Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, sigorta şirketinin su baskını kaynaklı ticari nitelikteki haksız fiil rücu talebiyle açtığı itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bir sigorta şirketinin, sigortalısına ait işyerinde kanalizasyon hattındaki tıkanıklık sonucu oluşan su baskını zararını tazmin etmesinin ardından, bu hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği kamu kuruluşu niteliğindeki davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle açtığı davada; davacı, davalının hizmet kusuru nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu ve sigortalısının yerine geçtiğini savunurken, davalı ise hasarın taşınmaz sahibinin yapısal eksikliklerinden kaynaklandığını, kendi kusuru olmadığını, ayrıca idari yargının görevli olduğunu, zamanaşımı ve husumet itirazlarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : .
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
DAVA TARİHİ : 17/12/2025
KARAR TARİHİ : 08/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 15/05/2024 tarihinde müvekkil sigorta şirketinin sigortalısı olan ...'e ait ... Lojistik Emlak ve Otomotiv isimli işyerinde ... İle Sigortalı ... adresinde meydana gelen su baskını neticesinde bodrum katında bulunan demirbaş makinelerin, duvarların ve 3D yazıcının zarar gördüğünü, ... yetkilileri tarafından yapılan incelemede cadde altından geçen kanalizasyon hattındaki tıkanıklığın tespit edilerek açıldığını, pis suyun tahliyesi için vidanjör kullanıldığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigorta tazminatının ödenmesiyle sigortacının sigortalısının yerine geçtiğini ve rücu hakkının doğduğunu, davalı ...'nin 2560 sayılı Kanun ve ilgili ... kararları gereğince tacir sıfatını haiz olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelik taşıdığını, hasarın tazmini amacıyla 26/07/2024 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, dava şartı arabuluculuk kapsamında 2025/ büro dosya numarası ve 2025/ arabuluculuk numarası ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 29/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamını, davalının haksız ve tahsilatı geciktirmeye yönelik itirazı nedeniyle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 15/05/2024 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği su baskını olayına ilişkin olarak müvekkil idareye atfedilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığını, dava konusu taşınmazın yol kotunun altında yer alması nedeniyle imar mevzuatına aykırı şekilde kullanıldığını ve yapı malikinin gerekli yalıtım ile izolasyon önlemlerini almaması sebebiyle zararın meydana geldiğini, ... Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'nin 18. maddesi uyarınca evsel bağlantıların bakım ve işletilmesinin taşınmaz sahibinin sorumluluğunda olduğunu, davacı sigorta şirketinin sunduğu eksper raporunun tek taraflı beyanlara dayalı olup hükme esas alınamayacağını, sigorta poliçesinde su hasarının teminatlar kısmında yer almadığını, davacı şirketin teminat kapsamı dışında kalan bir vakıa için sigortalısına ödeme yaptığını, bu nedenle rücu talebinin hukuka aykırı olduğunu, görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu ve davanın görev yönünden reddi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunu, 2025/... E. sayılı icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığını, taşınmazın mimari projeleri ile tesisat projelerinin ... Belediye Başkanlığı'ndan celbinin zorunlu olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm kurulamayacağını, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini, icra takibinin iptalini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık;davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Davacı taraf mahkememizde açmış olduğu iş bu dava ile dava dışı ...'e ait ... adresinde bulunan iş yerinin iş yeri sigortası kapsamında teminat altına alındığını,sigortalanan iş yerinde meydana gelen su baskını neticesinde bir takım malzemelerin zarar gördüğünü, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigorta tazminatının ödenmesiyle sigortacının sigortalısının yerine geçtiğini ve rücu hakkının doğduğunu, davalı ...'nin 2560 sayılı Kanun ve ilgili ... kararları gereğince tacir sıfatını haiz olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelik taşıdığını, hasarın tazmini amacıyla ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu,bu nedenle itirazın iptaline ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş,davalı ... vekili öncelikle açılan davada yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini aksi düşünce hasıl olacak ise meydana gelen su baskınında ...'nin sorumluluğu bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.Uyuşmazlık hakkında yapılan incelemede, davalı idarenin sorumluluğunda bulunan bölgede dava dışı şahsa ait iş yerinin su basması sonucu uğranılan zararın sigorta şirketince karşılanması üzerine zararın halefiyet gereği sorumlu idareden tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dolayısı ile kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespitini gerektirmektedir. Bu hususların tespiti ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 05/04/2021 tarih, 2021/ esas, 2021/ karar sayılı, 29/11/2021 tarih, 2021/ esas, 2021/ karar sayılı, 27/12/2021 tarih, 2021/ esas, 2021/ karar sayılı yakın tarihli ilamları da bu yönde olup, ... Mahkemesi kararlarının tüm yargı organları bakımından bağlayıcı niteliği de dikkate alınarak davanın yargı yolu (İdare Mahkemelerinin Görevli Olması Nedeniyle) dava şartı yokluğundan HMK.114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Uyuşmazlıkta adli yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin harcı olarak alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-11,13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davalı ve davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır