Trafik kazası kaynaklı maddi ve ticari kazanç kaybı tazminatı davasında, şirket için zorunlu arabuluculuk eksikliğinden usulden ret istinaf incelemesi.
Özet: Meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait araçta oluşan değer kaybı ve ticari kazanç kaybı talepli maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, davalı sürücüyü kazanın asli kusurlusu olarak tespit ederek, davacının araç değer kaybı ve ticari kazanç kaybı kalemlerinden oluşan toplam 18.749,40 TL tutarındaki tazminat alacağını kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte bu sürücüden tahsiline hükmetmiştir; ancak, davanın diğer davalısı olan şirket aleyhine açılan kısmı, zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddedilerek taraflar arasında kısmi bir karar verilmiştir.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13.HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 26/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ: 29/06/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde davalı .... Çelik Sanayi AŞ' ye ait, diğer davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ve .... plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı ...plaka sayılı yarı römork arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait araçta maddi hasar oluştuğu ve aracın değer kaybına uğradığı, tamir süresince araçtan kazanç sağlanamadığını beyanla ve artırılmış haliyle 6.000,00 TL araç değer kaybının ve 12.749,40 TL ticari kazanç kaybının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı ....Sanayi AŞ vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu kazanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu ve nispi ticari dava niteliğinin bulunduğu bu yönüyle davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, uyuşmazlığın zorunlu arabulucu şartına tabi olduğu, dava öncesi bu koşulun yerine getirilmediği, değer kaybı ve kazanç kaybı zararı istemine ilişkin maddi tazminatın belirsiz alacak biçiminde istenemeyeceği, kusurun ve zararın ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.Davalı ....davaya cevap vermemiştir.DELİLLER :Trafik kazası tespit tutanağı, kusur ve tazminat bilirkişisi raporları, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince verilen 18/10/2022 gün ve ... esas, ....sayılı kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin adli trafik bilirkişisinden temin edilen rapora göre davalı sürücünün cadde sınıfı yolda seyri sırasında ön ilerisindeki yola karşı mahal şartlarının gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek taşıt yolu kenarında park halinde bulunan araca çarpmasında 2918 sayılı yasanın 84/L maddesinde düzenlenen kuralı ihlal ettiği ve asli kusurlu sayıldığı, davacıya ait araç sürücüsünün ise park yasağı levhasının olmaması ve kaza yeri krokisinde park yeri olarak belirlenmiş noktada park halinde bulunmasının kazanın oluşumuna etken bir durum görülmeyerek kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, tazminat bilirkişisi raporuna göre uyuşmazlık konusu kaza neticesinde davacı aracındaki maddi hasar sonucu oluşan değer kaybının piyasa rayicine göre 3.000,00 TL olarak hesaplandığı ticari kazanç bedeli yönünden hasarın boyutuna göre onarım sürecinin 10 gün olarak tespit edildiği, aracın niteliği itibariyle günlük getirisinin uzmanlık alanı dışında bulunduğu ve kazanç kaybı hususunda değerlendirme yapılmadığı, bu rapora itiraz üzerine sigorta eksperinden alınan rapordan, trafik kazası sonucu davacı aracında 6.000,00 TL değer kaybı oluştuğu ve hasar onarımı sırasında tamirhanede kaldığı süreçte araçtan 10 gün mahrum kalınmasından dolayı ikame araç bedelinin amortisman mahsubu sonrası 12.749,40 TL olarak hesaplandığı, yapılan bu hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve yargısal denetime elverişli olduğu ve davanın sübuta erdiği davalıların olay tarihi itibariyle temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 TL araç değer kaybının ve 12.749,40 TL ticari kazanç kaybı olmak üzere toplam 18.749,40 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.Bu karara karşı ....Çelik Sanayi AŞ vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 23/01/2026 gün ve ... esas, .... sayılı kararda özetle; somut uyuşmazlığın zorun arabulucuna başvuru koşulunun dava şartı olduğu halde bu konuda değerlendirme yapılmadan davalı şirket yönünden işin esasına girildiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının davalı ...Çelik Sanayi AŞ yönünden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen ve istinaf incelemesine konu olan kararda özetle; davalı ....yönünden ilk verilen karardaki aynı gerekçe ile davanın sübuta erdiği, davalı ....