Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, yağmur suyu tahliye yetersizliği sonucu oluşan araç hasarı nedeniyle açılan tazminat davasında istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: İstinaf mahkemesi, altyapı yetersizliği nedeniyle yoğun yağmur sularının tahliye edilememesi sonucu davacının aracında meydana gelen zarardan kaynaklanan maddi tazminat davasında, davalının doğal afet ve illiyet bağına yönelik itirazlarını yerinde görmeyerek, ilk derece mahkemesinin davalının hizmet kusuru nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğuna ve yağmurun mücbir sebep teşkil etmediğine dair kısmen kabul kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğuna hükmetmiş ve davalı tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/599 - 2026/1228
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/599 EsasKARAR NO : 2026/1228KARAR TARİHİ : 24/06/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 11/12/2024NUMARASI : 2022/594 Esas, 2024/722 KararDAVANIN KONUSU : TazminatTaraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili, alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, doğal afet kapsamında meydana gelen olaydan müvekkilinin sorumlu tutulmayacağını, doğal afet nedeniyle oluşan zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkilinin yağmur suyu ve kanalizasyon şebekesinin yeterli olarak yapılıp, bakım, onarım ve temizliklerinin de yerine getirildiğini, doğal afet nedeniyle müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, emsal yargı kararlarında bu sebeple açılan davalarda doğal afet nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığına karar verildiğini, ayrıca aracın nerede zarar uğradığının tespit edilmesi gerektiğini, ana yolların bakım ve sorumluluğunun ...'nin görev ve sorumluluğuna girdiğini, yolların bakım ve onarımı sırasında rögar kapaklarının seviyesinin yol seviyesi ile eşitlenmemesinden müvekkilinin sorumlu olmayacağını, aracın sigortalı olup olmadığı ve sigorta tarafından bedel ödenip ödenmediğinin tespit edilmediğini, yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.Dosya kapsamından ve özellikle ... Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 30/06/2022 tarihli rapordan 30/06/2022 günü ... ilçesinde yağan yağmur sularının tahliye edilememesi sonucu davacıya ait ... plakalı aracın hasarlanmasına neden olduğu anlaşılmıştır.Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu bir eylem sonucu bir zararın doğması ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında illiyet bağının olması gerekir. İlliyet bağının varlığı halinde zarar veren, zararı gidermekle yükümlüdür.Davalı ...'nin sorumluluğu altındaki rögarların yetersiz kalması sonucu yağan yağmur sularının tahliye edilememesi zarara neden olan olayın, davalının hizmetin gereklerine uygun hareket etmemesinden kaynaklandığı, davacıya ait araç ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, davalının meydana gelen zarardan yukarıda belirtilen husus da gözetilerek haksız fiil esasları uyarınca sorumlu olduğunun kabul edilmesi isabetli olup davalı vekilinin sorumluluğa yönelik istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir. Mahkemece Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgilere olay günü yağan yağmurun mücbir sebep olarak değerlendirilecek ağırlıkta olmadığı da sabit olup davalının oluşan zararın tamamından sorumlu tutulması yerindedir. Mahkemece zararın belirlenmesi hususunda konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış bilirkişi raporunda belirlenen hasarların olayın oluşu, ... Daire Başkanlığı ekipleri tarafından tutulan tutanak ve dosya içerisindeki görüntülere uygun olup hasar ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin zararın belirlenmesinde bir usulsüzlük olmadığı, dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Dava konusu aracın kaskosu bulunmadığı, zorunlu mali mesuliyet sigortasının dava konusu hasarı gidermediği de sabit olup davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle,1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 7.035,93TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.759TL harcın mahsubu ile bakiye 5.276,93TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2026 BaşkanÜyeÜyeKatip