Konut sigorta poliçesinden kaynaklanan, sigorta şirketinin ayıplı onarım hizmeti nedeniyle rücuen alacak talepli itirazın iptali davasında Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair verilen görevsizlik kararı.
Özet: Konut sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına boru patlaması nedeniyle ödeme yapan davacı sigorta şirketi, hasarlı evin onarımında eksik ve hatalı hizmet sunduğunu iddia ettiği yüklenici firmaya karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve alacağın tahsilini talep etmiş; ancak mahkeme, sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı bu davanın, sigortalı ile davalı firma arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan ve tüketici mevzuatı kapsamında değerlendirilmesi gereken bir uyuşmazlık olduğunu belirterek, kendi görev alanına girmediği ve tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/392 EsasKARAR NO : 2026/526DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 08/05/2026KARAR TARİHİ : 11/05/2026YAZIM TARİHİ : 12/05/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı .....'e ait .... Mahallesi ..... Sokak No:28 D:2 Çeşme/İzmir adresinde bulunan taşınmaz ..... numaralı 14/12/2022-2023 vade tarihli .... Maksi Konut Sigorta Poliçesi ile müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkil şirkete yapılan ihbar neticesinde, yaklaşık 1,5 sene önce boru patlaması nedeniyle evinde hasar meydana geldiği ve poliçesi kapsamında hasarın giderilmesi için müvekkil şirkete başvurulduğunu, inceleme üzerine müvekkilnin sigortalı konuta şirketin asistan firmalarından, davalı firmayı yönlendiridiğini, davalıdan 185.040,00 TL + K.D.V. bedelli fiyat teklifi alındığını, bu teklif uygun bulunarak davalı tarafından onarımın yapılması uygun görüldüğünü, sonraki süreçte sigortalının ihbarı üzerine yapılan incelemede kapının değiştirilmediği bunun yerine onarım yapıldığı şişen kapının bölümleri macunla doldurulduğu ve kapının boyanarak takıldığı,sürgülü banyo kapısının değişiminin yapıldığı iddia edilmiş ancak sigortalının 3-4 defa banyoda kapalı kaldıklarını belirttiğini, incelemeler neticesinde asistan firma tarafından değişimlerin sağlanmadığının tespit edildiğini, yapılan inceleme neticesinde hasar bedelinin toplamda 65.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini ve bu bedelin müvekkil şirket tarafından 11/07/2025 tarihinde sigortalıya ödendiğini, sigortalı ile Müvekkil Şirket arasında mün’akit ve bir delil anlaşması mahiyetinde olan Sigorta Poliçesi Umumi Şartları ve TTK md.1481 amir hükümlerine göre Müvekkil Şirket hasar bedelini ödedikten sonra sigortalısının haklarına halef olmaktadır ve hasarın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan kişi ya da kişilere ödenen tazminat bedeli kadar rücu imkanı doğduğunu, davalı firma onarımı/değişimi gereği gibi yapmayarak, eksik ve hatalı hizmet sunduğundan meydana gelen zarardan sorumludur. Müvekkil şirket tarafından ödenen hasar tazminatından davalının sorumlu olması sebebiyle huzurdaki davanın davalısı için T.C. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosya ile takip başlatılmış olup davalıların söz konusu dosyaya yapmış olduğu haksız itiraz sonucu takip durdurulduğunu, belirtilen nedenlerle, davalıların T.C. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazların iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın %20‘sinden aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava; konut sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK' nın 1472. maddesi uyarınca davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir tüketici dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Eldeki davada davacı sigortacının dava dışı sigortalısı .....'e ait konut/yazlık ile ilgili olarak aralarında düzenledikleri konut sigorta poliçesi gereğince, sigortalının evinin boru patlaması nedeniyle zarar görmesi üzerine tazminat ödenmesi ve bu tazminatın davalının verdiği onarım hizmetine göre edinmiş olması ancak davalını verdiği hizmetin ayıplı olması nedeniyle rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, davalı şirket ile dava dışı ..... arasında sigortaya konu olan taşınmaz (konut ile ilgili olarak) onarıma ilişkin eser satış sözleşmesi bulunduğu, dolayısıyla davalı şirket ile dava dışı sigortalının arasındaki uyuşmazlığın çözümünde sigortalının tüketici konumunda bulunduğu, eldeki davada da sigortacının sigortalısının halefi olarak onun yerine geçtiği, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Haklarının Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ve eldeki davada mahkememizin görevsiz olduğu, tüketici mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince dava şartı noksanlığından Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli mahkemenin BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde istemde bulunulması durumunda dosyanın görevli BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nin 20/1 maddesi hükmü gereğince süresinde dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi istenmezse davanın açılmamış sayılması yönünde ek karar verilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/05/2026Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ..... ☪ e-imzalıdır. ☪