Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, plastik ambalaj ticari satımından doğan alacaklar nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli dava.
Özet: Bu dava, plastik ambalaj sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin, davalıya sattığı ürünler karşılığında tahsil edemediği 1.410.329,31 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali talebidir. Davalı, borcun tamamına ve ferilerine itiraz etmiş, ancak davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır. Arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine açılan davada, bilirkişi raporu davacının ticari defter kayıtlarını inceleyerek davacının davalıdan alacaklı olduğunu teyit etmiştir. Davacı ayrıca, takibe kötü niyetli itiraz nedeniyle %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/998 Esas
KARAR NO : 2026/505
Büyükçekmece İcra Dairesi : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : 22/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....'nin kendisine ait fabrika ve tesislerde plastik ambalaj sektöründe endüstriyel alanda ihtiyaç duyulan ürünlerin imalatı, satışı ve pazarlama faaliyetleri ile iştigal eden bir ticaret şirketi olduğu, davalı şirketin siparişleri üzerine müvekkili şirket tarafından üretilen ürünlerin satışı yapılarak davalıya teslim edilmekte olduğunu, siparişlere ilişkin kesilen faturalara karşılık davalı tarafından yapılan ödemeler uyarınca taraflar arasında cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin fatura içeriğinde yazılı ürünleri davalıya teslim etmesine ve söz konusu ödemenin vadesi gelmesine rağmen toplam 1.410.329,31 TL tutarında cari hesap alacağını tahsil edemediğini, davalı şirkete yapılan sözlü ve yazılı başvuruların sonuçsuz kalması nedeniyle ödenmeyen faturalara dayalı cari hesap alacağının tahsili için davalı şirket aleyhine Büyükçekmece İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalının bahsi geçen tutarda borcu bulunduğunun ispat olunacağını, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, dava konusu alacak hakkında arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, ancak arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlandığını, öncelikle şartları taşıyan HMK madde 389 uyarınca ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, talepleri kabul olmadığı taktirde yine şartları taşıyan İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, icra takibine konu takipte kesinleşen miktar olan 1.499.238,02 TL tutarlı alacağı teminen davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, bu nedenlerle takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalı borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkememiz dosyasının ... tarihinde Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına tevzi olduğu, ... tarihinde ... karar numarası alarak mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir.
DELİLLER : Büyükçekmece İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, Kocaeli Defterdarlığı, İstanbul Defterdarlığı yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle borcun tamamına, talep edilen tüm ferilerine(faiz, masraf vekalet ücreti)'de itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Büyükçekmece İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 1.410.329,31 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi ... tarihli raporunda; Davacı firmanın defterlerini inceleme ve borç miktarının tespiti için ... Mah. ... Cad. No: ... İç Kapı No: ... ... / ... adresinde bulunan .... firmasına gidildi inceleme yapılarak dava konusu fatura ve ödemelerin ticari defterlere kaydedildiği, kesilen dava konusu faturaların ve ödemelerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve davacı .... firmasının ticari defter kayıtlarından alınan bilgilere göre, davacı ....’ne ait 2024-2025 yılı ticari defterlerinin incelemeye tabi tutulduğunu, davacı şirketin 213 sayılı VUK. nun genel tebliğine göre 2024-2025 yılında E- defter kullanan mükellef olduğu ve davacının defterlerinin zamanında noter tasdiklerinin yapıldığı ve e- defter beratlarının zamanında alındığının, görüldüğünü, davacı tarafından incelemeye sunulan 2024-2025 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden; ticari defterlerinin süresi içerisinde noter tasdiklerinin yapıldığı, e defter beratlarının zamanında alındığı ve defterlerin muhasebe kural ve standartlarına uygun olarak tutulduğu, ticari defterlerin birbirini teyit ettiğinin görüldüğünü, davacı firma ... olan firma unvanını ... olarak değiştirerek Kocaeli Ticaret Odasında Tescil ettirmiş olduğunu, bu değişikliği 31.07.2024 tarih ve 11133 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinin 1119 ve 1120 numaralı sayfalarında tescil ve ilan ettirmiş olduğunu, incelenen davacıya ait 2024-2025 yılı ticari defterlerinin davacı lehine delil vasfının bulunduğu sonucuna varıldığını, davacının ticari defterlerinde davalı ile aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu. davacının ticari defterlerinde davalı ile olan ticari ilişkinin 120. (...) numaralı satıcılar hesap kodunda takip edildiği, ancak; alacak davası söz konusu olduktan sonra bu alacağın 128. Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktardığı, davacı tarafından davalıya kesilen faturaların bu hesabın borcunda davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin ise bu hesabın alacağında, davacının ticari defterlerinde yevmiye madde numaraları da yazılı şekilde kayıt altına alındığı dava konusu fatura ve ödemelerin davacının ticari defterlerine işlendiğinin görüldüğünü, davacı tarafından davalıya kesilen faturalara 8. İş günü içerisinde davalının itirazının olmadığı, dolayısı ile davacı tarafından davalıya kesilen faturaların ve fatura içeriğinin davacı lehine geçerli olduğu, davalının hesapları incelendiğinde davalı ve davacınin birbirine iade ve yansıtma faturası kesmediği, davacının 26.05.2025 tarihinde 1.483.625,59 TL. alacağının olduğu ancak, davacınin 1.410.329,31 TL üzerinden icra takibi yapıp fatura kesmeden 88.908.71 TL asıl alacağa faiz işlettiği ve toplamda 1.499.238,02 TL icra ilamsız takiplerde ödeme emri gönderdiğinin görüldüğünü, davacı ....'nin ticari defter kayıtlarında, davalı ....'nin cari hesaba bakılacak olursa 26.05.2025 tarihinden bu yana davacı firmanın kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 1.483.625,59 TL alacaklı olduğunun görülmekte olduğunu, davacının 1.410.329,31 TL üzerinden dava açmasının sebebi ise davalının 73.296,28 TL'lik iade malzeme olduğu ve faturasını göndereceğini söylemesinden kaynaklandığını, davacının bu rakamı kendi alacağından düşerek icra takibi açmış olduğunu, davalı'nın bu iade faturasını göndermediğinden davacının alacağını ticari defter kayıtlarında 1.483,625,59 TL. olarak görülmekte olduğunu, davacının bu 26.05.2025 tarihinden itibaren kendi ticari defter kayıtlarında görülen 1.483.625,59 TL'lik alacağını 2026 yılı ticari defterlerinde 128. şüpheli ticari alacaklar hesabında takip edilmekte olduğunu, Sonuç: Davacı tarafından incelemeye sunulan 2024-2025 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden; ticari defterlerinin süresi içerisinde noter tasdiklerinin yapıldığı, e defter beratlarının zamanında alındığı ve defterlerin muhasebe kural ve standartlarına uygun olarak tutulduğu, ticari defterlerin birbirini teyit ettiğinin görüldüğünü, incelenen davacıya ait 2024-2025 yılı ticari defterlerinin davacı lehine delil vasfının bulunduğu sonucuna varıldığını, ....nin Kendi Ticari defter kayıtlarına göre 26.05.2025 tarihinden bu yana davalıdan 1.483.625,59 TL. alacaklı olduğu, davacının 27.08.2025 tarihinde 1.410.329,31 TL alacak üzerinden icra takibi yapmasının sebebi davalının 73.296,28 TL iade var faturasını göndereceğiz deyip bu faturayı göndermediğinden kaynaklı olduğunu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan alacağının 1.483.625,59 TL olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay .....H.D. .... Esas, .... Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın ispat edilen ana para bedeli olan 1.410.329,31 TL yönüyle davanın kabulüne, davalı usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturaya dayalı cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile; 1.410.329,31 TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin 1.410.329,31 TL asıl alacak yönünden aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 282.065,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 96.339,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 18.107,05 TL harcın mahsubuyla bakiye 78.232,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 18.107,05 TL peşin harç olmak üzere toplam 18.722,45 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 11.886,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 11.181,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 215.446,10 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/06/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır