Bir şirketin kaybolan boş çek yapraklarının zayi nedeniyle iptali talebinin, keşideci sıfatıyla aktif husumet ehliyeti bulunmadığından mahkemece reddine ilişkin karar.
Özet: Ticari faaliyetler kapsamında kaybolan, henüz keşide edilmemiş, imzalanmamış ve tedavüle çıkarılmamış boş çek yapraklarının zayi nedeniyle hükümsüzlüğünün tespiti ve banka kayıtlarındaki sorumlulukların kaldırılması talebiyle açılan davada, mahkeme, Türk Ticaret Kanununa göre kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptalini isteme hakkının çek hamiline ait olduğunu, çek keşidecisinin (davacı şirketin) bu davayı açma hakkı ve aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, ayrıca iptal kararının üçüncü kişileri bağlamayacağını ve sonrasında menfi tespit davası açılması gerekebileceğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2026/558 EsasKARAR NO : 2026/598DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 29/06/2026KARAR TARİHİ : 02/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, ...Bankası T.A.O. ... Şubesi nezdinde bulunan ... numaralı hesaba bağlı çek koçanlarını ticari faaliyetleri kapsamında kullandığını, müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme neticesinde; ... çek serisi: ..., Standart çek serisi: ... çek yapraklarının yaklaşık üç yıl önce kaybolduğu anlaşıldığını, söz konusu çeklerin tamamen boş, keşide edilmemiş, imzalanmamış, lehtar hanesi doldurulmamış, bedel yazılmamış, herhangi bir kişiye teslim edilmemiş olduğunu, hiçbir şekilde tedavüle çıkarılmamış çek yaprakları olduğunu, nitekim, bugüne kadar bu çeklere ilişkin herhangi bir ibraz, ödeme veya takip işlemi de söz konusu olmadığını, müvekkili şirket tarafından ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi amacıyla ...'a yazılı başvuruda bulunarak; çeklerin bankaya ibraz edilip edilmediğini, herhangi bir bankacılık işlemine konu edilip edilmediğini, banka kayıtlarında halen kullanılmamış çek olarak görünüp görünmediğinin sorulduğunu ve ayrıca hukuki durumun açıklanmasını talep edildiğini, ... Şubesi tarafından verilen 18.06.2026 tarihli cevabi yazıda; "Söz konusu çeklerin halen banka sisteminde ödenebilir çek olarak kayıtlı bulunduğu, bu çeklerden kaynaklanan banka sorumluluğu tutarları ile çek garanti bedellerinin bloke edildiği, çeklerin iade edilmesi veya bunlar hakkında Mahkemece iptal kararı verilmesi halinde söz konusu yükümlülüklerin kaldırılacağı, ayrıca vefa hakkı ile devredilen taşınmazın geri satış işleminin de ancak bu yönde verilecek Mahkeme kararının bankaya ibraz edilmesinden sonra gerçekleştirilebileceği" bildirildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin tamamen kendi kusuru dışına gerçekleşen çek kaybı nedeniyle bankacılık işlemlerini gerçekleştiremediğini, vefa hakkıyla devrettiği taşınmazı geri alamadığını ve hukuki belirsizlik altında bırakıldığını, somut olayda kaybolan belgeler kambiyo senedi niteliğini henüz kazanmadığını, keşide edilmediğini, imzalanmadığın, tedavüle çıkmamış boş çek yaprakları olduğunu, 3. kişiler bakımından herhangi bir kazanılmış hak oluşmadığını, bununla birlikte banka kayıtlarında bu çekler aktif olarak görünmeye devam ettiğinden, müvekkilinin hukuki menfaatinin korunabilmesi için mahkememizce söz konusu çek yapraklarının zayi nedeniyle hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili şirketin amacı herhangi bir ödeme yükümlülüğünden kaçınmak olmadığını, fiilen mevcut olmayan ve hiçbir zaman kullanılmamış çek yaprakları nedeniyle bankanın talep ettiği garanti sorumluluğu ve sair yükümlülüklerin kaldırılmasını ve taşınmazın devrini sağlamak olduğunu, mahkememizce verilecek karar sonrasında banka kayıtlarının buna göre düzeltilmesi mümkün hale geleceğinden işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, izah olunan nedenlerle; müvekkiline ait; ... çek serisi ..., Standart çek serisi ..., numaralı çek yapraklarının doldurulmamış, imzalanmamış ve tedavüle çıkarılmamış halde zayi olduğunun tespitini, söz konusu çek yapraklarının hükümsüz sayılmasını, kararın kesinleşmesinden sonra ... Bankası T.A.O.'na müzekkere yazılarak banka kayıtlarının karar doğrultusunda düzeltilmesini, anılan çek yapraklarından kaynaklanan banka sorumluluğu, garanti bedeli ve sair yükümlülüklerin kaldırılmasına esas olmak üzere karar örneğinin ilgili bankaya tebliğini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇEDava; TTK.nun 818/s. maddesi yollaması ile çeklerde uygulanması gereken 757 vd. maddelerine göre açılmış, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.Davacının iptali istenen çeklerin keşidecisi konumunda olduğu dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmaktadır. TTK'nun 651. maddesi gereğince; kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. Aynı kanunun 652. maddesine göre de; kıymetli evrakı zayi eden kimse, iptal kararı alarak hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Keşidecinin senet üzerinde ileri sürebileceği bir hakkı mevcut değildir. Kaldı ki, çek iptali davası hasımsız olup, dava sonunda verilecek iptal kararı çek hamili 3. kişileri bağlamaz. Çekin iptal kararından sonra takibe konu olması halinde de, keşidecinin yine menfi tespit davası açarak bu çekten dolayı borçlu olmadığını ispat etmesi gerekir.Zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı çek hamiline tanınmış bir hak olup, keşidecinin işbu davayı açma hakkı bulunmadığından, davacının aktif husumet ehliyeti yoktur (Emsal; Yargıtay 11.HD.nin 28.02.2019 tarih ve ...E.... K. İle 19/11/2018 tarih ve... E.... K.ile 18.06.2018 tarih ve ...E.... K. İle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. İle ... E.... K.).Kaldı ki boş çek yaprakları kıymetli evrak niteliğinde olmadığından zaten iptaline karar verilemez (Emsal:Yargıtay 11.HD... E ... K. T.05.02.2018)Açıklanan nedenlerle, keşideci olan davacının iş bu iptal davasını açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d ve 115/1-2 maddeleri gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştuHÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;Davacının davasının REDDİNEHarç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafın yatırdığı bakiye gider avansının davacı tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır