İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve teminat mektubu uyuşmazlığına dair menfi tespit ile itirazın iptali istinaf kararı.
Özet: Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan satış taahhütlerini yerine getirmediği iddiasıyla düzenlenen cezai şart faturası ve haksız olarak paraya çevrildiği öne sürülen teminat mektupları nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile teminat mektubu bedelinin iadesi talebini içeren menfi tespit davası ile, karşı tarafın başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasının birleştirilerek görüldüğü uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesinin, bayinin cezai şarttan dolayı borçlu olmadığına ve teminat mektubu bedelinin iadesine yönelik asıl davanın kabulü ile karşı tarafın itirazın iptali talebinin reddine dair kararı, asıl davada davalı ve birleşen davada davacı tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2023/671 KARAR NO : 2026/1022T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 07/12/2022NUMARASI : 2018/415 Esas - 2022/906 KararDAVA: Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 09/04/2018BİRLEŞEN BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/1180 ESAS SAYILI DOSYASI;DAVA: İtirazın iptali DAVA TARİHİ: 05/12/2018İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/06/2026Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;ASIL DAVA : Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki 5 yıllık bayilik sözleşmesinin 06/02/2018 tarihinde sona erdiğini, taraflar arasında ikinci bir sözleşme imzalandığını ve bayilik ilişkisinin 06/03/2018 tarihine kadar devam ettiğini, bayilik sözleşmesi imzalandığında sözleşmenin teminatı olmak üzere mülkiyeti dava dışı ...'a ait olan taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, bayilik sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından istasyona kurulan pompaları ve sair ekipmanların teminatı için müvekkili tarafından davalı tarafa toplamda 950.000-TL tutarlı teminat mektubu verildiğini, müvekkili şirketin bayilik sözleşmesinin sona ermesinin üzerine 06/03/2018 tarihinde başka dağıtım şirketi ile bayilik sözleşmesi imzalandığını, bunun üzerine davalı şirketin bayilik sözleşmesi kapsamında bayinin satış taahhüdü bulunduğu ve bu taahhüdün yerine getirilmediği gerekçesiyle sözleşmenin cezai şart maddesine istinaden 06/03/2018 tarihli 764.804,72-USD bedelli bir fatura düzenlendiğini ve bu faturayı dayanak gösterip sözleşme kapsamında davalıya verilen 950.000-TL toplam bedelli teminat mektuplarını paraya çevirerek tahsil ettiğini, müvekkili şirketin bayilik sözleşmesine istinaden satış taahhüdünden kaynaklanan cezai şart veya başkaca bir borcu bulunmadığını belirterek cezai şart faturası nedeniyle 2.918.571,29-TL borçlu olmadığının tespitine, haksız olarak paraya çevrilen 950.000-TL teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında 06/02/2013 tarihinde bayilik sözleşmesi ve aynı tarihli protokoller imzalandığını, davacı şirkete bayilik verildiğini, ancak davacının satış taahhütlerinin gerisinde kaldığını, bu nedenle kendisine eksik tonaj nedeni ile cezai şart faturası düzenlendiğini, sözleşmenin teminatı olarak davacı tarafından müvekkili şirket lehine düzenlenen teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, teminat mektuplarının sözleşme şartlarının gerçekleştirilmemesi nedeni ile tazmin edildiğini, davalının ... ve madeni yağ alım taleplerinin müvekkili şirket tarafından karşılanmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacının protokol şartlarında belirtilen tonajda satış gerçekleştirmekle mükellef olduğunu, müvekkili şirketin davacıya 3.237 ton ... ikmali gerçekleştirildiğini, 06/02/2013 tarihinden itibaren toplam 935,64 kg madeni yağ sevkıyatının gerçekleştirildiğini, davacının eksik tonajdan kaynaklı cezai şart borcu doğduğunu, davacının müvekkili ile aralarında akdolan protokol gereğince yıllık değil 5 yıllık sözleşme süresince satış taahhüdü altına girdiğini, davacının eksik gerçekleştirdiği satış dolayısı ile müvekkili şirkete cezai şart ödemekle mükellef olduğunu, cezai şart bedelinin davacı tarafından sözleşmeden doğan alacakların teminatı olan teminat mektubundan tahsil edildiğini, müvekkil şirketin davacıdan olan alacağının henüz tamamı ile karşılanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA:Birleşen davada davacı vekili; müvekkili ile davalı bayi arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi nedeniyle davalı bayi aleyhine Büyükçekmece 1. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı bayinin akdedilen sözleşme ve protokol hükümlerine aykırı davranarak eksik yaptığı beyaz ürün, ... ve madeni yağ alımları nedeniyle taahhütlerine aykırı davrandığını, müvekkilinin bu nedenle akaryakıttan kaynaklı 720.335-USD, ...'den kaynaklı 26.341-USD ve madeni yağdan kaynaklı 18.128,72-USD olmak üzere toplamda 764.804,72-USD cezai şart alacağının doğduğunu, davalının 06/03/2018 tarihli ihtar ile temerrüte düştüğünü belirterek davalının itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Birleşen davada davalı vekili; davacı şirketin alacak iddiasına dayanak yaptığı fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemi ile açmış olduğu İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2018/145 E sayılı dosyasının derdest olduğunu, bahsi geçen davada da belirtildiği üzere müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; taraflar arasında 06.02.2013 tarihli ve 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı, süresi sonunda bu sözleşmenin bitimi ile tarafların 06/02/2018 tarihli ve 1 ay süreli yeni bir bayilik sözleşmesi imzaladığı, ikinci sözleşmenin bitimi sonrasında davalı ... .. AŞ tarafından davacıya 06/03/2018 tarihli ihtarname gönderilerek eksik alımdan kaynaklanan toplamda 764.804,72-USD cezai şart tutarının ödenmesinin, aksi halde teminatların nakte çevrileceğinin ihtaren bildirildiği, ayrıca bu borç için 764.804,72-USD tutarlı 06/03/2018 tarihli "ceza bedeli" açıklamalı fatura düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davacının, davalıya karşı ... ve akaryakıt yönünden 5 yıllık ve madeni yağlar yönünden yıllık alım taahhüdü ile bu edimi üstlendiği ve yerine getirmekle yükümlü olduğu, buna karşın taraflar arasında 06/02/2013 tarihli sözleşmenin 5 yıllık süresi sonunda bitimi ile 06/02/2018 tarihli yeni bir bayilik sözleşmesi ve yeni ek protokoller akdedildiği, 06/02/2018 tarihli, 1 ay süreli bayilik sözleşmesinin tetkikinde yeni sözleşme sırasında ... ...AŞ tarafından sona eren 06/02/2013 tarihli sözleşmeden kaynaklı olarak ... ...Ltd. Şti'nin asgari alım taahhüdünü ihlal ettiği ileri sürülmediği gibi, bundan dolayı ihtirazi kayıt da konmadığı, ... ...AŞ vekili tarafından ek protokol gereği 06/02/2013 tarihli protokol ve bayilik sözleşmesi ile ilgili haklarının saklı tutulduğu ileri sürülmüş ise de birleşen davalı bayinin belge altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürdüğü, davacı ... ...AŞ'ye 06/02/2018 tarihli her iki protokol aslının sunulması için kesin süre verilmesine rağmen ek protokollerin sunulmadığı, bu durumda davalı ... tarafından 06/02/2013 tarihli bayilik sözleşmesi ve eki 06/02/2013 tarihli protokolden kaynaklı haklarının saklı tutulduğunun ispatlanamadığı, taraflar arasındaki 06/02/2013 tarihli sözleşmenin sona ermesinden sonra tarafların 1 aylık yeni bir sözleşme yaptıkları, yeni sözleşme sırasında davalı ... tarafından önceki sözleşmeden kaynaklı alım taahhüdünün ihlal edildiğinin ileri sürülmediği gibi bundan dolayı yeni sözleşmeye ihtirazi kayıt da konmadığı, 06/02/2018 tarihli ek protokol ile haklarının saklı tutulduğu savunmasının ispat yükü üzerinde bulunan davalı ... tarafından usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacı ... ...Ltd. Şti'nin davalı şirket tarafından düzenlenen 06/03/2018 tarihli ...sayılı 764.804,72-USD tutarlı "şartı ceza bedeli" açıklamalı fatura nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, 850.000-TL'nin 09/03/2018 tarihinden itibaren 100.000-TL'nin 12/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ... ...AŞ'den tahsili ile davacı ... .. Ltd Şti'ne verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı birleşen davada davacı vekili; müvekkili tarafından düzenlenen cezai şart faturasının sözleşme uygun olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, davacının eksik alım yaptığı miktar ve karşılık gelen tutarların denetime elverişli bir şekilde belirlendiğini, müvekkilinin de alacaklı olması nedeniyle davacı tarafından düzenlenen teminat mektuplarını nakde çevirerek alacağının bir kısmını tahsil ettiğini, sözleşmelerin tarafların serbest iradesine uygun olarak hazırlandığını, davacının davanın ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olarak tahkikat aşamasında ileri sürüdüğü imzaya itirazına itibar edilerek sonuca gidilmesinin doğru olmadığını, sözleşme ve protokollerin birleşen dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, bu nedenle davacının imzaların kendisine ait olmadığına dair itirazının süresinde olmadığını, sonradan ileri sürülen bu iddiaya muvafakatlerinin bulunmadığını, 06/02/2018 tarihli ek protokolde cezai şarta ilişkin önceden doğmuş olan alacakların saklı tutulduğunu, 16/03/2017 tarihli otogaz bayiliği sözleşmesinde yer alan asgari alım taahhüdünün 5.4 maddesinde yaptırımların 06/02/2013 tarihli protokole uyarlanacağının hüküm altına alındığını, buna karşılık mahkemece yeni sözleşmede ihtirazi kayıt konulması gerektiğinden bahsedilmiş ise de ihtirazi kaydın yıllık taahhüt içeren sözleşmeler için geçerli olduğunu, eldeki dava bakımından geçerli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE: Asıl dava, bayilik sözleşmesi nedeniyle davacı bayinin davalı dağıtıcıya borçlu olmadığının tespiti ve nakde çevrilen teminat mektubu tutarlarının ödenmesi, birleşen dava ise bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın birleşen davalı bayiden tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı bayi ile davalı dağıtıcı firma arasında 06.02.2013 tarihli ve 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme süresinin bitiminde 06/02/2018 tarihli ve 1 ay süreli yeni bir bayilik sözleşmesi imzaladığı, süre sonunda 06/03/2018 tarihinde sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği, davacının 06/02/2013 tarihli sözleşmede 5 yıllık sözleşme süresince 45.000 m3 akaryakıt, 7.000 ton ..., 10 ton madeni yağ alımı taahhüdünde bulunduğu, eksik alınan her m3 akaryakıt için 35-USD, ... için ton başına 7-USD, madeni yağ için ton başına 2.000-USD cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından düzenlenen 06/03/2018 tarihli fatura ile davacı bayi aleyhinde davacının 5 yıllık süreçte eksik aldığı 20.581 m3 akaryakıt yönünden 720.335-USD, 3.763 ton ... yönünden 26.341-USD, 9.064 kg madeni yağ yönünden 18.128,72-USD olmak üzere toplam 764.804,72-USD borç tahakkuk ettirdiği, davacı tarafından davalıya verilen 5 adet toplamda 950.000-TL teminat mektubunun 09/03/2018 ve 12/03/2018 tarihinde nakde çevrildiği hususları ihtilaf dışıdır.Davacı bayi asıl davada, davalının eksik alım nedeniyle cezai şart istemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, istasyonun önündeki caddede yol çalışmaları yapılması nedeniyle satışlarının düştüğünü, ayrıca davalının zaman zaman akaryakıt tedariki yapmadığını, ayrıca davalıya cezai şart borcu bulunmadığını belirterek menfi tespit ve nakde çevrilen teminat mektubu bedellerinin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı - birleşen davacı ... ...AŞ ise davacı-birleşen davalı aleyhinde düzenlediği 06/03/2018 tarihli 764.804,72-USD tutarlı fatura alacağından bakiye 517.640,62-USD asıl alacak ve 794,19-USD işlemiş faiz olmak üzere toplamda 518.434,81-USD'nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, 06/02/2013 tarihli sözleşmenin sona ermesinden sonra tarafların 1 aylık yeni bir sözleşme yaptıkları, yeni sözleşme sırasında davalı ... ...AŞ tarafından önceki sözleşmeden kaynaklı alım taahhüdünün ihlal edildiğinin ileri sürülmediği gibi bundan dolayı yeni sözleşmeye ihtirazi kayıt da koymadığı, 06/02/2018 tarihli sözleşmenin eki olduğu belirtilen ve önceki sözleşmeden kaynaklanan hakların saklı tutulduğunun belirtildiği 06/02/2018 tarihli ek protokolün aslının sunulmaması nedeniyle davacının ek protokoldeki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki savunmasının aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, haklarının saklı tutulmuş olduğu savunmasının ispat yükü üzerinde bulunan davalı ... ... AŞ tarafından usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle taraflar arasındaki 06/02/2013 tarihli sözleşme ve eki protokollerde öngörülen alım taahhütlerinin ihlalinden kaynaklı cezai şartın talep edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda uyuşmazlık; 764.804,72-USD tutarlı cezai şart isteminin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 06/02/2013 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin 06/02/2018 tarihinde son bulduğu, bu sözleşme ve eki protokollerle davacı şirketin 06/02/2013 tarihli protokolün 6.1.5.4.2. maddesi gereğince 5 yıllık sözleşme süresini kapsar şekilde akaryakıt ve türevleri ile ... alımı yönünde taahhütte bulunduğu, yine aynı protokolde 6.1.6.2. madde ile madeni yağlar yönünden de alım taahhüdü verildiği, 16/03/2017 tarihli otogaz bayilik protokolü ile 5.4. maddede davacı tarafça ... satışına ilişkin 06/02/2013 tarihli protokolde verdiği satış taahhütlerini yerine getirmeyi üstlendiği, anılan hükümler gereğince davacının, davalıya karşı ... ve akaryakıt yönünden 5 yıllık ve madeni yağlar yönünden yıllık alım taahhüdü ile bu edimi üstlendiği ve yerine getirmekle yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşılık taraflar arasında 06/02/2013 tarihli sözleşmenin 5 yıllık süresi sonunda bitimi ile 06/02/2018 tarihli yeni bir bayilik sözleşmesi ve yeni ek protokoller akdedildiği belirlenmiştir. 06/02/2018 tarihli 1 ay süreli bayilik sözleşmesi akdedilirken sona eren 06/02/2013 tarihli sözleşmeden kaynaklı asgari alım taahhüdünü ihlaline dair bir hükme ve ihtirazi kayda yer verilmemiştir. Buna karşılık davalı ... ...AŞ vekili tarafından 06/02/2013 tarihli protokol ve bayilik sözleşmesi ile ilgili haklarının saklı tutulduğuna dair 06/02/2018 tarihli "ek protokol" başlıklı iki protokol ibraz etmiştir. Bahsi geçen protokollerden biri 16/03/2017 tarihli ... bayilik sözleşmesinin sona ermesinden, diğerinin ise 06/02/2013 tarihli bayilik sözleşmesinin sona ermesinden dolayı düzenlenmiş olup her iki protokolde de bahsi geçen sözleşmelerden dolayı dava hakkı saklı tutulmuştur. Ne var ki davalı ... tarafından bahsi geçen ek protokollerin dosyaya aslını sunulmamış olup, yargılama sırasında ek protokollerdeki davacıya atfen atılan imzalar davacı tarafından inkar edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından imza itirazının süresinde olmadığı belirtilmiş ise de davalı tarafça bahsi geçen protokollerin aslı sunulmadığından aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Her iki ek protokollere davalı ... dayandığından, ek protokollerdeki imzanın davacının eli ürünü olduğu ve protokollerin davalıyı bağladığı hususunda ispat yükü davalı ... üzerindedir. Mahkemece davalı ... vekiline verilen kesin süreye rağmen bahsi geçen protokollerin aslı dosyaya sunulamamıştır. Bu durumda bahsi geçen ek protokollerin altındaki imzanın davacı bayinin eli ürünü olduğu ispat edilemediğinden ihtirazi kayda ilişkin bu protokollerin davacı bayi yönünden bağlayıcılıkları bulunmamaktadır.Buna göre değerlendirme yapıldığında; taraflar arasındaki 06/02/2013 tarihli sözleşmenin sona ermesinden sonra tarafların 1 aylık yeni bir sözleşme yapılırken önceki sözleşmeden kaynaklı alım taahhüdünün ihlaline dayalı hakların saklı tutulduğu ispatlanamamıştır. Dolayısıyla tarafların 06/02/2018 tarihli 1 aylık sözleşme yapılırkenki iradelerinin 06/02/2013 tarihli sözleşmede yer alan taahhüdün ihlalinden kaynaklanan cezai şartın istenmeyeceği yönünde oluştuğunun kabulü gerekir. Taraflar arasında imzalanan 06/02/2013 tarihli sözleşmenin Feragat başlıklı 6.1.7. Maddesinde sözleşmede yer alan hakların kullanılmamasının feragat edildiği anlamına gelmeyeceği düzenlenmiş ise de bu düzenlemenin tarafların 06/02/2018 tarihinde yeni sözleşme imzalamaları nedeniyle hükmü kalmamıştır. Bu durumda taraflar arasındaki 06/02/2013 tarihli sözleşme ve eki prortokollerde öngörülen alım taahhütlerinin ihlalinden kaynaklı cezai şartın istenemeyeceği sonucuna varılmasında, buna bağlı olarak asıl davada cezai şart faturasından dolayı davacının davalı borçlu olmadığının tespitine, nakde çevrilen teminat mektubu bedellerinin davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Asıl dava yönünden alınması gereken 264.988,29-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 66.247,07-TL harcın mahsubu ile kalan 198.741,22-TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Birleşen dava yönünden alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı-birleşen davada davalı tarafından yapılan 38-TL istinaf yargı giderinin davalı-birleşen davada davacıdan alınarak davacı-birleşen davada davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2026