Çelik AŞ aleyhine açılan dava bakımından ise davanın zorunlu arabulucu koşuluna tabi olduğu ve dava öncesi belirtilen şartın yerine getirilmediği, bu durumun davanın usulden reddini iktiza ettiği gerekçesiyle davalı ....Çelik AŞ aleyhine açılan davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı ....hakkındaki davanın kabulü ile 6.000,00 TL araç değer kaybının ve 12.749,40 TL ticari kazanç kaybı olmak üzere toplam 18.749,40 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Rafet Uğurlu'dan tahsiline karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yönünden arabulucu dava şartının yargılamaya başlamadan tamamlandığını, belirtilen durumun hatalı yorumlandığını, tamamlanabilir dava şartının kesin dava şartı yokluğu gibi nitelendirildiğini, aksi durumda dahi müvekkilinin davalı şirket aleyhine açtığı dava ile ilgili arabulucu koşulunu tamamladığı, dava ikamesinde haksız ve kötü niyetli olmadığını, bu halde davanın reddinden dolayı davacı aleyhine ret vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.İSTİNAFA CEVAP :Davalı .... Çelik Sanayi AŞ vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; arabulucu koşulunun müvekkili şirket yönünden dava şartı oluğu hususunda bir kuşku bulunmadığını, istinaf ilamının kesin karar niteliğinde olduğunu ve ilk derece mahkemesini bağladığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkindir.Davanın açıldığı Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/07/2021 gün ve ... esas, ....karar sayılı ilamı ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 09/09/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüş, davacının gönderme talebi üzerine dosyanın geldiği Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2022 tarihli kararı ile de davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinde, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari nitelikteki alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.Somut olayda; davanın açıldığı Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/07/2021 gün ve ... esas, ...karar sayılı ilamı ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 09/09/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüş olup, dosyanın görevsizlik kararı sonrası geldiği Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı ...karar sayılı dosyasında ise davacı tarafından 05/11/2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, arabuluculuk görüşmelerinin ise anlaşamama ile sonuçlandığı görülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/1 hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan Kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.Anılan kanuni düzenlemeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/07/2021 gün ve ... esas, ... karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne geldiği tarih olan 15/09/2021 tarihinden önce, davacı tarafından davalı şirkete karşı açılan ticari nitelikteki dava yönünden arabuluculuk bürosuna her hangi bir başvuru yapılmadığı, görevsizlik kararının 09/09/2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip görevli mahkemeye dosyanın geldiği tarih olan 14/09/2021 tarihinden sonra da davacı tarafından 05/11/2021 tarihine kadar arabuluculuk bürosuna başvuruda bulunulmadığı, bu durumda dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini davacı tarafın talep ettiği de dikkate alındığında davacı tarafından dosyanın görevli olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne geldiği tarihten önce arabulucuya başvurulması gerekirken, bu tarihten önce arabuluculuk şartı tamamlanmadığından ve bu nedenle HMK 115/3 maddesi uyarınca davalı şirkete karşı açılan dava yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu olan kararında davalı şirkete karşı açılan dava yönünden davanın usulden reddine yönelik karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.Öte yandan, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğinden, lehine karar verilen davalı şirket yararına 6100 sayılı HMK 326/1 maddesi gereğince vekalet ücreti takdiri gerektiğinden, davacı vekilinin davalı şirket yararına hükmolunan vekalet ücretine yönelen aksi yöndeki istinaf talebinin de reddi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, yeterli olduğundan davacıdan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iadesi, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nın 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 26/06/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.