İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, alacak davası istinaf aşamasında terkin edilen şirketin, taraf eksikliği giderilmesi amacıyla 6102 sayılı TTK 547 uyarınca ihyası davası.
Özet: Davacı şirket, hakkında açtığı alacak davası istinaf aşamasındayken ticaret sicilinden terkin edilen davalı şirketin, devam eden yargılamanın sonuçlandırılabilmesi ve taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi uyarınca yeniden tescili ve ihyasını talep etmiş; davalı şirketin eski tasfiye memuru ise şirketin usulüne uygun tasfiye edildiğini, davacının alacak bildiriminde bulunmadığını ve kesinleşmemiş bir alacağın ihya için haklı sebep teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/115
KARAR NO : 2026/446
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 05/02/2026
KARAR TARİHİ : 17/06/2026
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle müvekkili şirket ----------Ş. ile davalı --------- Şirketi arasında--------- sayılı dosyasında görülen alacak davasında 22.11.2022 tarihinde davanın kabulüne ve 12.100,00 USD alacağın tahsiline karar verildiğini, söz konusu kararın davalı şirket tarafından 04.01.2023 tarihinde istinaf edildiğini, ----------- E. sayılı dosyası ile istinaf incelemesi sürerken davalı şirketin 20.11.2023 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, tasfiye memuru olarak ...'ın görevlendirildiğini, ----------- sayılı 30.12.2025 tarihli ilamı ile taraf teşkilindeki eksiklik nedeniyle kararın kaldırıldığını ve davanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderildiğini, ----------- E. sayılı dosyasında 26.01.2026 tarihli tensip tutanağı ile davacı vekiline ihya davası açması için süre verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7/15. maddesi uyarınca alacaklı sıfatıyla hukuki menfaatleri bulunduğunu, davanın sonuçlandırılabilmesi için davalı şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğunu belirterek --------- Şirketi'nin ---------- E. sayılı dosyasında karar kesinleşinceye kadar ihyasına ve yeniden tesciline, ayrıca davalıyı temsil etmek üzere tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Davalı-tasfiye memuru vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada tekrar edilen cevap dilekçesinde özetle davacının müvekkili ...'ın tasfiye memuru sıfatıyla temsil ettiği --------- Şirketi aleyhine açtığı alacak davasının istinaf aşamasında olduğunu, şirketin 20.11.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğini, davacının ihya talebinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde düzenlenen haklı sebep unsurunu taşımadığını, salt kesinleşmemiş bir alacak iddiasının ihya için yeterli olmadığını, tasfiye sürecinin TTK'nın 541 ve devamı maddelerine uygun olarak ilanlar yapılarak ve alacaklılara çağrıda bulunularak tamamlandığını, davacının tasfiye süreci boyunca herhangi bir alacak bildirimi yapmadığını, müvekkilinin tasfiye memuru olarak kanuni yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, tasfiye memuruna isnat edilebilecek herhangi bir kusur veya kötü niyetin bulunmadığını, ...'nün 23.02.2026 tarihli cevabında da belirtildiği üzere tasfiye işlemlerinin mevzuata uygun tescil edildiğini, şirketin yeniden ihyasının ticari hayatın istikrarı ve hukuk güvenliği ilkelerini zedeleyeceğini, davacının kendi ihmalinden kaynaklanan sonuçların müvekkile yüklenemeyeceğini, ihya müessesesinin istisnai bir yol olduğunu, davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi verilecek ihya kararının yalnızca ilgili dava dosyası ile sınırlı ve ek tasfiye amacına münhasır olması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Dava ticaret sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ''-------- ŞİRKETİ'' ünvanlı şirket aleyhine açılan ve ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava nedeniyle ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."
hükmünü içermektedir. Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu ''-------- ŞİRKETİ'' ünvanlı şirketin tasfiyeye bağlı olarak 17/11/2023 tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin "-------- Mah. --------- sok. No :------- ----------" olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, temsilcisinin-tasfiye memurunun davalı ... olduğu belirlenmiştir.
Gerekli kısımlarının örneği celp edilen------------ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) Esas dosyası üzerinden işlem gören davanın davacı tarafından söz konusu şirket aleyhine açılan dava olduğu ve 26/01/2026 tarihli tensiple birlikte ihya davası açılması için süre verilmiş olduğu, yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; yargılaması devam eden söz konusu ----------- Esas sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden söz konusu temsilcinin tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak ... tarafından yapılması uygun görülmüş olup, yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ... Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile;
--------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----------- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''--------- ŞİRKETİ'' ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının, --------- Esas sayılı dava dosyası yönünden ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ---------- Ticaret Siciline yeniden tesciline,
Ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru davalı ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,
Kararın --------- Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı ... sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına,
Harç peşin alındığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 1.646 TL yargılama giderinin davalı-tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 45.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalı-tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İlişkin olmak üzere davacı vekili yönünden e-Duruşma sistemi üzerinden ve davalı-tasfiye memuru vekili yönünden huzuren olmak üzere bu vekillerin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/06/2026