İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, altyapı çalışmalarında tesislere verilen hasar nedeniyle açılan tazminat davasında tarafların görev ve husumet itirazları.
Özet: Bir şirket, kamu kurumu adına yüklenici firmalar tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında tesislerinde meydana geldiğini iddia ettiği 23.213,68 TL tutarındaki zararın tazmini için dava açmış; davalılar ise husumet, görevli mahkeme itirazları ile kamu kurumu açısından yüklenicinin sorumlu olduğunu veya zararın davacının kendi altyapı yerleşimindeki eksiklikler ve gerekli bilgilendirmeyi yapmamasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/374 Esas
KARAR NO : 2026/506
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 29/05/2025
KARAR TARİHİ : 24/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/08/2024 tarihinde ... Adresinde .... yüklenici firması ...Tic. Ltd. Şti. ve ...Tic. Ltd. Şti adi iş ortaklığı ekipleri tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, hasarın ardından müvekkili şirket teknik elemanları tarafından durumun tutanakla tespit edildiğini, akabinde hasarın giderilmesi için gerekli çalışmaların yapıldığını, hasar tespit tutanağında imzası bulunan...ve ...'ın tanık olarak dinlenilmesini, müvekkili şirketin söz konusu hasar nedeniyle toplam 23.213,68 TL zarara uğradığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 23.213,68 TL tutarındaki alacaklarının hasar tarihi olan 20.08.2024 tarihinden itibaren başlayan Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına göre idare mahkemesinde açılması gerektiğini, müvekkilinin tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olduğunu, esasa ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları olduğunu, davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini, dava konusu mahalde müvekkili idarenin elemanları tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, müvekkili idare ile yüklenici firmalar arasında söz konusu ihale kapsamında imzalanan sözleşmenin 15, 17, 22 numaralı maddelerine, İçme Suyu Şebeke İnşaatı Teknik Şartnamesinin 3.4.1 numaralı maddesine, Kanalizasyon İşleri Teknik Şartnamesinin 3.5.1 ve 3.5.2 numaralı maddelerine, İdari Şartnamenin 18 numaralı maddesine, Yapım işleri Genel Şartnamesinin 9, 20, 25, 26 nolu maddeleri ve birim fiyat tariflerine binaen, yüklenici yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza, hasar, şikayet, zarar ve ziyandan dolayı maddi, manevi, hukuki ve cezai olarak sorumludur. Ayrıca yüklenicinin sigorta kapsamı içinde veya dışında kalan hareket ve fiillerinden dolayı meydana gelecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlülüğü de yükleniciye ait olduğunu, dolayısıyla, iş bu davada husumetin müvekkili idareye de yöneltilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup müvekkili idare açısından davanın husumetten yönünden reddi gerektiğini, Müvekkili idare bir kamu kuruluşu olup inşaat işleriyle uğraşmadığından bu işleri ihale yoluyla ve istisna akdiyle yüklenici firmalara yaptırdığını, öncelikle yargı yolu ve görev itirazımızın kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine, dava şartı yokluğundan davanın reddine, yersiz ve mesnetsiz davanın esastan ve tümüyle reddine, Mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazları olduğunu, davacının iddia ettiği hasarın var olduğu bir an için kabul edilse dahi söz konusu hasarın ...’un altyapı tesislerinin standartlara aykırı olarak döşenmesinden kaynaklandığını, HMK. md. 116 hükmünde sayılan ilk itirazları ve davanın tabi olduğu hak düşürücü süre itirazları ile zamanaşımı def’i ile görev, derdestlik ve husumet itirazları olduğunu, hasa tespit tutanağına göre davacı idarenin mevcut alt yapısını usulüne uygun şekilde yerleştirmediğinin açık olduğunu, müvekkili şirketin davacı haricindeki başka kurumların altyapı inşaatına ilişkin işleri yürüten bir şirket olduğunu, söz konusu işlemlerin yapılmasında belirli prosedürlere uyulması gerektiğini, altyapısını toprak altında bulunduran idarelerin ve kurumların da uyması gereken prosedürler olduğunu, Kazı yapılacak alanda varsa yer altındaki diğer altyapıların nereden geçtiği, kaç metrede gömülü olduğuna dair harita bilgisi bulunmaksızın kazı yapılmasının imkanı yoktur. Aynı anda yüzlerce kazının yapılıyor olması nedeniyle kazı yapılacak alanlara dair gerekli bilgiler idare tarafından müvekkil şirkete bildirildiğinden söz konusu alanlardaki izin süreçleri idareler arası yazışma ile düzenli aralıklarla tesis edildiğini, Diğer kurumlara ait altyapılar toprak altında bırakılırken yerin belirli bir metre altına gömülmekte, hattın geçtiğini belli edecek şekilde renkli toprak kullanılmakta ve en nihayetinde zaten belirtilen plana göre hattın nereden ve hangi derinlikten geçtiği henüz kazıya başlanmadan bilinmekte olduğunu, Zeminden başlayacak şekilde derine inildikçe söz konusu altyapıyı oluşturan kablo veya borulara yaklaşıldığını uyarır nitelikte daha öncesinde bırakılmış olan renkli toprağa veya uyarı bandına denk gelinmeli, Kazı çalışması yapıldığı esnada bu ikazların görülmesi, altında bir sistemin olduğunu işaret etmekle kazı yapan birimin de bu konuda uyarılmasını sağladığını, bu renkli kum uygulamasına kum gömleklemesi denilmekte olup, renkli kum haricinde uyarı bandı yada koruyucu levha tarzı malzemeler de hattın gömülü olduğu yerin üzerinde bulunarak hem uyarı hem de koruma olarak kullanıldığını, fotoğraflarda da görüleceği üzere kabloların asfaltın hemen altına bırakıldığının görüleceğini, davacı kurumun kendi altyapı sistemini teknik şartnameye uygun şekilde uygun derinlikte yer altında bırakmamasından kaynaklı ortaya çıkabilecek sorunlardan müvekkil şirket sorumlu tutulamayacağını, davacı ...A.Ş.’nin haksız ve dayanaksız davasının husumet ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı yanca, hasar keşif tutarı formu, hasar krokisi, şantiye defteri, fotoğraflar ve faturalar ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Davalılardan ...'nin idari yargı yolu itirazının; davanın haksız fiil nedeniyle ödenen bedelin tazmini istemine ilişkin olduğu, davacının tacir olduğu, davalı ...'nin de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı, davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan uyuşmazlıkların adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ...'nin husumet itirazının 2560 Sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun "Görev ve Yetkiler" başlıklı 2. Maddesinde yapılan düzenleme uyarınca, isale hatları ile her türlü tesis, bakım işinin davalı ...'ye ait olduğu, bu işleri kendisinin yapması veya başka şirketlere yaptırmasının mümkün olduğu, söz konusu olayda da isale hattı çalışmalarının başka firmalara yaptırıldığı, çalışmalar sırasında 3. kişilere verilecek zararlardan davalının asıl işveren olarak sorumlu olacağı, bu işi yapan şirketlerle davalı ... arasında yapılan ...'nin zararlardan sorumlu olmayacağına, zararlardan işi yapan şirketlerin sorumlu olacağına dair anlaşmaların 3. Kişilere karşı ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ...'nin hak düşürücü süre itirazının; dava için yasa ile ön görülmüş herhangi bir hak düşürücü süre bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ...'nin zamanaşımı def'inin; olay tarihi, arabuluculuk süreci ve dava tarihi dikkate alınarak TBK'nın 72/1 maddesi ile belirlenen 2 ve 10 yıllık zamaaşımı sürelerinin dolmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı tanıklarının beyanlarının alınmasına karar verilmiş olup, davacı tanığı ... duruşmada; "Ben halen davacı ... firmasında tekniker olarak çalışmaktayım. çalıştığım kuruma ait yer altı kablosunun koptuğuna dair tarafımıza ihbar gelince olay yerine intikal ettim. Gittiğimde, ... tarafından kazı çalışması yapıldığını ve bittiğini gördüm. Etrafta da kendi şirketime ait boruların içinden geçtiği künklerin kırılıp etrafa saçıldığını tespit ettim. Çalışmayı yapan firmaların davalılar ... ve ... Adi Ortaklık olduğunu ayrıca tespit ettim. Daha sonra hasarı fotoğrafladım, onarımlarını taşeron firmamıza yaptırdım." şeklinde,
Davacı tanığı ... duruşmada; "Ben davacı ... şirketinde alt yapı sorumlusu olarak çalışmaktayım. Ben olayın gerçekleştiği yerde bulunmadım. Diğer tanık ... olay yerine giderek gerekli tespitleri yapmıştır. Ben de çalışmanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığını, ruhsatı olup olmadığını ve fotoğrafların açısının net olup olmadığının, firma bilgilerinin fotoğraflarda belli olup olmadığını tespit ederek imzaladım. Bu minvalde benden önce dinlenen tanık Furkan'ın tespitlerinin uygun olduğunu görerek tutanağı imzaladım." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, davaya konu olay nedeniyle davacının talep edebileceği varsa alacak miktarının tespiti ve hasar tespit tutanağında belirtilen miktarların kadri maruf olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 15/04/2026 tarihli raporunda; dava konusuyla ilgili olarak davacı şirket elemanları ve davacı şirketin dava konusu hasarların giderilmesi işlerinde hizmet alımı yaptığı ... Firması’nca düzenlenmiş; “Hasar Tespit Tutanağı”, “... A.Ş. ....Yeraltı Şebekesi İnşaatı Günlük Şantiye Defteri”, “Kaza Hesaplama Tablosu”, “... 3.Şahıs Hasarları İşleri 33-9 Hasar İcmali Tablosu”, “... 3.Şahıs Hasarları İşleri/...Tablosu” evraklarından; dava konusu hasarın; 20.08.2024 tarihinde ... adresinde meydana geldiği, söz konusu bu adres ve tarihte Davalı ... yüklenici firması Davalı ... Şti.+... Ltd. Şti. Adi İş Ortaklığı çalışanları tarafından çalışma alanında yeterli dikkat ve özenin gösterilmediği ve Davacı Elektrik Şirketinin yeraltı tesislerine hasar verildiği, ayrıca; davalı şirketin “Altyapı Kazı Ruhsat İzni” almadan hasarın meydana geldiği adreste kazı çalışması yaptırdığı, yapılan çalışmalar esnasında Davacı Şirketten nezaretçi veya proje talep ettiğine dair dosya içeriğinde somut bulgu ve belge tespit edilemediği hususları da dikkate alındığında; anılan tarihte ve adreste meydana gelen hasardan Davalı ... yüklenici firması davalı .... Şti.+ ...Şti. Adi İş Ortaklığı’nın sorumlu olduğu, Meydana gelen hasarda Davacı Telefon Şirketi’ne ait altyapı tesisatlarında teknik açıdan (dosyada bulunan fotoğraflardan, özellikle kablo döşeme derinliği net olarak belirlenememektedir, ancak kazı hesaplama tablosu incelendiğinde, hasarın meydana geldiği güzergahta kayıt altına alınan kazı başlangıç ve bitiş derinliklerinin standart yeraltı altyapı döşeme derinliklerine uygun olduğu görülmektedir) “Rapor” içeriğinde açıklanan ilgili hükümlere aykırı bir durum olduğunu gösterir herhangi bir somut belgenin dosya içeriğinde tespit edilemediği, ayrıca gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında yeraltında bulunan altyapı tesisatlarında kullanılan koruyucu elemanlarının ve ikaz şeritlerinin zamanla tahrip olabileceği ve ilk montaj anındaki kablo derinliklerinin de değişebileceği dikkate alındığında; dava konusu hasarın meydana gelmesinde Davacı... A.Ş.’ye kusur mal edilemeyeceği, dolayısıyla söz konusu olayla ilgili Davacı Şirket’in talep ettiği 23.213,68 TL tutarın malzeme ve işçilik kalemlerinden oluştuğu, malzeme ve işçilik kalemlerinin piyasa şartlarında kadri maruf olduğu, şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil sorumluluğu 49. (BK 41. mad.) ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK 49. maddesinde, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiştir. Haksız fiil, doktrinde ve uygulamada “hukuk düzeninin izin vermediği ve hoş görmediği zarar verici eylem ve davranış” olarak tanımlanmıştır.
Haksız fiil sorumluluğuna kusur sorumluluğu (akit dışı sorumluluk da) denilmektedir. Kusur sorumluluğu hukuka aykırı kusurlu bir davranışla bir kimseye verilen zararın giderilmesini (tazminini) düzenler. Burada sorumluluğun kurucu unsuru kusur olduğu için bu tür sorumluluğa kusur sorumluluğu denilmektedir.
Bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için, zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalı, zarara sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir.
Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih,... Esas-...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
... adresinde davalılardan ...'nin yüklenici şirketleri ... Ltd. Şti.+ ...Ltd. Şti. Adi İş Ortaklığı tarafından 20/08/2024 tarihinde yapılan alt yapı çalışmaları nedeniyle davacı şirket altyapı tesisatlarına zarar verildiği, davacı şirketten nezaretçi veya proje talep edildiğine dair dosya kapsamında bulgu ve belge bulunmadığı, dinlenen tanıkların da bu yönde beyanda bulunduğu, yeraltı çalışmalarında bu şekilde zarar verilebileceğinin davalılar tarafından öngörülmesi gerektiği, davacı şirkete ait altyapı tesisatlarında hasarın meydana gelmesinde davacı ... A.Ş.’ye kusur mal edilemeyeceği, zarardan davalı ...'nin yüklenicileri ile birlikte sorumlu olduğu davacı şirketin talep ettiği, malzeme ve işçilik kalemlerinden oluşan 23.213,68 TL'nin piyasa şartlarında kadri maruf olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile; 23.213,68 TL maddi tazminatın 20/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 1.585,73-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan ‭615,40‬-TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭970,33‬-TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ‭615,40‬-TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk giderinin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 23.213,68-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacının yaptığı ilk masraf ‭‭615,40 TL, bilirkişi ücreti 12.500,00 TL, posta gideri ‭‭‭1.003,5‬0 TL olmak üzere toplam ‭‭14.118,90 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341/2 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.24/06/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır