Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari ilişki ve kıymetli evrak teminatlarına dayalı menfi tespit davasını, zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddetti.
Özet: Davacı, ticari bir ilişki kapsamında düzenlenen teminat senetlerinin asıl borç ilişkisinin gerçekleşmemesine ve kötü niyetli devir ile yıllar sonra haksız icra takiplerine konu edildiğini, dolayısıyla borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit, icra takibinin durdurulması ve kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş; ancak mahkeme, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk şartı bulunmasına rağmen davacının bu yola başvurmaması nedeniyle davanın usulden reddine hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/553 EsasKARAR NO : 2026/516DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 23/06/2026KARAR TARİHİ : 24/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: davacı vekili özetle; davacı ile davalı ... arasında ... ili ... ilçesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin ticari ilişki kurulduğunu, taşınmazın gerçek mal sahibi ... (...) adına vekâleten hareket eden ... ile 27.06.2019 tarihinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, taşınmazın 23.07.2019 tarihinde 200.000 TL bedel karşılığında ... şirketi üzerine devredildiğini ve satış bedelinin ... nezdindeki hesaba ödendiğini, taşınmaz üzerinde planlanan kazı faaliyetlerinden elde edilecek gelire istinaden teminat olarak birtakım kıymetli evrakların düzenlenip verildiğini, ancak kazı faaliyetleri için gerekli izinler alınamadığından teminat altına alınan riskin gerçekleşmediğini, buna rağmen ...'in baskılarıyla 1.000.000 USD tutarında elden ödeme yapıldığını ve bu durumun 10.10.2019 tarihli ek protokol ile imza altına alındığını, teminat senetlerinin asli borç ilişkisi varmış gibi yıllar sonra icra takibine konu edildiğini, senetlerin ...'e ciro edilerek devredildiğini, bu devirlerin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığını, senetlerin vade tarihleri üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen kötü niyetle takibe konulduğunu, ...'ün avukatı ... ile Bakırköy Başsavcısı ... arasındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle yetkili mahkeme İstanbul olmasına rağmen takiplerin Bakırköy İcra Daireleri üzerinden yürütüldüğünü, davalıların organize şekilde hareket ederek haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, KKTC Girne Mahkemesinde de aynı senetlerle usulsüz tebligatlar yoluyla takip başlatıldığını, davacının .... şirketinin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile iflasına karar verildiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları üzerinden yürütülen takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, icra takiplerinin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle İİK m. 72 uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, tahsil edilen tutarların ticari faizi ile birlikte iadesini ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Menfi Tespit talebine ilişkindir. 7155 Sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi uyarınca bu kanunun 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculağa başvurmuş olması dava şartıdır.Belirtilen kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun eklenen 18a/2. Madde de ise arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunmaktadır. Davanın 23/06/2026 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, dava dilekçesinde arabuluculuk başvurusu yapıldığının ve görüşmelerin sonlandırılarak son tutanağın hazırlandığının bildirilmemiş olduğu, dava dilekçesinde ve ekinde de arabuluculuğa başvurulduğuna dair herhangi bir belge bilgi de bulunmadığı görülmekle; arabulucuğa başvurulmadan davanın açıldığı anlaşıldığından, açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın menfi tespit davası olduğu, 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu ile menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, geçici 1.madde ile de yürürlük tarihinin 01/09/2023 olduğu anlaşıldığından herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,2-Dosya adli yardım talepli olarak açıldığından; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL peşin harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Yargılama giderlerinin tümüyle davacı üzerinde bırakılmasına,4-Dosya adli yardım talepli olarak açıldığından; davacı tarafından dosyaya masraf yatırıldığı takdirde; işbu kararın tebliğ gideri davacı avansından karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğ edileceği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle 2 haftalık yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak dilekçe ile Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere HMK. 320/1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben oy birliği ile karar verildi. 24/06/2026Başkan ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır