Trafik kazası sonucu evlatlarını kaybeden davacıların, sürücü ve araç sahibinden maddi-manevi tazminat ile ihtiyati haciz talepli davasında sigorta şirketinin limiti savunması.
Özet: Bir trafik kazasında çocuklarını kaybeden davacılar, sürücü, araç sahibi ve trafik sigortacısından destekten yoksun kalma ve yüksek miktarda manevi tazminat talep etmiş, davalıların malvarlıklarını kaçırma şüphesiyle ihtiyati haciz kararı verilmesini istemişlerdir; trafik sigortacısı ise, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu ve dava açılmadan önce kendilerine başvuru zorunluluğuna uyulmadığı için davanın usulden reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/229
KARAR NO : 2026/390
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 06/10/2020
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ...'un evlatları müteveffa ..., 18.07.2020 günü evlerinin önünde annesi ... ile birlikte kaldırımda otururken davalı ... ... plakalı aracı dikkatsiz ve özensiz kullanması neticesinde aracın altında kalarak hayatını kaybettiğini, olay nedeniyle yapılan inceleme ve alınan şüpheli ifadesinde ... plakalı aracın davalı ...'in kardeşi ...'e adına tescilli olduğunun anlaşıldığını, olay neticesinde davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma numaralı dosyada soruşturma başlatıldığını ve soruşturma sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile ... Hakkında ceza davası açıldığını, müvekkillerinin maddi ve manevi tazminatlarının tazmini için davalılara karşı arabuluculuk yoluna başvurduğunu ve arabuluculuk sürecinin uzlaşmama ile neticelendiğin bu nedenle huzurdaki davanın açılması zarureti doğduğunu, davalı tarafların müvekkillerinin evlatlarının ölümünden doğan zararların tazminini gidermek için herhangi bir girişimde bulunmadıklarını, aksine üzerilerindeki malvarlıklarını kaçırma eylemine giriştiklerini, kaza yaptıkları ... plakalı aracı muvazaalı işlemlerle 3. Kişilere devir ve temlik ettiklerini, davalı ...'in ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma numaralı soruşturma dosyasında alınan ifadesinde müvekkillerinin evlatlarının ölümüne sebebiyet verdiğini ikrar ettiğini, davalıların malvarlığını elinden çıkarması halinde müvekkillerinin uğradığı zararın telafisinin mümkün olmayacağını, davanın müvekkillerinin lehine sonuçlansa dahi alacağın tahsil imkanı kalmayacağını ve buna göre İİK 257. Maddesinde gösterilen şartların oluştuğunun anlaşıldığını, bu nedenlerle bedel arttırım dilekçesi vermeye ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkillerinin maddi durumları nedeniyle mahkeme masraflarını karşılaması mümkün olmadığından öncelikle Adli Yardım Taleplerinin Kabulüne, Şimdilik 1.220.000,00TL tutar ve ferileri için davalılardan ... ve ...'e ait tüm araçların ( ..., ..., ... ve ... Plakalı ve sair Araçları), adreslerinde bulunan taşınır ve taşınmazların, tüm banka hesaplarının ve tüm taşınmazların üzerinden borca yeter miktarda, durum ve koşulları göz önünde bulundurarak teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, ihtiyati hacizden doğan yargılama ve vekalet ücreti masralarının ileride haksız çıkacak taraf aleyhine hükmedilmesine, netice itibariyle Destekten Yoksun Kalmadan doğan zararlar nedeniyle toplam 20.000,00TL Maddi Tazminatın "Belirsiz Alacak" olarak davalı ... ve ... yönünden Haksız fiil tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden Haksız fiil tarihinden işleyecek reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,1.200.000,00TL Manevi Tazminatın haksız fiil tarihinden işleyecek kanuni faizi ile davalılardan ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretlerinin davalılar üzerine bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından, ...' un vefatı sebebiyle davacılar için toplamda 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve toplam 1.200.000.00 TL manevi talepli huzurdaki dava ikame edildiğini, talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ... plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirkete, 28.05.2020-28.05.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 410.000-TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, huzurdaki davanın “dava şartı eksikliği” sebebiye usulden reddi gerektiğini, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki zararların dava yolu ile çözümü öncesi sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, müvekkili sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığını bu nedenlerle davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu kazanın oluşumunda hiçbir kusurları bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu açılan davayı bu yönden de kabul etmediklerini, müvekkili ...' in yevmiye ile çalışan bir işçi olduğunu, bakmakla yükümlü olduğu 2-3-5 yaşlarında 3 tane çocuğu bulunduğunu, şu an eşinin de hamile olduğunu ve 4.çocuğunun doğmak üzere olduğunu, diğer müvekkili ...' in de yevmiye karşılığı çalışan bir işçi olup birlikte yaşadığı anne ve babası ile 5 kardeşine bakmakla yükümlü olduğunu, izah edilen ekonomik şartlara sahip müvekkillerinden 1.200.000.-TL gibi bir tazminat talep edilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağını, tazminatın sınırının amacına uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması gerektiğini bu nedenlerle davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememize ait 22/04/2021 tarih ...E.K. Sayılı karar ile; "maddi tazminat davası yönünden dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı Anne ... için 100.000 TL, davacı baba ... için 100.000 TL olmak üzere toplam 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine" dair karar verildiği, taraf vekillerinin kararı istinafı üzerine anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,...Karar sayılı ve 15/01/2026 tarihli ilamıyla kaldırıldığı ve dosyanın mahkememizin 2026/229 esas sırasına kaydedildiği ve yargılamaya bu esas üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaşamadıkları hususların ; 18/07/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların oğlunun vefat ettiği, davalıların ... Sigortacısı, araç maliki ve sürücüsü oldukları davada maddi tazminat talepleri yönünden davanın konusuz kaldığının beyan edildiği, bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın manevi tazminatın varlığının ve miktarının ne olduğu noktasında toplanmış olduğu görülmüştür.
Kaldırma kararı öncesi mahkememizce 21/12/2020 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 18/02/2021 tarih ve ...sayılı kararıyla manevi tazminat talebi yönünden Mahkemece uygun görülecek miktar üzerinden takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememizin 21/12/2020 tarihli ara kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ancak mahkememizce bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrası mahkememize ait ... esas sayılı dosyada 30/03/2026 tarihli ara karar ile davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, davalılar ... ve ... vekili tarafından ihtiyati hacze itiraz dilekçesi sunulduğundan mahkememizin 11/06/2024 tarihli duruşmasında itirazlar değerlendirilerek "Yargılama sırasında icra tehdidi altında yapılan ödemeler İcra ve İflas Kanunu'nun 40 ıncı maddesi uyarınca iade edilebileceğinden borcu sona erdiren bir ödeme olmayıp yalnızca hükmün infazı sırasında dikkate alınması gerektiğinden davalı ... ve ... vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının reddine," karar verilmiştir.
DELİLLER:
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Almus Devlet Hastanesi kayıtları, trafik kayıtları, ... Sigorta hasar dosyası, Davacıların ve davalıların sosyo-ekonomik durum araştırmaları cevabi yazıları, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının uyap sureti, .... SGK cevabi yazısı celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili tarafından 01/04/2021 tarihli beyan dilekçesi ve duruşmadaki beyanı ile maddi tazminat istemlerinin karşılanmış olması nedeniyle konusuz kaldığı ve davaya manevi tazminat yönünden devam ettikleri, maddi tazminat davası yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığı sadece manevi tazminat yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunun ifade edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava trafik kazasına bağlı destekten yoksun kalma tazminatı ve ayrıca manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacılar vekili maddi tazminat talepleri yargılama aşamasında karşılanmış olduğundan bu yönden davanın konusuz kaldığını beyan ettiklerinden destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi tazminat istemleri konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş manevi tazminat istemlerine gelince ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan ceza yargılaması, kusur oranları, davacıların vefat eden oğulları yönünden çektikleri elem ve ızdırap, trafik kazasının oluş şekli gözönüne alındığında taraflar arasında zenginleşme ve fakirleşme yaratmayacak şekilde davalıların sosyo-ekonomik durumları da gözetilerek her bir davacı için 100.000-TL olmak üzere toplamda 200.000-TL manevi tazminata hükmedilerek manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kısa kararda "... ve ...'den tahsiline" olarak yazılan kısım gerekçeli kararda HMK 304. Maddesi gereği resen tashih edilerek, "... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline," şeklinde düzeltilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih ve E...., K.... sayılı kararı ile, 6100 sayılı HMK'nin "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326. Maddesinin "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünü içeren 2. fıkrasının "manevi tazminat davaları yönünden" Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline oy çokluğu ile, kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliği ile 25/12/2024 tarihinde karar verilmiş, bu karar ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış, iptal kararı 14/12/2025 itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Manevi tazminat davalarında ücret" kenar başlıklı 10. Maddesinin "Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez" hükmünü ihtiva eden ikinci fıkrası 08/01/2026 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlükten kaldırılmıştır. Reddolan manevi tazminat miktarı açısından davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Açılan Maddi Tazminat davası yönünden dava konusuz kaldığından HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
B)Açılan Manevi Tazminat davası yönünden davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacı Anne ... için 100.000,00 TL, davacı Baba ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Yargılama sırasında yapılan ödemelerin infaz aşamasında değerlendirilmesine,
3-Yargılama sırasında icra tehdidi altında yapılan ödemeler İcra ve İflas Kanunu'nun 40 ıncı maddesi uyarınca iade edilebileceğinden borcu sona erdiren bir ödeme olmayıp yalnızca hükmün infazı sırasında dikkate alınması gerektiğinden davalı ... ve ... vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının reddine,
4-Davacılar vekilinin maddi tazminat talebi bakımından yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından ve manevi tazminat talebi için ayrıca yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Manevi tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 13.662,00 TL nispi karar ve ilam harcının bozmadan önce verilen ... esas, ... karar sayılı,... harç tahsil nolu makbuzla yazılan harç tahsil müzekkeresine konu 13.662,00 TL harcın tahsil edildiği anlaşılmakla, hesaplanan karar harcının bu harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
6-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak DAVACI ...'a VERİLMESİNE,
7-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak DAVACI ...'a VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekilinin ( e duruşma ) ve davalı ... ve Yusuf vekilinin ( e duruşma) yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza