Makine alım satım sözleşmesinden doğan avans iadesi, ayıplı mal ve cezai şart taleplerine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, bir makine alım satım sözleşmesi kapsamında, alıcının satıcıya verdiği avansın iadesi ve satıcının üretici yetkisinin kaldırılması sonucu daha önce teslim edilen makinelerin ayıplı hale gelmesi iddiasıyla tazminat talebi; buna karşılık satıcının, alıcının haksız sözleşme feshi nedeniyle 70.000 Euro cezai şart talep ettiği itirazın iptali davası etrafında dönmekte olup, ilk derece mahkemesinin alıcının ana davasını kabul edip satıcının birleşen davasını reddetmesi üzerine, satıcının bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmasıyla devam etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1312
KARAR NO : 2026/1095
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2023
NUMARASI : 2020/376 Esas - 2023/251 Karar
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 16/09/2020
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2021/622 ESAS - 2022/123 KARAR SAYILI DOSYA;
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 14/09/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA : Davacı vekili; müvekkili ile davalının 08.08.2016 tarihli makine satın alınması konusunda sözleşme imzalandığını, 2017-2018 yıllarındaki 20 adet makine alımlarının sorunsuz olduğunu, akabinde 24.01.2019 tarihinde 7 adet makine siparişinin daha verildiğini, bu kapsamda %5 karşılığı 30.450-Euro ön ödeme yapıldığını, ürünlerin proforma faturalarının düzenlendiğini, ancak davalının sipariş edilen ürünlerden birinin yerine muadil ürün teklif ettiğini, bu teklifin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, bunun üzerine sözleşmeye aykırı olarak kalan bedelin derhal ödenmesinin istendiğini, bu süreçte sözleşme konusu makinelerin üreticisi dava dışı ... ... Ltd’in müvekkiline 27.05.2019 tarihinde yazı göndererek Türkiye pazarındaki sorumluluğun ... Ltd.Şti'ne ait olduğu ve davalının ve grup şirketi ... ... firmasının yetkilerinin kaldırıldığı, yine ürün satma, kurma, eğitim hakları, satılan ürünler için hizmet veya garanti haklarının kaldırıldığı hususunda bilgi verildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğini, davalıdan 2017-2018 yıllarında alınan ürünlerin çalışmasına rağmen garantilerinin kaldırılması nedeniyle ayıplı hale geldiğini belirterek 7 adet ürün için ödenen 30.450-Euro tutarlı avansın iadesine, 2017-2018 yıllarında teslim edilen ürünlerin ayıplı hale gelmesinden dolayı makine bedellerinde indirim yapılarak şimdilik 1.000-TL belirsiz alacağın malların ayıplı hale geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin yurt dışından çeşitli makineler getirip yurt içinde satış yaptığını, müvekkili ile davalı arasında 08.08.2016 tarihinde makine alım-satım sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 5. maddesinde satın alma taahhüdü, taahhüde aykırı davranışın neticeleri ve 8. maddesinde cayma cezası düzenlendiğini, ancak davalı tarafça haksız nedenle sözleşmenin feshedildiği Mayıs 2019 tarihine kadar yalnızca 5 adet makine sipariş edildiğini ve satın alındığını, bu nedenle davalının temerrüte düşerek cezai şart olan 70.000-Euro'yu ödemek zorunda olduğunu, davalı tarafın yazışmalardan anlaşılacağı üzere sözleşmeyi hukuka aykırı olarak feshettiğini, davalının sözleşmede belirtilen cezai şartı ödememek için gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin davalı ile alım-satım sözleşmesini imzalarken mümessil sıfatı ile sözleşmeyi imzalamadığını, davalının ise cezai şartı ödememek için müvekkilinin yetkili temsilci olmadığını iddia ederek cezai şart bedelini ödemekten kaçındığını, davalı yetkilisi tarafından gönderilen e-postadan anlaşılacağı üzere davalı müvekkilinin mümessilliğinin iptal edilmesi bahane gösterilerek davaya konu sözleşmenin davacı tarafından haksız feshedildiğini, müvekkilinin davalı şirket için ... ...'den makine siparişi verdiğini ve ön ödeme olarak 23.700-Euro para gönderdiğini, davalı tarafın alım sözleşmesini feshetmesi üzerine makine alımının durduğunu ve taraflarınca ... ...'den yapılan ödeme talep edilince sipariş edilen makine için üretim başladığından söz konusu paraya el konularak taraflarına iadesinin yapılmadığını, cezai şart alacağının tahsili için başlatılan İstanbul Anadolu 19 İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına davalının haksız iolarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacının edimini yerine getirmediği gibi üretici firma olan sözleşmesinin feshedildiğini, 2017 ve 2018 sözleşme dönemi içerisinde davalıdan 20 civarında makine satın alındığını, 2019 yılında davacıya 7 makine siparişi daha verildiğini ve sipariş için avans ödemesi yapıldığını, ancak davacının müvekkiline muadil mal teslim etmeye çalıştığını, üretici firma olan sözleşmesinin de feshedilmesi nedeniyle ürünlerin garantisinin sona erdiğini, bu şekilde daha önce teslim edilen makinelerin ayıplı hale geldiğini, yine siparişi verilen 7 adet makinenin müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesinde "Aynı markanın 31/12/2018 tarihine kadar yeni veya muadil bir modelin seri üretimine başlaması halinde Satıcı yazılı model ile yeni veya muadil model arasındaki liste fiyat farkını ödemek şartı ile yeni veya muadil model makineyi satın almayı talep edebilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında düzenlemenin 31/12/2018 tarihine kadar geçerli olduğu, davaya konu siparişin 2019 yılında verilerek avans ödemesinin 24/01/2019 tarihinde yapıldığı, davalı yanca 20.05.2019 tarihli ihtarname ile bu madde hükümlerine dayanıldığı, sözleşme hükümlerine göre davacının muadil makineyi teslim almasının beklenemeyeceğinden davacının ödediği 30.450-Euro'yu geri talep edebileceği, davacıya teslim edilen makinelerin ayıplı hale geldiği iddiası bakımından ise çalışır vaziyette teslim edildiği ve çalışır vaziyette olduğu, mekanik kısma ilişkin garanti süresinin dolduğu, elektronik kısmından ayıp bulunmadığından ayıp oranında bedelden indirim talebinin yerinde olmadığı, davalı-birleşen dosya davacısı tarafından alıcı şirket tarafından sözleşmenin feshedildiği Mayıs 2019 tarihine kadar 5 adet makine satın alındığı, sözleşmede belirlenen makine sayısında makine satın alınmadığından cezai şart ödenmesinde temerrüte düşüldüğü, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği, sözleşmedeki cezai şartın ödenmesi talep edilmiş ise de; ispat yükü üzerinde olan davalı-birleşen dosya davacısının iddialarını ispatla yükümlü olduğu, bilirkişi tarafından kurulum, eğitim ve servis bakım formları üzerinde yapılan incelemede 23 adet makinenin teslim edildiği, alıcı şirket ticari defter ve belgelerinin ve yerinde incelemede tespit edilen makine sayıları gözetildiğinde, ispat yükü altında olan satıcı tarafın kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanamayacağı, üstüne düşen yükümlülüklerini sözleşme belirtilen koşullarda yerine getiremeyeceği anlaşılan satıcının cezai şartı talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 30.450-Euro'nun temerrüt tarihi 14/06/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının ayıp nedeniyle tazminat talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı - birleşen davacı vekili; sözleşmenin davacı tarafından haksız feshedilmesi nedeniyle davacının müvekkiline verdiği siparişin iptal olduğunu, oysa müvekkilinin yurt dışında satıcı firmaya davacının siparişi için 23.700-Euro gönderdiğini, bu paranın müvekkiline iade edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının müvekkilinden sadece 15 makine satın aldığını, bilirkişi raporunda da makinelerin tespit edildiğini, sözleşmede öngörülen sayılara ulaşılamadığını, bu nedenle cezai şart alacağının doğduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :Asıl dava, satış sözleşmesi nedeniyle davalıya ödenen avans bedelinin iadesi ve ayıp nedeniyle bedel indirimi, birleşen dava ise alım taahhüdü ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 08.08.2016 tarihli sözleşme kapsamında davalının davacıya yurt dışında üretilen ... marka değişik modellerde olan makinelerin satışının şartlarının düzenlendiği, makinelerden 10 adetinin 31.12.2017 tarihine kadar, 20 adetinin 31.12.2018 tarihine kadar, 30 adetinin ise 31.12.2019 tarihine kadar sipariş edilmesi hususunda davacının davalı satıcıya karşı taahhütte bulunduğu, taahhüdün ihlali halinde davacının davalı satıcıya 70.000-Euro cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin devamında davacının davalıya en son 21/01/2019 tarihinde 7 adet makine siparişi verdiği, bu kapsamda 24/01/2019 tarihinde 30.450-Euro avans ödediği hususu ihtilaf dışıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sözleşmeden dönmekte haklı olup olmadığı, alım taahhüdünü ihlal edip etmediği, davalıya cezai şart borcu bulunup bulunmadığı hususundadır.
Davacı tarafından verilen 21/01/2019 tarihli siparişle ilgili davalının davacıya gönderdiği 13/05/2019 tarihli e-postada, siparişe konu makinelerden ... tipi makinenin üretici firma tarafından üretiminin durdurulması nedeniyle fiyat farkı ödenmesi şartıyla muadil ürün teklif edildiği, aynı teklifin 20/05/2019 tarihli noter ihtarı ile tekrar edilerek ayrıca kalan bakiyenin tamamlanması halinde tüm makinelerin teslime hazır hale getirileceği bildirilmiştir. Davacının 17/05/2019 tarihli e-postasıyla muadil ürün teklifinin kabul edilmediği, akabinde keşide ettiği 27/05/2019 tarihli ihtarnamesinde ise üretici firma tarafından davalı ile olan yetkili satıcılık ve davalının grup şirketi ile olan yetkili servis sözleşmesinin 2019 yılı Mayıs ayı itibariyle son bulduğunun bildirilmesi nedeniyle sipariş edilen makinelere ilişkin üretici ... ...'nin yetkili satıcısı ve yetkili servisi olduğuna dair belge ibrazını talep etmiştir. Davacının 20/06/2019 tarihli ihtarında da aynı hususları tekrar etmiş sipariş edilen makinelerin hazır edilmesi halinde teslim alacaklarını beyan etmiştir. 17/09/2019 tarihli ihtarname ile ise bahsi geçen güvencelerin verilmemesi ve malların teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki yazışmalara, sözleşme hükümlerine ve sipariş formlarına göre davacının 21/01/2019 tarihli siparişinin verilmesinden sonra dava dışı üretici ... ... firması tarafından 2019 yılı Mayıs ayı itibariyle davalının yetkili satıcılık sözleşmesi ile grup şirketinin yetkili servis sözleşmesinin feshedildiği, davacının siparişe konu olan ürünlerin üretici firma garantisi olduğuna ve yetkili servis hizmetinden faydalanacağına dair garanti istemesine rağmen davalının davacının talebine karşı hareketsiz kaldığı, siparişe konu ürün yerine muadil ürün teklif ettiği, yine sözleşmeye aykırı olarak malların teslime hazır hale getirilmesi halinde ödenmesi gereken bakiye bedeli derhal talep ettiği, bakiye ödemenin yapılmasından sonra ise teslimin 40-45 gün süre sonra yapılacağını bildirdiği görülmektedir. Bu durumda davalının sözleşme kapsamında üstlendiği edimin ifası sırasında üretici firma ile olan yetkili satıcılık sözleşmesinin iptal edilmesi, davalıya verilen süreye rağmen siparişe konu ürünlerin yetkili servis ve üretici garantisi altında olduğuna dair teminat verilmemesi, siparişine konu olan ürünlerden birisi için muadil ürün teklif edilmesi, davalıya bu hususta yeniden süre verilmesi, davalının ürünlerin bedelini ürünler henüz teslime hazır hale gelmeksizin talep etmesi karşısında davalının sözleşmeden dönmekte haklı olduğu, TBK'nın 125/son maddesi gereğince davacının ifa yükümlülüğünden kurtulduğu ve davalıya verdiği avansın iadesini isteme hakkı doğduğu anlaşılmakla avansın iadesi yönünden asıl davanın kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Birleşen davada ise birleşen davacı satıcı ... tarafından, birleşen davalının taahhüdü ihlal ettiğinden bahisle cezai şart talep edilmektedir. Sözleşmeye göre davalı alıcının, makinelerden 10 adetini 31.12.2017 tarihine kadar, 20 adetini 31.12.2018 tarihine kadar, 30 adetini ise 31.12.2019 tarihine kadar sipariş vermesi gerekmektedir. Ancak davalı alıcının sözleşme ile bağlı olduğu 2017 ve 2018 döneminde 23 makine siparişi verdiği bilirkişi incelemesi ile tespit edildiğinden davalı alıcının taahhüdü ihlal etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı/birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Asıl dava yönünden alınması gereken 18.533,15-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.663,28-TL harcın mahsubu ile kalan 13.869,87-TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Birleşen dava yönünden alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026