Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin doğrudan temin yoluyla gerçekleşen ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, mal bedelinin ödenmemesi ve döner sermaye mevzuatı gerekçeli itirazın değerlendirildiği gerekçeli karar.
Özet: Bu dava, davacı şirketin, davalı kamu kurumu tarafından temin edilen ticari malzemelerin ödenmeyen bedelleri nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemini konu almakta olup; davacı, teslim edilen ürünlere ilişkin faturalara itiraz edilmediğini, davalı tarafından kısmi ödemeler yapılsa da bakiye asıl alacak, işlemiş faiz ve icra inkar tazminatının tahsili gerektiğini savunurken, davalı ise ödemelerin döner sermaye mevzuatı gereği muhasebe kayıt sırasına göre yapıldığını, kurum nezdinde bakiye borç kalmadığını, sözleşme ve mevzuat gereği gecikme faizi istenemeyeceğini ve davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını iddia etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2025
KARAR TARİHİ : 08/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkil firmanın davalı ... tarafından ihtiyaç duyulan malzemelerin temini için düzenlenen doğrudan temin işlerine katıldığını, sipariş formları doğrultusunda ürünlerin teslim edildiğini, tanzim edilen faturaların davalı idareye gönderildiğini ve faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ürün teslimatı ve faturalandırma yapılmasına rağmen davalının muaccel borçlarını ödemediğini, alacakların tahsili amacıyla ... 5. Genel İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 16.12.2024 tarihinde döner sermaye mevzuatını gerekçe göstererek takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk kapsamında ... Arabuluculuk Bürosu 2024/ büro numaralı ve 2024/ arabuluculuk numaralı dosyada görüşüldüğünü ancak anlaşma sağlanamadığını, toplam 16 adet fatura içeriğindeki ürünlerin teslim edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, icra takibinden sonra 30.12.2024 ve 17.03.2025 tarihlerinde davalı tarafından kısmi ödemeler yapıldığını, ancak bakiye asıl alacak, işlemiş faiz, icra masrafları ve vekalet ücretinin ödenmediğini, ... 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/... Karar esas sayılı ve 07.12.2022 tarihli kararı ile ... emsal kararları uyarınca kısmi ödeme sonrası kalan miktar üzerinden itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, takip tarihindeki 734.599,08 TL asıl alacak ve 63.532,76 TL geçmiş gün faizi toplamından yapılan ödemelerin mahsup edilmesiyle dava değerinin 181.821,12 TL olarak belirlendiğini, davalının borç ilişkisini ikrar ettiğini ancak ödeme sırasını gerekçe göstererek kötü niyetli itirazda bulunduğunu, davalı kurum nezdindeki doğrudan temin sözleşmesi ve ihale belgelerinin dosyaya celbinin gerektiğini, alacağın likit olması sebebiyle davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ... 5. Genel İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil Üniversite aleyhine ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın ardından huzurdaki davanın ikame edildiğini, müvekkil idare tarafından ihale neticesinde temin edilen malzemelere ilişkin ödeme belgelerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, ... Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nün tarafından yayımlanan 18/02/2019 tarihli yazı uyarınca döner sermayeli işletmelerde ödemelerin muhasebe kayıt sırasına göre yapılması gerektiğini, davacı şirketin tacir sıfatıyla bu durumu bilmesi gerektiğini, faturanın vadesinin geldiğinin iddia edilemeyeceğini, davacının tüm ödemelerinin dava öncesinde yapıldığını ve kurum nezdinde bakiye borç bulunmadığını, davacının hizmet bedelinin geç ödenmesi gerekçesiyle talep ettiği gecikme faizinin hukuka aykırı olduğunu, ve numaralı faturaların teslim bilgisinin bulunmadığını, davacı şirketin dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği tarafların yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğunu, müvekkil Üniversitenin temerrüde düşmediğini, ... kararlarında da belirtildiği üzere ödemelerin döner sermaye saymanlığının planına bağımlı kılındığı durumlarda faiz talep edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.2 ve 50/a maddeleri uyarınca yüklenicinin gecikme faizi isteyemeyeceğini, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 131. maddesi gereğince asıl alacağın hak saklı tutulmadan tahsil edilmesi halinde fer'i hakların sona erdiğini, davacının basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, alacağın likit olmadığını, ... Bankası'na müzekkere yazılarak ödeme belgelerinin celbini talep ettiklerini, öncelikle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddini, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddini, aksi takdirde davanın esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından doğrudan temin yöntemi ile sipariş ettiği ürünlerin davacı tarafından tesliminin yapılmasına rağmen malzeme bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.Dosyanın taraflarından davalının tacir olmaması nedeniyle görülmekte olan uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına
4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına,
Dair; Davalı ve davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır