Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, jeneratör alım-satım sözleşmesinden doğan teslimat ve ödeme uyuşmazlığı nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan kötü niyetli itirazın iptali talebi.
Özet: Davacı, ihraç kayıtlı üç jeneratör alımı için davalıya bedelin büyük kısmını ödemesine rağmen davalının iki jeneratörü sözleşme revizyonuna rağmen teslim etmeyip temerrüde düşmesi üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptalini talep ederken; davalı, jeneratörlerin üretilip teslime hazır olduğunu, davacının bakiye borcu ödemediğini ve gümrük işlemleriyle ilgili sorunlar yüzünden ürünleri teslim almadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/28 Esas
KARAR NO : 2026/526
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2025
KARAR TARİHİ : 18/05/2026
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 06/12/2023 tarihinde, yurt dışına ihraç edilmek üzere ihraç kayıtlı fatura kesilmesi şartıyla toplam 75.600 USD bedel karşılığında 3 adet jeneratör alımına ilişkin ticari sözleşme kurulduğunu, müvekkili şirketin, sözleşme kapsamında jeneratör bedelinin büyük kısmını eksiksiz şekilde davalıya ödediğini, toplam ödenen bedelin 71.933 USD olduğunu, kalan 3.667 USD'nin son jeneratör teslimi ile birlikte ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin, bedelin büyük ölçüde ödenmiş olmasına rağmen yalnızca 1 adet ... model jeneratörü, yoğun baskı ve gecikmeler neticesinde teslim ettiğini, 2 adet jeneratörü teslim etmediğini, davalının, teslim edilmeyen jeneratörler için defalarca tarih taahhüdünde bulunduğunu ancak bu taahhütlerin hiçbirini yerine getirmediğini, müvekkilinin ısrarlı talepleri üzerine davalının zaman kazanmak amacıyla sözleşme revizyonu önerdiğini, müvekkilinin yurt dışındaki alıcı firma ile yaptığı sözleşmede cezai şart bulunması nedeniyle zararını arttırmamak adına bu revizyonu kabul ettiğini ve 29.08.2024 tarihinde sözleşmenin revize edildiğini, revize sözleşmeye göre teslim edilmeyen 2 adet jeneratörün en geç 15.09.2025 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığını, revize edilen teslim tarihi geldiğinde davalı şirketin tamamen ulaşılamaz hale geldiğini, müvekkilinin arama ve yazışmalarına hiçbir şekilde cevap vermediğini, bu haliyle davalınun kesin olarak temerrüde düştüğünü, yaşanan tüm bu gelişmeler neticesinde taraflarınca Silivri İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, ödemeleri aldığını ve eksik teslim yaptığını inkâr edemeyecek durumda olmasına rağmen, icra takibine hiçbir haklı sebep olmaksızın itiraz ettiğini, alacağın tahsilini geciktirmeyi amaçladığını, bu itirazın, İİK m. 67 kapsamında açıkça kötüniyetli itiraz niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin, davalının teslim etmediği ürünler nedeniyle yurtdışındaki alıcı firmaya 4.500 USD cezai şart ödemek zorunda kaldığını, bedeli ödenmiş ürünlerin teslim edilmemesi sebebiyle ciddi ticari ve mali zarara uğradığını, müvekkili şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde haklılığın ortaya çıkacağını beyan ederek davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Taraflar arasında 3 adet jeneratör alımına ilişkin olarak anlaşma sağlanıp müvekkilleri şirket tarafından davacının talebine uygun şekilde 3 adet jeneratör üretilerek teslime sunulduğunu, müvekkilleri şirket tarafından, bahsi geçen 3 adet jeneratör için ihraç kayıtlı proses gereği gümrük işlemleri için teminat yatırdığından sevkiyatın gecikmesinin banka nezdindeki bu teminat nedeniyle komisyon ödenmesine sebebiyet verildiği, bu durumun maddi zarara neden olduğu, davacı tarafından bakiye borç ödenmek suretiyle teslim alınmayan 2 adet jeneratörün teslim alınması , ayrıca sevkiyat alanında yoğunluk olduğu bildirilerek bakiye borcun ödenmesi suretiyle sevkiyatın bir an önce gerçekleştirilmesinin davacıya bildirildiğini, davacının ihraç kayıtlı olarak müvekkilleri şirketten satın aldığı ürünleri ihraç edeceği müşterisi ve ürünlerin İran tarafındaki gümrük işlemleri nedeniyle teslim alamayacağını ve gümrük işlemleri tamamlandığında alabileceğini bildirdiğini ve bakiye borcu ödemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında üç adet jenaratör alımına ilişkin olup işbu alım sürecinde iki adet jeneratörün teslim edilip edilmediği, teslime ilişkin tarafların ifa şartlarının yerine gelip gelmediği, alıcı temerrüdü şartlarının bulunup bulunmadığı, sözleşmeden dönme usulünün gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davacı tarafından ödenen bedellerin iadesinin gerekip gerekmediği ile icra takip dosyasında mevcut itirazın iptali hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
İİK'nın 67. Maddesinde itirazın iptali davası düzenlenmiş olup maddede takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde borçlunun takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.
Silivri İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 25.933,00 USD asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından davalı ile araların üç adet jeneratörün alımına ilişkin sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin revize edilerek teslim tarihi ve şartlarının düzenlendiği, sözleşmeden kaynaklı bedellin 71.933 USD kısmının ödendiğini, kalan 3.667 USD’nin son jeneratör teslimi ile birlikte ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının usulüne uygun olarak emtiaları teslim etmemesi nedeniyle sözleşmeden dönülerek bedelin icra takip yolu ile talep edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise jeneratörlerin hazırlandığı davacıya haber verildiği ancak davacının ürünleri teslim almadığı bu hali ile sözleşmede belirtilen edimi yerine getirmesine karşın davacının teslimde temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin ifa edilemediğini belirterek davanın reddine talep ettiği görülmektedir.
İfa zamanı mutlak veya nispi olarak tayin edilebilir. îfa zamanının mutlak olarak tayini belli bir zaman ölçüsüne dayanır ve bir tarih, bir takvim günü esas alınır. İfanın nispi tayininde ise bunun aksine kesin bir gün tespit edilmez, daha çok bir olay veya durum göz önünde bulundurulur.
Vade ile ilgili bir başka ayrım olağan vade, belirli vade ve kesin vade kavramları arasında söz konusudur. Belirli vade, borcun muaccel olduğu zamanı ve bunun yanında borcun ifa edilmemesi hâlinde alacaklının ihtarına gerek olmaksızın mütemerrit duruma düşeceği zamanı ifade ederken, kesin vade söz konusu olduğunda borçlu ihtara gerek olmaksızın mütemerrit olur. Olağan vade İse, borcun muaccel olduğu, alacaklının edimini talep edebildiği, borçlunun da bunu ifa etmek zorunda olduğu tarihi anlatan bir kavramdır ve bu tür vadeye bağlı işlemler “ihbara bağlı olan işlemler” olarak adlandırılır. Burada borçlu vadenin gelmesiyle kendiliğinden mütemerrit olmaz.
Temerrüt kavramı ise, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hâle gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının İhtan ile temerrüde düşer. Bu husus TBK’nın 117. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş olup ikinci fıkra hükmüne göre ise “Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle ” borçlu mütemerrit olacaktır.
Temerrüt için aranan ihtar hukukî işlem benzeri fiil mahiyetinde olup, alacaklının alacak miktarını belirterek borçludan borcun ifasını istemesi, ifayı kabule hazır olduğunu bildirmesi anlamına gelir. İhtar kural olarak şekle tabi olmayıp, yapılmadığı itirazı vakî olursa aksinin ispatı, niteliği gereği alacaklıdan beklenir.
İfa zamanı alacaklının borçludan edimin ifasını isteyebileceği, gerektiğinde bu amaçla dava açabileceği, borçlunun da edimin ifa zorunda olduğu zamanı (borcun muacceliyeti) ifade ettiği gibi, bir başka yönden de borcun borçlu tarafından ifa edilebileceği anı (borcun İfa edilebilirliği) gösterir.
Bu anlamda ifa zamanına “borcun muacceliyeti” veya “borcun muaccel olduğu zaman” denir. Muacceliyet, borç ve alacağın bir niteliğidir. Alacak hakkı borç ilişkisi kurulduğu anda doğduğu hâlde, talep hakkı, ancak borcun muaccel olduğu anda doğar.
Muaccel borç, borcun ifa edilebilir ve dolayısıyla ifası istenebilir hâle gelmesini ifa eder. TBK’nın 90. maddesine göre, taraflarca vade kararlaştırılmamışsa ve işin mahiyetinden de aksi anlaşılamıyorsa her borç doğduğu anda muaccel olur. Süreye bağlanmamış borç doğumu ile muaccel olur; yani istenebilir. Dolayısıyla, böyle bir borçlu tarafından hemen ifa edilebileceği gibi, alacaklı tarafından da derhal ifası istenebilir.
Borçlunun temerrüdü için, borcun ifa zamanının gelmiş olması, yani borcun muaccel olması gerekir. TBK’nın 117/1, madesine göre “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer”. Burada açıkça ifade edildiği gibi, borçlunun temerrüde düşmesi için borcun “muaccel” olması zorunludur. Borçlunun vaktinden önce ifada bulunmaya yetkili bulunduğu hâllerde, alacaklının temerrüdü bakımından da ifa zamanı önem taşır. Borçlu, borcunu ifaya hazır olduğu hâlde, alacaklı bunu kabulden kaçınırsa temerrüde düşmüş olur. O hâlde, alacaklının temerrüdü için de, borcun İfa zamanının gelmiş olması zorunludur (Kılıçoğlu, s. 533).
Borcun ifa zamanı belli ise, alacaklı borçluyu vaktinden önce ifada bulunmaya zorlayamaz. Alacaklı, edimin bir kısmından vazgeçmek suretiyle de böyle bir yetkiye sahip değildir. Oysa borçlu erken ifada bulunabilir. Bu husus TBK’nın 96. maddesinde; “Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle İndirim yapamaz” şeklinde düzenlenmiştir. (04 Kasım 2022 Tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun ..... ..... Esas ve .... Karar sayılı içtihadı)
Dosyada mübrez bilgi ve belgeler ışığında yapılan incelemede; Taraflar arasında toplamda üç adet jeneratörün alım satımına ilişkin sözleşme hazırlandığı, 29/08/2024 tarihli revize sözleşme kapsamında toplam 75.600,00 USD tutarında anlaşmanın sağlandığı, ödeme yöntemi olarak gösterilen bent karşılığında "Ödenen 71.933,00 USD, kalan bakiye 3.667,00 USD sevk öncesinde ödenecek" açıklamasının yer aldığı, teslimat şekli ve süresinde ise "Fabrikadan teslim , ... model jeneratör seti teslim edilmiştir. Kalan iki adet ... model jeneratör seti teslim tarihi 15/09/2025 " açıklamasının yer aldığı, mahkememiz bir numaralı celsesinde davalı beyanında "Cevap dilekçemizi tekrar ederiz dilekçemizde de belirtiğimiz gibi davacı taraf 3.667 USD tutarındaki bedeli tarafımıza ödememiştir geri kalan tüm bedel tarafımıza ödenmiş olup 1 adet 1050KW 46.000USD değerindeki jeneratör davacıya teslime edilmiş davacı geri kalan 2 adet jeneratörü teslim almaktan kaçınmıştır davanın reddine karar verilsin " şeklinde beyanda bulunarak teslim edilmeyen jeneratörlerin değerinden ödenmeyen kısım 3.667,00 USD bedel haricindeki bedelin ödendiğini kabul ettiği anlaşılmıştır. Taraflarca aralarında mevcut yazışmalar dosyaya sunulduğu, işbu yazışmalarda davalı tarafın mesaj kayıtlarının 12 Haziran 2025 tarihinde sona erdiği, davacı tarafından sunulan kayıtlarda ise 29 Ağustos 2025 tarihi ile sona erdiği, 12 Haziran tarihli mesaj kayıtlarında "ay sonu 2 sinide beraber hazır ederiz" şeklinde yazışmanın mevcut olduğu ancak sonraki tarihli yazışmalarda teslimin gerçekleştirildiğine yahut teslime hazır edildiğine yönelik bir yazışmanın mevcut olmayıp taraflar arasındaki diyaloğun devam ettiği, davalı taraf her ne kadar teslime yönelik bildirimin yapıldığını belirtmiş ise de davacının işbu yazışmaların eksik olduğunu savunarak kendisine bildirimde bulunulmadığını ve teslime hazır hale getirilmediğini iddia ettiği görülmektedir. Sözleşmede belirlenen vadenin taraf tacir sıfatları dikkate alındığı kesin vade olarak değerlendirilmesi gerektiği bu nedenle davacının herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönebileceğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı taraf her ne kadar teslime hazır hale getirildiği ancak davacının işbu emtiaları teslim almadığını belirtmiş ise de sunmuş olduğu yazışmalarla teslime hazır hale getirildiğinin ispatlanamadığı, işbu hususun davacı tarafından da kabul edilmediğinin anlaşılması karşısında davalının üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, teslim için belirlenen tarihten önce ifaya zorlanamayacağı ve davalı tarafından tevdi mahalli belirlenerek emtiaların teslim edildiğine yönelik bir iddia ve beyanın bulunmadığı bu nedenle davalının teslim şartını yerine getirmediği de dikkate alınarak davacı tarafından ödenen bedelin iadesine ilişkin davanın kabulü ile birlikte alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilerek ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile
Dava konusu Silivri İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takipte mevcut itirazın İPTALİ ile takibin DEVAMINA,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin davalının itirazında haksız çıkması ve alacağının likit olması nedeni ile kabulü ile 25.933,00 USD alacağın takip tarihindeki TCMB satış kuru üzerinden hesaplanan (25.933,00 USD *41.980 TL karşılığı ) 1.088.667,34 TL ‘nin %20'sine tekabül eden 217.733,468 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 73.995,74.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 18.498,94.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 55.496,80.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 18.498,94.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 510,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 168.485,16.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/05/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır