Konya BAM 3. Hukuk Dairesince trafik kazasında bedensel zararlar nedeniyle sigorta şirketinden istenen maddi tazminat davasına dair istinaf kararı.
Özet: Davacı, 28.12.2023 tarihinde davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında ağır yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderleri başta olmak üzere bedensel zarar tazminatı talep ederken, kazada kendisine atfedilen kusuru reddetmekte; davalı sigorta şirketi ise maluliyetin henüz kesinleşmediğini, davacının kusurlu olduğunu ve davanın zorunlu başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle usulden reddi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 22/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ........
VEKİLLERİ : Av..... Av.....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 22/06/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 22/06/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 28.12.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ........ poliçe numaralı ZMMS ile sigortalı ........ plakalı dava dışı ........ adına kayıtlı ve yönetimindeki araç Konya İli, Ilgın ........ Mah. ........ sokak mevkine geldiğinde kavşaklarda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir şekilde hareket ederek müvekkilin kullandığı motosiklete çarptığını ve müvekkilinin yaralanmasına sebep olduğunu, kaza sonrası Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine yatırılan müvekkilin ayağına platin takıldığını, halen tedavisi bu hastanede devam ettiğini, sürücü ........'ın 2918 Sayılı KTK 52/a maddesinde yazılı" sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine hemzemin geçitlere, tünellere, ar köprü ve menfezlere yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar’’ kuralı ile 56/a-1 ‘’sürücülerin geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları yasaktır’’ hükümlerini ihlal ettiği tespit edildiğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkilinin kusurlu bulunsa da söz konusu kusuru kabul etmediklerini, trafik kazası sonrası müvekkilinin kaza sonrası Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine yatırılan müvekkilin, bacağına platin takılmış, birden çok ameliyat olmak zorunda kaldığını, müvekkilinin halen ikinci bir kişinin yardımı ile hayatını devam ettirdiğini, kaza nedeniyle hayati fonksiyonları ağır derece etkilendiğini, müvekkilinin kaza sonrası Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesine kaldırıldığını, burada birtakım operasyonlar geçirdiğini, tedavi süreci halen devam ettiğini, müvekkilinin geçirdiği kazadan sonra gündelik hayatına devam edemediğini, trafik kazası sonucu oluşan atıl durum halen devam ettiğinden müvekkilinin eski sağlığına kavuşamadığını, müvekkilinin kazadan sonra vücudunda oluşan kırıklar nedeniyle birden çok ameliyat olduğunu ve sık sık hastaneye kontrole gitmeye devam ettiğini, müvekkilinin hastaneden taburcu oldukları tarihten beri yine aynı hastaneye sık sık kontrole gittiğini, hastaneye gidiş gelişlerinde özel araç kullanmak zorunda kaldığını, buna rağmen müvekkilinin halen iyileşemediğini, evde yattığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulüne, trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle 6100 sayılı HMK madde 107 uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek, davacı ........ lehine şimdilik; 100,00-TL geçici işgöremezlik, 100,00-TL sürekli işgöremezlik, 100,00-TL belgelendirilemeyen-faturalandırılamayan tedavi gideri ve 100,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 400,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; davacı yanın maluliyetinin varlığına ilişkin yetkili mercilerden alınmış bir rapor henüz olmadığını, çünkü maluliyetin belirlenebilmesi için gerekli süre olan 12 aylık stabilizasyon süreci geçmediğini, kaldı ki kaza tespit tutanağında iki araca da kusur atfında bulunulmuş olup davacı yanın maluliyeti ve kusursuzluğu kanıtlanmışçasına geçici ödem talep etmesi haksız olduğunu, alınan raporlar ile sigortalı aracın kazada kusurlu olmadığı ve davacı yanda maluliyetin oluşmadığı tespit edilebildiğini, bu nedenle bu aşamada geçici ödemeye karar verilmesi telafisi zor durumlara neden olacağını, talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu m.97 gereği; zorunlu dava şartı usulüne uygun yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta mevzuatı ve ticaret kanunu gereği sigortacıya eksiksiz ve tam bir başvuru sağlanmadığından başvuru gerçekleşmiş sayılamayacağını, müvekkili şirketin merkezi Ümraniye'de olduğundan dava yetkisiz mahkemede açıldığını, davada bölge müdürlüğünün bir işlemi söz konusu olmadığından yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca dava konusu talep hakkında ayrıca husumet ve zamanaşımı derdestlik itirazında bulunduklarını, sürekli maluliyet oluşmadığından haksız davanın reddi gerektiğini, derideki yara izinin teşhisi neticesi sürekli araz oluşmadığını, ancak herhangi bir değerlendirme yapılacaksa da 20 Şubat 2019 tarihinden sonra erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik ve çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik esas alınarak maluliyet raporunun tanzim edilmesi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davaya konu olay sigortalı araca atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, davacı yanın kask dizlik gibi koruyucu herhangi bir tertibat takmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca olay meydana gelirken motosiklette davacı yanın arkasında oğlu bulunduğunu, istiap haddi aşımı varsa tespit edilmeli kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve hastane masrafları poliçe kapsamında olmadığını, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, davacının kendi müracaat ile almış olduğu maluliyet raporu hükme esas alınamayacağını, sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanabilmesi için maluliyete ilişkin usulüne uygun rapor alınması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için davanın haklı olduğu varsayılırsa bile müvekkilinin şirket dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, nitekim müvekkilinin şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, eksik evrakla başvuru tam bir başvuru olmadığını, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle eksik evrak talepleri yerine getirilmediğinden dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, yara izi nedeniyle fonksiyon kaybı bulunmaması ve maluliyet oluşmaması nedeniyle reddine, ret talepleri kabul edilemez ise müvekkili şirketin sorumluluğunun genel şartlar ve poliçede sayılan hal ve koşullar altında açıklanan çerçevede değerlendirilmesine, Yargıtay içtihatları uyarınca geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerinin teminatı kapsamında olmaması sebebiyle reddine, davacının müterafik kusuru nedeniyle hesaplanacak olan tazminattan en az %30 indirim yapılmasına, eğer esas incelemesi yapılacak ise alınanda uzman aktüer bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasına, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesine; aksi halde başvuru tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur.
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a-103.081,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı( fazlaya ilişkin talebin reddine),
b-29.773,18-TL bakıcı gideri tazminatı,
c- 2.000,00TL tedavi gideri,
d-76.313,55-TL geçici iş göremezlik tazminatı
olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam ‬211.167,73-TL'nin DAVALI ........'nden sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 22/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre Pmf-1931 Yaşam Tablosu ve Prograsif Rant sistemine göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerekmekte iken; hukuka aykırı şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre ve Trh-2010 Mortalite Tablosu esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamanın hükme esas alındığını, TRH Yaşam Tablosu esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamada müvekkiline ödenmesi gereken tazminat miktarlarının hakkaniyete aykırı şekilde oldukça düşük hesap edildiğini, taraflarınca açılan dava sigorta şirketine karşı açılmış tazminat konulu ticari bir dava olmakla; ticari dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu, ayrıca sigortaya başvuru bir tahkim yolu veya alternatif uyuşmazlık çözüm vb. nitelikte olmayıp; bu şekilde değerlendirilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu kapsamda yapılan arabuluculuk zorunlu arabuluculuk olup; arabuluculuk ücretinin taraflarına yükletilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, ilgili kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile dosyanın mahkemesine iadesine veya yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre Pmf-1931 Yaşam Tablosu ve Prograsif Rant sistemi uygulanmak suretiyle kaldırma kararı sonucu o tarihte oluşacak güncel asgari ücret verileri esas alınarak güncel aktüerya hesap raporu aldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararda müterafik kusura ilişkin hatalı değerlendirme yapıldığını, hükümde teminat dışı kalemlerden müvekkili şirketin sorumlu tutulduğunu, yerel mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirlenen tazminat oranına bilirkişinin karşı yanın faturalandırmadığını belirttiği bakıcı giderlerini dahil eder şekilde farazi şekilde hesaplamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava trafik kazasından kaynaklı, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri istemlerine ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde verilen karar taraflarca aşağıdaki sebeplerle istinaf edilmiştir.
1-Davacının kusura İtirazında;
28.12.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ........ poliçe numaralı ZMMS ile sigortalı, sürücüsü dava dışı ........ olan ........ plakalı araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığı trafik kazası meydana gelmiştir.
Düzenlenen Yaralamalı Trafik Kazası Tespit tutanağında;
Sigortalı ........ plakalı araç Sürücü ........'ın 2918 sayılı KTK 52/a maddesinde yazılı “sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine hemzemin geçitlere, tünellere, köprü ve menfezlere yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.” Kuralı ile 56/a- “Sürücülerin geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışlında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları yasaktır.” Hükümlerini ihlal ettiği, tescilsiz motosiklet sürücüsü ........'ın aynı yasanın 57/1.c maddesinin ihlal ettiği görüşünün bildirildiği,
Mahkemece adli trafik bilirkişinden alınan 03/12/2024 tarihli raporda,
Tescilsiz Motosiklet Sürücüsü davacı ........ bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun 84.maddesinin asli kusurlardan kod No:8’e denk gelen Madde-57/1-c (Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş kavşaklarda, motorsuz araç sürücülerinin motorlu araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi.) Asli kural ihlali olup % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu, ........ Plakalı Kamyonet Sürücüsü ........'ın ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde-52/1-a (Sürücüler kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadırlar.) ve 56/a-1 (Sürücülerin geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışlında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları yasaktır.) Asli/Tali kural ihlali olup % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunun kaza tespit tutanağı ve tutanakta bulunan kaza krokisi de değerlendirilmek suretiyle denetime elverişli ve açıklayıcı şekilde hazırlandığı, kaza tespit tutanağı ve olayla uyumlu olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. İtiraz yerinde değildir.
2-Davalının maluliyete, davacının uygulanan maluliyet yönetmeliğine itirazlarında;
Her ne kadar dairemizin önceki kararlarında ve uygulamasında
ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNE GÖRE: % 7,2 SÜREKLİ İŞ GÖREMEMEZLİK ORANI VE YAPILAN HESAPLAMADA :312.149,06-TL OLARAK HESAPLANDIĞINI,
MAHKEMECE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİĞE GÖRE: % 2 SÜREKLİ İŞ GÖREMEMEZLİK ORANI VE YAPILAN HESAPLAMADA : 103.081,00-TL OLARAK HESAPLANIP HÜKÜM ALTINA ALINDIĞINDAN BAHİSLE BU MALULİYET ORANINA VE HESAPLAMAYA İSTİNAF ETMİŞTİR.
ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS,2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK,
Dairemizin 2024/1471 ve 2024/1331 esas sayılı dosyalarında buna yönelik verilen direnme kararlarımızın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/04/2016 tarihli 2025/488 esas 2026/223 karar ve 2025/489 esas ve 2026/224 sayılı dosyalarıyla bozulmakla verilen, bu bozma kararları esas alınarak, Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmek suretiyle,
BU ÇERÇEVEDE;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler;
- 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”,
- 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,
- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi)
- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,
- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir.
Somut olayda; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı, yönetmeliğe göre %2 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına neden olabilecek nitelikte olduğunun belirtildiği görülmektedir. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD'dan alınan 26/05/2025 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasalara uygun düzenlendiği anlaşıldığından itirazların yerine olmadığı anlaşılmıştır.
3-Davacının Aktüerya Hesabına itirazında;
ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS, 2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE AKTÜER HESABININ PMF YAŞAM TABLOSUNA GÖRE YAPILMASINA YÖNELİK VERİLEN DİRENME KARARLARIMIZIN YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NUN 08/04/2016 TARİHLİ 2025/488 ESAS 2026/223 KARAR VE 2025/489 ESAS VE 2026/224 SAYILI DOSYALARIYLA BOZULMAKLA VERİLEN, BU BOZMA KARARLARI ESAS ALINARAK, DAİREMİZİN YERLEŞİK UYGULAMASINDAN DÖNÜLMEK SURETİYLE BU ÇERÇEVEDE;
ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekeceğinden bu esaslara göre hesaplanıp karar verilmesi yerinde görülerek davacı vekilinin itirazının yerine olmadığı anlaşılmıştır.
4-Davalı sigortanın geçici iş göremezliğin, bakıcı giderinin ve tedavi giderlerinin teminat dışı olduğuna ilişkin yapılan istinaf incelemesinde;
Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekmekte olup belirtilen teminat limiti göz önüne alınarak davalı sigortanın sorumluluğu bulunmaktadır.
(Bkz. aynı yönde geçici iş göremezlik tazminatının sakatlık ve ölüm teminat limitinde yer aldığına dair Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/9892 Esas, 2025/17135 Karar; 2025/10719 Esas, 2025/16838 Karar; 2024/9922 Esas, 2025/16425 Karar sayılı ilamları)
Öte yandan; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler sağlık gideri teminatı kapsamında sayılmıştır.
Ayrıca, 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu halde, kaza tarihi itibariyle sakatlık ve ölüm teminat limitini aşmayan, hükmedilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile sağlık giderleri teminatında yer alacak tedavi ve bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğuna yönelik istinaf itirazları yerinde değildir.
5-Davalının Bakıcı gideri hesabına itirazında;
Bakıcı giderine ilişkin de, bakım konusunda aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi, dışarıdan bir bakıcı tutulmuş olsa idi ne kadar zararının olduğu belirlenerek hüküm verilmesi gerekmektedir. Buna göre; olayda BK.’nun 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 52) gereğince hakkaniyet indirimi şartları bulunmamaktadır ve geçici iş göremezlik döneminde bu şekilde bakıcı gideri hesaplanması da yerindedir. (YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2014/21822 E , 2017/5957 K, 2017/1726 E 2017/11442 K )
Davacının, alınan maluliyet raporuna göre bakıcıya ihtiyaç duyduğu süre içinde başkasının yardımına muhtaç olması nedeniyle brüt asgari ücretle bakıcı gideri hesaplanması doğru olup itiraz yerinde değildir. (Bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/21822 Esas, 2017/5957 Karar sayılı ilamı)
6-Davalı Sigortanın müterafik kusura ilişkin itirazın incelenmesinde;
Davalı sigorta şirketi vekilinin müterafik kusur yönünden yaptığı itirazlar bakımından ise; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, motosiklet sürücüsü davacının kaskının takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlenmiştir. Motosiklette yolcu olarak bulunan Nafiz Bozat soruşturmada verdiği ifadesinde, kendisini ve babasının kaskının takılı olmadığını beyan etmiş ise de, davacının yaralanmasının sağ bacağı kaval kemiğinde kırık şeklinde oluştuğu, kask ve koruyucu ekipman kullanılmadığının kabulünde dahi, kask kullanılmamasının zararın artmasına neden olmayacağı, anlaşıldığından, itiraz yerinde değildir.
7-Davacının Arabuluculuk Ücretine İtirazında;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 15/02/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılması doğrudur.
Nitekim Yargıtay 4 HD'nin 2021/23273 esas 2022/901 karar, 2021/21911 esas 2023/14297 karar 2021/14429 esas 2021/5729 karar sayılı ilamı.
Anlatılan nedenlerle, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Alınması gereken 14.424,87 TL harçtan peşin alınan 3.606,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.818,66 TL harç giderinin davalı ........'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan masrafların kendileri üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına
6-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 22/06/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.