İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde İnşaat Sözleşmesi Kaynaklı Dış Cephe İşleri Gecikme ve Ayıplı İmalat Tazminatı Davası
Özet: Bu tazminat davası, bir inşaat firmasının müteahhit aleyhine, site niteliğindeki yapının dış cephe ve doğrama işlerinin temini, montajı ve işçiliğine ilişkin sözleşmenin gecikmeli ve ayıplı ifası nedeniyle açılmıştır. Davacı, yüklenicinin revize edilmiş iş teslim süresini de aşarak taahhütlerini yerine getirmemesi ve şantiyeden ayrılması üzerine, sözleşmedeki cezai şart ve ayıplı işler bedeli olmak üzere ıslah yoluyla toplam 2.314.029,57 TLnin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir. Davalı ise savunmasında, davacının kaba inşaat gecikmesi nedeniyle şantiyeyi zamanında teslim etmediğini ve kararlaştırılan avans ödemelerini yapmadığını, bu durumun kendisinin işe başlamasını engellediğini, malzeme alımını geciktirdiğini ve fiyat artışları nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/284
KARAR NO : 2026/391
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 02/06/2016
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, müvekkilin inşa etmiş olduğu ... adresinde yer alan ... isimli site niteliğindeki iki binadan ibaret yapıda dış cephe ve doğrama işlerinin temini, montajı ve işçiliği ile ilgili 30/12/2013 tarihinde "..." imzalandığını, sözleşme gereği yapılan işlere ilişkin olarak davalıya hak ediş usulü paralar da ödendiğini, yine taraflar arasında sözleşme konusu iş bedelinin bir kısmının ( 690.000,00TL) ... şeklinde bağımsız bölüm devri yapılmak suretiyle ödeneceği hususunda 02/12/2013 tarihinde anlaşma yapıldığını, müvekkil ile davalı arasında imzalanan 31/12/2013 tarihli sözleşme uyarınca yüklenici firmanın yapmayı taahhüt etmiş olduğu işler için başlangıç tarihi 02/01/2014 olup, iş teslim tarihinin 15/08/2014 olduğunu, ancak müvekkili şirket tarafından şantiye bir takım sebepler nedeniyle davalıya teslim edilemediğini, bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık yaşanmadığını, sözleşme konusu taşınmazdaki sorunlar çözülerek davalıya şantiyenin teslime hazır olunduğu an, bir diğer deyişle davalının işe başlayabileceği zaman taraflar arasında 31/12/2013 tarihli sözleşmenin şartları aynı kalmak üzere sürelerin revize edildiği yeni bir sözleşme imzalandığını, buna göre davalının iş teslim süresi önceki sözleşmede yaklaşık yedi(7) ay on beş(15) gün iken imzalanan yeni sözleşme ile iş teslim süresi, iş başlangıcının 30/05/2014, iş tesliminin ise 30/11/2014 tarihi olarak belirlenmesi ile altı(6) aya indirildiğini, davalı taraf sözleşme gereği 30/05/2014 olan işe başlangıcını SGK ve sair ilgili resm kurumlara bildirdiğini, sözleşmenin 13. maddesinde davalının işin teslimini geciktirmesi halinde cezai şart yaptırımı ile karşı karşıya kalacağının imza altına alındığını, işin gecikmesi nedeniyle yükleniciye ... 43. Noterliği tarafından düzenlenen ... tarihli ... yevmiye numarasına kayıtlı ihtarname keşide edildiğini, ihtarname ile işin geciktiği ve yapılan işlerin hatalı olduğu bildirilerek gecikme, hatalı imalat ve montaj sebebiyle sözleşmeden kaynaklı haklara ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı tutulduğunu, akabinde yüklenicinin sözleşmede yer alan yükümlülüklerini usulüne uygun, eksiksiz ve süresinde teslim etmeyerek şantiyeden ayrıldığını belirterek davanın kabulü ile, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ceza koşulu bakımdan şimdilik 10.000,00-TL ve yine dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ayıplı işler bedeli bakımından şimdilik 10.000,00-TL olmak üzere toplam 20.000,00TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 15.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 2.125.678,28TL cezai şart bedeli ve 188.351,29TL ayıplı işler bedeli olmak üzere toplam 2.314.029,57 TL' ye yükselterek harcını yatırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalının davacı şirketin ..., 4418 ada, 17 Parselde inşa edilmekte olan Mari Residence isimli inşaatın malzemesi de taşerona ait olmak üzere dış cephe kompozit kaplama ve alüminyum doğrama, cam ve kör kasa işlerinin projelendirilmesi imalat ve montajı işlerinin yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını, 30.12.2013 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme ile üstlenilen iş bedelinin A blok için 1.475.264,32 TL, B blok İçin 1.215.468,44 TL olduğunu, anılan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin 02.01.2014 tarihinde işe başlayacağının ve sözleşme ile üstlendiği işi 18.08,2014 tarihinde teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, yine aynı sözleşmenin 5. Maddesindeki ödemeler başlıklı maddesine göre davacının, müvekkili davalıya sözleşme bedeline mahsuben malzeme alımında kullanılmak üzere avans olarak her biri 230.000 TL bedelli 30.05.2014, 30.06.2014, ve 30,07.2014 ödeme tarihli 3 adet çek vereceğinin kararlaştırıldığını ancak davacı şirketin kararlaştırılan avans ödemelerine ilişkin çekleri vermediği gibi kaba inşaat işlerinin gecikmesinden dolayı işe başlama tarihi olan 02.01.2014 tarihinde şantiye sahasını müvekkiline teslim etmediğini, inşaa edilmekte olan bina hazır olmadığı için müvekkilinin işe başlayamadığı gibi malzeme alımı için gerekli bedel verilmediği için müvekkilinin inşaatta kullanılacak malzemeleri alamadığını ve montaja hazır hale getiremediğini, davacının inşaat sahasını teslim edemediği ve davalı müvekkilinin işe başlamasına hazır hale getiremediği için avans çeklerini vermekten imtina ettiğini, davacının geç avans ödemeleri nedeni ile malzeme fiyatlarındaki artış nedeni ile müvekkilinin büyük zarar gördüğünü, davacının bu gecikmesinden doğan zararı talep hakklarını saklı tuttuklarını, davacının şantiyenin süresinde teslim edilmediğini dava dilekçesinde de açıkça kabul ettiğini, taraflar arasında 2. Kez sözleşme imzalandığını, yeni sözleşmeye göre işe başlama tarihi 30.05.2014 olup işin bitirilme tarihinin 30.11.2014 olarak belirlendiğini, kaba inşaattaki imalat hataları nedeni ile işlerin istenilen sürede ve hızda yapılmasının mümkün olmadığını, projeye davacı tarafından sürekli eklemeler yapıldığını, kaba inşaat imalatındaki hatalar nedeni ile davalının imal ettiği malzemelerin montajında bir kısım hataların kaçınılmaz olarak meydana geldiğini, bunun davalının kusurundan kaynaklanan bir durum olmadığını, ayıplı imalat diye iddia edilen işlerin kusurunun müvekkili firmada olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememize ait 23/05/2024 tarih, ....Esas, ...Karar sayılı kararı ile; "A-Asıl davanın KABULÜ ile, 1-Davacının birleşen dosyadaki takas talebinin kabulü nedeniyle 188.351,29 TL ayıplı iş bedelinden davalı alacağı olan 100.000,00 TL'nin takası suretiyle bakiye 88.351,29 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının cezai şart talebinin kabulü ile cezai şartın hakkaniyet gereği 1/5 oranında tenkisi ile 1.700.542,63 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden takas talebinin kabulü suretiyle asıl davada talep edilen alacaktan indirildiğinden davanın REDDİNE," karar verildiği, taraf vekillerinin kararı istinafı üzerine anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin... Esas ... Karar sayılı 05/03/2026 tarihli ilamıyla kaldırıldığı ve dosyanın mahkememizin 2026/284 esas sırasına kaydedildiği ve yargılamaya bu esas üzerinden devam olunduğu görülmüştür.
Kaldırma kararı sonrası mahkememizce yapılan yargılamada mahkememizin 2026/284 Esaslı asıl dosyası yönünden yeni bir delil toplanmasına veya tahkikat işlemi yapılmasına gerek kalmamış olup tahkikat tamamlanmış olmasına rağmen birleşen dava yönünden verilen istinaf kaldırma kararı ile işbu dava yönünden yeniden tahkikat yapılması gerekliliğine işaret ettiği, birleşen davada keşif yapılması, iş bedelinin yeniden hesaplanması ve ayıplı işlerin bu hesaptan ayrıştırılması gibi uzun sürecek usuli işlemlerin yapılması gerektiği dikkate alındığında davacı vekilinin tefrik talebi yerinde görüldüğünden mahkememiz dosyası ile birleşen ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.
DELİLLER:
Kaldırma kararı öncesi taraf vekillerince davaya ilişkin tüm delilleri belge ve dayanakları ile birlikte dosyaya sunulmuş taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususlar belirlenerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava eser sözleşmesi kapsamında ayıplı işler bedeli ile gecikme nedeniyle cezai şart alacağı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Asıl davada davacı, taraflar arasında imzalanan 30/12/2013 tarihinde ... Ada ... Parsel Dış Cephe ve Doğrama İşleri Taşeronluk Sözleşmesi ile yapılacak işlerin, bedelinin ve işin süresinin belirlendiğini, davalı yüklenicinin işi ayıplı ve geç teslim ettiğini, sözleşmede öngörülen geç teslimden kaynaklı cezai şart alacakları ile ayıplı işler bedelinin tahsilini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 30/12/2013 tarihli ve 02/01/2014 işe başlama, 15/08/2014 iş bitim tarihli, A blok inşaatı için 1.475.264,32 TL, B blok inşaatı için 1.215.468,44 TL bedel öngörülen eser sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşme gereğince iş teslimi yapılmadığı bu nedenle taraflar arasında uyuşmazlığa konu bila tarihli yeni bir sözleşme yapıldığı, bu sözleşmede işe başlama tarihinin 30/05/2014, işin teslim tarihinin 30/11/2014 olarak revize edildiği, sözleşmede iş bedelinin ödemesinin hak ediş usulüne göre yapılacağı kararlaştırıldığı, davalının da cevap dilekçesinde revize sözleşmede belirlenen tarihte işe başladığını kabul ettiği anlaşıldığından ve cevap dilekçesine göre 30/12/2013 tarihli sözleşmenin taraflar arasında geçersiz olduğunu belirttiğinden geçersiz 30/12/2013 tarihli sözleşmede yer alan işe başlama tarihi ile yine bu sözleşmede kararlaştırılan avans ödemelerinin yapılmadığına ilişkin savunmalar yerinde görülmemiştir. Davalı yüklenici işin yapımının geciktiğini kabul etmiş olup gecikmeden davacı iş sahibinin sorumlu olduğunu belirtmiş ise de bu savunmasını yazılı belge ile kanıtlayamamıştır. Davacı iş sahibi tarafından proje değişikliği yapıldığını, işe sürekli eklemeler yapıldığını, kaba inşaatta imalat hataları nedeniyle kendi işinin belirlenen sürede yapılmasının imkansız olduğunu, bu nedenle yapılan işte ayıplar meydana geldiğini savunmuş ise de bunları TBK 472/3 maddesi gereğince iş sahibine bildirdiğini bu konuda çekince belirttiğini yasal delillerle ispatlayamamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede işin başlangıç tarihi 30/05/2014, bitiş tarihi 30/11/2014'tür. Ancak sözleşme 07/05/2015 tarihinde yani 158 günlük gecikmeyle bitirildiğinden taraflar arasındaki 13.maddesine göre; "... Taşeronun işin tümünde geç kaldığı veya uygun yapmadığı iş veren tarafından tespit edilmişse cezai şart uygulanır. Bu cezai şart geciken her takvim günü için sözleşme bedelinin %005 (Bindebeş) idir.." şeklindedir. Mahkememizce aldırılan 30.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda günlük ceza bedeli 13.453,66 TL olarak belirlenmiş ve davacının geciken 158 gün karşılığı 2.125.678,28 TL cezai şart alacağının doğduğu kabul edilmiştir.
Yine davalının ayıplı olarak ifa ettiği edimi, teknik heyetçe tespit edilmiş, ayıplı işlemin tamir ve onarım bedelinin toplam A ve B bloklardaki iş bedelinin %7'sine tekabül edebilecek bir işçilik ile sızdırmazlık malzemesi ile kauçuk cam filtrelerinin değişimine ve işçilik bedeline karşılık gelen 188.351,29TL ile giderilebileceği anlaşılmıştır.
Davacı vekili de 15.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 2.125.678,28 TL cezai şart bedeli ve 188.351,29 TL ayıplı işler bedeli olmak üzere toplam 2.314.029,57 TL'ye yükselterek harcını yatırmıştır.
Asıl dava yönünden, mahkememizce cezai şart yönünden hakkaniyet indirimi yapılarak kurulan hükmün istinaf edilmesi üzerine kaldırma ilamında, "kaldırma ilamı sonrası tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, gerek sözleşme tarihi, gerekse cezai şartın hesaplanıp kabul edileceği tarih itibariyle (somut olayda 158 gün 2014-2015 yılları), davalı şirketin ekonomik faaliyetlerini sürdürebilecek kapasitede olduğu, başka bir ifadeyle, cezai şartın bu tarihler arasında ödenmesi halinde davalı şirketin ekonomik olarak çökmeyeceği (iflasa sürüklenmeyeceği) anlaşılmış olup, bu durumda cezai şarta tenkis edilmeden hükmedilmesi gerekirken, cezai şartın tenkis edilmesinde isabet bulunmamaktadır." şeklinde olup açıklanan gerekçe mahkememizce de yerinde görüldüğünden cezai şarta herhangi bir tenkis yapılmayarak davanın kabulü ile, davacının ayıplı iş bedeli alacağı olan 188.351,29 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının cezai şart alacağı olan 2.125.678,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacının ayıplı iş bedeli alacağı olan 188.351,29 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının cezai şart alacağı olan 2.125.678,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 158.071,35 TL harç bedelinden 341,55 TL peşin harç ve 39.176,29 TL ıslah harcı bozmadan önce verilen 2016/600 esas, 2018/1455 esas, 2019/266 harç tahsil nolu harç tahsil müzekkeresine konu 6.158,56 TL ve ... Esas, ... karar sayılı, 11.10.2024 tarihli 2024/597 harç nolu harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edilen 76.622,67 TL harçların tahsil edildiği anlaşılmakla tahsil edilen tüm harçlar toplamı 122.299,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 35.772,28 TL harç bedelinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 39.551,34 TL (4,30 TL vekalet suret harcı, 29,20 TL başvuru harcı, 341,55 TL peşin harç, 39.176,29 TL ıslah harcı) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 6.263,82 ( 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.263,82 TL tebligat posta) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 341.964,14 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmın HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin ( e duruşma) yüzüne karşı ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2026
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza