Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin kefalet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ticari dava olmadığı gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı.
Özet: Bir kooperatifin, kredi borcuna kefil olan davalı aleyhine, ipotekle güvence altına alınmış alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali talebiyle açtığı davada mahkeme, uyuşmazlığın özünde ticari bir dava teşkil etmediğini, ne kooperatifçilik ne de bankacılık mevzuatından kaynaklandığını, aksine Türk Borçlar Kanununun kefalet hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gereken bir mesele olduğunu tespit etmiştir; bu nedenle, davanın görev yönünden asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmederek, davayı usulden reddetmiştir.

T.C.

ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/156
KARAR NO : 2026/622
DAVA : İtirazın İptali ( Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/02/2026
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya kredi kullandırdığını, Antalya ... ... Mah. ... Ada ... parsel sayılı taşınmaz için ... tarihli ... yevmiye numaralı ipotek belgesi düzenlendiğini ve alacağın ipotek altına alındığını, davalı tarafın borcunu ödemeyince Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun müvekkiline borçlu olmasına rağmen haksız ve yersiz olarak takibe ve borca itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu icra takip dosyasına takip dayanağı olarak sunulan ipotek belgesinden dolayı borçlu bulunmasına rağmen icra dosyasına yaptığı itirazında herhangi bir açıklama getirmediğini, ödeme iddiasında bulunmadığını, davalı borçlunun müvekkiline ipotek belgesi dolayısıyla borçlu olduğunu, takip konusu olan alacağın ipoteğe bağlı bir alacak olduğunu, davalı tarafın ise bu borç ile ilgili herhangi bir ödeme iddiasının bulunmadığını, müvekkilinin davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını ve uzun süredir alacağını alamadığını bildirerek davalı borçlunun Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı dosyasında borca ve icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağı delil olarak sunulmuş olup, mahkememizce Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı dosyası, ... Tapu Müdürlüğünden ... Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz ile ... tarihli ... yevmiye numaralı ipotek belgesi, davacı kooperatiften davalıya kullandırılan krediye ilişkin sözleşme ve belgeler dosyamız arasına celbedilmek suretiyle tüm deliller toplanmıştır.
Dava, ipotek alacaklısı tarafından kefile karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... ... ... Koopreatifi tarafından borçlu ... aleyhine ... TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun... tarihli dilekçesi ile ödeme emrine, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerleiçin her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Aynı yasanın tacir tanımını yapan 12. Maddesine göre; Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
Dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinden, dava dışı ... ... A.Ş ... Şubesi ile dava dışı kredi borçlusunun ortak ... ... arasında ... limitli kooperatif kredileri sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davalının kefil olarak imzaladıkları anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki dava 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde değildir. Bu hali ile uyuşmazlığın kooperatif ile kooperatif üyesi arasındaki işlemlerden ya da bankacılık işlemlerinden kaynaklanmadığı,1163 Sayılı Kooperatif Kanunu'nun ve Bankacılık Kanunu'nun uygulanma yeri olmadığı, temel alacağın bankacılık sözleşmesinden kaynaklanmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği, olayın TBK'nın 581 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlere göre değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye hukuk mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, görev ile ilgili düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği ve HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde oluşu göz önüne alındığında mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 26/06/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır