Antalya BAM 16. Hukuk Dairesi, itirazın iptali davasında davacının ispat yükü ve bilirkişi raporundaki hatalı döviz kuru değerlendirmelerine yönelik istinaf başvurusunu değerlendirdi.
Özet: Davacı, davalıya sattığı malların bedelini tahsil edemediğini belirterek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş, davalı ise borçlu olmadığını, aksine kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi, ispat yükü davacıda olmasına rağmen davacının alacağını ticari defter ve beyannamelerle ispatlayamadığı ve bilirkişi raporuna göre haklı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, davacı ise istinaf başvurusunda, yerel mahkemenin bilirkişi raporlarındaki çelişkileri gidermeden, özellikle TL işlemlerinin dövize çevrilerek hatalı değerlendirme yapıldığı iddialarını göz ardı ettiğini belirtmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:25/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:30/03/2023
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:25/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Denizli ilinde su arıtma sistemlerinin ithalatı, satışı, kurulumu ve satış sonrası hizmet faaliyeti yaptığını, müvekkil şirket ile davalı arasında anlaşma yapıldığını, müvekkili üzerine düşen edimleri yerine getirerek malları eksiksiz olarak davalıya teslim ettiğini, ancak davalı tarafından yapılan işlerin bedellerin tamamını müvekkil firmaya ödemediğini, söz konusu faturalara ilişkin alacağın tahsili amacıyla Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacağın tahsili amacıyla davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın 6.372,00 USD asıl alacak yönünden iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarını kabul etmediklerini, Müvekkil şirketin 1994 yılından bu yana başta su şartlandırma kimyasalları olmak üzere, ön arıtma sistemleri, ekolojik ve biyolojik ürünler ile birlikte; işletmelerdeki ısıtma ve soğutma sistemleri konusunda mühendislik, danışmanlık ve su kontrol laboratuar hizmetlerine ilişkin faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davacı taraf müvekkil şirketin ticari iş yaptığı müşterilerinden biri olduğunu, müvekkil şirkete verilen siparişlerin eksiksiz yerine getirildiğini, Davacı ile aralarındaki açık hesaba istinaden yapılan mutabakat ve alışverişler sonucunda müvekkilin 20.073,39-TL alacaklı çıktığını, hatta alacaklı olduğunu iddia eden tarafın işbu itirazın iptaline konu icra takibini başlatmasına sebebin müvekkil şirketin alacağının tahsiline ilişkin Beşiktaş 17. Noterliği'nden 22.04.2019 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarname göndermiş olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacı 24.04.2019 tarihinde bahse konu ihtarnameyi tebliğ aldığı ve hemen ertesi günü işbu itirazın iptaline konu icra takibini başlattığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı, davalıya fatura karşılığı mal sattığını, bedelini tahsil edemediğini, bedelin tahsili için yaptığı takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep ettiği, davalının ise taraflar arasında ticari ilişki kapsamında tüm borçların ödendiği asıl borçlunun davacı olduğu belirtilerek davanın reddini talep ettiği, 100 Sayılı HMK'nın 190 maddesine göre ve ayrıca itirazın iptali davasında ispat yükünün davacıya düştüğü, osya kapsamında aldırılan gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli ... havale tarihli bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edilerek ispat ile yükümlü olan davacının davasını usulüne uygun düzenlenmiş defter kayıtları, beyannameler ve HMK'ın 222. maddesi kapsamında ispat edemediği, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla...." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından yalnızca davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelenmesine ilişkin raporun hükme esas alındığını, dosya kapsamında düzenlenen ... havale tarihli rapora karşı sunmuş oldukları itirazları dikkate alınmaksızın rapora karşı sunmuş oldukları itirazlarının reddi ile davanın reddine karar verildiğini, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, ... tarihli raporda taraflar arasındaki tüm işlemlerin yani TL olarak işlem gören fatura ve ödemelerin de yine döviz cinsinden dolar karşılığının tespit edilerek hesaplama yapılmasının sonuç itibariyle de hatalı değerlendirme yapılmasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasındaki TL cinsinde düzenlenen faturaların ve ödemelerin döviz karşılığının tespit edilerek değerlendirme yapılmasının hataya sebebiyet verdiğini, ... tarihli raporda tüm hesap hareketleri döviz kuruna dönüştürülerek değerlendirme yapılmasının müvekkilinin döviz bazında borçlu olarak görünmesine sebebiyet verdiğini, bu minvalde yalnızca döviz cinsinden yapılan işlemlerin(ödeme ve faturalar dikkate alınarak) TL karşılığı tespit edilerek değerlendirme yapılması gerekirken bu yönde değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu, kur farkına ilişkin kayıtların usule uygun olup davalı yanın bu kayıtları kendi ticari defter ve kayıtlarına kötüniyetli olarak işlemediğini, itirazlarının dikkate alınmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Takibe dayanak, Denizli 2. İcra Müdürlüğünün dosyasına bakıldığında, takibin dayanağı olarak, ... nolu 09/03/2017 tarihli 35.400,00 USD bedelli fatura, ... nolu 04/02/2017 tarihli ... USD bedelli fatura ve ... nolu 10.620,00 USD bedelli faturaların konu edildiği anlaşılmaktadır.
İtirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu yapılmış olan alacaktır; bu nedenle, itirazın iptali davası açılmadan önce, borçlu itiraz ettiği borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı (HMK 114/1-h) yoktur ( Kuru, B: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Eylül 2017,s.107 ).
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ... Esas, ... Karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere, takibe sıkı sıkıya bağlı olan davada taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmaz ise, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin bakımından defter incelemesi yapılabileceği anlaşılmakla, bilirkişi raporunda bu hususların değerlendirilmesi, bu konuda denetime elverişli belirlemelerin yapılması gerekmektedir. Bilirkişi raporları bu yönüyle denetime elverişli değildir.
Yine, ilk derece mahkemesince bir çok bilirkişi raporu alındığı ancak raporlar arasında çelişkili tespitler olmasına rağmen çelişkilerin giderilmediği, bu amaçla itirazların denetime elverişli şekilde karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez (Yargıtay 3. HD; 2019/5814 Esas, 2020/653 Karar). Mahkemece, çelişkili tespitleri giderici, sebeplerini açıklayıcı, itirazları ayrıntılı ve denetime elverişli olarak değerlendiren ve karşılayan bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/03/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...