İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, farklı mahkemelerden birleşen şirket hisse devri iptali ve genel kurul kararı yokluğu davalarının istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bir yabancı uyruklu davacının, şirketteki hisselerini davalıya iç bir sözleşme kapsamında devredip daha sonra geri istemesine rağmen davalının iade etmemesi üzerine açtığı hisse devrinin iptali ve tescili davasında; davalı taraf, söz konusu iç sözleşmenin kanuna karşı hile teşkil etmesi ve davacının şirket adına yasa dışı faaliyetlerde bulunması nedeniyle geçersiz olduğunu savunmakta, birleşen davalar ise bu hisse devri sürecinden kaynaklanan genel kurul kararlarının yokluğu/iptali ve diğer hisse devirlerinin geçerliliği gibi şirket içi usulsüzlük iddialarını ele almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2023/2444 KARAR NO : 2026/1187T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 21/06/2023NUMARASI : 2022/881 Esas - 2023/583 KararDAVA: ...Nedeniyle Hisse Devrinin İptali ve TesciliDAVA TARİHİ: 11/10/2022Birleşen Bakırköy 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin2022/896 Esas - 2022/1205 Karar Sayılı Dava DosyasıDAVA: Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti ve İptaliDAVA TARİHİ: 11/10/2022Birleşen Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/8 Esas - 2023/5 Karar Sayılı Dava DosyasıDAVA: ...Nedeniyle Hisse Devrinin İptali ve Tescili DAVA TARİHİ: 03/01/2023İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/06/2026İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;ASIL DAVA: Davacı vekili; ... ...Ltd Şti hisselerinin müvekkilinin Çin Halk Cumhuriyeti uyruklu olması ve davalıya güvenmesi nedeniyle 20/05/2021 tarihli ...Sözleşmesi kapsamında davalıya devredildiğini, bahsi geçen sözleşmede şirketin her biri 50-TL bedelinde 1.000 Adet toplamda 50.000-TL bedelli hissesinin bila bedel devredilmesi fakat bu devir yapılmadan önce taraflar arasındaki iç ilişkinin düzenlenmesi ve davacının talebi halinde hisselerin tekrar davalı tarafından davacıya veya davacının göstereceği 3.bir kişiye bedelsiz ve şartsız şekilde iade edilmesini kapsadığını, bu sözleşmenin imzalanmasından sonra Beyoğlu 57. Noterliği'nin 20/05/2021 tarih ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi ile tüm şirket hisselerinin davalıya devredildiğini, bu devir sözleşmesi ile davalının şirketin tek hissedarı haline geldiğini, ...sözleşmesinin 9.maddesi uyarınca şirket hissedarı her ne kadar davalı görünmekte ise de hisse devrinden sonra tüm yönetim ve temsil işlemlerinin müvekkili tarafından gerçekleştirileceğini, ...sözleşmesinin 14.maddesi uyarınca davacının ... ile yazılı olarak talep etmesi halinde en geç 7 gün içinde hisselerin davacıya devretmekle yükümlü olduğunu, davalının gönderilen mesaj ve ihtarnamelere rağmen hisseleri devir etmediğini belirterek hisselerin müvekkili davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili; davacı ve şirketin müdürlerinin şirket adına hukuka ve kanuna aykırı olan ticari işlemler yaptığını, ticari faaliyetleri sırasında suç olarak nitelendirilebilecek işlemler dahi yapıldığını, şirket adına yapmış oldukları gayrimenkul alım ve satımı sırasında sahte raporlar düzenlendiğini, şirketin tüm kazancının gerçek dışı açıklamalı ödemelerle yurt dışına çıkışının sağlandığını, 20.05.2021 tarihli ... sözleşmesinin hukuka, emredici hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeple de ... sözleşmesinin hükümsüz olduğunu, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 22.03.2021 tarihli genelgesi dikkate alındığında sözleşmenin kanuna karşı hile teşkil ettiğini, müvekkilinin doğabilecek hukuki ve cezai sorumluluklarını öngörebilmek adına davacı ve şirket müdüründen şirkete ait ticari defter ve şirkete ait vergi ve ... gibi amme borçları hakkında bilgi verilmesini talep etmek zorunda kaldığını, şirket müdürü ... ve genel müdür ... tarafından gizlenen ve müvekkilinin bilgi alma hakkının tamamen ortadan kaldırılmasıyla bu kişiler tarafından, şirket faaliyetleri altında hukuka aykırı ve usule aykırı işlemler yürütülmesinin kuvvetli muhtemel olduğunu, 20.05.2021 tarihli ...sözleşmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafından sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olması sebebiyle geçersiz olduğunu, şirket müdürü ...'ın şirketi zarara uğratması nedeniyle azledildiğini ve şirkete verdiği zararlardan dolayı TTK'nın 55. maddesi uyarınca Bakırköy 1. ATM'nin 2022/923 sayılı tazminat davacının açıldığını, davacı tarafın noterliğe düzenlettiği 29.09.2022 tarihli tutanağın kabulünün mümkün olmadığını, Noterlik Kanunu'nda belirtilmeyen bir belgenin düzenlenmesi nedeniyle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket yetkilisi ...'un, ...'nın imzasını kullandığına ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy 3. ATM'nin 2022/896 E. 2022/1205 K. S.lı DavasıDAVA: Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirketin eski ortağı ve yetkilisi olduğunu, davalı şirketteki tüm hisselerini ...Sözleşmesi ile ...'a devrettiğini, müvekkili ...'ın ise Beyoğlu 57. Noterliğinin 22/03/2022 tarih ve ... sayı ile tasdikli 21/03/2022 tarihli ... sayılı Genel Kurul Kararı ile davalı şirketin münferit yetkili müdürü olarak seçildiğini, ... 'ın müdürlük yetkisini yetkili ticaret mahkemesinden zayi alınmadan sahte imza, belge ve usulüne aykırı tasdik ettirilmiş genel kurul ve müzakere defterini kullanmak suretiyle suç niteliğindeki eylemlerle haksız, hukuka aykırı ve yok hükmünde olan Beyoğlu 25. Noterliğinin 05/10/2022 ... sayı ile tasdikli, 05/10/2022 tarihli... sayılı genel kurul kararı ile sona erdirdiğini ve kendisini ilgili şirkete ait bankadaki paraları çekme, malvarlığına el koyma amacı ile münferiden yetkili müdür olarak atadığını, bu kararın yok hükmünde olduğunu, davalı şirkete ait davalı tarafından kaybolduğu iddia edilen genel kurul ve müzakere defterine ilişkin asliye ticaret mahkemelerinden alınmış bir zayi belgesinin bulunmadığını, ... sayılı 30/09/2022 tarihli genel kurul ve müzakere defterinin usulsüz ve hukuka aykırı olması sebebiyle işbu genel kurul defteri dayanak gösterilerek alınan Beyoğlu 25. Noterliğinin 05/10/2022 tarih ... sayı ile tasdikli... sayılı kararın kurucu unsurun eksik olması sebebiyle yok hükmünde olduğunu belirterek 05/10/2022 tarih... numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, aksi halde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili; ...'un 20.05.2021 tarihinden beri şirketin tek ortağı olarak bulunduğunu, 05.10.2022 tarihli genel kurul kararının hukuka ve kanuna uygun olup davacıların işbu kararın iptali taleplerinin reddi gerektiğini, davacı ...'nun Türk Ticaret Kanunu uyarınca, genel kurulun iptali davası açabilmesi için dahi yetkisi ve aktif husumeti bulunmadığını, davacı ...'ın kötü yönetimi sebebiyle şirketin duran tüm malvarlıklarını kaybettiğini, şirkete ait tüm banka hesaplarının borca batık olduğunu, davalı şirket yetkisilinin tüm vergi, amme borçları ve şirket borçları ile karşı karşıya kaldığını, müvekkili şirket ortağı ...'un, davacı müdür ... tarafından şirket faaliyetlerinden haberdar edilmediğini, şirket hakkında ve yapılan işlemler ile ilgili bilgi alamadığını adeta şirket dışına itildiğini, davacıların şirketin ortağının bilgi alma hakkı ve inceleme hakkını kısıtlayarak şirkete açıkça zarar verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy 7. ATM'nin 2023/8 E. 2023/5 K. S.lı DavasıDAVA: Davacı vekili; TTK m. 595 vd. maddeleri gereğince müvekkili ... ile dava dışı ... arasında imzalanan 20.05.2021 tarihli ...sözleşmesi doğrultusunda ...’a devri yapılan ve kendisinden talep edilmesine rağmen ... tarafından hisselerin asıl sahibi müvekkil ...’ya iade edilmeyen davalı şirket hisselerinin müvekkili adına aidiyetinin tespiti ile hisselerin müvekkili adına tescili ve işbu davanın dava dışı ... aleyhine açılmış olan aynı konulu Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/881 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, ...sözleşmesi nedeniyle hisselerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı şirket vekili; asıl ve birleşen işbu dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...; hisse devrinin soyut işlem olduğunu, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, dava konusu para ile ölçülebileceğinden zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerektiğini, hisse devri işlemlerinin yazılı şekil şartı ile birlikte noter onaylı olması gerektiğini, kanuni şekilde yapılmadığından devrin geçerli olmayacağını, davacının şirket adına yapmış oldukları gayrimenkul alım ve satımı sırasında sahte raporlar düzenlendiğini, şirketin tüm kazancını gerçek dışı ödemeler yaptığını ve yurt dışına çıkış yaptırdığını, davacı ve şirket müdürü 3.kişi ...tarafından gerçek dışı faturalar düzenlediğini ve müvekkili ile tek ortak olarak yer aldığı şirketi suça konu faaliyetlerde kullandığını, 20/05/2021 tarihli ...sözleşmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; asıl davada şirket hisselerinin davacı ... adına kayıtlıyken davalı ... ile yapılan 20/05/2021 tarihli ...sözleşmesi ile davalıya devredildiği, dosyaya inançlı işleme ilişkin sözleşme sunulduğu, sözleşmenin 14.maddesi uyarınca davalının, davacı tarafından talep etmesi üzerine talepten en geç 7.iş günü içerisinde yerine getirmesi ve hisselerin tamamını davacıya devretmekle yükümlü olduğu, davacının yapılan mesajlaşma, çekilen ihtarnamelere rağmen davacıya devretmediği, her ne kadar davalı tarafından ...Sözleşmesinin kanuna ve emredici hukuk kurallarına aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de davalının sözleşmenin tarafı olduğu ve kendi muvazaasına dayanamayacağı, bu sebeple davacının davasında haklı olduğu, Birleşen Bakırköy 3.ATM'nin 2022/896 Esas sayılı dosyası yönünden davacı ...'ın 21/03/2022 tarihli ... sayılı genel kurul kararı ile davalı şirketin müdürü olarak seçildiği, şirketin münferiden temsil yetkisinin bulunduğu ve bu kararın ticaret sicilde ilan edildiği, davalı şirket ortağı ...'un 30/09/2022 tarihinde gazetesinde kayıp ilanı ile davalı şirketin genel kurul ve müzakere defterinin kaybolduğuna ilişkin ilan yaptırdığı, İstanbul 10.Noterliği'nin 30/09/2022 tarihli ... nolu evrakı ile bu kayıp ilanı dikkate alınarak kendisine yeni bir genel kurul ve müzakere defteri tasdiki ettirdiği ve kendisine teslim edildiği, ...'un İstanbul 10.Noterliğine müracaat ettiğinde şirket müdürlüğünden 6 ay önce ayrılan ...'nın imzasını içeren bir dilekçe ile başvurduğu ve TTK'nın 82/7.maddesi uyarınca mahkeme tarafından zayi kararı olmadan kendisine yeni bir genel kurul ve müzakere defteri verildiği, Beyoğlu 25.Noterliğinin 05/10/2022 tarih ... no ile tasdik ettirilen... sayılı kararının alındığı, bahsi geçen kararla ...'un münferiden müdür olarak atandığı, davalı şirketin 05/10/2022 tarihli... numaralı genel kurul kararının TTK 87/2.maddesi uyarınca mahkeme kararı olmadan usulüne aykırı tasdik ettirildiği, bu nedenle kararın iptali gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen Bakırköy 7.ATM'nin 2023/8 E sayılı dosyalarında davaların kabulü ile, ... ... Limited Şirketinin davalı adına olan hisselerinin iptaline, davacı adına tesciline, karar kesinleştiğinde, şirketin hisseleri üzerindeki tedbirin kaldırılmasına, birleşen Bakırköy 3.ATM'nin 2022/896 E sayılı dosyasında davanın kabulü ile, -davalı şirketin 05/10/2022 tarihli 2022/01 nolu genel kurul kararının iptaline, karar kesinleştiğinde kayyımın görevine son verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili; 20.05.2021 tarihli ... sözleşmesinin açıkça hukuka, emredici hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle sözleşmenin hükümsüz olduğunu, sözleşmenin kanuna karşı hile teşkil ettiğini, taşınmazları Çin ülkesi vatandaşlarına satıp, sattığı kişiler için istihdam ettiği avukatları ile Türk Vatandaşlığına başvuru yapmayı ve kar elde etmeyi planlayan ... ve hissedarı ve genel müdür ...'nun Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 22.03.2021 tarihli genelgesi ile taşınmazları Çin uyruklularına satmasının yasal olarak mümkün olmadığının tespit edildiğini, bu genelgeyi aşmak için tarafların ...sözleşmesini akdettiğini, bu sözleşmenin kanuna karşı hile teşkil ettiğini, sözleşmenin bu haliyle kesin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin aleyhine doğan ve doğabilecek vergi borçları ve diğer borçlar göz önüne alındığında sözleşmenin müvekkilinin kişilik haklarına da aykırı olduğunu, müvekkilinin doğabilecek hukuki ve cezai sorumluluklarını öngörebilmek adına davacı ve şirket müdüründen şirkete ait ticari defter ve şirkete ait vergi ve ... gibi amme borçları hakkında bilgi verilmesini talep etmek zorunda kaldığını, davalının ticari defter ve belgelerini sunma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, mahkemedeki yargılamada ve ilamında müvekkili davalının defaatle belirtmiş olduğu ...'in hukuka aykırı faaliyetleri hususuna değinilmediğini, mahkemenin kararında gerekçe bulunmadığını, şirket yetkilisi ...'un, ...'nın imzasını kullandığına ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin şirketin tek ortağı olarak doğmuş ya da doğacak vergi borçlarının sorumlusu haline geldiğini, şirketin içinin boşaltıldığını ve borçlandırıldığını, bilirkişi raporunda bu hususlarda inceleme yapılmadığını, davacının şirket defterlerinin incelenmesi ve bilgi alma hakkının kullanılması imkanını tanımadığını, müvekkilinin şirket ortağı göründüğü dönem için sorumlu tutulabileceğini, davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden müvekkilinin yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini iddia ettiğini, Türk vatandaşı olan müvekkilinin tek ortak olarak şirketin tüm vergi ve tüm cezai yükümlülüklerini tek başına yüklenmek durumunda kalacağını, her ne kadar şirket adına doğabilecek vergi ve diğer borçlardan şirketin sorumlu olduğu belirtilmişse de şirketin şu aşamada borca batık olduğunu, davacıların kötü niyetli olarak davalı şirket adına olmayan borçlara ilişkin senetler düzenleyerek şirketi borçlandırdıklarını, şirketin mal varlığına el koyduklarını, şirket aleyhine 18.000.000-TL tutarlı icra takibi başlatıldığını, davacının iddialarının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, kanun koyucunun taahhüt işlemleri açısından sadece yazılı şekli öngörmekle kalmadığını, aynı zamanda borçlandırıcı işleme atılan imzaların noter onaylı olmasını da aradığını, sözleşmenin geçersiz olması halinde müvekkili tarafından yapılan ve yapılacak olan giderlerin ve ödeyeceği tüm tutarların, şirket adına yapılan ticari iş ve işlemlerden tüm ..., amme ve diğer tüm vergi borç ve vergi cezalarınından doğabilecek olan zararlar karşılanana kadar TBK m.97 uyarınca ödemezlik defini ileri sürmek gerekliliğinin hasıl olduğunu, davacı ...'nun genel kurulun iptali davası açabilmesi için yetkisi ve aktif husumetinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl ve birleşen 2023/8 esas sayılı dava; ... ile davalı ... arasındaki 20.05.2021 tarihli ...sözleşmesine dayalı davalıya devredilen hisselerin davacı adına tescili; birleşen 2022/896 esas sayılı dava ise davalı şirketin 05/10/2022 tarihli genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.05/10/2022 tarihli genel kurulda ..., şirkete münferit yetkili müdür olarak atanmıştır. Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş olup hükme karşı davalı ... tarafından asıl ve birleşen 2023/8 esas sayılı davada hisselerin iptali ve davacı adına tesciline yönelik karara karşı istinaf başvurusu yapılmıştır. Genel kurul kararının iptaline ilişkin birleşen 2022/896 E. Sayılı davada verilen iptal kararına ise davalı şirketin istinaf başvurusu bulunmamaktadır. Bu durumda istinafa gelen uyuşmazlık asıl ve birleşen 2023/8 esas sayılı davada inançlı işleme dayalı tescil kararına ilişkindir. İnançlı sözleşme, inanılan tarafın elde ettiği hakkı, taraflarca güdülen amaç sona erdikten veya belirli bir süre geçtikten sonra inanana veya üçüncü kişiye devretme taahhüdünü içeren bir anlaşma olarak tarif edilmiştir. (HGK, 13.5.1992 tarih, 1992/14-249 E, 1992/323 K)İnançlı sözleşme ile inanan bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana devretmekte, borçlandırıcı bir sözleşme ile de inanılan kişinin hak ve yetkilerini sınırlandırmaktır. İnanılan hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca tekrar hakkı inanana iade etmeyi yükümlenmektedir. İnançlı işlemler, ... sözleşmesi ve tasarruf işlemi olmak üzere iki unsurdan oluşmaktadır. ... sözleşmesi, inançlı işlemin hukuki sebebini, inanılanın yetki sınırlarını ve kapsamını, inançlı işlemin sona erme nedenlerini, inançlı işlemin sona ermesinden sonra ... konusu şeyin inanana devredilme biçimi ve koşullarını belirler. Tasarruf işlemi ile ise ...konusu şey doğrudan inanan veya üçüncü bir kişi tarafından inanılana devredilir. ... sözleşmesine aykırı davranışlar borca aykırılık teşkil edecektir. ... sözleşmesinin varlığı ancak yazılı sözleşme ile ispatlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Aranılan nitelikte yazılı bir delilin bulunmaması halinde uyuşmazlığın vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin varlığı nazara alınabilir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı ... Ltd Şti'nin hisseleri davacı ... adına kayıtlıyken davalı ... ile yapılan 20/05/2021 tarihli ...sözleşmesi ile davalıya devredilmiş, pay devri ticaret siciline tescil edilmiştir.20/05/2021 tarihli "...Sözleşmesi"nin 14. maddesinde davalının davacıdan devraldığı hisseleri davacının talep etmesi halinde en geç 7 iş günü içerisinde davacıya iade edeceği kararlaştırılmıştır. Davacının davalıdan hisselerin iadesini ihtarname ve mesajlarla talep etmesine rağmen davalının hisseleri davacıya iade etmediği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen sözleşme hükümleri dikkate alındığında hisselerin gerçek sahibinin davacı olduğu açıkça belirtilmiş olup, davalı kendisine inançlı işlemeye dayalı olarak geri verilmek kaydıyla devredilen bu hisseleri davacıya iade etmekle yükümlüdür. Her ne kadar davalı, ...Sözleşmesi'nin kanuna karşı hile niteliğinde ve emredici hukuk kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmekte ise de davalı sözleşmenin tarafı olup geçersizlik iddiası yerinde değildir. Kaldı ki sözleşmenin geçersiz olması halinde taraflar elde ettikleri edimleri karşı tarafa iade etmekle yükümlü olduğundan sözleşmenin geçersiz olduğunun kabulü, davalının aldığı hisseleri davacıya iade etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Her ne kadar hisse devir sözleşmesinde davacıya hisse bedeli olarak 50.000-TL tutar ödendiği yazılı ise de taraflar arasındaki ... sözleşmesinin 7. maddesinde hisse devri için herhangi bir bedel ödenmediği açıkça belirtilmiştir. Davalı, şirkete kesilen vergi cezası bulunup bulunmadığı, şirketin kendisinin şahsi sorumluluğunu doğuracak başka bir işleme tabi tutulup tutulmadığı hususunda şirket kayıtlarının kendisine inceletilmemesini hisseleri iade etmemesine gerekçe göstermiş ise de davalıya devredilen hisse karşılığında davalı davacıya karşı bir edim üstlenmediğinden, ileri sürdüğü husus hisse devri ile ilgili bir unsur olarak öngörülmediğinden, hisse iadesinin istenmesi halinde kayıtsız şartsız iade edileceği kararlaştırıldığından davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Diğer taraftan davalı, davacı ...'nun genel kurulun iptali davası açabilmesi için yetkisi ve aktif husumetinin bulunmadığını ileri sürmekte ise de genel kurul kararının iptaline ilişkin 2022/896 sayılı davada davalının taraf sıfatı bulunmadığı, davalı şirket tarafından iptal kararına karşı istinaf başvurusu yapılmadığı nazara alındığında ileri sürdüğü istinaf nedeni geçerli görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı ... vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Asıl ve birleşen davalar yönünden alınması gereken 7.563-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.393,55-TL harcın mahsubu ile kalan 6.169,45-TL harcın Asıl davada davalı ... alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Asıl davada davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 80-TL istinaf yargı giderinin asıl davada davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.23/06/2026