Bölge Adliye Mahkemesi, kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla açılan itirazın iptali davasında davalının pasif husumet ehliyeti bulunmaması sebebiyle verilen kararı istinaf yoluyla inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı şirket, tespit edilen kaçak kullanım nedeniyle borçluya fatura düzenleyip icra takibi başlattığını belirtirken, davalı ise iddia edilen adresteki kaçak kullanımın kendisiyle ilgisi olmadığını, başka bir kişinin sorumluluğunda olduğunu savunmuştur, ilk derece mahkemesi davalının söz konusu adresteki kaçak kullanımın tarafı olmadığı ve pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, davacı taraf ise kararın eksik inceleme ve delil toplama yapılmadan verildiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2026/1535 KARAR NO : 2026/1866T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 25/03/2024NUMARASI : 2023/216 E - 2024/346 KDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/06/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçluya ait mahalde davacı kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilen borçlu davalı aleyhine H/537661 seri nolu kaçak zabtı tanzim edildiğini, kaçak zapt tutanağına istinaden borçluya kaçak elektrik faturası düzenlendiğini ancak borçlu tarafından vadesi gelmiş olan borcun ödenmediğini, borçlunun vadesi gelen borcu ödememesi üzerine taraflarınca Bakırköy 10. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, davalının tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu belirterek Bakırköy 10. İcra Dairesi ... E. icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, icra takiplerinde yazılı asıl ve feri alacaklarının davalı yandan tahsiline, davalı yanın %20 ‘den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, tensiple birlikte: alacağımızı teminen borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve ücreti vekâletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu edilen "kaçak" elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun tamamen hukuka aykırı olduğunu, zira bahse konu tespit tutanağının tutulduğu adresle davalının hiç bir ilgisi bulunmadığını, kaldı ki; tespit tutanağında da davalının imzası da bulunmadığını, öte yandan davalının yapmış olduğu araştırmada bahse konu tutanağın tutulduğu adreste yapmış olduğu araştırmada adreste dava dışı ...'in faaliyet gösterdiği ve Davacı yanın ... aleyhine tutanaktan önceki ve sonraki tarihlerde "kaçak" elektrik kullanım tespiti tutanakları tuttuğu ve ... aleyhine icra takipleri(İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları) yaptığı ve yine ... aleyhine karşılıksız yararlanma suçlarından dolayı şikayette(istanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/420 Esas, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/152 Esas sayılı dosyaları) bulunduğunu ...'in davalıya iletttiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "İstanbul CBS 2022/137662 sayılı soruşturma dosyasında , davacı tarafça dava dışı ... hakkında karşılıksız yararlanma suçundan şikayetçi olunduğu,dava dışı ... tarafından 06/09/2023 tarihli ifadesinde "Gülbahar Mah. ... Sk. No:...Bodrum Kat Şişli/İSTANBUL adresinde benim iş yerim bulunmaktadır. Bu adresi yaklaşık 15 senedir kullanıyorum." beyanında bulunulduğu anlaşılmıştır. Sıfat bir dava konusu subjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkindir.Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir(davalı sıfatı, pasif husumet).Mesela, bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın borçlusuna aittir.Alacak davası , o alacağın borçlusundan başka üçüncü bir kişiye karşı açılırsa davalının davalı sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan , husumetten )dolayı reddedilir. (Baki Kuru İstinaf sitemine göre yazılmış medeni Usul Hukuku 2016 Basım s.173) Somut olayda; davaya konu tespit tutanağındaki adres ile İstanbul CBS 2022/137662 sayılı soruşturma dosyasına konu adresin aynı olduğu ve davalı tarafça kaçak kullanımın söz konusu olmadığı, davacının davalıdan talep edebileceği bir hakkın söz konusu olmadığı, davalının davalı sıfatı dolayısıyla da pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın eksik inceleme ile verildiğini, dava dışı bir şahsın kendini kurtarmak veya asıl faili gizlemek amacıyla (yahut alt kiracı/üst kiracı ilişkisi bağlamında) verdiği soyut bir beyanın, mahkeme nezdinde kesin delil niteliği taşıyamayacağını, delillerinni toplanmadığını, ... vs. kurum kayıtlarının celbedilmediğini, mahkemece, söz konusu adreste tutanak tarihinde (kaçak kullanımın tespit edildiği dönemde) kimin ticari faaliyette bulunduğu, vergi levhasının kimin adına kayıtlı olduğu, SGK kayıtlarında kimin işçi çalıştırdığı, su ve doğalgaz aboneliklerinin kimin adına olduğu gibi hiçbir objektif ve resmi kurumsal araştırma yapılmadığını, kaçak elektrik tespit tutanağının aksinin davalı tarafça yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini, bir adresin fiili kullanıcısı ile kira sözleşmesi gibi belgelerde görünen kullanıcısının aynı olması gibi bir zorunluluk da olmadığını, kiracı başkası iken kaçak kullanımı başkası gerçekleştiriyor da olabileceğini, mahkemece Ticaret Odası, Vergi Dairesi, Belediye, Esnaf Odası, SGK ve Muhtarlıktan yazılı belge talep edilerek fiili kullanıcının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak tahakkukuna dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, dava konusu yerde davalının fiili kullanıcı olduğunu ve kaçak elektrik kullandığını ileri sürmektedir.Davalı ise, dava konusu yerde fiili kullanıcı olmadığını, yaptıkları araştırmada dava dışı kişinin faaliyette bulunduğunu savunmaktadır. Kural olarak abonelik sözleşmesi bulunmayan yerlerde kullanılan kaçak elektrik bedelinden, ancak kaçak kullanım yapan gerçek ve tüzel kişiler sorumludur. Bu çerçevede davalının hangi tarihten itibaren fiili kullanıcı olup olmadığının tespiti önem arz etmektedir. Somut olayda, davacı taraf davalının abone sözleşmesi olmadan kaçak elektrik kullandığını iddia etmiştir. Davalı, husumet itirazında bulunmuştur. Yargılama sırasında mahkemece ceza dosyası içeriğindeki dava dışı kişinin beyanına dayanılmış ve kolluk araştırması yapılmış ise de dava konusu tutanağın tutulduğu yerde davalının faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti için ilgili kurumlardan araştırılmamıştır.Buna göre, mahkemece tutanak tarihinde ve tutanakta belirlenen adreste davalının ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunmuş ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili Ticaret Odası Başkanlığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı, Esnaf Odası, SGK, Muhtarlık ve diğer kurumlardan sorularak saptanması, tutanak tanıklarının dinlenilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/06/2026