Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan, belirsiz alacak davası olarak açılan tazminat talepli ve ihtiyati tedbir içeren hukuki süreç.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, bir şirket yöneticisinin üçüncü şahıslara verdiği iddia edilen zararlardan kaynaklanan 700.000 TL belirsiz alacak davası ile yönetim kayyımı atanması ve ihtiyati haciz taleplerini içeren davacıya karşılık; davalının, davanın başka bir dosyayla birleştirilmesi, başka davaların bekletici mesele yapılması, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaması, zamanaşımı, hakkın kötüye kullanılması ve eylemlerin sorumluluk kapsamında olmaması gibi çok sayıda usuli ve esasa ilişkin savunma ve itirazda bulunduğu, mahkemenin ise benzer nitelikteki davaların birleştirilme koşullarını değerlendirdiği karmaşık bir tazminat davasıdır.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/110 Esas
KARAR NO : 2026/515
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/02/2026
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Öncelikle tedbir taleplerinin olduğu ve talebin kabulü ile; mahkemece verilecek karar kesinleşinceye kadar ...'ye yönetim kayyımı atanmasını ,davalının taşınır ve taşınmaz malvarlığına ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulünü, davalının yöneticisi olduğu dava dışı mağdur ...'ne verdiği zararlar nedeniyle, HMK.md.107 uyarınca toplanacak deliller ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirli hale getirilmek üzere, belirsiz alacak davası olarak bu aşamada 700.000 TL'nin davalı şirket müdürünün farklı zamanlarda, çok sayıda farklı zarar verici eylemleri olduğu için, her eylem ayrı bir haksız fiil / sorumluluk doğurmakla, her zarar kalemi kendi gerçekleştiği tarihte muaccel olacağından, her bir zarar verici fiilin gerçekleştiği tarihin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınarak hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte, mahrum kalınan kazanç için hastane ruhsatının iptal edildiği 19.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte, davalından tahsilini ...'ne ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davanın aynı davacı tarafından aynı davalıya karşı açılan ve aynı iddiaları konu alan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile dosya üzerinden ivedilikle HMK m.166 uyarınca birleştirilmesini, Yönetim kayyımı atanması ve ihtiyati haciz kararı verilmesine dair taleplerin ayrı ayrı reddini, mahkemece aksi kanaate olunması durumunda öncelikle birleştirme kararı verilerek tedbir konularının davanın esasını görecek mahkemece değerlendirilmesine imkân verilmesini, huzurdaki davanın görülüp sonuçlandırılmasının HMK m 165 uyarınca başka davalarda verilecek kararlarla irtibatlı olduğu nazara alınarak, Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Ankara .... İdare Mahkemesi'nin ... İdare, Ankara .... İdare Mahkemesi'nin ... İdare sayılı dosyalarının kesinleşmesinin ayrı ayrı bekletici mesele yapılmasını, dava dilekçesinde sözde zarar miktarının kuruşuna kadar zikredilip davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesinin HMK m 107'e aykırı olduğu nazara alınarak davanın usulden reddini, aksi halde davanın kısmi dava olarak ele alınmasını, TTK m 558 uyarınca davalı müdürü ibra eden davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın esastan reddini, zarar verici hiçbir eylemi, zararı, kusuru ve illiyet bağını ispat edemeyen davacının davasının esastan reddini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TTK m 553/2-3 ve Özel Hastaneler Yönetmeliği m. 16 ve 17 uyarınca iddia edilen eylemlerin mesul müdürle ilgili olması ve bunun şirket müdürünün sorumluluğunda bulunmaması karşısında, yetki devri kriteri nedeniyle davanın reddini, şirkette ortak ve şirkete ait hastanede ortak olan ve dava konusu iddialarla ilgili 29 senedir hiçbir itiraz serdetmeyip kâr paylarını iktisap eden davacının davasının hakkın kötüye kullanılması teşkil etmesi nedeniyle esastan reddini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, davanın ihbarını talep etmiştir.
GEREKÇE:
İş bu dava, TTK 553 uyarınca şirket yöneticisi olan davalıların sorumluluğuna ilişkin tazminat davasıdır.
Taraf ve dava konuları benzer olan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş ve yapılan incelemede; davacısının ..., davalıların ... ve ... olduğu, dava konusunun "Davacı tarafların şirket ortaklığının bulunup bulunmadığı, TTK553 uyarınca davalının eylemleri ile dava dışı ....'yi zarara uğratıp uğratmadığı, bu kapsamda davalının sorumluluğu ve illiyet bağının bulunması halinde zararın varlığı" olduğu anlaşılmıştır.
HMK nun davaların birleştirilmesi başlıklı 166. maddesi "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4)Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır...." hükmünü amirdir.
HMK nun davaların birleştirilmesi ve ayrılmasında kanun yolları başlıklı 168. maddesi "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez." hükmünü amirdir.
Bu açıklamalar ışığında; Mahkememizin iş bu dosyası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında, davacı tarafın ve davalı ...'in aynı olduğu, dava konularının da aynı sebebe dayalı olduğu, davanın 15/12/2025 tarihinde açılmış olduğu, iş bu dosyalar üzerinden verilecek hükümlerin birbirine tesir edeceği dolayısıyla Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile işbu dolayısıyla iş bu dosya ile dosyamız arasında hukuki, fiili ve şahsi bağlantı bulunduğundan (davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle) usul ekonomisi gereğince işbu dava dosyamızın HMK nun 166. maddesi gereğince sözü geçen dava dosyası ile birleştirilmesine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
G.D. :Gerekçesi kararda açıklanacağı üzere;
1-Mahkememizin işbu 2026/110 esas sayılı dava dosyası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası arasında bağlantı bulunduğundan HMK 166 /1 maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE,
Yargılamaya daha önce açılan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden devamına,
Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Yargılama giderleri ve sair hususların birleştirilen dosyada düşünülmesine,
Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır