Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde, davacının imzası inkâr edilen bono sahteliği ve usulsüz icra takibi iddiasıyla açtığı, karşı tarafın ise borç ikrarına dayandığı menfi tespit davası.
Özet: Davacının, kendi imzası olmadığını iddia ettiği bir bonoya dayalı icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasında; davacı, icra emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, sahte senetle takibin kesinleştirildiğini ve geçim kaynağı olan tırının haksız yere haczedildiğini belirterek takibin durdurulmasını ve kötü niyet tazminatı talep ederken, davalı ise davacının icra dairesinde borcu ve imzayı kabul ve ikrar ettiğini, takibin ve tebligatın usulüne uygun olduğunu, dolayısıyla davanın kötü niyetli ve haksız olduğunu ileri sürmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Öncelikle, davacı ''Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, ...'' kapsamında olup mahalle muhtarlığından aldığı fakirlik belgesi bunu kanıtlar nitelikte olduğunu, davacının adına kayıtlı çekici davacının tek mal mvarlığı ile geçim kayanağı iken iken Konya . İcra Müd.nün ... E.Sayıl dosyası ile ilgili olarak haczedilip bağlandığından başkacada herhangi bir mal varlığı ve geliri bulunmadığını, bu sebeple HMK.nun m. 334/1 uyarınca davalının yargılama harç ve giderlerinden muaf tutulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalı tarafından davacı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile şikayetçi aleyhine 350.000 TL tutarındaki bono ile 16.02.2024 tarihinde ilamsız takip ve haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe müstenit senet davacı tarafından imzalanmamış olup sahte senet olduğunu, ancak takiple ilgili ödeme emri tebligatı usulsüz olduğunu, usule ve yasaya aykırı olarak usulsüz tebligata binaen takip kesinleştirldiğini ve üzerine kayıtlı çekici tır haczedildiğini, takibe konu bononun davacı tarafından imzalanmadığını, müvekkilinin bu senedin geçersiz olmasından dolayı alacaklı olduğunu iddia eden davalıya borcu bulunmadığını, yapılan bu takibin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından kötü niyetli başlatılan bu icra takibinin usule aykırı olduğunu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığına müvekkilinin imzaların kendisine ait olmadığına dair ... Soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini, davacıya ait nakliye işi yaptığı tır haciz edildiğini ve bağlanarak yediemine teslim edildiğini, davacı müvekkilinin çekici tırla çalışamadığı için maddi olarak mağduriyet yaşadığını, müvekkiline ait araca yakalama konduğunu, trafikte seyir halinde iken bu araç durdurularak yediemin otoparkına çekildiğini ve resmen çürümeye bırakıldığını, iş bu davaya konu senede ilişkin Arabulucu Merkezine başvurularak görüşme yapılmışsa da anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle davaya konu senet sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davalarının kabulüne, davaya konu senedin tahsili halinde müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu senedin, teminatsız olarak iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı ittihazına, kötü niyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı, 15.03.2024 tarihinde Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında icra müdür yardımcısı huzurunda borcunu kabul ve ikrar ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunu, davacı borçlunun ödeme taahhüdü ile; "Dava konusu icra dosyasında borçlu olarak bulunduğunu, takibe, borca, faize, imzaya ve diğer tüm fer'ilerine herhangi bir itirazı olmadığını, beyan ederek borcu 05.04.2024 ve 15.05.2024 tarihlerinde iki taksit halinde ödemeyi, ödenmemesi halinde hukuki ve cezai tüm sorumluluğu kabul ve taahhüt ettiğini," beyan ettiğini, dolayısıyla, dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğu sabit olup davacının dava konusu senetteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle işbu davayı kötüniyetli olarak ikame ettiği sabit olduğunu, bu anlamda HMK m. 329'un da mevcut dosyada tatbiki gerektiğini, davacının dava konusu senetteki imzasını ve borcunu resmi memur huzurunda ikrar ettiğinden hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmadığını, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer taraftan davacı tarafından dava konusu takibe ilişkin gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği iddia edilmişse de bu iddianın hukuki dayanağı bulunmadığını, Konya . İcra Müdürlüğü tarafından tebliğe çıkarılan ödeme emri 20.02.2024 tarihinde davacının adresten geçici olarak ayrıldığının tespit edilmesi üzerine yetkili kişinin imzadan kaçınması nedeniyle muhtara teslim edildiğini, buna ilişkin ihtarname de kapıya yapıştırıldığını, dolayısıyla ödeme icra emrinin 06.03.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığını, ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiğine ilişkin iddianın muhatabı ilgili mevzuat hükümleri gereğince mahkemenin olmadığını, davacının bu iddiasına ilişkin olarak da yasal süresi içerisinde herhangi bir şikayet yoluna da başvurmadığını, bununla birlikte davacı tarafından 15/03/2024 tarihinde icra ödeme taahhüdü verildiği göz önünde bulundurulduğunda davacının usulsuz tebligat iddiasının dinlenmeyeceğinin açık olduğunu, söz konusu ihtara rağmen davacı tarafından ne takibe ne de dava konusu senet üzerindeki imzaya yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, söz konusu borca ilişkin olarak icra dosyasına ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, dolayısıyla, davacı tarafından kötüniyetli olarak ikame edilen işbu davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde davacı tarafından davaya konu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyatı tedbir talebinde bulunulduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddedilmesi gerektiğini, zira, somut uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir talebi şartları oluşmadığını, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, işbu davanın açılmasında tamamen kötüniyetli olan davacının, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, ayrıca HMK 329 maddesi gereğince AAÜT tarifesi uyarınca belirlenecek vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkilime ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Davacı hakkında başlatılan T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında takibe dayanak bono altında bulunan imzanın davacıya ait olup olmadığı, davacının herhangi bir borcu olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu hususunda olduğu hususunda olduğu anlaşılmıştır.
... Bankası Aş, ... Bankası Aş, ... Aş, ... Aş'ye müzekkere yazılarak davacının imza örnek asıllarının gönderilmesi istenilmiş, imza örnek asılları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Selçuklu ilçe Nüfus Müdürlüğüne, Konya . İcra Dairesine, Karatay İlçe Nüfus Müdürlüğüne, Konya . Noterliğine, Denizbank'a, Meram İlçe Nüfus Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının imza örneklerinin bulunduğu evrak asılları istenilmiş, ilgili evrak asılları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı Selçuklu 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 02/04/2024 tarih ... sayılı yazı cevabında 1 adet ... nolu sandık seçmen listesi 7. sayfası dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davacı asil Mahkememiz 26/05/2025 tarihli celsesindeki isticvap beyanında ;"Takibe konu senetteki imza bana ait değildir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacının mukayeseye elverişli imza yazı örneklerinin kalem personeli aracılığı ile alınmıştır.
Davaya konu çekteki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı hususunun kesin kanaat bildirir şekilde tespiti amacıyla dosya Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde görevli Sahtecilik ve Grafoloji konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyetinin 10/11/2025 tarihli raporundan özetle; ...'in mukayese imza örnekleri üç ayrı formda (Resim 3 a, 3b, 3c) atılmış olduğu, inceleme konusu 15.12.2023 Vade Tarihli, 16.10.2023 Düzenlenme Tarihli, 400.000 (dört yüz bin) TL tutarlı senet aslı metninde yer alan ... adına atılı borçlu imzaları ile ...'in mukayese imza örnekleri arasında bir kısmı Resim 2 ve Resim 3'da işaretlendiği üzere, imza eğim ve ölçüsü, imza başlangıç ve bitiriliş çizgi hareketleri, harf ve grama yapılanmasının iç gövde büklümlerinin şekil ve biçimlendirilişi ile bağlantı ve orantıları, aralıklar, baskı derecesi ve işleklik gibi unsurları bakımından önemli düzeyde benzerlik ve uyum içerdiğinden, inceleme konusu senet borçlu imzalarının ...'in el ürünü olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememiz 12/02/2026 tarihli celsesinde davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili kesin süre içerisinde yemin metni sunmamıştır.
Dava, kambiyo senedine dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı taraf her ne kadar takibe konu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de, dosyada alınan raporda, inceleme konusu senet borçlu imzalarının davacının eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır. Raporun, mukayese imzalar ve inceleme konusu belge üzerinde yapılan teknik değerlendirmeye dayandığı, denetime elverişli, gerekçeli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu görülmekle hükme esas alınmıştır.
İşbu davada, davacı takip konusu bono altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ve davalıya borçlu bulunmadığını usulüne uygun, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Bu haliyle davacı, borçlu olmadığını ispatlayamamıştır.
KÖTÜNİYET TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: 2004 Sayılı Kanunun 72/4 maddesi gereğince davanın alacaklı lehine neticelenmesi halinde talep olmasa dahi şartların gerçekleşmesi halinde alacaklı lehine tazminata hükmolunması gerektiğinin düzenlendiği lakin somut olayımızda davacının tedbir talebinin Mahkememizin 30/10/2024 tarihli ara kararı ile reddedildiği dolayısıyla davalı/alacaklının alacağına geç kavuşması söz konusu olmadığından T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 26/11/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davalı lehine bir tazminat takdir olunmamış ve Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Peşin alınan 6.831,00-TL peşin harçtan alınması gereken 732,00-TL 'nin mahsubu ile fazla alınan 6.099,00-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davalı tarafından yapılan 60,80- TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 60.414,41-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 09/04/2026
Katip ... Hakim ...