İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kripto varlık borsasında AML incelemesi nedeniyle dondurulan kurumsal hesap ve USDT transferine ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Bir şirket, davalı kripto varlık borsası platformunda bulunan 10.000 USDT tutarındaki varlıklarının hukuki ve makul bir gerekçe olmaksızın dondurulması, ticari faaliyetlerinin engellenmesi ve iade taleplerinin karşılanmaması üzerine, başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve alacağın tahsili için dava açmıştır; davacı, platformun işlem kısıtlamalarını kaldırmamasını ve bilgi vermemesini eleştirirken, davalı ise yasal yükümlülükleri çerçevesinde hareket ettiğini, mevzuata uygun şekilde gerekli aksiyonları aldığını ve dondurulan fonların, davacının kontrolündeki ara cüzdan üzerinden SPK lisansı olmayan yabancı bir borsadan geldiğini belirterek savunma yapmıştır.

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/246 Esas
KARAR NO : 2026/538
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/03/2026
KARAR TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında, davalıya ait kripto varlık borsası platformu nezdinde açılmış bulunan kurumsal hesap aracılığıyla yürütülen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin, söz konusu platform üzerinden kripto varlık işlemleri gerçekleştirmekte olup davalı şirketin, bu faaliyet kapsamında müvekkiline ait varlıkların platform üzerinde tutulmasını, transferi ve tasarrufuna imkan sağlamakla yükümlü olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirkete ait kurumsal hesap üzerinde 21.11.2025 tarihinden itibaren herhangi bir makul ve hukuki gerekçe ortaya konulmaksızın ciddi işlem kısıtlamaları uygulanmaya başlandığını, bu kapsamda müvekkilinin hesap hareketlerinin keyfi şekilde sınırlandırıldığını, platform üzerinde bulunan varlıklar üzerinde serbestçe tasarruf etmesi fiilen engellendiğini, müvekkili tarafından 18.11.2025 – 21.11.2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ... yatırma işlemlerinden biri olan, 21.11.2025 tarihinde saat 17:08:50’de yapılan 10.000 USDT tutarındaki transfer (...) davalı tarafından ... incelemesi gerekçesi ileri sürülerek tek taraflı biçimde dondurulduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı platformun talep ettiği tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz şekilde ibraz edilmiş olmasına rağmen; söz konusu transfer işleminin sonuçlandırılmadığını, iade (refund) süreci işletilmediğini, işlem akıbetine ilişkin herhangi bir gerekçe veya açıklama yapılmadığını ve sürecin ne aşamada olduğuna dair en temel bilgilendirme dahi sağlanmadığını, Müvekkili şirket tarafından, davalı platformun global destek birimleri ile iletişime geçildiğini, dondurulan işlemler nedeniyle ticari faaliyetleri sekteye uğrayan müvekkili şirket, platform üzerinde bulunan varlıklarını çekmek zorunda kaldığını ve 27.11.2025 tarihinde gerçekleştirilen çekim işlemleri sonucunda hesapta 21.447,12 USDT bakiye kaldığını, dncak çekim işlemlerine rağmen; hesap üzerindeki işlem kısıtlamalarının devam ettiğini, hesapta bulunan 21.447,12 USDT tutarındaki bakiye üzerinde dahi serbest tasarruf imkânı tanınmadığını, ayrıca 10.000 USDT tutarındaki transferin halen dondurulmuş durumda tutulduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından söz konusu hukuka aykırı blokajın kaldırılması ve varlıkların iadesi amacıyla ... 5. Noterliği’nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya başvurulduğunu, ihtarname ile söz konusu tutarın derhal iadesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafından ihtarnameye rağmen herhangi bir cevap verilmediğini, ödeme yapılmadığını ve blokajın kaldırılmadığını, bunun üzerine ... gerekçesi ile blokeli olarak tutulan 10.000,00-USD bedelin tahsili amacıyla taraflarınca ... 19. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasıyla takip başlatılmış olup ödeme emrinin davalı/borçlu şirkete usulünce tebliğ edildiğini, akabinde davalı/borçlu tarafından kötüniyetli olarak borca itiraz talebinde bulunulduğunu ve itiraz üzerine taraflarınca başlatılan takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava konusu alacağın teminat altına alınabilmesi amacıyla İcra ve İflas Kanununun 257 ve devamı maddeleri uyarınca davalı şirketin banka hesapları ve diğer malvarlığı değerleri üzerine alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayda müvekkili şirketin, kanuni yükümlülükleri kapsamında gerekli tüm aksiyonları mevzuata uygun şekilde aldığını, 5549/m. 19/A maddesinde düzenlenen 7 iş günlük süre, KVHS'lerin değil doğrudan Hazine Ve Maliye Bakanı'nın yetki süresi olduğunu, müvekkili şirket, mevzuatın kendisine yüklediği tüm yükümlülükleri eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, yasal süreler içerisinde, mevzuatın öngördüğü tüm bildirim, kayıt tutma, izleme ve gerekli görülmesi halinde idari otoritelere bilgi sunma yükümlülüklerini ifa ettiğini, ihtarnameye yanıt verilmemiş olması başlı başına temerrüt sonucunu doğurmayacağını, davacının 21.11.2025 tarihli e-postasında bizzat ifade ettiği üzere; müvekkili platforma aktarılan 10.000 USDT, davacıya ait olduğu iddia edilen ... cüzdanı (...) üzerinden gönderildiğini, davacı, bu ara cüzdana giren fonların bir kısmının yabancı kripto borsası ...'den (Türkiye'de SPK lisansına sahip olmayan global platform) kaynaklandığını da kabul ettiğini, bu çerçevede davacının fon kaynak zinciri "... davacı kontrolünde bir ara cüzdan müvekkili platform" şeklinde gerçekleştiğini, söz konusu çoklu hop yapısı, herhangi bir yükümlü kuruluşun risk-temelli yaklaşım ve sıkılaştırılmış tedbir kapsamında değerlendirme yapmasını gerektiren tipik bir profil olduğunu, bu çerçevede müvekkili şirketin söz konusu işlem üzerinde mevzuat kapsamında yapılan değerlendirme ve uygulanan kontrol süreci, mevzuat gereği zorunlu ve hukuka tamamen uygun bir davranış sergilediğini, KVHS'ler, banka ve diğer finansal kuruluşlar gibi, ... düzenlemeleri kapsamında 'güven kurumu' niteliğinde olup yüksek risk profili taşıyan işlemleri filtreleme ve incelemeye alma yükümlülüğü altında olduğunu, davacının "hesap tamamen donduruldu" iddiası bizzat kendi sunduğu belgelerle çeliştiğini, davacı şirketin, dava dilekçesinin muhtelif yerlerinde hesabının 21.11.2025 tarihinden itibaren tümüyle dondurulduğunu, hesap hareketlerinin keyfi şekilde sınırlandırıldığını iddia ettiğini, oysa davacının bizzat dava dilekçesi ekinde sunduğu "27.11.2025 tarihinde yapılan çekim işlemleri" başlıklı tabloda, söz konusu tarihte davacı şirket tarafından müvekkili platform üzerinden başarıyla yedi farklı kripto varlık çekildiğini ve bu çekimlerin USDT karşılığının toplamda yaklaşık 358.408,09 USDT'ye ulaştığının açıkça görüldüğünü, müvekkili tarafından uygulanan tedbir; davacının iddia ettiği gibi hesabın tamamına yönelik genel ve keyfi bir blokaj değil, yalnızca yüksek risk profili tetikleyen 21.11.2025 tarihli 10.000 USDT'lik belirli işleme yönelik, mevzuat kapsamında zorunlu olan ayrıştırılmış (transaction-level) bir tedbir olduğunu, davalı şirket tarafından uygulanan tedbirin, mevzuatın emredici hükümleri gereği zorunlu olarak tesis edildiğini, yine mevzuat kapsamında kaldırıldığını, bu itibarla davanın konusuz kalmış olup, davanın açılmasına davalı şirketin herhangi bir kusuru sebebiyet vermediğini, müvekkilinin yasal yükümlülükleri kapsamında uyguladığı tedbirin mevzuata uygun ve hukuken zorunlu nitelikte olması; dava konusu alacağın varlığı, muacceliyeti ve likiditesi koşullarının somut olayda gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın esastan reddine, alacağın likit olmaması, hak tartışmalı olması ve müvekkilin tutumunun dürüstlük kuralına tamamen uygun bulunması nedenleriyle davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu ... 19. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklının davalı borçludan 10.000,00USD asıl alacak ve 2.115,82 TL masraf alacağı olmak üzere toplamda 433.278,82TL alacağıın tahsili talebinde bulunduğu, davalı borçlunun süresi içerisinde yaptığı borca itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili beyanında müvekkili şirketin hesabında davalı tarafından haksız bir şekilde bloke altında tutulan 10.000,00 USDT değerindeki kripto varlık üzerindeki kısıtlamaların davalı şirket tarafından kaldırıldığını, miktar üzerinde tasarruf edebilir hale geldiklerini, davalı şirket hakkında başlatmış oldukları takibin konusuz kaldığını, bu durumun davadaki haklılıklarını ortaya koyduğundan icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Somut olayda, davalı borçlu şirket tarafından iş bu dava açıldıktan sonra takibe konu alacak üzerindeki kısıtlamaların kaldırıldığı eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedeceği ile AAÜT'nin 6. maddesi gereğince de uyuşmazlık ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar konusuz kaldığı hallerde davacı lehine nispi vekâlet ücretinin yarısına hükmedileceği şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında davacının icra takibi başlatmasında ve eldeki davayı açmakta haklı olduğunun ön inceleme duruşmasından önce ortaya çıkması nedeniyle davalı şirket aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmek suretiyle mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacı tarafından açılan davanın konusuz kalması nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinin anlaşılması nedeni ile dava değeri üzerinden %20'si oranında hesap ve takdir edilen 86.655,76 TL icra inkar tazminatının İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 7.621,96‬-TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan ‭‭‭6.889,96-TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6. Maddesi gereğince hesaplanan 35.705,26 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 732,00TL başvurma harcı, 65,00TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 797,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/07/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır