ve demirbaş eşyası yatırımı çerçevesinde düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacak bedellerine ilişkin olduğu dikkate alındığında taraflar arasında imzalanan 09/04/2018 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesinin 'Tarafların Yükümlülükleri' başlıklı III. bölümünün 1. maddesinin i. fıkrasının dikkate alınması gerektiği, buna göre mutfak ekipmanları yatırımında 5 yıllık kıstelyevm süresinin geçerli olduğunun kararlaştırılması ve sözleşmenin 5 yıllık süre tamamlanmadan sona ermesi sebebiyle faturalara konu malzemeler açısından kıstelvyem hesabı yapılıp yapılmadığının önem teşkil ettiği, bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davacı şirket tarafından mutfak ekipmanları ve demirbaşlar için düzenlenen faturaların kıstelyevm hesabı yapılmadığının belirlendiği, taraflar arasındaki sözleşme süresinin 1825 gün olduğu, sözleşmenin 470 gün boyunca aktif olduğu, sözleşmenin süresinin tamamlanmasına 1355 gün kala sona erdiği, birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyasına dayanak itirazın yöneltildiği ödeme emrine konu edilen alacağın 7.246,80-TL'sinin yemek faturası olduğu gözetildiğinde bu bedel açısından kıstelyevm uygulanmamasının, mutfak ekipmanları konulu 116.395,20-TL tutarındaki fatura açısından ise kıstelyevm uygulanmasının yerinde olduğu, mutfak ekipmanları açısından düzenlenen fatura bedeli 116.395,20-TL üzerinden kıstelyevm uygulandığında davacı şirketin 26.07.2019 tarihli SF2019000000932 numaralı 116,395,20-TL bedelli fatura yönünden davacıdan (116.395,20-TL*1355/1825) 86.419,45-TL tutarında alacaklı olduğu, bu bedel ile yemek hizmeti faturası olan 14/06/2019 tarihli SF42019000000152 numaralı 7.246,80-TL bedelli fatura dikkate alındığında davacı şirketin birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyasına dayanak İzmir 9. İcra Dairesinin 2019/11935 Esas sayılı icra dosyasında düzenlenen ödeme emri çerçevesinde davalı şirketten (86.419,45-TL+7.246,80-TL) 93.699,06-TL tutarında alacaklı olduğu, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/88 Esas sayılı dosyasına dayanak itirazın yöneltildiği ödeme emrine konu 02/08/2019 tarihli SF32019000001303 numaralı 54.333,60-TL bedelli faturanın ise demirbaş bedellerine ilişkin olduğu, bu fatura yönünden kıstelyevm uygulanmasının yerinde olduğu, demirbaş malzemeleri açısından düzenlenen fatura bedeli 54.333,60-TL üzerinden kıstelyevm uygulandığında davacı şirketin 02/08/2019 tarihli SF32019000001303 numaralı 54.333,60-TL bedelli fatura yönünden davacıdan (54.333,60-TL*1355/1825) 40.356,16-TL tutarında alacaklı olduğu..." gerekçesi ile, asıl dosyanın KABULÜ, birleşen dosyaların KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, mahkememizin 2019/205 Esas sayılı asıl dosyası açısından açılan davanın KABULÜNE, davalı ....Şirketi'nin İzmir 9. İcra Dairesi'nin 2019/11256 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir 9. İcra Dairesi'nin 2019/11256 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 157.330,90-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %19,50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 157.330,90-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... . Şirketi'nden alınarak davacı ... . Şirketi'ne verilmesine, birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/83 Esas sayılı dosyası açısından açılan davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, davalı .... Şirketi'nin İzmir 9. İcra Dairesi'nin 2019/11935 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 93.699,06-TL asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, İzmir 9. İcra Dairesi'nin 2019/11935 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 93.699,06-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %19,50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 29.942,94-TL asıl alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 93.699,06-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Şirketi'nden alınarak davacı ... . Şirketi'ne verilmesine, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/88 Esas sayılı dosyası açısından açılan davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, davalı ... . Şirketi'nin İzmir 9. İcra Dairesi'nin 2019/12908 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 40.356,16-TL asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, İzmir 9. İcra Dairesi'nin 2019/12908 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 40.356,16-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %19,50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 13.977,44-TL asıl alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 40.356,16-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... . Şirketi'nden alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı birleşen davalar yönünden birleşen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Birleşen davalar yönünden birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davalar yönünden kısmen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen davalar yönünden de davaların kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ait defterlerin HMK 22/1-4 ve 6102 Sayılı 64/3. maddesi hükümlerine göre açılış/kapanış beratlarının zamanında yapılmış olduğunu, sahibi lehine delil teşkil ettiğinin dosya kapsamında alınan raporlar ile de sabit olduğunu, birleşen dosyalar yönünden alınan bilirkişi raporlarında faturalara ilişkin kıstelyevm hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, icra takibine konu faturaların davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve davalı tarafından itiraza uğramadığını, taraflar arasındaki Sözleşmenin "Tarafların Yükümlülükleri" başlıklı III. maddenin altında yer alan "1. ...'nın Yükümlülükleri" maddesinin i bendinde aynen; "İşbu Sözleşmenin ifası için ... porselen, selfrom tepsi, çatal, kaşık, bardak, masaüstü küverler, küçük pişirme ekipmanları (tencere, küvet, kevgir, kepçe vb), masa, sandalye ile salonda YE ÖĞREN YAŞA konsept uygulamalarını yapacaktır. Bu ekipmanların mülkiyeti her daim ...'ya aittir.
... ayrıca ALICI' nın mutfağında kullanılmak üzere mutfak ekipman yatırımı yapacaktır. Yatırım için 5 yıllık kıstelyevm süresi geçerlidir. 5 yıl içinde Sözleşme herhangi bir sebeple Taraflardan biri tarafından sona erdirilir ise kalan yatırım tutarı kıstelyevm hesabı yapılarak fatura edilerek, ödemelerin ALICI tarafından fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yatırımlar ALICI nezdinde bırakılacaktır" denmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete yemek sözleşmesine istinaden yemek hizmeti verildiğini, davalı şirketin sözleşmeye istinaden düzenlenen fatura bedellerini vadesinde ödememesi sebebi ile Kadıköy 29. Noterliği 19.07.2019 tarihli 16488 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 23.07.2019 tarihi mesai bitimi itibariyle feshedileceğini, sözleşmenin erken feshi nedeniyle yapılan yatırım bedellerinin müvekkili şirket tarafından sözleşme hükümleri gereği fatura edileceğinin, fatura bedelinin 5 gün içerisinde ödenmesinin ihtar ve ihbar edildiğini, faturaların sözleşmenin 5 yıllık süresi dolmaksızın fesih suretiyle sona ermesi nedeniyle, kıstelyevm hesabı yapılarak düzenlenmesine rağmen bilirkişi raporunda faturalar üzerinde tekrar kıstelyevm hesaplaması yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının hiçbir surette dikkate alınmadığını, eksik inceleme ve değerlendirme ile birleşen davalar yönünden hatalı hüküm tesis edildiğini ileri sürerek birleşen davalar yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen davalar, yemek hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
''...İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K.; 25.11.2020 tarihli ve 2017/(19)11-894 E., 2020/942 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura, faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır.
Dava konusu faturanın düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.
Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”.şeklindedir
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir;“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”...'' (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.2021 tarih ve 2017/(19)11-2742 Esas 2021/853 Karar sayılı Kararı)
İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyet raporlarının oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından birleşen davalar yönünden birleşen davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2022 tarih ve 2019/205 Esas 2022/758 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan birleşen davalar yönünden birleşen davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/83 Esas sayılı dosyası yönünden istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın birleşen dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Birleşen İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/88 Esas sayılı dosyası yönünden istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 220,70.TL istinaf başvuru harcı ile 732,00.TL maktu karar harcının birleşen dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden birleşen davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde birleşen her bir dosya yönünden istinaf edenin sıfatı ve istinaf edilen kısmen red miktarları dikkate alınarak HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.