İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, kambiyo senedindeki sahte imza ile borçlandırılan şirketin menfi tespiti ve haksız tahsilatın iadesi üzerine verdiği istinaf kararı.
Özet: Sunulan hukuki evrak, ilk derece mahkemesinin, yetkisiz bir şahıs tarafından sahte imza ile düzenlenen ve ceza mahkemesince sahteliği kesinleşen 80.000 TL bedelli çek nedeniyle bir şirketin borçlu olmadığına hükmettiği, icra yoluyla tahsil edilen 33.150 TLnin avans faiziyle iadesine karar verdiği ve kötü niyet tazminatı talebini reddettiği kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu, davanın ve savunmaların özetini, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini ve davalı tarafın istinaf sebeplerini sunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2406
KARAR NO : 2026/1173
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2023
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/09/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/06/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı... ..AŞ ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili;İstanbul 2. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasına konu... Beşyol/Sefaköy Şubesi nezdindeki 80.000- TL bedelli ... numaralı çekte müvekkili şirket yetkilisi yerine sahte imza atılması sebebi ile borçlu olmadığının tespiti, icra marifeti ile ödenen meblağın istirdadı gerektiğini , müvekkili şirketin yetkilisi ... TC kimlik numaralı ... olduğunu,... adlı şahıs kendini şirket yetkilisi olarak tanıttığını, resmi belgede sahtecilik kastı ile hareket ederek müvekkili şirkete telafisi imkansız zararlar verdiğini, ...'ın icra takibinin dayanağı olan çeki hiç bir yetkisi olmadığı halde sanki şirket yetkilisiymiş gibi müvekkil şirket namına imzalayarak davalı ...'a ciro eerek haksız menfaat temin ettiğini, esasında ...'ın sadece davaya konu çeki piyasaya sürmediğini müvekkili şirket aleyhine piyasaya en az 3 kambiyo senedi daha sürdüğünü, takibe konu senedin Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/423 esas sayılı dosyasında sahte imza ürünü olduğunun belirlendiğini davaya konu çekten ve buna mukabil İstanbul 2. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasından müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitini,takibe konu bedelin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, cebri icra ile tahsil edilen 33.150,00 TL'nin satış tarihi olan 20/08/2020 itibari ile avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: 1-Davalı .....vekili; müvekkili paslanmaz boru profil satışı yaptığını, ticari ilişki ve yapılan satışlar nedeni ile diğer davalı ... (...)' dan alacakları bulunduğunu,çekin ... tarafından ciro edilerek müvekkil firmaya borca istinaden verildiğini, keşidecisi ... Şti Olan, lehdarı ... Ltd Şti tarafından ciro edilerek davacı ... .....Ltd Şti ye verilen 30.06.2019 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 80.000-TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine borçlular ... , ..., ... ..., ... aleyhine İstanbul 2.İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile başlattıkları icra takibine ve çekteki imzalara itiraz edilmediğini takibin kesinleştiğini, söz konusu çekteki imza ile davacı firma birçok çek, senet ödemesi yaptığını veya alacaklarını tahsil ettiğini, davacı şirket yetkilisi ile söz konusu imzaları atan ...'ın danışıklı hareket ettiğini ve hile ile alacaklıları zarara uğratma gayesi güttüğünü, davacının haksız, mesnetsiz açmış olduğu davanın reddine, davacı aleyhine dava konusu bedelin %20'nden aşağı olmamak üzere tazminata hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporlarından da anlaşıldığı üzere, davacı şirketin kendisinden sonra gelen firmaya borcu bulunmadığını, cirodaki imzanında davacı şirket yetkilisine ait olmadığını ve ciro ve imza kabulü bulanan üçüncü kişinin yargılanıp mahkum olduğu Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen kararı gözetildiğinde davacı şirket yetkilisinin alacaklı gözüktüğü bir şirkete çek ciro etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısı ile dürüstlük kuralına aykırı davranmasını gerektirecek bir durum olmadığı anlaşılmış olup İstanbul 2. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 30/06/2019 keşide tarihli ... seri nolu 80.000-TL bedelli... Beşyol/Sefaköy Şubesine ait çek ve çeke dayalı takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespit edildiği, Cebri icra neticesinde davalının tahsil ettiği 33.150-TL'nin ödeme tarihi olan 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı...'dan tahsili ile davacı ... .Ltd Şti'ne ödenmesi yönünde, davalı şirketin kötü niyetli hareket ettiği ispat edilemediğinden, kötü niyet tazminatına ilişkin talebin reddi gerektiği belirtilerek davacının İstanbul 2. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 30/06/2019 keşide tarihli ... seri nolu 80.000-TL bedelli... Beşyol/Sefaköy Şubesine ait çek ve çeke dayalı takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, Cebri icra neticesinde davacıya ait taşınırların satılmasından kaynaklı olarak 33.150-TL'nin ödeme tarihi olan 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı...'dan tahsili ile davacı ... .....Ltd Şti'ne ödenmesine davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı... .....AŞ vekili; müvekkilinin şirketin paslanmaz boru profil satışı yapmakta olup ticari ilişki ve yapılan satışlar nedeni ile diğer davalı ... (...)'dan alacakları bulunduğunu, dava konusu çek ... tarafından ciro edilerek müvekkili firmaya borca istinaden verildiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine borçlular, .....Ltd Şti, ... aleyhine İstanbul 2. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve açılan bu icra takibine ve çekteki imzalara itiraz edilmediği, mahkeme tarafından yapılan yargılama aşamasında imza incelemesi yaptırılmış ve bu hususta bilirkişi raporu dosyaya sunulduğunu, bu rapor eksik ve hatalı olup, bu hususla ilgili bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan eksik ve hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiğini, bu neden ile kararın kaldırılması ve tüm deliler toplandıktan ve bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar çerçevesinde Adli Tıp kurumununda rapor aldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Katılma yoluyla davacı vekili; vekalet ücretinin eksik hesaplandığını davadan evvel tahsil edilen kısım bakımından istirdat kararı bakımından da vekalet ücreti takdir edilmesini, dosyada iki ayrı davalı bulunduğu halde yargı gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verildiğini ileri sürerek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; çeke dayalı başlatılan takip ve takip dayanağı çek nedeniyle imza inkarı nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti,ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı taraf İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 30/06/2019 keşide tarihli ... seri nolu 80.000-TL bedelli... Beşyol/Sefaköy şubesine ait çekteki müvekkili şirkete ait gözüken cirodaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını ve bu çekten kaynaklı olarak borçlu olmadığını ileri sürmüş, diğer taraftan da cebri icra ile ödemek zorunda kalınan bedelin istirdadını talep etmiştir.
Dava konusu edilen çekin cirosunun ve imzanın davacı şirket yetkilisinin izni olmadan doldurulduğundan bahisle ... adlı şahsın sanık sıfatı ile yargılanarak mahkum olduğu Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/267 Esas 2021/341 Karar sayılı dosyasındaki kararda dava konusu çekin ... adlı şahsın imzalayıp ciro ettiği, yapılan yargılama sonucunda dava dışı kişinin ... şirketinin yetkilisi olmadığı halde şirket adına çek düzenlemek ,ciro etmek suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, savcılık aşamasında dolandırıcılık suçundan ek takipsizlik kararı verildiği, mahkumiyet kararının katılan ... şirketi tarafından istinaf edilmesi üzerine dolandırıcılık suçundan açılan bir dava bulunmadığının itirazı kabil olmak üzere Antalya BAM 3 CD nin 2922/ 1531 Esas, 1590 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Anılan dosyada şüpheli ...'ın şirkette 16-17 kadar çalıştığını, bütün işleri gördüğünü düzenlediği evrakların da gerçek olduğunu savunduğu ve aleyhine verilen mahkumiyet kararını da istinaf etmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yaptırılan imza incelemesinde de; davacı şirketin dava konusu ettiği çeki borcunu kapamak için kullanıp kullanmadığının tespiti için davacı şirket defterleri üzerilerinde talimat mahkemesi aracılığı ile inceleme yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda davacının ciro ile dava konusu çeki teslim ettiği gözüken ... (...) adlı firmaya borcu bulunmadığı aksine söz konusu firmadan alacaklı olduğu,imzanın şüpheli ... tarafından atıldığı kabul edilerek verilen mahkumiyet kararının da kesinleşmesi nedeniyle, 18.04.2022 tarihli grafolog bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğunun kabulü gerekmektedir. Toplanan tüm delillere göre imza incelemesi için bir kez de ATK na gönderilmesi konusunda ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Çek üzerinde ki ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Davacı vekili vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını ileri sürmüş ise de menfi tesbit davası ve istirdadı kabul edilen miktar ayrı ayrı dava değeri olarak kabul edilemeyeecğinden yargı gideri ve vekalet ücreti hesaplamasında devam eden takipte tahsil edilen bedellerin istirdada karar verilmesi halinde ödenen bedeller ayrıca menfi tesbit istenen çek bedeline ilave edilmeyeceği, her ne kadar iki ayrı davalı var ise de hükümde davalıdan söz edilmesi maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı ... AŞ ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubuyla kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Alınması gereken 5.464,80-TL istinaf karar harcından davalı ... AŞ tarafça peşin yatırılan 1.366,20-TL harcın mahsubu ile 4.098,60-TL harcın davalı davalı ... AŞ'den alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Taraflarca yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/06/2026